İlk Derece Mahkemesi · İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/802 E. 2019/788 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/802
- Karar No
- 2019/788
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/802 Esas
KARAR NO : 2019/788
DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ : 16/08/2017
KARAR TARİHİ : 27/11/2019
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesinin 6552 sayılı İş Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması İle Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun'un 8. maddesi ile değişikliğe uğradığını, 08/02/2015 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımları Kapsamında İstihdam Edilen İşçilerin Kıdem Tazminatlarının Ödenmesi Hakkında Yönetmelik’in de 11/09/2014 tarihinde yürürlüğe girdiğini, buna göre, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 62. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendi uyarınca yapılan ihale kapsamında çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatlarından doğan sorumluluğun kamu kurum ve kuruluşlarına yüklendiğini, alt işverene rücu hakkının da tanınmadığını, davacı şirket ile davalı ... Genel Müdürlüğü arasında imzalanan hizmet alım sözleşmeleri kapsamında davalı tarafa ait işyerlerinde görev yapan davacı şirket işçilerinden ...’nın davalı tarafça davacı şirkete iade edilmesi üzerine işten çıkartıldığını, anılan işçi tarafından işe iade davası açıldığını, yargılama neticesinde davacı ... A.Ş. ile davalı ... Genel Müdürlüğü arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğu kabul edilerek, davacı işçinin en başından itibaren ... Genel Müdürlüğü işçisi sayılmasına ve ... Genel Müdürlüğü işyerine iadesi gerektiğinin tespitine karar verildiğini, davacı şirket ile davalı tarafın müştereken sorumlu tutulduklarını, buna göre, davacı şirket tarafından ödenen brüt 8.112,00.-TL tutarındaki işe almama tazminatı, brüt 14.722,06.-TL tutarındaki 4 aylık ücret ve brüt 21.653,52.-TL tutarındaki ihbar tazminatı olmak üzere toplam 44.487,58.-TL’nin yarısı olan 22.243,79.-TL’den davalı tarafın sorumlu olduğunu, bunun dışında davacı şirket tarafından dava dışı Yalçın Kabakçı’ya işe iade davasından önce hesaplanan brüt 14.657,61.-TL kıdem tazminatının ödendiğini, bu çerçevede toplam 36.901,40.-TL’nin ödenmesi için davalı tarafa 10/01/2017 tarihinde yazı gönderildiğini, ancak davalı tarafın 27/01/2017 tarihli cevabi yazısıyla talebi reddettiğini, buna göre, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşuluyla 36.901,40.-TL’nin temerrüt tarihi olan 10/01/2017 tarihinden itibaren ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; 6552 sayılı Kanun’un 8. maddesiyle 4857 sayılı İş Kanunu’nun 112. maddesinde getirilen değişiklik neticesinde alt işveren konumundaki davacı şirketin kendi personeline karşı sorumluluğunun ortadan kalkmadığını, dava dışı işçinin 6552 sayılı Kanun’a dayalı olarak çıkartılan yönetmelik uyarınca taraflarına bir başvurusunun bulunmadığını, bunun yanında dava dışı işçiye işe iade davası neticesinde ödenen paranın da taraflar arasındaki sözleşme ve şartname hükümlerine göre müvekkilinden talep edilemeyeceğini, keza, taraflar arasındaki sözleşmelerin muvazaa nedeniyle geçersizliğinin de dava dışı işçi açısından önem arz ettiğini, taraflar arasındaki akdi ilişkiyi etkilemediğini, emsal kararlara göre de bu miktarların rücuan tahsilinin talep edilmesine imkan bulunmadığını, ticari avans faizi talebinin de yerinde olmadığını, bu nedenlerle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 12/06/2018 tarih... Esas-... Karar sayılı ilamı ile davanın reddine karar verildiği, davacı vekilinin kararı istinaf etmesi nedeniyle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17.Hukuk Dairesi'nin ... Esas-... Karar sayılı ilamı ile İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 12/06/2018 tarih ... Esas-... Karar sayılı ilamının kaldırılarak mahkemenin görevsizliğine görevli mahkemenin İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi olduğuna karar verildiği, İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas-... karar sayılı görevsizlik kararı ile mahkememize gönderildiği ve mahkememizin ... Esas sırasına kaydı yapıldığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamından; davanın, alt işveren konumundaki davacı şirket tarafından 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112. maddesinde değişiklik yapan 6552 sayılı İş Kanunu İle Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması İle Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılmasına Dair Kanun'un yürürlüğe girmesinden sonra ancak bu kanuna bağlı olarak çıkartılan Kamu İhale Kanununa Göre İhale Edilen Personel Çalıştırılmasına Dayalı Hizmet Alımları Kapsamında İstihdam Edilen İşçilerin Kıdem Tazminatlarının Ödenmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri çerçevesinde dava dışı işçiye ödenen kıdem tazminatı ile bu işçi tarafından açılan işe iade davası neticesinde, mahkemece taraflar arasındaki akdi ilişkinin muvazaalı olup, dava dışı işçinin başlangıçtan itibaren davalı ... Genel Müdürlüğü işçisi sayılması gerektiği ve tarafların müştereken sorumlu tutulmaları yönündeki belirlemelere göre ödenen işe almama tazminatı, 4 aylık ücret ve ihbar tazminatının 1/2’sinden davalı ... Genel Müdürlüğü’nün sorumlu olduğu iddiasıyla açılmış bir rücuen alacak davası olduğu anlaşılmıştır.
İzmir ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında İzmir .... İş Mahkemesi’nin ... Esas–... Karar sayılı dosyasının celp edilerek taraflar arasındaki sözleşme ve şartname örnekleri kapsamında uzman bilirkişiye tevdi edilerek rapor alındığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelenmekle; yapılan yargılamada taraf delilleri toplanmış, tarafların uyuşmazlık noktalarının tespiti ile toplanan deliller, tarafların beyanları, ayrıntılı ve gerekçeli karar yazmaya yarar bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; davacının hizmet alımı sözleşmeleri ile işçi çalıştırmaya devam ettiği, en son imzalanan sözleşmede işe başlama tarihinin 01/10/2014 işin bitirme tarihinin 31/12/2016 olarak kararlaştırıldığı, Borçlar Hukuku alanında tarafların aralarında yaptıkları sözleşmenin hüküm ve sonuç doğurmasını istedikleri bunun geçersiz olması veya yerine başka bir sözleşmenin geçerli olmasını istemedikleri durumlarda muvazaadan söz edilemeyeceği, İş Hukuku alanında özellikle alt işverenlik uygulamasında sıklıkla tarafların görünüşte yaptıkları sözleşmenin hüküm ve sonuç doğurmasını istedikleri görüldüğü, bunun teknik olarak muvazaa olarak nitelendirilemeyeceği, davacının serbest iradesiyle imzaladığı sözleşme ve eki teknik şartnamelerde "oluşacak kıdem ve ihbar tazminatları ile ilgili her türlü sorumluluk yükleniciye ait olup, 4857 sayılı İş Kanunu hükümlerine göre işlem yapılacaktır. İhale konusu hizmeti yürüten ve yüklenicinin personeli konumundaki çalışanların açabileceği her türlü davanın (iş davaları dahil) hukuki muhatabı yüklenici olacaktır. İş ve Sosyal Güvenlik Hukukundan kaynaklanan dahil her tür davada personel lehine mahkemece hükmedilecek tazminattan mahkeme masrafından faizden ve vekalet ücretlerinden yüklenici sorumlu olacaktır" şeklinde düzenlemelere yer verildiği, İzmir .... İş Mahkemesi’nin ... Esas–... Karar sayılı kararı ile hüküm altına alınan brüt 8.112,00 TL tutarındaki işe almama tazminatı, brüt 14.722,06 TL tutarındaki 4 aylık ücret ve brüt 21.653,52 TL tutarındaki ihbar tazminatı olmak üzere toplam 44.487,58 TL’nin yarısı olan 22.243,79 TL’den davalı ... Genel Müdürlüğü’nün sorumlu olduğu yönündeki davacı iddiasının da, yukarıda özetlendiği şekilde taraflar arasındaki sözleşme ve şartname hükümlerine göre dinlenemeyeceği, her ne kadar davacı taraf, İzmir ... İş Mahkemesi’nin anılan kararında taraflar arasındaki sözleşmenin muvazaalı olduğunun ve dava dışı işçinin en başından itibaren ... Genel Müdürlüğü işçisi sayılması gerektiğinin tespit edildiğini, tarafların hüküm altına alınan miktarlardan da müteselsilen sorumlu tutulduklarını, bu nedenle davalı ... Genel Müdürlüğü’nün de sorumluluğunun doğduğunu iddia ediyorsa da, iş mahkemesi tarafından taraflar arasındaki sözleşmenin muvazaalı olduğu yönündeki belirlemenin sadece işe iade davası açısından önem arz ettiği, bu belirlemenin taraflar arasında akdedilen ve uygulanan sözleşme ve atıf yaptığı şartname hükümlerini ortadan kaldırdığının düşünülemeyeceği, aksi düşünülse dahi muvazaalı işlemin tarafı olan davacı şirketin muvazaaya dayalı olarak hak iddia etmesine imkan bulunmadığı kanısına varılmış olmakla davanın reddi yönünde aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM :
Yukarıda yazılı bulunan gerekçeye göre;
1-Açılan davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 44,40 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 585,79 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,
3-Davacının yapmış olduğu yargılama harç ve yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından yapılan 58,50 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm gününde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 5.243,63 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
Dair karar HMK 341 vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer mahkemeye verilecek dilekçe ile istinaf yoluna başvurabileceği belirtilerek davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup usulden anlatıldı.27/11/2019
Katip...
e-imzalı
Hakim...
e-imzalı