İlk Derece Mahkemesi · Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/288 E. 2021/47 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/288
- Karar No
- 2021/47
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/288 Esas KARAR NO : 2021/47
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/06/2019 KARAR TARİHİ : 26/01/2021
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, İSTEM: Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde; davacı müvekkili şirketin davalı şirketten kli irsaliyeli faturadan e-faturadan ve satış sözleşmesinden kaynaklanan ...-TL alacağı faturadan belirtilen vade tarihinde ödenmediğini, bunun üzerine asıl alacak ve işlemiş faiz alacağı için davalı hakkında Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını, davalı şirketin yetkiye , borca faize ve tüm ferilerin itiraz üzerine takibin durduğunu, müvekkil şirketin alacağını tahsil etme amacıyla arabuluculuk yoluna başvurduklarını, anlaşmaya varamadıklarını davalı borçlunun yapılmış olan icra tabine itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, amaçlarının zaman kazanmak olduğunu, iki adet faturadan dolayı ...-TL alacaklarının hala mevut olduğunu, fazlaya ilişkin alacak ve faiz talep hakları saklı kalmak kaydı ile davalının Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı dosyasına ...-TL ası alacak yönünden yaptığı itirazın iptaline, yetki itirazının kaldırılmasına, takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesini, takibin talep tarihinde belirtilen tememrüt faizi işletilerek devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalı vekili mahkememize verdiği cevap dilekçesinde; Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 6 maddesi, Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu öngörmektedir. Bu hükme göre, genel yetkili mahkeme davalının ikametgâhı mahkemesi olduğunu, anılan Kanunun 17. maddesinde, Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır denildiğini, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun yetki konusundaki bu hükümleri, İcra ve İflas Kanunu’nun 50/1. maddesi uyarınca, para ve teminat borçlarına ilişkin icra takiplerinde yetkili icra dairesinin belirlenmesinde kıyasen uygulandığını, bu uyuşmazlıkta, iddia edildiği üzere BK 89. Maddesinin iş bu uyuşmazlıkta uygulanması mümkün olamayacağını, dava Antalya Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılmışsa da davalı şirketin davanın açıldığı tarihteki adresi ticaret sicil adresi ... olduğunu, yetkili mahkeme ... ilçesinin bağlı bulunduğu ... ... Asliye Ticaret Mahkemeleridir. Belirtilen nedenle, iş bu davada ... ... Asliye Ticaret Mahkemeleri yetkili olduğundan, yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, müvekkil şirketin davacı yana hiçbir borcu bulunmamakla birlikte, salt fatura tanzimi alacağı ispata yetmeyeceğinden davacı yanın sözde alacağını ispat etmesi gerektiğini, Antalya mahkemelerinin yetkisine itiraz ettiğimizden, dosyada yetkisizlik kararı verilmesine, talep halinde yetkili ... Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, haksız ve hukuki dayanağı olmayan davanın esastan reddini, davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere Kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas Sayılı takip dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce vergi dairesi kayıtları ile icra dosyası celp edilerek dosya arasına alınmış, taraf delilleri toplanmıştır. Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine ... TL asıl alacak ve ... TL işlemiş faiz üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, takip dayanağının taraflar arasındaki fatura ve diğer kayıtlar olduğu, davalı borçlu tarafından takibe itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Somut olayda davacı tarafın iddiası; davalı taraf ile aralarında dava konusu ... tarih ve ... tarihli faturalardan dolayı mal alım satım sözleşmesine dayanan ticari ilişkinin mevcut olduğu, bu alışverişe konu malların davalıya teslim edildiği ancak fatura bedellerinin ve cari hesap bedelinin ödenmediği hususlarına dayanmaktadır. Satış sözleşmesi Türk Borçlar Kanununun 207 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan hükümlere göre satım, satıcının satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Satış sözleşmesinin geçerli olabilmesi için icap ve kabul iradelerinin birleşmesi gerekli ve yeterlidir. Sözleşmenin yazılı yapılması geçerlilik için şart değildir. Yazılı yapılması ispat bakımından önem taşımaktadır. Buna göre, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Karşılıklı edimlerin ifasında, satıcı malı teslim ettiğini önce kanıtlamalıdır. Bu ispatlandığında bedelin alıcı tarafından alıcı tarafından ödendiği ispatlanmalıdır. 6100 sayılı HMK’nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, anında özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine aynı Yasanın 200/1 maddesi gereğince eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir. Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir. Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı kararı). Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302E. 2015/12272K. sayılı kararı). Tarafları ticari defterlerinin incelenmesi davalı tarafa usulüne uygun ihtaratlı tebligat yapılmış; usulüne uygun tebliğe rağmen davalı taraf incelemeye esas ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmemiştir. Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmektedir. Buna göre celp edilen vergi dairesi kayıtları ile taraflar arasında süregelen bir ticari ilişkinin mevcut olduğu, davaya konu irsaliyeli faturalarda teslim alan kısmında imzanın mevcut olduğu anlaşıldığından davacı tarafın dava konusu mal ve hizmet edimlerini yerine getirdiğini irsaliyeli fatura, davalı tarafın ticari defterlerini ibrazdan kaçınması hususları nazara alınarak ispat ettiğinin kabulü gerekmiştir. Buna karşılık olarak davalı tarafın davacı tarafın yerine getirdiği mal ve hizmetler karşılığında faturadan kaynaklanan borcunu ödediğini ispat edemediği kanaatine varıldığından davalı tarafça yapılan itirazın iptaline karar verilmiştir. Davacı tarafın işlemiş faiz talebi yönünden dava dilekçesinde bir talebinin mevcut olmadığı anlaşıldığından bu hususta Mahkememizce değerlendirme yapılmamıştır. Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu lehine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Buna göre davalı borçlu tarafından faturalar ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile -Antalya ... İcra Müdürlüğü' nün .../... Esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin ... TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi üzerinden devamına, -Alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeniyle asıl alacak üzerinden hesap edilen ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Alınması gereken ... TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama süresince yapılan ... TL başvurma harcı, ... TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde bakiye gider avansının ilgili tarafa derhal iadesine, 7-Antalya Adliyesi Arabuluculuk Bürosu'nun .../... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen ... TL'nin davalı taraftan tahsil edilerek hazineye irat kaydına, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/01/2021 26/01/2021
Katip ... E-imzalıdır
Hakim ... E-imzalıdır