İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/731 E. 2020/465 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/731
Karar No
2020/465
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/731 KARAR NO : 2020/465

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/07/2016 KARAR TARİHİ : 07/10/2020

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: 1.Davacı vekili ... tarihli dava dilekçesi ile; müvekkilinin, davalı borçlu şirketten ... TL tutarında alacağı bulunduğunu, söz konusu alacağın tahsili amacıyla Antalya ...İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasıyla davalı borçlu şirket aleyhine takip başlatıldığını, borçlu şirketin itirazı üzerine takibin durdurulduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kaymak kaydıyla ihtiyati haciz kararı verilmesine, davalı borçlu şirketi Antalya ...İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, icra takibinin devamına, müvekkilinin alacağının, temerrüt tarihinden itibaren işlemiş faiziyle birlikte davalı borçludan tahsiline, davalının takip miktarının %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazimnatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2.Davalı vekili, müvekkili şirketin dava dışı ... (...) ile ticari ilişkisi nedeniyle bu firmadan alacaklı olduğunu, davacının ...'a ... tarihli fatura nedeniyle ... TL borçlu olduğunu, bu nedenle tarafların bilgisi dahilinde ve ...'un talimatı ile davalıya ödeme yaparak ...'in karşılıksız çıkan çeklerini tutanakla teslim aldığını, davacı ile davalının doğrudan ticari ilişkisinin bulunmadığını savunarak davanın reddi ile % 20 oranından az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. 3.Mahkememizin .../... Esas - .../... Karar sayılı dosyası üzerinden yürütülen yargılama sonunda özetle; davacının davasının, iddiasının ispat edilememesi nedeni ile reddine karar verilmiştir. 4.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi ... HD'nin .../... Esas, .../... Karar sayılı ilamı ile özetle; ".....Dosya içeriğinde davalı tarafından ibraz edilen ödeme dekontları, tarihsiz çek teslim talimat evrakı, ..., ..., ..., ..., ... tarihli tahsilat talimatları, mail-order formlarında davacı şirket adına atılı imza bulunmayıp davalı vekili, davacının dava dışı ...'a borçlu, müvekkilinin de bu kişiden alacaklı olduğu, davacı ödemelerinin ...'a yapılan ödemeler olduğu halde bu kişinin talimatı ile davalıya yapılan ödeme olarak kayıtlara geçtiği savunulmuş ise de, bu belgeler davacı tarafın kabulünde de değildir. Davacının yaptığı ödemeler ile ilgili taraflar arasında uyuşmazlık bulunmayıp davalı tarafından ibraz edilen tahsilat talimatları, mail-order formları, ödeme belgeleri ile ilgili yeterli araştırma yapılmadığı gibi mahkemece karara esas alınan bilirkişi raporunda dava dışı ...'un 2015 yılı ticari defter incelemelerinde davacı ve davalı ile ticari ilişki içinde olduğu, ... tarihi itibari ile davalıya ... TL borçlu, davacı şirkete de ... TL borçlu olduğu, ... tarihinde mahsup açıklamalı kayıt ile bakiyeleri kapattığı, davacının davalıya yaptığı ödemelerin kayıtlarında yer almadığının tespit edildiği halde raporun sonuç kısmında davacının ...'a borçlu olduğu kabul edilmiş olmasına göre raporun içerik ve sonuç itibari ile çelişkili olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, tarafların tüm delilleri toplanmaksızın ve davacının imzasını içermeyen davalı dayanağı belgeler ile ilgili hiç bir araştırma yapılmadan davacı vekilinin bilirkişi raporuna itirazı değerlendirilmeksizin çelişkili bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle davanın reddine ilişkin kararı yerinde değildir. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne........" karar verilerek, mahkememiz kararı kaldırılmıştır. 5.Mahkememizce iş bu esas numarası alınmıştır. 6.Bölge Adliye Mahkemesi kararından sonra dosya yetkili ve görevli olarak ele alındığında, mahkememizce tarafların ticari defterlerin tekrar incelenmesi yönünde ara karar kurulmuştur. Üçüncü kişi defterinin incelemesi daha önce yaptırılmıştır ve ilgili yönünden bu tespitler değerlendirmeye esas alınmıştır. 7.Davacı vekili, aşamalarda uyuşmazlığın mail order formları ve dekontların sonradan doldurulduğuna ilişkin olduğunu beyan etmektedir. BAM kararında da bu hususların yeterince araştırılmadığı özetle, belirtilmiştir. Mail order işlemi, ödeme yapacak kartın fiziken pos cihazının yanında olmadan, kart bilgilerinin ( kart no, son kullanım tarihi ve CVV) pos cihazı üzerine tuşlanması yoluyla yapılan işlemdir. Bu 3 bilginin pos cihazına tuşlanmasının ardından normal satış işlemi gibi süreç devam eder ve pos bankası kart bankasından otorizasyon alır. Kart hamili pos cihazının yanında olmadığı için tek slip üretilir.(...) 8.Bölge Adliye Mahkemesinin kararından sonra mahkememizce aldırılan ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; Tarafların 2015 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin kanuni süresinde ve usulüne uygun olarak yapıldığı, tarafların ticari defterlerinin lehe delil olma özelliği taşıdığı, davacı ve davalı tarafın birbiri ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığı, her iki tarafında dava dışı .../... firması ile ticari ilişkisinin bulunduğu, tarafların 2015 yılı ticari defter kayıtlarına göre davacı tarafın dava dışı .../... firmasına borçlu olduğu, davalı tarafın ise dava dışı .../... firmasından alacaklı olduğu, davacı tarafça dosya kapsamında davalı tarafa ödendiği belirtilen ve takipte talep edilen davacı firmanın ... ... kredi kartından ... tarihinde ... TL, ... tarihinde ... TL ve ... tarihinde ... TL olmak üzere ... TL tahsilatın davalının ticari defter kayıtlarında dava dışı ...'un cari hesabına mahsuben kaydedildiği, davacı tarafından dava dışı ...'un cari hesabının ... tarih ve ... yevmiye numaralı kayıt ile Mahsup açıklaması ile bakiyenin kapatıldığı, Davacı tarafça yapılan bu ödemelerin Davacının 2015 yılı ticari defter kayıtlarında yer almadığı, mahkemenin davacı tarafından davalı tarafa yapılan takip ve dava konusu ... TL ödemenin taraflar arasında ticari ilişki olmamakla birlikte davacı tarafça yapılan ödemenin dava dışı...'un cari hesabına mahsup edilmesi gerektiği kanaatinde ise, tarafların her ikisininde dava dışı .../... firması ile ticari ilişkisinin bulunduğu, davacı tarafın dava dışı ...'a borçlu, davalı tarafın dava dışı ...'dan alacaklı olduğu, bu nedenle davacı tarafça davalı tarafa yapılan ... TL ödemenin ( Dosya kapamında yer alan tahsilat makbuzları, Mail order ve kredi kartı slipleri ile belgeler üzerine düşülen açıklama ve notlara göre) davacının borçlu olduğu dava dışı ...'un davalı şirkete olan borçlarından mahsup edilmesi için ödendiği kanaatinde ise bu halde davalı şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığı ; Mahkeme Davacı tarafça Davalı tarafa ödenen takip ve dava konusu ... TL bedelin mal siparişi için ödendiği (Dosya kapsamında mal siparişine ilişkin belgeye rastlanılamamıştır) kanaatinde ise ; davalı tarafça davacı taraf adına düzenlenmiş veya davacı tarafa teslim edilmiş herhangi bir mal ve hizmete ve buna ilişkin düzenlenmiş belgeye rastlanılamadığı, davacı tarafça davalı tarafa ödenen ... TL bedelin dava dışı ... carisine mahsup edilmemesi gerektiği, bu halde davacının davalıdan takip tarihi itibariyle ... TL asıl alacağı bulunduğu, davacının davalı tarafı Yasanın öngördüğü şekilde takip öncesi temerrüde düşürdüğüne ilişkin takip ve dava dosyasında herhangi bir belge ve bilgi bulunmadığı, bu halde takip ve dava konusu ... TL asıl alacağa ... takip tarihinden itibaren ... dava tarihine kadar takipte talep edilen yıllık % 9 oranında yasal işlemiş yasal faizin ise ... TL olduğu hususları terditli olarak belirtilmiştir. 9.Aşamalarda, davacı vekili, mail order formalarındaki imzaların müvekkiline ait olmadığını belirttikten sonra mahkememizce dosya kapsamındaki önceki beyanlar çerçevesinde üst yargı denetimine de elverişlilik açısından dosya arasında bulunan ... tarihli celsede adı geçen formların boş olarak imzalatıldığı beyanları sorulmuş ve davacı vekili bu sefer imzaların kendilerine ait olduğunu ve yazıların sonradan doldurulduğunu beyan etmiştir. 10.Burada söylemek gerekir ki; Dava konusu hakkın ve buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların var olup olmadıkları hakkında mahkemeye kanaat verilmesi işlemine ispat denir. İspat yükü ise,bir olayın gerçekleşmiş olup olmadığının anlaşılamaması, yani olayın ispatsız kalması yüzünden yargıcın aleyhte bir kararıyla karşılaşmak tehlikesidir(YILMAZ,Ejder; İspat Yükü, 1980, s. 3). Kendisine ispat yükü düşen taraf için ispat yükü bir yükümlülük değil(mükellefiyet), yüktür(külfettir). İspat konusu, 6100 sayılı kanunun ise 187 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. 11.İspat konusunda yapılan bu genel açıklamalardan tekrar sonra dosyaya dönüldüğünde; Hukukumuzda, senet delilinin uygulanma alanı oldukça geniştir çünkü hukukumuzda, hukuki işlemler için "senetle ispat" kuralı mevcuttur. Esasen, "senetle ispat kuralı" kavramı yerine "kesin delille ispat" kuralı denilmesi daha doğrudur. Çünkü, senetle ispatı zorunlu olan bir hukuki işlem, diğer kesin delillerle de (ikrar, yemin, kesin hüküm) ispat edilebilir. Senetle ispat zorunluluğu, "tanıkla ispat yasağı" olarak da ifade edilmesine rağmen, bunun da esasen "takdiri delille ispat yasağı" olarak belirtilmesi daha uygundur. Senetle ispat kuralı, kendisini iki temel durumda gösterir. Bunlardan birincisi olarak; Belli bir meblağı aşan hukuki kural olarak yalnız senetle ispat olunur. Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri kanunla belirlenen miktarı geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir Senetle ispat kuralının kendisini gösterdiği ikinci durum ise, senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler kanunda belirtilen miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz olmasıdır. HMK m. 203 de senetle ispat kuralının istisnaları düzenlenmiştir. 12.Bir kimseye itimat edilerek (güvenilerek) o kimse tarafından anlaştıkları gibi doldurulmak üzere verilmiş imzalı boş kağıt o kimse tarafından anlaşmaya aykırı şekilde doldurulmuşsa, beyaz (açık) imzayı veren kişi bu senedin aralarındaki anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunu tanıkla ispat edemez. Bu halde hile söz konusu değildir. Çünkü, imzalı boş kağıt hile ile alınmış değildir (KURU,Baki., Hukuk Muhakemeleri Usulü, Cilt: 2, 2001, s. 2410; Benzer yönde; 24/03/1989 gün ve 1/2 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı) Somut olayda senedin hile ile alındığı da iddia edilmemiştir. 13.Dosyaya dönüldüğünde, davacı vekili mail order formlarının sonradan doldurulduğunu, imzanın ise kendilerine ait olduğunu beyan etmekle, sonradan doldurulduğunu, anlaşmadan farklı doldurulduğunu, istinaf dilekçesinde belirttiği şekilde sonradan mahkemeye delil oluşturmak için danışıklı olarak dava dışı ... ile davalı şirket tarafından hazırlandığını senetle (kesin delille) ispat etmek zorundadır. Davacı tarafça da bu yöne ilişkin kesin bir delil dosyaya sunulmamıştır. İmza konusunda bir ihtilaf mevcut değildir. 14.Bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere; Dosya kapsamında yer alan Kredi Kartı Mail Order Formlarında Davalı ... tarafından Davacı firmanın ... nolu ... kredi kartından ... tarihinde ... TL, ... tarihinde ... TL ve ... tarihinde ... TL olmak üzere ... TL çekim ve tahsilat yapıldığı ve davacı tarafça bu bedelin talep edildiği; Davacı tarafça dosya kapsamında davalı tarafa ödendiği belirtilen ve takipte talep edilen Davacı firmanın ... ... kredi kartından ... tarihinde ... TL, ... tarihinde ... TL ve ... tarihinde ... TL olmak üzere ... TL tahsilatın Davalının ticari defter kayıtlarında dava dışı ...'un cari hesabına mahsuben kaydedildiği, Davacı tarafından dava dışı ...'un cari hesabının ... tarih ve ... yevmiye numaralı kayıt ile Mahsup açıklaması ile bakiyenin kapatıldığı, Davacı tarafça yapılan bu ödemelerin Davacının 2015 yılı ticari defter kayıtlarında yer almadığı, dosya kapsamında mal siparişine ilişkin belgeye rastlanılmadığı belirtilmiştir. Kredi kartı sliplerinde şifre kullanıldığı, ref. kodu kullanıldığı belge üzerinden anlaşılmaktadır. Bankadan gelen cevap da bu hesap hareketini, belgeleri doğrulamaktadır. 15.Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporunda dosya kapsamında mal siparişine ilişkin belgeye rastlanmadığını, davacı ve davalı tarafın birbiri ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığı, her iki tarafında dava dışı .../... firması ile ticari ilişkisinin bulunduğu, tarafların 2015 yılı ticari defter kayıtlarına göre davacı tarafın dava dışı .../... firmasına borçlu olduğu, davalı tarafın ise dava dışı .../ firmasından alacaklı olduğunu, davacı tarafça dosya kapsamında davalı tarafa ödendiği belirtilen ve takipte talep edilen davacı firmanın ... ... kredi kartından ... tarihinde ... TL, ... tarihinde ... TL ve ... tarihinde ... TL olmak üzere ... TL tahsilatın davalının ticari defter kayıtlarında dava dışı ...'un cari hesabına mahsuben kaydedildiği, davacı tarafından dava dışı ...'un cari hesabının ... tarih ve ... yevmiye numaralı kayıt ile Mahsup açıklaması ile bakiyenin kapatıldığını beyan edilmesi/tespitlerde bulunulması, mahkememizce bilirkişi raporunun hukuka ve dosya kapsamına uygun olduğunun kabulü, davacının imzayı ikrar edip yazıların sonradan doldurulduğu iddiası da dahil olmak üzere, dava konusu iddialarını usul hukuku kuralları dahilinde ispat edememesi karşısında ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiştir. 16.İspat yükü altında bulunan tarafın başvurabileceği delillerden biri de yemin delilidir. Yemin, taraflardan birinin davanın çözümlenmesine etkili olan bir vakıanın doğru olup olmadığı hakkında kanunun belirlediği şekilde mahkeme (hakim) önünde beyanda bulunmasıdır. Bir başka deyişle; Yemin, taraflardan birinin davanın çözümünü ilgilendiren bir olayın doğru olup olmadığı konusunu, kanunda belirtilen usule uyarak, mahkeme önünde, kutsal sayılan değerlerle teyit eden ve kesin delil vasfı yüklenmiş sözlü açıklamalardır (03.03.2017 tarihli ve 2015/2 E., 2017/1 K. sayılı YİBK) Medeni Usul Hukukumuzda yemin delili kesin delil niteliğindedir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 2015/22-2376 esas, 2019/370 karar) Davacı taraf, dava dilekçesinde "yemin" deliline açıkça dayanmamıştır ve bu nedenle mahkememiz bu hususu hatırlatmamıştır. Davacı tarafın yemin teklifine dayanma hakkı yoktur. 17.Son olarak belirtmek gerekir ki; İtirazın iptali davalarında, mahkeme, alacaklının takip konusu yaptığı alacağının mevcut olmadığı sonucuna varırsa, itirazın iptali davasının reddine karar verir. Bu ret kararının kesinleşmesi ile, alacaklının başlamış olduğu (ve borçlunun itirazı ile duran) icra takibi iptal edilmiş sayılır. Davanın reddi kararının kesinleşmesi ile, takip konusu alacağın mevcut olmadığı kesin hüküm olarak tespit edilmiş olur. Alacaklı, borçluya karşı aynı alacaktan dolayı yeni bir alacak davası açamaz(6100 sayılı HMK m. 303). Davanın reddine karar veren mahkeme, alacaklının kötüniyetle icra takibinde bulunduğu ve itirazın iptali davası açtığı kanısına varırsa, alacaklıyı, borçluya bir tazminat ödemeye mahkum eder. Bu tazminat reddolunan alacak miktarının %20 sinden aşağı olamaz. Mahkememinin borçlu lehine tazminata hükmedebilmesi için, borçlunun tazminat istemiş olması gerekir(KURU,Baki/ARSLAN,Ramazan/YILMAZ,Ejder., İcra ve İflas Hukuku, Ankara 2006, s. 76). Davalı taraf kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talebinde bulunmuştur. Dosyada kabule göre, davacının haksız olduğu anlaşılmakta ise de kötü niyetli olduğuna dair bir bilgi/belge mevcut değildir. Kötüniyetli olduğu konusunda davalının bir ispatı söz konusu olmadığından, davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmişir. HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalının kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 4-Hükmün niteliği ve tarihi dikkate alınarak, alınması gerekli ... TL maktu ret harcının, davacı tarafça başlangıçta yatırılan ... TL den mahsup edilerek hazineye gelir kaydına, bakiye harcın karar kesinleştiğinde istek halinde iadesine, 5-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinden bırakılmasına, 6-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333) ;12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirten, "Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi" göz önünde tutularak; her hangi bir bankaya ait hesap numarası ve/veya herhangi bir banka hesabına ait IBAN numarası verilmesi halinde taraflara ait artan gider avansının bildirdikleri hesaba aktarılmasına, 8-Kararın Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği m. 58 gereği talep ve masraf bulunması halinde taraflara ve/veya Teb. K. m. 11 ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 22/01/2003, 2003/1-25 E., 2003/7 K., ,Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı., 10/07/1940, 1940/7 E., 1940/75 K. nolu kararları gereği vekil ile temsil edilen tarafın vekiline tebligata çıkartılmasına,(RUHİ, Ahmet Cemal., Tebligat Hukuku., 2008, 6. Baskı, s. 127); taraflardan birisi tarafından kanun yoluna başvurulması halinde bu hususun tebliğ isteği olarak değerlendirilerek, gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmasına, Dair, davacı vekili ... ve davalı vekili ...'un yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.07/10/2020

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2018/731, K. 2020/465, T. 07.10.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-731-e-2020-465-k-72db0bb1401e