İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/2696 E. 2018/3431 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/2696
Karar No
2018/3431

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/30 Esas KARAR NO : 2021/362 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 16/01/2020 KARAR TARİHİ : 08/06/2021 İSTEM: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle: Müvekkilinin inşaat malzemeleri, makinaları ve her türlü nalburiye ve hırdavat alım ve satım işini yaptığını, davalı ile arasında ticari ilişkinin söz konusu olduğunu, müvekkilden aldığı ürünlerin bir kısmının bedelini ödemediğini, müvekkilinin alacağı fatura ve sevk irsaliyeleri ile sabit olduğunu, fatura ve cari hesap dökümünün ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu, tüm ihtarlara ragmen davalının borcunu ödemediğini, Antalya ... İcra Müdürlüğü’ nün .../... Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu, müvekkilinin asıl alacağının ... TL olduğunu, bu nedenlerle davanın kabulü ile itirazın iptali ve takibin devamına, asıl alacağın %20’ sinden aşağıda olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. YANIT: Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle: husumet itirazlarının olduğunu, davanın davalının yerleşim yerinde açılması gerektiğini, davanın ... ilinde açılması gerektiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkili şirketi nezdinde muaccel hale gelmiş ve ödenmemiş hiçbir alacağının bulunmadığını, icra takibine konu faturaların daha önceden ödendiğini, bu nedenlerle davanın esasa girilmeksizin ... Asliye Ticaret Mahkemeleri’nin yetkili olduğu nazara alınarak mahkemenin yetkisizliği nedeni ile reddine, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın tüm talepler yönünden reddine, davacı aleyhine %20’ den az olmamak kaydı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. KANITLAR VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafından davalı aleyhine Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyası ile başlatılan takibe davalı tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce icra dosyası celp edilerek dosya arasına alınmış, bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve taraf delilleri toplanmıştır. Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... esas sayılı takip dosyasının celp edilerek incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz olmak üzere toplam ... TL alacak üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, takip dayanağının "... tarihli fatura ve cari hesap alacağı" olduğu, davalı tarafından süresinde itiraz edilmesi nedeniyle takibin durduğu görülmüştür. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Somut olayda davacı tarafın iddiası; davacı şirketin inşaat malzemeleri, makineleri ve hırdavat alım satım işi ile uğraştığı, davalı ile aralarında bu nedenle ticari ilişkinin bulunduğu, davalı şirketin satın aldığı mallar teslim edilmesine rağmen ürünlerin bedelini ödemediği hususlarına dayanmaktadır. Davalı taraf ise cevap dilekçesi ile davacı ile aralarındaki ticari ilişkiyi kabul etmekte, davaya konu fatura bedellerini ödediğini iddia etmektedir. Satış sözleşmesi Türk Borçlar Kanununun 207 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Anılan hükümlere göre satım, satıcının satılanın zilyetlik ve mülkiyetini alıcıya devretme, alıcının ise buna karşılık bir bedel ödeme borcunu üstlendiği sözleşme olarak tanımlanmıştır. Satış sözleşmesinin geçerli olabilmesi için icap ve kabul iradelerinin birleşmesi gerekli ve yeterlidir. Sözleşmenin yazılı yapılması geçerlilik için şart değildir. Yazılı yapılması ispat bakımından önem taşımaktadır. Buna göre, sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ve aksine bir adet bulunmadıkça, satıcı ve alıcı borçlarını aynı anda ifa etmekle yükümlüdürler. Karşılıklı edimlerin ifasında, satıcı malı teslim ettiğini önce kanıtlamalıdır. Bu ispatlandığında bedelin alıcı tarafından alıcı tarafından ödendiği ispatlanmalıdır. 6100 sayılı HMK’nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, anında özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine aynı Yasanın 200/1 maddesi gereğince eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir. Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir. Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı). Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302E. 2015/12272K. sayılı ilamı). Mahkememiz dosyası davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için Mali Müşavir Bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen ... tarihli kök raporda özetle; taraflar arasında faturaya dayalı ticari ilişkinin olduğu, ‘İnşaat Malzemeleri, Nalburiye Ve Hırdavat Malzemeleri' alımı/satımı yapıldığı, davacının 2018 yılı ticari defterlerinin noter açılış tasdikleri ile yevmiye kapanış tasdikinin yasal süresinde yapıldığı, ticari defter kayıtlarının usulüne uygun olduğu, ticari defterlerinin birbirini doğruladığı, HMK'nın 222/2. maddesine göre 2018 yılı defter kayıtlarının davacı lehine davalarda delil vasfı taşıdığı, davacının takip tarihinde talep ettiği alacağın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının davalıdan ... TL alacaklı olduğu, davacının faturaları açık fatura olarak davalı adına düzenlediği, sevk irsaliyelerinin bulunduğu, teslim alan isim soy isim ve imzanın yer aldığı, SGK kayıtlarında teslim alan isim soy ismi yazılı kişilerin davalı sigortalı çalışan listesinde yer almadığı, tarafların bağlı Vergi Dairesi Müdürlüklerine 2018 yılı 'Form Ba ve Form Bs' beyanlarının birbirleri ile uyumlu beyan ettiği, davacının ticari defterlerini sunması ile beyanlarının ticari defterleri ile uyumlu olduğunun tespitinin yapıldığı, davacının davalıyı ihtarname ile temerrüte düşürmediğinden takip tarihinden itibaren taleple bağlılık ilkesi gereği temerrüt faizi talep edebileceği yönünde görüş bildirildiği görülmüştür. Davalı tarafın ticari defter ve belgelerinin incelenmesi amacıyla ... Asliye Ticaret Mahkemesi' nin .../... Talimat sayılı dosyası ile rapor alınmış, alanında uzman mali müşavir bilirkişi tarafından sunulan ... tarihli raporda özetle: taraflar arasındaki ilişkinin yazılı cari hesap sözleşmesine dayanmayan bir ticari ilişki içerisinde yürütüldüğünün anlaşıldığı, Davacının ... TL tutarındaki alacak iddiasının birden fazla faturaya dayandığı ve davalı yanca bu faturalara itiraz edilmediği, bu bakımdan tarafların yasal defter kayıtlarında işlenmiş olması halinde ödenmesi gerektiği, davalı yasal defterlerinin incelenmesi neticesinde, davaya konu faturaların, davalı yasal defterlerine doğru ve muhasebe ilkelerine uygun olarak kaydedildiği, davalı nezdinde tutulan, davacı hesabının ...TL tutarında alacaklı olduğu, davalının 2018 ve 2019 dönemi yasal defter ve belgelerine göre davacının ...TL tutarında alacaklı olduğu yönünde görüş bildirildiği görülmüştür. Yukarıda yer verilen açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerin usulüne uygun tutulup takibe konu alacak kalemlerinin de bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına ve fatura içeriği malların teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır. Ancak Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş, taraf defterleri incelenmiş, bilirkişiler tarafından düzenlenen rapora göre dava konusu alacağın her ili tarafın da ticari defterlerinde kayıtlı olduğu görülmüştür. Ayrıca davalı taraf cevap dilekçesinde taraflar arasındaki ticari ilişkiyi kabul etmiş, dava konusu malların bedelinin ödendiğini beyan ederek ödeme iddiası yönünden ispat yükünü üzerine almıştır. Davacı şirketin ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesine göre taraflar arasında faturaya dayalı ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı ve davalı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, takibe konu fatura ve cari hesaptan kaynaklı kaynaklı olarak ... TL TL alacağının davacı ve davalı tarafın ticari defter kayıtlarında yer aldığı anlaşılmaktadır. Buna göre davacı tarafın dava konusu faturadan kaynaklı edimlerini yerine getirdiğini ticari defterler kayıtları, Ba-Bs formları ile yapılan bildirimler ile ispat ettiğinin kabulü gerekmiştir. Buna karşılık olarak davalı tarafın davacı tarafın yerine getirdiği mal ve hizmetler karşılığında faturadan kaynaklanan borcunu ödediğini ispat edemediği kanaatine varıldığından davalı tarafından takip dosyasına yapılan itirazın kısmen iptaline karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar davacı taraf takip talebinde asıl alacakla birlikte işlemiş faiz talebinde bulunmuşsa da, davalı borçlunun icra takibinden önce temerrüde düşürülmemiş olduğu anlaşıldığından, takipteki faize ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Buna göre davalı borçlu tarafından fatura ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, -Antalya ... İcra Müdürlüğü' nün .../... Esas sayılı takip dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin ... TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi üzerinden devamına, -Alacağın likit ve belirlenebilir olması nedeni ile asıl alacağın %20' si oranında ... TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Fazlaya ilişkin talebinin reddine, 2-Alınması gereken ... TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan ... TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yargılama süresince yapılan ... TL başvurma harcı, bilirkişi ücreti, posta masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davanın kabul/red oranına (%92,43) göre hesaplanan ... TL' sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Kabul edilen miktar yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Reddine karar verilen miktar yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 7-Karar kesinleştiğinde bakiye gider avansının ilgili tarafa derhal iadesine, 8-Antalya Adliyesi Arabuluculuk Bürosu'nun .../... numaralı arabuluculuk dosyasında suç üstü ödeneğinden karşılanarak ödenen ... TL' nin davanın kabul red oranına göre (%92,43) ... TL' sinin davalı taraftan, ... TL' sinin davacı taraftan tahsil edilerek hazineye irat kaydına, Dair; tebliğden itibaren İKİ HAFTA içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi tarafından incelenecek olan istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/06/2021 Katip ... Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2018/2696, K. 2018/3431, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-2696-e-2018-3431-k-95cf8d827ab1