İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/824 E. 2018/1386 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/824
- Karar No
- 2018/1386
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/824 Esas
KARAR NO : 2018/1386
DAVA : İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 09/07/2018
KARAR TARİHİ : 27/11/2018
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesi ile, müvekkili ile ... ve ...'nin müvekkilinin yürütmekte olduğu emlakçılık faaliyetinin şubesini oluşturacak şekilde birlikte çalışmaya karar verdiklerini, bu kararlarını ise kendi aralarında düzenlemiş oldukları 05.07.2017 tarihli bayilik sözleşmesi ile belli bazı şartlara bağladıklarını, sözleşmenin ikinci sayfaında sözleşmenin feshi ve cezai şart başlığı altında herhangi bir haklı sebep olmaksızın feshedilmesi halinde ortaya çıkacak cezai sorumluluk hakkında düzenleme yapıldığını, buna göre tarafların sağlık sebepleri gibi zaruri haller içinde bulunması halinde sözleşmeyi karşı tarafa bildirmek suretiyle feshedebilecekleri öngörülmüş iken herhangi bir sebep belirtmeksizin işletmenin pasif hale gelmesi halinde müvekkiline 25.000.-TL tazminat ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak sözleşmenin imzalanmasından iki gün sonra 07.07.2017 tarihinde sözleşnenin taraflarından olan ...'nin ilgili emlakçı dükkanını ortak olarak işleteceği ... ile anlaşamaması sebebiyle tüm hak ve borçlarını ...'a devrederek sözleşmedeki yükümlülüklerini sona erdirdiğini, müvekkilinin sözleşme konusu iş yeri faaliyete başladıktan 5 ay sonra 2017 yılının Aralık ayının başlarında artık davalı ... ile irtibat kurulamaz hale gelindiğini, iş yerinin kapatıldığını, eşyaların boşaltıldığını, yaşanan tüm bu sürecin sorunda müvekkilinin ilgili iş yerinin bir anda pasif hale gelmesi sebebiyle oldukça büyük maddi zararlarla karşılaştığını, tarafların sözleşmeyi akdederken 4 yıllık bir süre öngördüklerini, ancak bu süre dolmadan iş yerinin pasif hale geldiğini, davalı taraf için başlatılan İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esasına kayıtlı icra takibine kötüniyetli olarak itiraz edildiğini, davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile , takibin devamına, % 20 'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA : Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesi ile, öncelikle dava konusu sözleşme niteliği itibari ile ticari olmadığı gibi TTK'da sayılan mutlak ticari işlemlerden de olmadığını, sözleşmenin taraflarından hiçbirisi özellikle müvekkilinin dahil tacirde olmadığını, ... kayıtlarından da görüleceği üzere müvekkilinin vergi kaydının dahi bulunmadığını, bu nedenle dosyanın Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, müvekkilince sözleşmenin imzalanmasından sonra yapılan araştırmada emlakçılık belgesinin bulunmadığını, ... kaydının dahi olmadığını dolayısıyla kendisinin bayilik verebilecek durumda olmadığını öğrenmiş bunun üzerine bu nedenle 05/07/2017 'de imzaladığı sözleşmenin akabinde kendisinin yokluğunda kendisinin onay ve talimatı rızası olmaksızın ve kendisinin dahi imzasının olmaksızın 07.07.2017 tarihinde davacı yan ile dava dışı ... arasındaki kendisini bağlamayan devir sözleşmesine imza atmadığını, dava dilekçesinde belirtilenin aksine müvekkilinin davacının dava dayanaklarından biri olan "devir beyanı" başlıklı devir sözleşmesine adı ve imzasının yer almadığını, yani müvekkilinin bu devre taraf bile olmadığını, dolayısıyla taraflar arasında dava dayanağı 05.07.2017 günlü bayilik sözleşmesi ile kararlaştırdıkları hükümlere aykırı bir davranışı bulunmadığından anılan sözleşmenin cezai şart gibi maddi yaptırımlarına tabi tutulmasının mümkün olmadığını bu nedenlerle haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, İİK 67. md uyarınca açılmış itirazın iptali istemine yöneliktir.
Harçlandırılan dava değeri 25.147,95.-TL 'dir.
Davacı ile davalı tarafın mahkememizin görevi, taraflar arasındaki sözleşme uyarınca sözleşmenin davalı tarafça fesih edilip edilmediği söz konusu fesihin gerçekleşmiş ise davacı tarafın bu fesih nedeniyle davalıdan alacaklı olup olmadığı alacaklı ise miktarı hususlarında uyuşamadıkları görüldü.
Dava tarihi itibarı ile yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1-a maddesi gereği her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlar ticari davalardır. TTK 5/1.maddesi gereği ticari davalara bakmakla görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemeleridir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 01.07.2012 tarihinden itibaren yasanın 5/3 maddesi gereği asliye hukuk mahkemeleri ile asliye ticaret mahkemeleri arasındaki ilişki işbölümü olmaktan çıkmış görev ilişkisi haline gelmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 1. maddesi gereği göreve ilişkin kurallar kamu düzeni ile ilgili olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir. 6102 sayılı TTK.'nun 4.maddesine göre bir davanın ticari dava olabilmesi için, uyuşmazlığın her iki tarafının da tacir olması ve ticari işletmeleriyle ilgili hususlardan kaynaklanması veya anılan yasa maddelerinde sayılan mutlak ticari davalardan olması gerektiği, bu nedenle gelen kayıtlar neticesinde davalı tarafı tacir olmayan iş bu davaya bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olmayıp, HMK.'nun 2/1-2 maddeleri gereğince davanın Asliye Hukuk Mahkemelerince görülüp sonuçlandırılması gerektiği, HMK.'nun 114/1-c maddelesi gereğince görev hususunun dava şartı olduğu ve HMK.'nun 115/1 maddesine göre dava şartlarının yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılması gerektiği anlaşıldığından, HMK.'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince davanın mahkememiz görevsizliği nedeniyle, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Davacının davalıya karşı açmış olduğu itirazın iptali davasının HMK.114/1-c,115/2 mad gereği göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden REDDİNE,
2-HMK'nun 20.maddesi uyarınca bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmesi halinde dava dosyasının görevli İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine,
3-Bu karara karşı süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden 2 hafta içinde kararı veren mahkememize başvurularak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
4-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin görevli Mahkemede nazara alınmasına,
Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı . 27/11/2018
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı