İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/658 E. 2020/699 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/658
- Karar No
- 2020/699
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/658 KARAR NO : 2020/699
DAVA : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/10/2018 KARAR TARİHİ : 25/12/2020
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı turizm şirketi arasında ... tarihli 2018 yılı Konaklama Sözleşmesi imzalandığını, davacı şirketin ... tarihinde ... Mah. ... No:.. adresinde bulunan ... de konaklatacağı misafirlerin konaklama ücretleri için muhtelif tarih ve miktarlı çekleri davalı şirkete Çek Teslim Protokolü ile teslim ettiğini, Bu çeklerden ... seri nolu çek için Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası ve ... seri nolu çek için Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin .../... Esas sayılı dosyası ile ile menfi tespit davası açıldığını, ancak ... USD ve ... EURO bedelli bu iki çekin davacı şirket tarafından ödenmek zorunda kalındığını, davalı şirketin iflas başvurusu yaptığının öğrenildiğini, davalı otelin artık konaklama hizmeti vermesinin mümkün olmadığını, davalıya avans/teminat olarak teslim edilen ileri vadeli çeklerin, davacı şirketin davalı nezdinde borç bakiyesi oluşmadığı takdirde davacı şirkete aynen iade edileceğini, halihazırda şirketin davalı şirketten alacaklı durumda olduğunu, dava konusu edilen ... şubesine ait ... seri numaralı, keşidecisi ..., Lehtarı ... olan ... tarihli ... USD tutarlı çekin konaklama sözleşmesi kapsamında teminat olarak davalı şirkete teslim edildiğinden ve davalı şirketin de davacı şirketten herhangi bir alacağı olmamakla birlikte artık konaklama hizmeti vermesinin de söz konusu olamayacağından, dava konusu çekin iade edilmesi gerektiğini, bu nedenle telafisi güç veya imkansız zararların da doğmaması adına davacı şirketin davalı şirkete ... seri numaralı ... USD bedelli çekin ödenmemesi, icra takibine konu edilmemesi için öncelikle ihtiyati tedbir kararı verilerek, davacı şirketin davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesinde özetle: davanın ... Asliye Ticaret Mahkemesinde açılması gerektiğinden bahisle, yetki sebebiyle davanın reddi gerektiğini, davacının talebinin açıklattırılması gerektiğini, davalı şirketin üçlü ilişkinin dışında kaldığını, bu sebeple davacının def'isinin davalı faktoring şirketine karşı ileri süremeyeceğini, faktoring şirketleri tarafından teslim alınan alacağın, faktoring müşterisi ile fatura borçlusu arasındaki ilişki olduğunu, ... seri nolu çekte davacının ..., faktoring borçlusu olmadığını, borçlunun ... firması olduğunu, ...'in 3.kişi olduğunu, bu çekten dolayı 3'lü ilişkinin dışında olması sebebi ile davalı şirketin faktoring şirketine karşı şahsi defi ileri sürülebilmesininde mümkün olmayacağını, buna ilişkin sayısız Yargıtay kararı bulunduğunu, uyuşmazlığın 6361 sayılı kanunun 9/3 maddesi hükmünün bu olayda uygulanıp uygulanmayacağı yönünden toplandığını, belirtilen yasa hükmünün faktoring işleminin tarafları olan borçlunun önceki alacaklı ve temlik alan faktoring şirketi dışındaki kambiyo senedinde ciro silsilesinde yer alan diğer kambiyo borçluları bakımından getirilmiş bir hüküm olduğunu, faktoring işleminin mevzuatın aradığı tüm belge ve şartlar yerine getirilerek yapıldığını, davacının kendi hatalı davranışından kendisine menfaat sağlamaya çalıştığını, davacının, çeki teminat vb sebeplerle verdiğini, bedelsiz olduğunu iddia ettiğini, bu halde davacı ile lehtarın kredi sağlamak amacı ile birlikte hakeret ettiklerinin kabul gerektiğini, çeklerin avans veya teminat çeki olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. Taraflara usulüne uygun duruşma gün ve saatini bildirir davetiyeler tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmıştır. Antalya ...Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... Esas sayılı dosyası celp edilerek uyap sistem üzerinden gelen evraklar dosyamıza arasına alınmıştır. Mahkememizce yargılama sırasında; taraflar arasındaki uyuşmazlığa ilişkin olarak davacı ve davalı şirketin ticari defter ve belgelerinin incelenmesine karar verilmiş, davalı şirketin ticari defter ve belgelerinin incelenmesi hususunda Manavgat Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılmasına karar verilmiş, ... tarihli talimat üst yazısı ile şirketin aynı adresine Tebligat Kanunu'nun 35.maddesi gereğince yeniden tebligat ve ihtarname gönderilmiş, tebligata rağmen dosyaya ticari defter ve belgeler ibraz edilmemiştir. Davacı tarafın ibraz edilen ticari defter ve belgelerinin incelenmesi sonucunda taraflar arasındaki uyuşmazlığa ilişkin olarak bilirkişi tarafından mahkememize sunulan ... tarihli raporda özetle; "...Dava dosyası ve davacı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemelerde; •Davacı şirketin ibraz ettiği ticari defterlerinin onay/sisteme yükleme işlemlerinin süresinde yapıldığı, kayıtların usulüne uygun tutulduğu ve 6100 sayılı HMK' nun 222. Maddesi gereği defter kayıtlarının sahibi lehine delil vasfı taşıdığı, •Davacının ... tarihinde imzalanan sözleşme gereği davalı ... şirketine dava konusu olan davacı şirketin ... hesabına ait ... tarihli ... seri nolu ... $ bedelli çek de dahil olmak üzere toplam ... $ tutarındaki çeki avans olarak davalı ... şirketine teslim ettiği, •Davacı şirketin ticari defterlerine göre, dava konusu olan ... ... tarihli ... seri nolu ... $ bedelli çek de dahil olmak üzere toplam ... $ tutarında davalı ... ne fazladan çek verildiği, bu nedenle de dava konusu olan davacı şirketin ... hesabına ait ... tarihli ... seri nolu ... $ bedelli çekin karşılıksız kaldığı, •Karşılıksız kalan ... hesabına ait ... tarihli ... seri nolu ... $ bedelli çekin dava tarihi olan ... tarihi itibariyle T.C. Merkez bankası döviz alış kuru üzerinden Türk lirası karşılığının ... $ x ...-TL.= ...-TL. olduğu, •Ayrıca davacı şirketin avans çeki olarak davalı tarafa teslim ettiği toplam ... € tutarındaki çek bedellerine istinaden davalı ... den alınan faturalardan sonra davacı şirketin bakiye ... € tutarında davalı ... ne fazladan çek teslim ettiği..." sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE; Dava; İİK 72/2 maddesine dayalı icra takibinden önce açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı tarafça davalı ... ile aralarında düzenlenen konaklama sözleşmesi gereği avans olarak verilen çeklerden dava konusu ... düzenleme tarihli ... USD bedelli çekin konaklama sözleşmesindeki edimin davalı şirket tarafından davalı şirkete ait otelin kapanmış olması nedeniyle yerine getirilememesi, buna rağmen çekin davalı ... Şirketine ciro yoluyla geçtiği iddiasıyla her iki şirket yönünden menfi tespit isteminde bulunulmuştur. Davacı şirket ile davalı ... arasında dava konusu ... tarihli ... USD bedelli çekin konaklama sözleşmesi gereği verildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı faktoring şirketinin ise ciro yoluyla çeki teslim alan hamil olarak 6361 Sayılı Yasa 9/3 Maddesi gereğince sorumluluğunun bulunup bulunmadığının tespiti gerekmektedir. Dava konusu çekte keşidecinin davacı şirket olduğu, lehtarın davalı ... olduğu, lehtar tarafından çekin ...'ne ciro edildiği, bu şirket tarafından da çekin davalı faktoring şirketine düzenlenen faktoring sözleşmesi gereği teslim edildiği görülmüştür. ...'nin yargılama sırasında feri müdahale talebinde bulunduğu ve davayı fer'i müdahil olarak takip ettiği görülmüştür. Davalı lehtar ciranta ...'nin sorumluluğu açısından yapılan değerlendirmede: 6102 sayılı TTK’nın 83. maddesi; “ (1) Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir. (2) Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun, yargılamayı gerektiren davalarda hazırlık işlemlerine ilişkin hükümleriyle senetlerin ibrazı zorunluluğuna dair olan hükümleri ticari işlerde de uygulanır.” şeklinde düzenlenmiş iken; 6100 sayılı HMK’nın“İspat Yükü” başlıklı 190. maddesinde; “ (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır.Kanunda öngörülen istisnalar dışında,karşı taraf,kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” ve Aynı Kanun’un “Tarafların Belgeyi İbraz Etmesi” başlıklı 220. maddesinde; “(1) İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir. (2) Mahkemece, ibrazı istenen belgenin elinde bulunduğunu inkâr eden tarafa, böyle bir belgenin elinde bulunmadığına, özenle aradığı hâlde bulamadığına ve nerede olduğunu da bilmediğine ilişkin yemin teklif edilir. (3) Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir.” hükümlerine yer verilmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel kurulunun 14/05/2019 tarih 2017/19-823 Esas, 2019/553 Karar) Yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda yapılan değerlendirmede; Davacı acenta şirket ile davalı şirket arasında düzenlenen konaklama sözleşmesi gereği dava konusu çekin davalı otel işletmesine verildiği, ancak otelin kapanması nedeniyle otel işletmesi tarafından sözleşmede belirtilen edimin yerine getirilmediği, yargılama sırasında ticari defter ve belgelerini ibrazı hususunda yapılan ihtarnameye rağmen uyuşmazlığa ilişkin olarak ticari defter ve belgelerinin ibraz edilmediği görülmüştür. Tacir olan davalı şirketin sözleşmeye konu edimi yerine getirmediği gibi çekin ciro yoluyla fer'i müdahil şirkete geçtiği, bu şirket tarafından da faktoring sözleşmesi kapsamında davalı faktoring şirketine verildiği görülmüştür. Davacı acentanın taraflar arasındaki sözleşme gereği edimini yerine getirmeyen davalı şirket yönünden borçlu olmadığının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davalı ...'nin sorumluluğu yönünden yapılan değerlendirmede: Faktoring işlemi temelinde alacağın temliki hükümlerini barındıran ve TBK'da Tip sözleşme olarak düzenlenmeyen atipik bir karma sözleşmedir. Hal böyle olunca, TBK'nun 188/1. Maddesi uyarınca borçlu temlik eden alacaklıya karşı ileri sürebileceği delilleri temlik alan durumundaki Faktoring Şirketine karşıda ileri sürebilir. 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunun 9/3. Maddesinde; "Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla faktoring şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğerki, faktoringşirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." düzenlemesi mevcuttur. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 06/10/2020 tarih, 2020/2525 Esas, 2020/3862 Karar sayılı emsal içtihadında; "...6361 sayılı Finansal Kiralama Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 9/2 maddesi ''Faktoring şirketi kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal ve hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez'' hükmünü içermektedir. Yasa metninden de anlaşılacağı üzere, faktoring şirketinin, faktoring işlemi ile devraldığı alacak, alacağın temliki hükümlerine tabidir. Nitekim, faktoring işlemlerinde alacağın temliki hükümlerinin uygulandığı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 03.11.2010 tarih, 2010/19-488 E, 2010/557 K sayılı kararında da açıkça belirtilmiştir. Öte yandan aynı kararda faktoring işleminin müşteri (firma), faktoring şirketi (faktor) ve borçlu olmak üzere üç tarafının bulunduğu da açıklanmıştır. Faktoring işleminin bu tarafları arasındaki ilişkiler yönünden 6361 sayılı Yasa'nın 9/2 ve 6098 sayılı TBK'nın 188/1. maddesi hükümlerinin uygulanması gerekir. Buna göre borçlu, faktoring işlemini öğrendiği sırada önceki alacaklısına karşı sahip olduğu def'ileri alacağı faktoring sözleşmesine dayanarak devralmış olan faktoring şirketine karşı da ileri sürebilecektir. 6361 sayılı Yasa'nın 9/2. ve TBK'nın 188/1. maddesi karşısında faktoring işleminin tarafları arasındaki ilişkiler yönünden şahsi def'ilerin ileri sürülebilmesinde faktoring şirketinin iyiniyetli ya da kötüniyetli olmasının sonuca etkisi bulunmamaktadır. 6361 sayılı Yasa'nın 9/3. maddesi, faktoring işleminin yukarıda belirtilen tarafları dışında kalan kambiyo borçluları bakımından uygulanabilecek bir hükümdür. Başka bir anlatımla, faktoring işleminin dışında bir kambiyo borçlusu varsa (keşideci, lehdar veya ciranta) onlar hakkında 6361 sayılı Yasa'nın 9/3. maddesi hükmü uygulanacaktır..." şeklinde belirtilmiştir. Yukarıda belirtilen kanun maddesi ve emsal içtihat doğrultusunda yapılan değerlendirmede: faktoring işleminin müşteri (firma), faktoring şirketi (faktor) ve borçlu olmak üzere üç tarafının bulunduğu, dava konusu somut olayda faktoring işleminin taraflarının feri müdahil ...'nin müşteri (firma), Faktoring Şirketi davalı ...(...), lehtar ciranta ...nin (borçlu) olduğu, 6361 Sayılı Yasanın 9/2. ve TBK'nun 188/1. Maddesi hükümlerinin Faktoring işleminin tarafları arasındaki ilişkilerde şahsi def'ilerin ileri sürülebilmesi mümkün olduğu, bu halde faktoring şirketinin iyiniyetli yada kötü niyetli olmasının sonuca etkisinin bulunmadığı, ancak dava konusu somut olayda çekin lehtar ciranta tarafından fer'i müdahil ...'ne ciro edildiği ve bu cirodan sonra faktoring işleminin gerçekleştirildiği, dolayısıyla uygulanması gereken kanun maddesinin 6361 Sayılı Yasanın 9/3. Maddesi olduğu, borçlu davacı tarafından TBK. 188/1. Maddesi gereği alacağın temliki hükümlerine ilişkin olarak konaklama sözleşmesi nedeniyle borçlu olunmadığına ilişkin lehtar ciranta ...'ne karşı ileri sürülen şahsın def'ileri faktoring şirketine karşı ileri sürülmesinin mümkün olmadığı, faktoring şirketinin alacağını fatura ile tevsik ettirdiği, mevcut hali ile ancak faktoring şirketi yönünden davacı borçlunun madde hükmünde "...düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri faktoring şirketine karşı ileri süremez; meğerki, faktoringşirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." belirtildiği üzere faktoring şirketinin kambiyo senedini iktisap ederken bile bile kendisinin zararına hareket etmiş olduğunu ispat etmesi gerektiği, bu yönde bir ispatında davacı tarafça yapılmadığı görülmekle davalı faktoring şirketi yönünden açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş, açıklanan gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABUL, KISMEN REDDİNE, 1-Buna göre ...’na ait ... seri numaralı ... ödeme tarihli ... USD bedelli çek yönünden davacının davalı ...’ne BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, 2-Davalı ... yönünden davanın REDDİNE, 3-Harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli ... TL harçtan peşin olarak alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalı ...’nden tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davalı ...’nden tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 5-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen miktar dikkate alınarak hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'ne VERİLMESİNE, 6-Davacı tarafından yapılan ... TL dava ilk masrafının davalı ...’nden tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 7-Davacı tarafından yapılan ... TL bilirkişi gideri, ... TL talimat masrafı, ... TL müzekkere ve tebligat gideri olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalı ...’nden tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 8-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın davacıya İADESİNE, Dair; davacı vekilinin ve feri müdahil vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/12/2020
Başkan ... ¸E- İmzalı
Üye ... ¸E- İmzalı
Üye ... ¸E- İmzalı
Katip ... ¸E- İmzalı