İlk Derece Mahkemesi · İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/773 E. 2018/1293 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/773
- Karar No
- 2018/1293
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/773 Esas
KARAR NO : 2018/1293
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 27/06/2018
KARAR TARİHİ : 13/11/2018
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA : Davacı mahkememize sunduğu dava dilekçesi ile, 25/11/2011 tarihinde müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu aracın ... Kasabasından ... Merkez ilçesine doğru seyir halinde iken plakası tespit edilemeyen gri renkli ... marka araca çarpmamak için direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucu müvekkilinin yaralandığını, yolcu olarak bulunduğu aracın sebep olduğu kaza ile ilgili davalı ... 'ye 07/03/2018 tarihinde başvurulduğunu, davalı kurumca işbu dava tarihine kadar müvekkilin almaya hak kazandığı tazminatın yatırılmadığını, bu nedenle şimdilik 100 TL geçici işgörmezlik tazminatı ,100 TL sürekli iş görmezlik tazminatı olmak üzere toplam 200 TL maluliyet tazminatının davalıdan poliçe limitleri sınırında ve kusur oranına göre başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA : Davalı vekilinin mahkememize sunduğu cevap dilekçesi ile, davacı tarafından açılan davada davalının adresi olan İstanbul Anadolu Mahkemelerinde açılması gerektiğini bu nedenle huzurdaki davanın yetkili İstanbul Anadolu Mahkemelerine gönderilmesini talep ettiklerini, davacının müvekkil şirkete başvurusu üzerine maluliyet tazminatının hesaplanabilmesi için maluliyet raporunu ve ayrıca trafik kazası tespit tutanağı da talep ettiğini, ancak davacı tarafın bu belgeleri ibraz etmeden dava açtığını, Torba Yasa ve Trafik Kanunu uyarınca dava şartı yerine getirilmediğinden iş bu başvurunun usulden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, işletenin hukuki sorumluluğunu üzerine alan ZMSS sigortacısı aleyhine açılmış trafik kazası nedeniyle iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı ile davalı tarafın yaşanan trafik kazasında tarafların kusur oranı, söz konusu bu kaza nedeni ile davacının geçici yada kalıcı maluliyetinin oluşup olmuşmadığı oluşmuş ise oran ve süresi, davalı sigortanın bu zarardan sorumlu olup olmadığı sorumlu ise miktarı , mahkememizin yetkisi hususlarında uyuşamadıkları görüldü.
6100 sayılı HMK'nun 6/1.maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır.
Haksız fiilden doğan davalarda yetki kuralını düzenleyen 16. maddesi ise; “ (1) Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.”şeklindedir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesi ile ZMSS Genel Şartlarının C.7.maddesinde, motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davaların sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabileceği düzenlenmiştir. Ne var ki yasanın ilgili maddelerinde bölge müdürlüğünün yetkili olduğu yönünde bir düzenlenme bulunmamaktadır. Kanunda bulunmayan bir düzenleme de yorum yolu ile genişletilemez. Bu durumda 6100 sayılı HMK’nın 7. maddesi hükmü uyarınca, bölge müdürlüklerin bulunduğu yer mahkemelerinin de yetkili mahkeme olarak kabul edilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/17-1092 Esas 2018/463 Karar, Ankara Bam 22. Hukuk Dairesi 2017/1306 Esas 2018/211 Karar)
Bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacı bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçmektedir, (aynı yönde Yargıtay 17.Hukuk Dairesi'nin 23/09/2013 tarih 2013/9042 Esas 2013/12620 Karar)
Kazanın Kahramanmaraş ilinde meydana geldiği, davacının ... İlinde ikamet ettikleri ve dava dilekçesinde de açıkça gösterildiği üzere davalının ikamet adresinin de ... olduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Davanın açılmasında dayanılan hususun, davalı ... şirketinin ...'de bölge müdürlüğünün bulunması olduğu, bölge müdürlüklerinin hukuki statüsü kapsamında yetkiye esas alınacak bir tüzel kişiliğinin ve yasada düzenlenmiş bölge müdürlüğü esasına göre bir yetki kaydının bulunmadığı hiçbir tartışmaya yer bırakmayacak şekilde açıktır. Nitekim Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 06/03/2003 tarih 2002/10280 Esas 2003/1968 Karar sayılı ilamında özetle; "Sigorta şirketlerinin bölge müdürlüklerinin tüzel kişiliği yoktur ve şube olarak işlem göremezler. Bu nedenle açılmış veya açılacak bir davada husumet ehliyetleri yoktur." Aynı Daire'nin 09/10/2000 tarih 2000/6539 Esas 2000/7527 Karar sayılı ilamında ise "Şubenin bulunduğu yerde dava açılabilmesi için, işlemin şube işleminden kaynaklanması gerekir. Trafik kazasına karışan aracın şubeye ait olduğu iddia edilmemiş ve davada genel müdürlük hasım gösterilmiş ise şubenin bulunduğu yerde dava açılamaz." şeklinde içtihatları mevcut olup davalı tarafın süresi içerisinde ileri sürdüğü yetki itirazının yerinde olduğu görülmekle bu itirazın kabulü ile davacının kanunen belirlenen yetkili mahkemelerden hiçbirinde dava açmadığı, bu nedenle seçim hakkının davalıya geçtiğinden, davalının seçtiği yer olan İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğu, mahkememizin yetkisiz olduğu anlaşılmakla dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
1-Davacının davalı sigortaya karşı açmış olduğu davada, HMK' nun 6-10-16 maddesi gereğince İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesinin yetkili olduğu anlaşılmakla, mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
2- HMK 20. Maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren yasal 2 haftalık süre içinde talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,
3-6100 Sayılı HMK nun 20. Mad. gereğince taraflardan birinin yetkisizlik kararına karşı süresi içinde kanun yoluna başvurmayarak kesinleşmişise kararın kesinleştiği tarihten itibaren kanun yoluna başvurmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize başvurararak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep etmeleri gerektiğine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılacağına karar verileceğinin ihtarına (ihtarat yapıldı)
4-Söz konusu yargılama gideri ve vekalet ücretinin yetkili ve görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.13/11/2018
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı