İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/108 E. 2020/91 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/108
Karar No
2020/91
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/108 Esas KARAR NO : 2020/91

DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 13/02/2018 KARAR TARİHİ : 04/02/2020

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...'nde temizlik işlerini yürütmekte olan dava dışı ... isimli işçinin ... tarihinde emeklilik nedeniyle iş sözleşmesini feshettiğini, ...'m kıdem tazminatının ...'nün oluru ile ... tarihinde ödendiğini, temizlik işlerinin davalı şirketlere ihale yoluyla verildiğini, bankanın ihale makamı olduğunu, davaya konu şirketlerin bankaya karşı taahhüt etmiş olduğu işi kendi elleriyle yürüttüklerini, bankanın şirket elemanları ile bir bağı bulunmadığım, kıdem tazminatı konusunda davalıların alt işveren sıfatı ile sorumlu olduklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere; ... TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen ödettirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Zaman aşımı itirazmda bulunduğunu, kıdem tazminatmdan davacının sorumlu olduğunu, davalı şirketin kıdem tazminatından sorumluluğu işçinin çalıştığı süre ile orantılı olması gerektiğini, yerleşik Yargıtay içtihatlarımn da bu yönde olduğunu, faiz tutarının da usul ve yasaya aykın olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğunu, kıdem tazminatının ilgili kamu kurumu tarafından ödenmesi gerektiğini, 4857 sayılı Kanunun 112. maddesine eklenen fikralara göre kamu sektöründe taşeron firma bünyesinde çalışan işçilerin kıdem tazminatından sadece kamu kanununun sorumlu olduğunu, taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi ve teknik şartnameye göne birim fiyatın belirlenmesinde kıdem tazminatınm hesaplamaya dahil edilmediğini, davalı şirketlerin sorumlu olmadığını, mahkeme aksi kanaatte ise davalı şirketlerin kıdem tazminatından sorumluluğunun işçiyi çalıştırdığı süre ile sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. DAVA : Dava, dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatının rücuen istemine ilişkin alacak davasıdır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Dosya içerisine ihale dokümanları, hizmet cetveli ile sigortalı iş yeri tescil bilgileri dosya içerisine alınmıştır. Hizmet döküm cetvelinden dava dışı işçinin; ... - ... ...; ... - ... ...’nde 1 yıl 3 ay 19 gün; ... - ... ... ... - ... ...’nde 8 ay, ... - ... ... ...-... ... ...-... ...’nde 5 yıl 8 ay, ...-... ...’nde çalıştığı görülmüş olup, dosya içerisindeki dava dışı işçiye ait raporlardan ...-... tarihleri arasında çalışmadığı anlaşılmıştır. İş mevzuatından kaynaklanan nitelikli hesaplamalar konusunda uzman bilirkişi ... ek ve kök raporunda özetle; "...'nin ... TL; ...'nin ... TL, ...'nin ... TL'den sorumlu olduğunu" belirtilmiştir. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 18/04/2017 tarih 2015/36652E. 2017/4657K. Sayılı kararında; "...Davacının kıdem tazminatı ve yıllık izin ücreti alacağına konu ödediği işçilik haklarından doğan bedelden, davalı şirketlerin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemle sınırlı sorumlu olacağı, bu nedenle dava dışı işçinin davalı ... İşçisi olarak çalıştığı süre bir yıldan az olsa bile işçiyi çalıştırdığı süre ile orantılı olarak kıdem tazminatının ve yıllık izin ücretinin bu alt işverenden tahsiline karar verilmesi gerektiği, fazla mesai ve UBGT alacakları yönünden de davalıların dava dışı işçiyi davacı yanında kendi işçileri olarak çalıştırdıkları dönemde bu alacaklar doğmuş ise sorumlu olacakları, ihbar tazminatı yönünden ise dava dışı ...’nin son işveren olarak haklı bir neden olmadan ve ihbar önellerine uymadan dava dışı işçinin iş akdine son verdiği için bu alacak talebinin tamamından sorumlu olması gerektiği gözetilerek ve işçilik alacakları davası neticesinde davacının ödediği yargılama giderleri, faiz ve vekalet ücreti açısından da davacının davalıya rücu edebileceği işçilik alacağı miktarına göre bir oranlama yapılarak davalının bu ilkeler çerçevesinde sorumluluğunun belirlenmesi gerekirken..." denilmiştir. Yargıtay 13. Hukuk Dairesi'nin 23/05/2017 tarih 2016/7424E. 2017/6154K. Sayılı kararında; "...Davacının davalılar yanında çalıştığı kesin hüküm ile sabit olduğuna göre mahkemece davacının kıdem tazminatı, izin ücreti, fazla mesai, genel tatil ve hafta tatili ücreti alacağına konu ödediği işçilik haklarından doğan bedelden, davalı şirketlerin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemle sınırlı, ihbar tazminatının tamamından ise iş akdini fesheden son alt işveren olan davalı şirketin sorumlu olacağı ve işçilik alacağı davası neticesinde davacının ödediği yargılama ve icra giderleri, faiz ve vekalet ücreti açısından da davalılar aleyhine hükmedilecek işçilik alacağı miktarına göre bir oranlama yapılarak davacının davalılara bu alacağını da rücu edebileceği gözetilerek yapılacak inceleme sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken..." denilmiştir. Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 29/03/2018 tarih 2016/5491E. 2018/1240K. sayılı kararında; "...Müteselsil sorumlular arasındaki iç ilişki, sözleşmesel ilişkiler bakımından TBK 167. maddede, haksız fiil bakımından ise TBK 62. maddede düzenlenmiş olup bu düzenlemeler rücu hükümlerini de kapsamaktadır. Sözleşmesel talepler yönünden, kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı olup, bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebilir (TBK 167/2). Haksız fiil yönünden ise, tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur (62/2). Rücu istemiyle ilgili olarak TBK 73. maddede zamanaşımı düzenlenmiş ise de bu 62. maddede düzenlenen haksız fiilde iç ilişki ve rücu ile ilgili olup sözleşme ilişkisi bulunan durumlarda uygulanmaz. Sözleşme ilişkisi bulunan hallerde rücu ile ilgili özel bir zamanaşımı düzenlemesi de olmadığından sözleşmenin tabi olduğu zamanaşımı süresi uygulanmalıdır. Rücu hakkı başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik tazminat niteliğinde bir talep hakkı olduğundan, alacaklıyı tatmin eden kişi alacaklının hakkından bağımsız kendi şahsında doğan bir hak elde etmekte olup rücu hakkı dava dışı alacaklıya ödemenin yapıldığı tarihten başlayacaktır. Bu nedenle ödemeler değişik tarihlerde yapılmış ise zamanaşımı, tamamının ödendiği tarihten başlar..." denilmiştir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 18/09/2017 tarih 2016/1665E. 2017/4434K. sayılı kararında; "...Dava, iş mahkemesinin kesinleşen hükmü uyarınca dava dışı işçiye ödenen işçilik alacaklarının ve iş mahkemesinde yapılan masrafların alt işverenden rücuen tahsili istemine ilişkindir. Rücu hakkı başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin malvarlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelen tazminat niteliğinde bir talep hakkı olup, davacının mal varlığındaki eksilme, ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren faize hükmedilebilir..." denilmiştir. Davamıza gelince, davacı dava dışı işçiye kıdem tazminatının rücuen istemine ilişkin alacak davası açmıştır. Taraflar arasında sözleşmesel ilişki bulunduğundan ve sözleşme ilişkisi bulunan hallerde rücu ile ilgili özel bir zamanaşımı düzenlemesi de olmadığından sözleşmenin tabi olduğu zamanaşımı süresi uygulanması gerektiğinden zaman aşımı süreleri dolmadığı anlaşılmakla dava esastan incelenmiştir. Dava dışı ...'ın sigorta kayıtları dosya içerisine alınmış, dosya hesap bilirkişiye tevdi edilerek rapor alınmıştır. Dava dışı ...'ın kıdem tazminatından davalı şirketlerin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemle sınırlı sorumluluğunun bulunduğu hükme esas almaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda davalıların sorumlu olduğu dönemler yönünden davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacının davasının KABULÜNE; 2. a. ... TL'nin ... tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ...' nden alınarak davacıya verilmesine, b. ... TL'nin ... tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine, c. ...'nin ... tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ...'nden alınarak davacıya verilmesine, 3. a. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan alınması gerekli ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL'nin mahsubu ile bakiye ... TL karar ve ilam harcının davalı ...' nden alınarak hazineye gelir kaydına, b. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan alınması gerekli ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL'nin mahsubu ile bakiye ... TL karar ve ilam harcının davalı ...'nden alınarak hazineye gelir kaydına, c. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan alınması gerekli ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL'nin mahsubu ile bakiye ... TL karar ve ilam harcının davalı ...'nden alınarak hazineye gelir kaydına, 4. a. Davacı tarafından yapılan ... TL peşin harç ile ... TL posta, tebligat ve bilirkişi masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalı davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, b. Davacı tarafından yapılan ... TL peşin harç ile ... TL posta, tebligat ve bilirkişi masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalı ...'nden alınarak alınarak davacıya verilmesine, c. Davacı tarafından yapılan ... TL peşin harç ile ... TL posta, tebligat ve bilirkişi masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalı ...'nden alınarak alınarak davacıya verilmesine, 5. Davalılar yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 6. a. Davacı kendini vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, b. Davacı kendini vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin ...'den alınarak alınarak davacıya verilmesine, c. Davacı kendini vekille temsil edildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin ...'den alınarak alınarak davacıya verilmesine, 7. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/02/2020

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/108, K. 2020/91, T. 04.02.2020, www.arakarar.com/karar/antalya-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-108-e-2020-91-k-b6909e53881a