İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/338 E. 2019/686 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/338
- Karar No
- 2019/686
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/338 Esas KARAR NO : 2019/686
DAVA : Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 22/05/2018 KARAR TARİHİ : 15/10/2019
Mahkememizde görülmekte bulunan alacak davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkilin su sayacı okuma, bağlama ve kesim saha hizmetlerine ilişkin hizmet alım işinin ihale edilmesi neticesinde davalı şirketin ihaleyi aldığını, müvekkil kuruma hizmet verdiğini, davalı şirketin ihale konusu işi dava dışı işçi gibi işe aldığı işçiler ile tamamladığını, dava dışı işçi olarak işe alınan ... tarafından müvekkil idareye karşı Antalya ... İş Mahkemesinin ... esas sayılı dosya ile dava açıldığını, dosyanın karara çıktığını, ... sayılı kararda; davacıya ihbar tazminatı, kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti, hafta tatili ücreti ve fazla mesai ücreti ile peşin harç yargılama giderleri ve vekalet ücretinin dava dışı işçiye ödenmesine karar verildiğini, idareye henüz tebliğ edilmediğini, kararın dava dışı ... vekili tarafından ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile müvekkil idare aleyhine takibe konulduğunu, müvekkilinin takip sonucu toplam ....-TL tutarındaki işçi alacağını dava dışı işçiye ödediğini, yapılan ödemenin müvekkil kurumu ilgilendirmediğini, davalı şirketin işçinin alacaklarını ödemiş olsaydı müvekkil kurumun bu tazminatları ödemek durumunda kalmayacağını, yapılan ödemenin davalı şirketin ödemesi gereken borç olduğunu, müvekkil kurumun sorumluluğunun ihale dökümanı gereğince ihale bedelini ödemek olduğunu, davalı şirketin ise sorumluluğunun ihale konusu işi yerine getirmek olduğunu, ödenen ücretlerden taşeron firmanın sorumlu olduğunu, müvekkil kurumun zarara uğratıldığını, davalı firma ile imzaladıkları sözleşmenin eki niteliğinde olan teknik şartnamenin 12/f bendinde; "İşçilerin iş kanunu ve sosyal sigortalar mevzuatı gereğince doğacak tüm hak ve yükümlülüklerinden yüklenici firma sorumludur." hükmüne yer verildiğini, dava konusu olan işçilik alacakları, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin ve istinaf başvuru harcı ile bakiye karar harcının ödenmesinden davalı şirketin sorumlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak kaydıyla toplam ....-TL'nin, ....-TL'sine ödeme tarihi olan ...tarihinden itibaren ayrıca ...-TL istinaf başvuru harcına ödeme tarihi olan ... tarihinden itibaren, ...-TL bakiye karar harcına ödeme tarihi olan ... tarihinden itibaren, işleyecek gecikme faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, bu talebini duruşmada tekrarlamıştır. Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı vekili ibraz ettiği cevap dilekçesinde özetle; dava dışı işçinin 2008 yılından beri kesintisiz olarak çeşitli işverenlere bağlı olarak ... çalıştığını, dolayısıyla dava dışı işçinin başından beri davacı kurumun çalışanı olduğunu, davacı kurum ile imzalanan ihale sözleşmesine istinaden yine davacı ... tarafından müvekkili şirkete işe alınacak personel listesi verilmek suretiyle ve belirli süreli hizmet sözleşmesiyle dava dışı işçinin müvekkili ...'de işe başladığını, ihale süresi sona erdiğinde dava dışı işçinin müvekkili şirketten çıkışının yapıldığını, müvekkili şirketin kendi istediği işçilerle çalışma şansı olmadığını, bu elemanların tamamen kurum yetkililerinin gözetişmi altında onların emir ve talimatlarıyla görevlerini yerine getirdiklerini, dava dışı işçinin müvekkili olan şirkette ... tarihleri arasında çalıştığını, ve dava dışı işçinin işçilik alacaklarından da başından beri işçinin asıl işvereni olan ...'ın sorumlu olduğunu, dava dışı işçinin gördüğü işin ihale sözleşmesi gereği, su sayacı endeks okuma, fatura bırakma, sayaç kapama-açma ve değiştirme işleri olduğunu, ...'ın asıl işinin içme suyu hizmetleri olduğunu, davacı ... tarafından ihale ile müvekkili şirkete verilen işlerin ...'ın asıl işi olduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin alt işverenliğinin muvazaalı olduğunu, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarının da bu yönde olduğunu savunduğunu, davacı kurumun kıdem tazminatı kalemini de rücü etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ... tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı yasanın 8.maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112.maddesine yeni bir fıkra eklenerek alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatları hakkında yeni bir düzenlemeye gidildiğini, işçinin değişik alt işverenler nezdinde aynı kamu kurum ve kuruluşuna ait iş yerinde çalışması halinde işçinin kıdem tazminatının ilgili kamu kurum ve kuruluşu tarafından ödeneceği konusunda yasal düzenlemesinin getirildiği, bu nedenle kıdem tazminatının davacı kurum tarafından ödenmesi gerektiğini, dava dışı işçinin müvekkil firmada 1 yıldan az bir süre 5 ay çalıştığı için, işçinin kıdem tazminatı, yıllık izin ücretine hak kazanmadığını belirterek davacının haksız ve dayanaksız davasının reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Davacı vekili tarafından Antalya ... İş Mahkemesinin karar sureti, dava dışı işçinin başlattığı takibe ilişkin icra emri, ödeme dekontu, taraflara arasındaki ihale sözleşmesine ilişkin sözleşme ve ekli şartnamaler delil olarak sunulmuş, mahkememizce Antalya ... İş Mahkemesinin ... esas sayılı, ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyaları celp edilmiş, bilirkişi raporu aldırılmış tüm deliller toplanmıştır. Dava, davacı kurumun asıl iş veren olarak dava dışı işçiye ödediği işçilik alacaklarının davalı alt işveren şirketten rücuen tahsili talebine ilişkindir. Antalya ... İş Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası celp edilmiş incelenmesinde, ... tarafından davacı ...'a ve davalı ... Şirketi aleyhine işçi alacağından ( kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti. Hafta tatili ücreti, fazla çalışma alacağı) dolayı alacak davasının açıldığı ve yapılan yargılama sonucunda kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma alacakları yönünden davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen kararın istinaf edilmesi üzerine Antalya Bölge Adliye Mahkemesi'nin ... Hukuk Dairesinin ... tarih, ... esas, ... karar sayılı ilamı ile fazla çalışma ücret alacağı ile ilgili olarak talepten fazlasının hükmedildiği gerekçe gösterilip yerel mahkeme kararının kaldırılarak yeniden davanın kısmen kabulüne dair hüküm kurulduğu, ve kararın kesin olarak verildiği anlaşılmıştır. ... İcra Dairesi'nin ... esas Sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; alacaklı ... tarafından Antalya ... İş Mahkemesinin ilamına dayanılarak, davacı kurum ve davalı .... aleyhine toplam ...-TL üzerinden ilamlı takip yapıldığı, davacı ... tarafından ...tarihinde ....-TL'ye ulaşan borcun tamamen ödendiği anlaşılmıştır. Mahkememizce aldırılan ... teslim tarihli bilirkişi raporunda; ihbar tazminatından kaynaklanan zararın tamamından son iş veren olan davalı ...'nin sorumlu olduğu, ihbar tazminatı dışındaki diğer alacaklardan tüm alt işverenlerin kendi dönemleri ile sınırlı olmak üzere sorumlu oldukları, taraflar arasındaki ihale sözleşmelerinde işçilik hak ve alacaklarından hangi tarafın ne oranda sorumlu olacağına ilişkin herhangi bir sözleşmenin ibraz edilmediği, bu hususta takdirin mahkemeye ait olduğu denilerek iki seçenek halinde hesaplamanın yapıldığı, ilk seçenekte; davacının ödediği işçilik alacaklarının yarısı kadar işverenlere rücu edebileceği ihtimaline göre, ikinci seçenekte; ödenen işçi alacaklarının tamamı kadar işverenlere rücu edebileceği ihtimaline göre hesaplamanın yapıldığı, takip konusu ilamın istinaf mahkemesi tarafından kaldırılarak yeniden kurulan hükümde alacağın daha az belirlendiği, bu doğrultuda davacının icra dairesine fazladan ödeme yaptığı ...-TL'yi davalıdan isteyemeyeceği, hesaplamanın bu yüzden kalan tutar üzerinden yapıldığı belirtilerek işçi alacakları yönünden 1.seçenek halinde davacının davalıya rücu edebileceği tutarın ...-TL 2.seçenek halinde davacının davalıya rücu edebileceği tutarın ...-TL olduğu, yine yerel mahkemenin belirttiği ...-TL bakiye karar harcının kesinleşen BAM kararında ...-TL'ye düştüğü, davacının 1.seçenekte bunun yarısını, 2.seçenekte ise tamamını isteyebileceği, ...-TL'lik istinaf başvuru harcının ise rücu edilemeyeceği, aksi kanaat halinde birinci seçenekte yarısının ikinci seçenekte tamamının rücu edilebileceği belirtilmiştir. İncelenen tüm dosya kapsamına göre; Davacı, ... isimli işçi tarafından açılan davada verilen karar ile kendilerinin icra dosyasına ....-TL ödemek zorunda kaldıklarını ve yine karar ilam harcı ile istinaf başvuru harcını yatırdıklarını, imzalanan sözleşmeye göre işçilere yapılan tüm ödemelerden davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek rücuya dayalı eldeki davayı açmıştır. Davalı ise sorumluluğun davacıya ait olduğunu, sözleşmenin muvazaalı olduğunu savunmuştur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davalının muvazaa savunmasının dinlenip dinlenmeyeceği, işçiye ödenen bu tazminattan hangi tarafın sorumlu olduğu noktasında toplanmaktadır. Davalı taraf 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. Maddesi uyarınca işçilik alacaklarından asıl iş verenin sorumlu olduğunu belirtmiş ise de, ilgili düzenleme işçiyi korumak amaçlı getirilmiş bir düzenleme olup, asıl işverenin bu sorumluluğu sadece işçiye karşıdır. Eldeki davada ise, uyuşmazlığın çözümünde öncelikle taraflar arasındaki sözleşme hükümleri, aynı sözleşmelerden kaynaklanan uyuşmazlıkla ilgili verilmiş mahkeme kararları ve genel hukuk prensipleri dikkate alınarak bir sonuca gidilmelidir. Taraflar arasındaki Hizmet İşleri Genel Şartnamesinin 38. Maddesi ile teknik şartnamenin 7.1.3 maddesinde yapılan düzenlemeye göre işçiye ödenecek olan tazminatlardan davalı yüklenicinin sorumlu olduğu, hatta ihale bedeli belirlenirken bu maliyetlerin fiyata dahil edildiği anlaşılmaktadır. Bu düzenleme gereği yüklenici olan davalı, işçiyi çalıştırdığı dönem itibariyle ödenen tazminattan dolayı davacıya karşı sorumludur. Davalı, işin alt işverene devredilemeyecek işlerden olduğunu bu anlamda sözleşmenin muvazaalı olduğunu belirtmiş ise de, kimse kendi muvazaasına dayanamayacağından sözleşmenin tarafı olan davalının da bu savunması dikkate alınmamıştır. Davalı taraf 7166 sayılı kanunun 11.maddesi ile 4857 sayılı iş kanununun 112.maddesine 6.fıkra olarak " kıdem tazminatı ödemesinden ötürü sözleşmede alt işverene rücü edileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverenlere rücu edilemeyeceğine" dair düzenlemenin getirildiğini, aynı kanunun 12.maddesinde de "yürütülen davalarda 4857 sayılı iş kanunun 112/6.fıkra kapsamında rücu edilemeyecek kısım için esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilir." düzenlemesinin getirildiğini belirterek bu yön itibari ile esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep etmiştir. 7166 sayılı kanunun 11.maddesine göre; "22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununun 112 nci maddesine beşinci fıkrasından sonra gelmek üzere aşağıdaki fıkra eklenmiştir. 4734 sayılı Kanunun 62 nci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilere, 11/9/2014 tarihinden sonra imzalanan ihale sözleşmeleri kapsamında, kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde ... tarihinden sonra geçen süreye ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşları tarafından yapılan kıdem tazminatı ödemeleri için sözleşmesinde kıdem tazminatı ödemesinden ötürü alt işverene rücuedileceğine dair açık bir hükme yer verilmemişse alt işverenlere rücu edilmez." Görüldüğü üzere davalının savunmasında belirttiği kanun maddesi ... tarihinden sonra imzalanan ihale sözleşmeleri için uygulanabilecek bir hüküm olup somut olayda sözleşme ... tarihli olduğundan kanun maddesinin somut olayda uygulanabilir tarafı bulunmamaktadır. Tüm dosya kapsamının incelenmesi neticesinde; dava dışı işçinin başka alt işverenler nezdinde sırasıyla çalıştıktan sonra ... tarihi itibariyle davalı .... bünyesinde aynı işinde çalışmaya devam ettiği, yani önceki alt işverenin ihale süresinin sona ermesi anında dava dışı işçinin iş akdinin sonlandırılmayıp ihaleyi yeni alan alt işveren nezdinde çalışmasını sürdürdüğü, bu itibarla yerel Yargıtay içtihatlarına göre davalı ile diğer alt işverenler arasındaki ilişkinin iş yeri devri niteliğinde olduğu, ihbar tazminatı hariç olmak üzere diğer işçilik alacaklarından her bir alt işverenin işçiyi çalıştırdığı dönem ile sınırlı olarak sorumlu olduğu, ihbar tazminatının ise bu alacak feshe bağlı olduğundan sorumluluğun son işverene yani davalı ... 'ye ait olduğu, dolayısıyla davacının ödediği tazminatı her bir alt işverenin sorumluluğuna göre ayrı ayrı rücu edebileceği, tümünü davalıdan isteyemeyeceği, yine takibe dayanak yapılan ilam yerel mahkeme ilamı olmasına rağmen davalının ancak kesinleşmiş bölge adliye mahkemesi ilamına göre sorumluluğunun tespit edileceği, davacının kesinleşmeyen ilama göre ödediği fazla tutarı davacıya rücu edemeyeceği, bu doğrultuda hazırlanan ve denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olması nedeniyle dikkate alınan bilirkişi raporunda icra dosyasına yapılan ödeme açısından davacının davalıya rücu edebileceği tutarın ikinci seçenekte belirtilen ...-TL kadar olduğu, davalı şirketin işçiye ödeme yapmayarak davanın açılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle davacının ödediği karar ilam harcının kesinleşen ilama göre ...-TL'sinden ve yine davacının ödediği ...-TL'lik istinaf başvuru harcından da sorumlu olduğu kanaati ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ödenen tutarlara ödeme tarihi itibariyle yasal faiz işletilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Neden ve kanıtları yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın kısmen kabulü ile toplam ....-TL'nin ...-TL'sine ...-TL'sine ...-TL'sine ... tarihinden işletilecek yasal faizi ile davalıdan alınıp davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Alınması gerekli ...-TL harcın peşin alınan ...-TL harçtan mahsubu ile fazla alınan ...-TL harcın davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan ...-TL ilk dava gideri, ...-TL bilirkişi ücreti, ...-TL tebligat gideri, olmak üzere toplam ... yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı üzerinden hesaplanan ...-TL'si ile peşin alınan ...-TL, olmak üzere toplam ...-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlasının davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ...-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Bölge Adliye Mahkemesi'nde ilgili Hukuk Dairesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.15/10/2019
Katip ... (E-İmzalı)
Hakim ... (E-İmzalı)