İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/840 E. 2018/1378 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/840
- Karar No
- 2018/1378
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/840 Esas
KARAR NO : 2018/1378
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/07/2018
KARAR TARİHİ : 27/11/2018
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA : Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesi ile, alacağa dayanak İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas,... Karar sayılı kararı ile "davacı vekilinin fazlaya ilişkin hakları saklı tutulmak kaydıyla 1.000,00.-TL denkleştirme tazminatının dava tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine" karar verildiğini ve bu kararın kesinleştiğini, ilgili dosyada mübrez ve hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporlarında ise müvekkili şirketin denkleştirme lacağının 37.247,37.-TL olarak hesaplandığını, dolayısıyla müvekkili şirket tarafından fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak istenen 1.000,00.-TL lik denkleştirme tazminatından taleple bağlılık ilkesi gereği hüküm altına alınmayan ancak mahkeme ilamında da saklı tutulduğu belirtilen 36.247,37.-TL fazlaya ilişkin kısmın, İzmir .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası kapsamında icra takibi konusu edildiğini, dava konusu icra takibine davalı şirket tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak itiraz edildiğini, öncelikle borçlu şirketten olan ve İzmir ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile kesinleşen para alacağına ilişkin olarak hukuken yetkili kılınan İzmir ... İcra Dairesince müvekkili şirketin yaptığı takibe davalının yapmış olduğu yetki itirazının iptal edilerek İzmir .... İcra Müdürlüğünün yetkili olduğuna, davalının taşınır , taşınmaz malları ile alacaklarının ihtiyaten haczeni, davalının icra dairesine yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişir.
SAVUNMA : Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesi ile, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davacı ile müvekkili arasındaki uyuşmazlığın kaynağının esasen taraflar arasında aktedilen acentelik sözleşmesi olduğunu, acentelik sözleşmesinin 35. Maddesinde yetki sözleşmesi yapıldığını, sözleşmenin uygulanmasından doğacak ihtilaflarda İstanbul Mahkemelerinin yetkili olacağının hüküm altına alındığını, bu sebeple davanın yetkili İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinde açılması gerekirken yetkisiz İzmir Asliye Ticaret Mahkemesinde açıldığından davanın usulden reddini talep ettiklerini, ayrıca davanın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın iddialarının hiçbir hukuki ve reel mesnedinin olmadığını, sözleşmenin feshi sebebi ile acentenin portföy tazminatı talep etme hakkının olmadığını, bu nedenlerle davacı tarafın davasının yetkisizlik sebebiyle usulden reddine, davacı tarafın davasının zamanaşımına uğraması ve zamanaşımı defi'leri sebebi ile usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, İİK 67. md uyarınca açılmış itirazın iptali istemine yöneliktir.
Harçlandırılan dava değeri 36.247,37.-TL 'dir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun yetki sözleşmesi başlıklı 17. maddede ise "(1) Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır" denilerek yetki sözleşmesinde gösterilen mahkemenin de yetkili olduğu düzenlenmiştir. Bu yetki kuralları kesin olmadığından, HMK'nın 19. maddesinde belirlenen süre ve yöntemle yetkisizlik itirazında bulunulmaz ise davanın açıldığı mahkeme yetkili hale gelir ve mahkemece kendiliğinden yetkisizlik kararı verilemez. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Yetki itirazının ileri sürülmesi" başlıklı 19/2. maddesinde; "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz." hükmünü içermektedir. Yine, 116/1-a maddesinde "Kesin yetki kuralının bulunmadığı hâllerde yetki itirazı"nı "ilk itiraz" olarak düzenlemektedir. 117/1. madde ise; "ilk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez." hükmünü içermektedir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin 35. maddesinde anlaşmazlık halinde yetkili yer mahkemesi ve yetkili İcra Müdürlüğü olarak İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri'nin yetkili kılındığı, taraflar arasındaki sözleşmenin 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nından önce düzenlendiği, 1086 sayılı HUMK uyarınca sözleşmenin imzalandığı tarihte taraflarca sözleşmede kabul edilen yetkili mahkeme dışında kanunen tespit edilen yer mahkemeleri de yetkili ise de 6100 sayılı HMK’nın 448. maddesi bu Kanun hükümleri tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhal uygulanacağını amir bulunduğundan anılan Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce düzenlenen sözleşmeler nedeniyle açılan davalardaki yetki şartları da 6100 sayılı HMK’na göre değerlendirilmelidir. Bu durumda 6100 sayılı HMK’nın 17. maddesi gereğince taraflarca yetki sözleşmesi yapılmış olması halinde aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşme ile belirlenen yerde açılabileceğinden, 6100 sayılı HMK’nın 17. maddesi göz önüne alınarak borçlunun yetki itirazının değerlendirilmesi gerekmiş, her iki tarafın da tacir olduğu, itirazın iptali davasının görülebilmesinin ön koşullarından birisinin de, usulüne uygun yetkili yer icra müdürlüğünde yapılmış bir icra takibinin olması gerektiği, sözleşmede yetkili yer mahkemesi ve icra müdürlüğü olarak İstanbul Mahkemeleri ve İcra Müdürlükleri'nin yetkili kılındığı, dolayısıyla yetki sözleşmesinin geçerli bir sözleşme olup yetki sözleşmesi ile yetkili kılınan yer mahkemesi olan İstanbul Mahkemeleri ve İcra Müdürlükleri'nin kesin yetkili yer olup, icra takibine itiraz da bu hususun davalı tarafça ileri sürülmediği, davalının HMK.6 mad uyarınca itirazda bulunduğu, bu durumda yetkili yeri seçme hakkı olan davacının sözleşmenin ifa yeri olan yetkili yer olan İzmir İcra Müdürlüğü'nü seçtiği, bu nedenle davalının icra müdürlüğünün yetkisine yönelik yaptığı itirazına itibar edilmemişse de davalının süresi içinde mahkemenin yetkisine itirazda bulunduğu görülmüştür (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2014/10754 Esas 2015/6843 Karar, 2014/2231 Esas 2014/7416 Karar, 11. Hukuk Dairesi 2013/15360 Esas 2013/19964 Karar) Davacı tarafından davalı aleyhine açılan iş bu davada taraflar arasında düzenlenen acentelik sözleşmesinin 35. maddesinde, taraflar arasındaki ihtilaflarda İstanbul Mahkemeleri ve İcra Dairelerinin yetkili olduğu hususunda yetki sözleşmesi bulunduğu, davalı tarafından süresinde sunulan cevap dilekçesinde; yetki itirazında bulunulduğu ve yetkili mahkeme olarak İstanbul Mahkemelerinin gösterildiği anlaşılmakla tarafların arasındaki 16.08.2011 tarihli acentelik sözleşmesi gereği mahkememizin yetkisizliğine, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğuna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Davacının davalıya karşı açmış olduğu itirazıp iptali davasında , taraflar arasında 16/08/2011 tarihli sözleşmesinde istanbul Mahkemelerinin yetkili kılındığı, görülmekle HMK nun 17 maddesi gereğince İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğu anlaşılmakla, mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
2- HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren yasal 2 haftalık süre içinde talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,
3-6100 Sayılı HMK nun 20. Mad. gereğince taraflardan birinin yetkisizlik kararına karşı süresi içinde kanun yoluna başvurmayarak kesinleşmişise kararın kesinleştiği tarihten itibaren kanun yoluna başvurmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurararak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep etmeleri gerektiğine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına (ihtarat yapıldı)
4-Söz konusu yargılama gideri ve vekalet ücretinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğuna karşı tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 27/11/2018
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı