İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/731 E. 2019/916 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/731
- Karar No
- 2019/916
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/731
KARAR NO : 2019/916
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 01/03/2016
KARAR TARİHİ : 23/12/2019
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı idare ile davalı arasında hizmet alımına ilişkin ihale sözleşmeleri imzalandığını, dava dışı ...'ın söz konusu ihale sözleşmeleri uyarınca müvekkili idarede ... A.Ş. İşçisi olarak toplu ulaşım araç şoförü olarak çalıştığını ve 29/01/2015 tarihinde emekli olduğunu, 6552 sayılı Kanun ile 4857 sayılı İş Kanununun 112. maddesinde getirilen düzenleme nedeniyle kıdem tazminatının müvekkili idare tarafından ödendiğini, ancak madde hükmü ile kamu kurumlarına öncelikli bir sorumluluk yüklenmiş ise de, bahsedilen hükmün işçinin korunmasına hizmet eden bir düzenleme olduğunu asıl işveren ile alt işveren arasındaki sözleşme hükümlerini bertaraf edici ve alt işverenin sorumluluğunu ortadan kaldırıcı olmadığını, ödenen kıdem tazminatının tamamının müvekkili idare ile davalı arasında imzalanan hizmet alım ihale sözleşmesinin 12. ve 34. maddeleri uyarınca ... A.Ş.den rücuan tahsili gerektiğinden, müvekkili idarenin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere dava dışı ...'a ödediği 16.072,90 TL nin ödeme tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 11/09/2014 tarihli resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6552 sayılı Kanunun 8. maddesi ile yapılan değişiklik neticesinde kamu kurum ve kuruluşlarında çalışan alt işveren işçilerinin kıdem tazminatlarından yalnızca çalıştıkları kamu kurum ve kuruluşlarının sorumlu tutulacağı, işçinin çalıştığı birden fazla kamu kurumu olması halinde bunlar arasında rücu ilişkisi olabileceğini, alt işverenin sorumlu olacağı yönünde bir düzenleme yapılmadığını, bu hususta kamu kurumu olan asıl işveren ile alt işveren arasındaki sözleşme hükümlerinin saklı olduğu yönünde bir düzenlemenin de bulunmadığını, 4734 sayılı Kamu İhale Kanununun 62.maddesinin 1.fıkrasının ( e ) bendi uyarınca yapılan ihaleler kapsamında çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatından sorumluluk tek başına kamu kurum ve kuruluşlarına yüklenmiş olup kıdem tazminatından sorumlu tutulan kamu kurum ve kuruluşlarına ödeyeceği kıdem tazminatı için işçiyi çalıştıran alt işverene rücu hakkı tanınmadığını, sözleşmenin yapıldığı tarihte 4857 sayılı Kanun hükmü alt işveren ve asıl işveren arasında müteselsil sorumluluk olduğunu düzenlediğinden işverenlerin iç ilişkideki sorumluluklarının belirlenmesi amacıyla bahsi geçen maddenin sözleşmede yer aldığını, bu madde ile yüklenicinin kıdem tazminatından sorumlu olacağı düzenlenmiş ise de, ihalenin yapıldığı ve sözleşmenin imzalandığı tarihten sonra emredici nitelikteki kanun maddesinin 11/09/2014 tarihinde yürürlüğe girmesiyle artık bu hükmün uygulanması gerektiğini, taraflarca aksinin kararlaştırılmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İzmir .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 01/06/2017 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile davanın kabulüne, 16.072,90 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; taraf vekillerinin istinaf talebi üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi'nin 13/11/2018 tarih ... Esas ... Karar sayılı ilamı ile davacı ve davalı vekilinin istinaf başvurularının esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin kabulüne, İzmir .... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... Esas, ... Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-3 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın mahkemenin görevsiz olması nedeniyle, HMK 114/1-c ve 115/2 maddesi gereğince usulden reddine, görevli mahkemenin İzmir Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğuna ve 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-3 maddesi gereğince görevli ve yetkili Nöbetçi İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesine, karadan bir örneğin .... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, İzmir .... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ayrıca 24/12/2018 tarihli ve ... Esas ... Karar sayılı görevsizlik kararı vermesi üzerine dosyanın mahkememize tevzi edilmiştir.
Davacı vekili duruşmadaki beyanında, dava dilekçesini tekrar ettiklerini, görevsiz mahkemede yapılan usuli işlemlere, bilirkişi raporu ve diğer belgelere itirazlarının olmadığını, dava dışı işçinin belirlenen kıdem tazminatı oranına itirazlarının olmadığını, görevsiz mahkemece yasal faize hükmedilmiş ise de ticari faiz talep ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı vekili duruşmadaki beyanında, davanın reddine karar verilmesini, görevsiz mahkemede alınan bilirkişi raporuna kıdem tazminatı hesaplaması yönünde bir itirazları olmamakla birlikte hangi tarafın sorumlu olduğu hususundaki itirazları görevsiz mahkemede sunduklarını bu beyanlarının nazara alınmasını talep etmiştir.
Taraflar arasında davacı tarafından dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatı hesabı ve miktarı ile davacı idare tarafından yapılan ihalenin davalıda kalması üzerine yapılan hizmet alımına ait sözleşmeler uyarınca dava dışı işçinin davacı idarede çalıştırıldığı, emekli olması nedeniyle kıdem tazminatının davacı tarafından ödendiği ve hizmet sözleşmelerinde davacı idarede hizmet sunan işçilerin kıdem tazminatından sorumluluğu düzenleyen hüküm bulunduğu hususunda bir ihtilafın bulunmadığı; uyuşmazlığın, ihale ve sözleşme tarihinden sonra 11/09/2014 tarihli ve 6552 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile değişik 4857 sayılı Kanun'un 112. maddesinde öngörülen düzenleme nedeniyle, değişiklik öncesi taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde yer alan kıdem tazminatından sorumluluğa ilişkin hükümlerin halen geçerli kabul edilip edilemeyeceği, sözleşme hükümlerine rağmen yapılan kanun değişikliğinin yüklenicinin kıdem tazminatını ödeme hususundaki sorumluluğunu kaldırıp kaldırmadığı, dava dışı işçiye 23/02/2015 tarihinde ödenen kıdem tazminatından hangi tarafın sorumlu olduğu , davacının dava dışı işçiye ödemiş olduğu kıdem tazminatını söz konusu değişiklikten sonra rücu edip edemeyeceği hususlarına hususlarına ilişkindir.
Uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesiyle ilgili olduğu anlaşıldığından, alacağın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline hükmetmek gerekmiştir.
Dava, davacı idarenin dava dışı ...'a ödemek zorunda olduğu 16.072,90 TL kıdem tazminatının davalıdan rücuen tahsiline ilişkin tazminat (rücuen tazminat) davasındır.
Dosya kapsamı ile yürürlükteki mevzuat hükümleri ve yerleşik uygulamalar birlikte değerlendirildiğinde; davacı idarece yapılan ihaleler sonucunda ihalelerin davalıda kalması üzerine, davacı ile davalı arasında değişik tarihlerde "Hizmet Alımına Ait" sözleşmeler imzalandığı, dava dışı ...'ın söz konusu hizmet alım sözleşmeleri uyarınca davacı idarede davalı ... A.Ş.'nin işçisi olarak toplu ulaşım araç şoförü olarak çalıştığı ve 29.01.2015 tarihinde emekli olduğu, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmelerinin 12. maddesinde "Oluşabilecek kıdem ve ihbar tazminatları ile ilgili her türlü sorumluluk yükleniciye ait olup, 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine göre işlem yapılacağına" dair hükümlerin bulunduğu, atıf yapılan iş kanunu hükümleri değişiklik öncesine ilişkin olup tarafların asıl iradelerinin sözleşme ile kıdem tazminatından yüklenicinin sorumlu olması yönünde olduğunun kabulü gerektiği, ayrıca 22.1 maddesinin yollaması ile Genel şartnamenin 6. Bölümünde belirlenmiş olup, yüklenici bunları aynen uygulamakla yükümlüdür. 6552 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik, işçiye karşı asıl işverenin sorumluluğu düzenlenmektedir, oysa yerleşik Yargıtay kararlarına göre, iş yasasındaki düzenlemeler, davanın tarafları arasındaki sözleşme hükümlerini değiştirmez iç ilişkide taraflar arasında imzalanan sözleşme hükümleri uygulanır. İşverenlerin birbirlerine karşı rücu haklarını kullanırken iş yasasına göre değil, kıdem tazminatından hangi tarafın sorumlu olduğuna ilişkin olarak aralarındaki sözleşmeye göre değerlendirme yapmak gerekmektedir. 6552 sayılı Kanunla bunun aksine bir düzenleme getirilmemiştir. 6552 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile değişik 4857 sayılı Kanun'un 112. maddesinde öngörülen düzenleme, işçinin kıdem tazminatı alacağını biran önce alabilmesi amacıyla yapılmış olup, işçi yönünden güvence niteliğindedir. Başka bir ifade ile, işçinin kıdem tazminatını dava açmak zorunda kalmadan kolaylıkla alabilmesi, olası takip ve davalar nedeniyle zorluk ve mağduriyet yaşamaması amaçlanmıştır. Söz konusu yasal düzenleme, asıl ve alt işverenler yönünden, dış ilişki itibariyle işçiye karşı geçerli olup, asıl ve alt işverenler arasındaki iç ilişkideki sorumluluğu ortadan kaldıran bir düzenleme değildir. ( Yargıtay 13.Hukuk Dairesi'nin 21.4.2016 tarihli 2016/7178E ve 2016/11227K. sayılı ilamı da bu yöndedir.), yine 6552 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile değişik 4857 sayılı Kanun'un 112. maddesinde, asıl işverenin, ödemiş olduğu kıdem tazminatı nedeniyle, alt işverenlere rücu hakkı bulunmadığına dair bir düzenleme de bulunmamaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2/6. maddesi halen yürürlükte olduğundan, aksinin kabulü de mümkün değildir. ( Y. 22. HD, T.10.11.2016, E. 2016/2166, K.2016/23195 sayılı ilamı bu yöndedir) , aynı şekilde Yargıtay 13 H.D.'nin 2016/7951-2016/19290 E-K sayılı ilamına göre dava dışı işçinin kıdem tazminatı da dahil olmak üzere işçilik haklarının tamamının yüklenici tarafından ödeneceği anlaşılmaktadır.
Yukarıdaki açıklamalar, yapılan ihaleler, hizmet alım sözleşmeleri, teknik ve idari şartname, ödeme belgesi, idarenin kayıtları, 23/11/2016 kök rapor,13/03/2017 tarihli ek rapor ile toplanan diğer delillere göre; davalının, davacı ile aralarında imzalanan sözleşmede her ne kadar kıdem tazminatından yüklenicinin sorumlu olduğu düzenlemiş ise de, 11/09/2014 tarihli değişiklikten önce yapılan sözleşme hükümlerinin nazara alınamayacağı, kıdem tazminatından davacı asıl işverenin tek başına sorumlu olduğu, alt işverenlere rücu hakkının bulunmadığı ve alt işverenin yeni düzenleme nedeniyle kamu kurumu için çalıştırdığı işçisinin kıdem tazminatından sorumluluğunun kalmadığı yönündeki savunmalarının aksine, dosyada mevcut bilirkişi raporunda hesaplandığı üzere, davacının dava dışı işçiye kıdem tazminatı olarak 23/02/2015 tarihinde ödediği 16.072,90 TL'yi davalıdan talep edebileceği, yasal düzenlemeler ve yerleşik uygulamalara göre davacının davasında haklı olduğu kanaatine varan Mahkememizce davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM :
Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Davacının davasının KABULÜ ile 16.072,90 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gereken 1.097,94 TL nisbi karar ve ilam harcından peşin alınan 274,49 TL peşin harcın mahsubu ile eksik kalan 823,45 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 2.725,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 29,20 TL başvurma harcı, 274,49 TL peşin harç, 93,00TL tebligat gideri, 10,40 TL müzekkere posta masrafı, 275,00 TL bilirkişi ücreti, 24,00 TL istinaf posta masrafı toplamı 706,09 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
7-Davalı tarafından yatırılan delil avansının kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesinden sonra resen davacıya iadesine,
Dair ; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 341. v.d.maddeleri gereğince ( 2 ) hafta içerisinde,İzmir Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.23/12/2019
Katip...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı