İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/674 E. 2019/1517 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/674
Karar No
2019/1517
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2018 KARAR NO : 2019

HAKİM : ... ... KATİP : ... ...

DAVACI : VEKİLİ : Av. ... DAVALI : . VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/05/2018 KARAR TARİHİ : 19/11/2019 KARAR YAZIM TARİHİ : 26/12/2019 Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE SAVUNMA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Davalı şahıs müvekkiline olan cari hesaba dayalı ticari ilişkisi sebebiyle 17.911,16 TL anapara tutarında borçlu bulunmadığını, bu borcun sebebiyle ve konusu ticari malzeme satışı olduğunu, alacağın konusunu teşkil eden malların, davalı tarafa satılarak teslim edildiğini, alacağın konusu olan malların teslim edildiğini borçlu muteriz taraf icra dosyasına vermiş olduğu 13/06/2017 tarihli teslim edildiğini, bu sebeple alacağın konusu olan malların borçlu tarafa teslim edildiği olgusu hakkında hakkında bir uyuşmazlık olmadığını, borcun ödenmesi amacıyla borçlu tarafa şifahen birçok defa talepte bulunulduğunu, ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, yapılan taleplerin yetersiz kalması üzerine davalı borçlu aleyhine Bursa 8. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosya ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı murteriz taraf tebligatı 08/06/2017 tarihinde aldığını, fakat haksız olarak ve sırf alacağın tahsilini geciktirmek için vekili vasıtasıyla 13/06/2017 tarihinde borca ve borcun tüm ferilerine itiraz ettiğini ve 13/06/2017 tarihinde icra takibi şekli hukuk sebebiyle durdurulduğunu, tarafların tacir olup, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6762 sayılı TTK'nun 25/3 maddesinde öngörülen ayıp ihbar süreleri üzerinde durulup değerlendirilmeden ve bu konuyla ilgili olarak servis kayıtları getirtilip incelenmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediğini, davalı tarafından yapılan itirazın kaldırılarak müvekkilinin zararının giderilmesi gerektiğini, davalı tarafça haksız ve kötü niyetli olarak borca, borcun ferilerine ve takibe karşı yapılan itirazın iptali ve alacağın tahsiline karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle Bursa 8. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı haksız ve kötü niyetli borca, borcun ferilerine ve takibe karşı itirazının 17.911,16 TL asıl alacak, icra masrafları, vekalet ücreti ile alacak aslına 02/06/2017 takip tarihinden itibaren tahsil gününe kadar yürütülecek ve değişecek oranlar nazara alınarak avans faizi ile itirazın iptaline, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı firma tarafından müvekkiline verilen camların daha önce müvekkili ile davacı arasında kararlaştırılan ebat ve standartlara aykırı olarak mezkur camların verildiğini ve verilen camların başlangıçta ayıplı olabilmesinin müvekkilin bilmesinin imkansız olduğundan hareketler Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde almış olduğu iş karşılığında camların monte edilmesinden sonra camların ayıplı olduğunun ortaya çıktığını, ayıplı camların sökülmesi ve yeniden düzeltilmesinin müvekkili açısından imkansız olduğundan bu durumun derhal davacı firmaya bildirildiğinde çözüm üreteceklerini beyan etmelerine rağmen bugüne kadar herhangi bir çalışma söz konusu olmadığını, davacı firmanın zamanında müvekkili davranarak vermiş olduğu camlar nedeniyle basiretli tacir gibi davranmamasından kaynaklandığını, diğer taraftan ödeme emrine dair yapılan itiraz neticesinde söz konusu takibin durdurulmasını talep eden günlerde davacı şirket yetkilisi, davacı vekili, müvekkil ve vekili olarak bulunduğu ECS şirketinde bir toplantı gerçekleştirilerek durumun çözümlenmesi ve ayıpların giderilmesi hususlarında mutabık kalınarak anlaşma sağlanması, şirket tarafından gönderilecek bir yetkili ile ayıplı verilen ve takılan camların gözlemlenmesi amacıyla hep birlikte ilgili yere gidilerek araştırma yapılacağı konularında iştişare edileceğinin kararlaştırıldığını, ancak bugüne kadar herhangi bir çalışma yapılmadığını, bu nedenlerle açılan işbu haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesi ile alacaklının kötü niyetli olmasına bağlı olarak %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, Bursa 8. İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra takip dosyası, ticari defterler, çek bilgileri, imza sirküleri, bilirkişi raporu, yemin beyanı, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 02/06/2017 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 08/06/2017 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 13/06/2017 tarihinde borca itiraz etmiştir. Tarafların ticari defterleri talep edilmiş, davalı ve davacı tarafça ibraz edilen ticari defteler bir mali müşavir bilirkişiye tevdi edilmiştir. Mali müşavir bilirkişinin 04/02/2019 tarihli raporunda özetle: Davacının ticari defterlerinin tasdiklerinin süresinde yaptırıldığını, sahibi lehine delil teşkil ettiği, davalı ile davacı şirket arasında mal alım satımına ait yazılı bir sözleşme olmadığı, tarafların cari hesap çalıştığı, yazılı bir cari hesap sözleşmesi olmadığı, davalı firma tarafından davacı şirkete yazılı bir şekilde yapılmış ayıp ihbarının olmadığı, davacı şirketin kayıtlarına göre davacı şirketin davalı firmadan kalan cari hesap bakiye alacağının 17.911,16 TL olduğu, davacı şirketin davalı firmadan 17.911,16 TL alacaklı gözüktüğü, davacı şirketin işlemiş faiz alacağının olmadığı mütalaa edilmiştir. Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4). O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden somut olayda, davacının davalıya aralarında cam alım satımına yönelik ticari ilişkinin kurulduğu, davacının malları sattığı ve faturaların düzenlendiği, taraflar arasında TTK m. 89 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin, uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, tarafların ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğu ve ticari defterlerin birbiri ile uyumlu olduğu yine davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının ticari defterine kaydedildiği bilirkişi incelemesi ile sabit olup uyuşmazlık, davalı tarafından fatura bedellerinin ödenip ödenmediği ve satıma konu ürünlerin ayıplı olup olmadığı, süresinde ayıp ihbarının yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. Davalı tarafından fatura bedellerinin 8000 TL ve 8250 TL bedelli çekler ve 3850 TL bedelin elden ödendiği savunulmakla, bankaların çeklere ilişkin yazı cevapları ve çek örneklerinde, davalı tarafından çeklerin davacıya verildiğine dair herhangi bir ciro ve kaydın bulunmadığı ve 3850 TL elden ödemeye ilişkin davacı tarafın şirket yetkilisi tarafından yapılan yemin beyanı ile davalının yazılı ve kesin deliller ile fatura bedellerinin ödendiğinin sabit olmadığından bu savunmasına itibar edilmemiştir. Öte yandan davalı tarafından camların ayıplı olduğu savunması yönünden, taraflar arasında camların verilmesine dair satım sözleşmesinin kurulduğu, davacı tarafından davalıya camların teslim edildiği, camların davalı tarafından Tekirdağ' ın Çorlu İlçesinde alınan iş karşılığı camların monte edildiği ve camların ayıplı olduğu savunulmakla, camların nitelikleri üzerine yapılmış bir yazılı sözleşmenin olmadığından eser sözleşmesi niteliğinde sayılamayacağı, davalı tarafından ayıplı olduğuna dair TTK' nın 18. Maddesi uyarınca bir ihtarda bulunulmadığı anlaşılmakla TBK223. Maddesi uyarınca ayıplı haliyle satılanın kabul edildiğinden ayıp savunmalarına itibar edilmeyerek davacı tarafından fatura bedelleri olan 17.911,16 TL alacağın sübut bulduğu anlaşılmakla davanın kabulu ile icra takibinin devamına, icra inkar tazminatı talebi yönünden alacağın fatura alacağı olduğu, likit olduğu, davalının asıl alacak yönünden itirazında haksız olduğu anlaşıldığından icra ve inkar tazminatı talebinin kabulune karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere, 1-Davanın kabulü ile, davalının Bursa 8. İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 17.911,16 Tl asıl alacak üzerinden ve bu asıl alacağın takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, 2-İİK'nun 67. maddesi gereğince icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan alacağın %20'si olan 3.582,23 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 1.223,51 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 305,88 TL'nin mahsubu ile bakiye 917,63 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 500,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 105,20 TL olmak üzere toplam 605,20 TL yargılama gideri ve 305,88 TL peşin harç olmak üzere toplam 911,08 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 2.725,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 19/11/2019

Katip ... ¸e-imzalıdır.

Hakim ... ¸e-imzalıdır.

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2018/674, K. 2019/1517, T. 19.11.2019, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-674-e-2019-1517-k-55ca2fabd5f6