İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2018/211 E. 2021/397 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2018/211
Karar No
2021/397
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/211 Esas KARAR NO : 2021/397

DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 30/03/2018 KARAR TARİHİ : 27/05/2021

Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dilekçesinde özetle; davacı ile davalının, davalının işlettiği ... kısmı ile sinema ve restaurant kısmı izolasyon işlerinin yapılması konusunda anlaşıldığını, ödemelerin hak ediş usulüne göre yapılacağını, ... kısmına ilişkin yapılan işleri ilişkin hak ediş düzenlendiğini, hak edişin davalı tarafından onaylandığını ve ... tarih ... nolu ...TL miktarlı fatura tanzim edildiğini ve ödeme yapıldığını, sinema kısmına ilişkin yapılan işler için ... nolu hak ediş düzenlendiğini, davalı tarafça onaylandığını, bu iş için ... tarih ... nolu ...TL miktarlı fatura düzenlendiğini ve ödeme yapıldığını, restaurant kısmına ilişkin de taahhüt edilen edilen işlerin yapıldığını ve davalı tarafa tesliminin yapıldığını, restaurant kısmına ilişkin taahhüt edilen edimi yerine getirilen işler nedeni ile ... tarih ... nolu ...TL miktarlı fatura düzenlendiğini, 8 günlük iade süresi geçtikten sonra faturanın iade olunduğunu, bunun üzerine Antalya ... Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarname ile söz konusu fatura davalıya yeniden gönderilerek ... TL'nin 1 gün içinde ödenmesi aksi halde icra takibine geçileceğinin ihtar edildiğini, ihtarname tebliğine rağmen davalının ödeme yapmadığını, bunun üzerine faturaya dayalı olarak icra takibine başlatıldığını, davalının takibe itirazı ile takibin durdurulmasına karar verildiğini belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın gerçekleştirmiş olduğu izolasyon işlerine ilişkin ... ve ... tarihli faturalara istinaden ...Tl ve ... TL olmak üzere toplam ... TL ödeme yapıldığını, bu tutarlar haricinde davacı ile davalı arasında izolasyan veya benzeri işlemlere ilişkin her hangi bir anlaşma bulunmadığını, yine her hangi bir hak ediş raporunun da bulunmadığını, takibe konu faturaya davalı tarafça itiraz edildiğini, Antalya ... Noterliği'nin ... tarihli ... yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi ile itirazların ileri sürüldüğünü, fatura içerini kanıtlamak davacının yükümlülüğünde olduğunu, belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. DAVA : Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesine dayanan itirazın iptali istemli davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. maddesinde belirtilen 1 yıllık süre içerisinde, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Antalya .... İcra Müdürlüğü'nün...E. sayılı takip dosyasının incelenmesinde; alacaklının davacı, borçlunun davalı olduğu, ...TL fatura alacağı, ... TL ihtar protesto olmak üzere toplam ... TL alacak için ilamsız takiplere mahsus icra takibi yapıldığı, davalı borçlunun takibe itiraz ettiği ve takibin durdurulmasına karar verildiği görülmüştür. Davacı tanığı ...'ın talimatla alınan beyanında; "Ben mahkemece yapılan keşif yerlerinde gerçekleştirilen izalasyon işlemine katıldım. Bu işlemi yaparken yanımızda karşı taraf şirketinin şefleri vardı. Bütün işleme nezaret ettiler. Ben iş bitimi sonunda imzalatılan belgelerin imzalanması esnasında orada değildim. Ancak daha önce şirketimizde çalışan beraber izalasyon işlemini yaptığımız arkadaş bana davalı tarafça iş bitirme belgelerinin imzalanmış olduğunu söyledi. Daha sonra bu arkadaşım şirketten ayrılmıştır. Ben bu belgelerdeki imzaların kime ait olduğunu bilmiyorum. bizi kontrol eden şef vardı. Ben bu kişi dışında karşı taraftan başka bir yetkili görmedim" demiştir. Davacı tanığı ... talimatla alınan beyanında; "Ben mahalde izalasyon işlemlerini yapan ekibin şefiydim. Bütün izalasyon işlemleri boyunca ben mahaldeydim. Benim gözetimim altında bu işlemler gerçekleştirildi. Bu izalasyon işlemleri sırasında karşı taraf yetkilisi olduklarını beyan eden 2 kişi geldi. Ben birisinin isminin ... olduğunu biliyorum. Diğer kişinin ismini şu an hatırlayamıyorum. Onların talimatlarıyla gösterdikleri bölgelerde izalasyon işlemlerini yaptık. İş bitirme belgelerini karşı taraftan depo şefi ve ... imzaladı. Belgelerde benim imzam yoktur. Ancak bu belgeleri ben imzalattım. Biz bu işlem için gereken malzemeleri önce karşı tarafın deposuna indiriyorduk. Daha sonra bu malzemeleri işlem için depodan alıp kullandıktan sonra boş bidonları tekrar depoya iade ediyorduk. Bu iade işlemine ilişkin depo sorumlusunun imzası vardır. Ayrıca yapılan işe ilişkin karşı taraf yetkilisi ... nun imzası vardır. Bu belgeleri ben imzalattım. ...’nun şantiye şefi yardımcısı, ...’nun ise şantiye şefidir ben bu iki kişiyi de tanırım" demiştir. Davalı tanığı ... talimatla alınan beyanında; "Ben taraflar arasındaki izalasyon işlemine katıldım. Bu işlemler mahalde uygulanırken nezaret etmedim. Ancak ara sıra kontrol ediyordum. Ben sinema kısmına ilişkin iş bitirme belgelerine imza attım. Ancak restoran kısmına ilişkin iş bitirme belgelerine imza atmadım. Restoran kısmında işlem tamamlanmış ancak su kesilmemişti. Ben sinema salonu içinde kış gelmesiyle beraber suyun kesilmemiş olduğunu gördük. Ben taraflar arasındaki iş ve işlemlere tanığım. restoran kısmına ilişkin iş bitirme belgelerindeki imzalar bana aittir. az önceki ifademde yanlış söyledim. Restoran kısmına ilişkin iş bitirme belgelerindeki imzalar bana aittir. sinema kısmına ilişkin belgelerde benim imzam yoktur. Sinema salonu altında bulunan binaya dışarıdan yağmur yağınca içerisi komple su aldı ve ıslandı. Bu durumu karşı tarafa sözlü olarak bildirdik. Bize daha fazla suyun kesilemeyeceğini söylediler. Su almaya devam edince dışarıdan ... çağırdık. ... binanın çevresinde betonu kaldırmak suretiyle izalasyon işlemi yaptı ve tekrar beton döktüler, " demiştir. Davalı tanığı ... talimatla alınan beyanında; "Ben davalı şirkette mimar olarak çalışmaktayım. İzalasyon işlemleri boyunca ben davacı tarafın çalışanlarını yer yer kontrol ettim. Karşı tarafın kullandığı malzemelerin depodan alınmasına ilişkin yapılan işleme ben şahit olmadım. Ben sinema salonunun altında yapılan işleme ilişkin iş bitirme belgelerine ben imza attım. Restoran kısmına ilişkin belgeleri ben imzalamadım. Ancak şu için tam olarak hatırlamamakla birlikte birkaç tanesini imzalamış olabilirim. Restoran kısmına ilişkin izalasyon bizce hiç tamamlanmamıştır. Restoran kısmına ilişkin iş bitirme belgelerdeki imzalar bana aittir. bizim bu maildeki yazışmalarımız ihtilaf konusu olmayan ve ödemesi yapılan diğer işlere ilişkindir. Huzurda keşif mahalline konu işlerle ilgili değildir. Keşif mahalline konu yerlerde restoran kısmında izalasyon işi tamamlanmamıştır. Halen su vardır. Sinema kısmında ise karşı tarafça işlemler yapılmış ise de, kışın orası da su almıştır. Biz bu olay üzerine sadece sinema kısmını ... isimli başka bir şirkete tadil ettirdik. Şu an su almamaktadır. ... İnşaat firması sinema kısmına ilişkin binanın dış cephesinden betonu kaldırdı. Sürme izalasyon yaparak tekrar beton döktü" demiştir. Bilirkişi ...'in ... tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Taraflar arasında ticari bir ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterlerine göre, dava konusu alacağın dayanağı olan faturaya istinaden takip tarihi itibariyle davacı şirketin bakiye ....-TL. tutarında davalı şirketten alacağının olduğu, davalı tarafın ticari defterlerinde dava konusu alacağın dayanağı olan faturanın kayıtlı olmadığı, bu nedenle de davalının ticari defterlerine göre davalı şirketin davacı şirkete bir borcunun olmadığı, dava konusu alacağın dayanağı olan fatura ile muhteviyatı mal ve hizmetlerin davalı şirkete teslim edilip edilmediğinin takdiri mahkemeye ait olduğu" belirtilmiştir. Bilirkişi Mimar ... ve İnşaat Mühendisi ... tarafından düzenlenen ... tarihli raporda özetle; "Davaya konu taşınmazlar, ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi adresinde bulunan " ... " isimli alış veriş merkezinde olup, ..., sinema ve restoran binaları olduğu, keşif anında tarafların gösterdikleri yerlerde davacı tarafça enjeksiyonlu sistemle izolasyon işlerinin yapıldığının anlaşıldığı, davacı tarafça yapılan enjeksiyonlu izolasyon işinin zemine delik açılarak beton altına zerk edilerek yapılması ve sonrasında enjeksiyonların sıva altında kalması sebepleri ile davacı tarafın yaptığı anlaşılan ... imalatının ne kadar yapıldığının anlaşılmasının mümkün olmadığı ve bu konuda hesaplamaların yapılamadığı, davacının zemin betonu altında yapmış olduğu işin bedelinin ne olduğunun belirlenememesi nedeni ile Sayın Mahkemenizce dava dosyasında mevcut ... tarihli ve ... sayılı "..../ İş Bitim Raporu " başlıklı ve davacı ve davalı çalışanları olan işi yapan ..., işveren yetkilisi ..., ... ve ... imzalı belgenin geçerli olduğunun kabul edilmesi durumunda, eksik ve hatalı işin düzeltilmesi bedelinin tenkisi ile davacının yapmış olduğu belirtilen işten ötürü işin yapıldığı ... tarihi itibariyle bakiye alacak miktarının yüklenici karı ve kdv dahil ... TL olduğu" belirtilmiştir. Bilirkişi Mimar ... ve İnşaat Mühendisi ... tarafından düzenlenen ... tarihli ek raporda özetle; "kök raporda yapılan tespit ve değerlendirmelerde değişiklik olmadığı, davacı tarafça yapıldığı belirtilen enjeksiyon yalıtım uygulamalarından ne kadarlık kısmının yalıtım görevini yerine getirdiği ve metrajı hususlarında değerlendirmenin, altyapı imalatı olması sebebi ile tespit edilemediği, Sinema binası bölümünde dava dışı 3. Firmaya yaptırıldığı belirtilen imalatın 2017 yılı bedelinin ...TL olduğu, Restaurant bölümünde keşif tarihinde zeminde toplama çukuru olarak kullanıldığı belirtilen alanda su mevcut olduğu, suyun kaynağının belirlenemediği, davacı tarafça yapıldığı belirtilen işlerin ne kadarlık kısmının yalıtım görevini yerine getirdiği hususlarının belirlenememesi sebebi ile yapılan iş miktarı ve bedelleri hususunda tespit yapılmadığı" belirtilmiştir. Bilirkişi Mimar ... ve İnşaat Mühendisi ... tarafından düzenlenen ... tarihli ek raporda özetle; "Fatura içeriğinde detay bulunmamasına rağmen is kalemi bazında davacı tarafın yaptığı işlerle uyumlu olduğu, sinema binasında yapılan uygulamaya ait iş bitim raporu bulunmadığı, yapılan imalatların yer altı imalatlar olması ve kullanılan malzeme miktarlarının keşif veya inceleme ile tespitinin mümkün olmadığı, is bitim raporları ve irsaliyelerin tarihlerine göre davalı kabulünde olan ... tarihli fatura sonrasında düzenlenen irsaliye ve iş bitim raporu bulunmadığı, irsaliyeler ile teslim edilen malzemelerin hakediş birim fiyatları üzerinden toplam tutarının ... TL olacağı, keşif tarihinde yapılan incelemelerde, sinema binasında sonradan dava dışı firma tarafından başka bir uygulama yapıldığının belirtildiği, dosyaya yeni sunulan harici disk içerisindeki videolardan ise sinema binasında yapılan uygulamanın kabule mümkün teknik durumda olmadığı ve bina içerisine aşırı derecede su alma sorununun olduğunun görüldüğü, davacı tarafça yapılan imalatların, restoran ve sinema binasında yapılan işler olarak ayrımının net şekilde yapılamaması sebebi ile ayıplı iş bedeli oranın/bedelinin tespit edilemediği, sinema binasında 3. Kişi tarafından yapılan yalıtım uygulamasının 2017 yapım tarihi itibari ile bedelinin ... TL olabileceği" belirtilmiştir. İtirazın iptali davası 2004 sayılı İcra İflas Kanunun 67. maddesinde “(Değişik birinci fıkra: 17/7/2003-4949/15 md.) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (Değişik: 9/11/1988 - 3494/1 md.) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (Mülga dördüncü fıkra: 17/7/2003-4949/103 md.) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (Ek fıkra: 2/7/2012-6352/11 md.) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir. Borçlunun itirazı üzerine takibin durması ile birlikte alacaklı açtığı itirazın iptali davasında takip talebinde talep ettiği alacağının bulunduğunu ispat külfeti bizzat kendisindedir. Ancak davalı borçlunun icra dairesinde vermiş olduğu itiraz dilekçesinin içeriği yada cevap dilekçesinin içeriğine göre ispat külfeti yer değiştirebilecektir. İtirazın iptali davasında icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için; geçerli bir ilamsız icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içinde ödeme emrine itiraz etmiş olması, süresi içinde açılmış bir itirazın iptali davası olması, icra inkar tazminatı talep edilmiş olması ve alacağın likit olması gerekir. Eser sözleşmesi, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (BK) 355 inci maddesinde, "İstisna, bir akittir ki onunla bir taraf (müteahhit), diğer tarafın (iş sahibi) vermeği taahhüt eylediği semen mukabilinde bir şey imalini iltizam eder” şeklinde tanımlanmıştır (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470. madde). 818 sayılı Borçlar Kanunu (BK)’nun 355. maddesi ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)’nun 470. maddesine göre eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir. Buna göre yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır. BK’nın 360. maddesi ile TBK’nın 475. maddesine göre, yapılan şeyin, iş sahibinin kullanamayacağı ve hakkaniyet kurallarına göre kabule zorlanamayacağı oranda kusurlu veya sözleşme şartlarına aykırı olması halinde eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hallerde iş sahibi, o şeyi kabulden kaçınabilir veya yükleniciden zarar ve ziyanının tazmin edilmesini isteyebilir. Eserdeki ayıp, yukarıda açıklandığı gibi önemli değilse iş sahibi, işin kıymetinin noksanı oranında fiyatı tenzil edebilir veya aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını da isteyebilir. Kural olarak, eser sözleşmelerinde işin yapıldığını ve teslim edildiğini kanıtlama külfeti yükleniciye, eserin ayıplı olduğunu kanıtlama külfeti ise iş sahibine aittir. İş bedelinin ödenmesi için açılmış olan bir davada, iş sahibi kendisini ancak ayıpları ispatla kurtarabilir; eserin sözleşmeye uygunluğuna sadece itiraz yeterli değildir. Ayıp, eser sahibine teslim edilen eserin niteliklerinde, sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına göre teslim edilmesi gereken eserin özellikleriyle karşılaştırıldığında, ortaya çıkan sapmadır. Kısaca ayıp, teslim edilenle, teslim edilmesi gereken arasındaki farktır (Yavuz, Nihat: Ayıplı İfa, Seçkin Yayınevi, 2. Baskı, Ankara 2010, sh. 437-438-447). Buna göre, ayıbın ortaya çıkarılması için iş sahibi tarafından teslim edilen ile sözleşmede kararlaştırılanın karşılaştırılması ve eksiklikler bulunması halinde teslim edilen eserin ayıplı olduğunun kabulü gereklidir. Eserin ayıplı olduğu her türlü delil ile ispatlanabilirse de, tanık delili, zayıf ve çürük bir delildir. Tanığın bir vakıayı tamamen hatırında tutması ve gerçeği olduğu gibi anlatması zordur. Bundan başka, ahlak, din, şeref ve namus gibi manevi yönleri zayıf olan kişilerin, bilerek gerçeğe aykırı tanıklık yapmaları mümkündür. Bundan dolayı, tanık delili ancak küçük tutarlar ve senede bağlanması imkansız olan hukuki işlemler ve hukuki fiiller için caizdir (Kuru, Baki; Arslan, Ramazan; Yılmaz, Ejder: Medeni Usul Hukuku Ders Kitabı, Yetkin Yayınları, 22. Baskı, Ankara 2011, sh431-432) (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 08/04/2015 tarih 2013/15-1976E. 2015/1184K. sayılı kararı). Eserdeki kusur/bozukluk veya sözleşmeye aykırılık iş sahibinin kullanabileceği veya kabul edebileceği ölçüde ise, iş sahibi, eserin onarılmasını isteyebilir. İş sahibi bu hakkını, yükleniciye yöneltip ulaştırdığı tek yanlı, açık veya kapalı, biçime tabi olmayan, yazılı veya sözlü, doğrudan irade açıklaması ile kullanır (Duman, İlker Hasan; İnşaat Hukuk 8. Baskı, Ankara 2016, s. 883 vd.). Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 12.04.2018 tarih 2017/1591E. 2018/1547K. sayılı kararında; "...Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan iş bedeli karşılığı düzenlenen beş adet fatura bedelinin ödenmemesi nedeni ile fatura bedellerinin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkâr tazminatı istemlerine ilişkindir... tespit edilecek bedel konusunda rapor alınıp diğer dayanak faturalar ile birlikte davacının hak ettiği alacak hesaplanıp bundan kanıtlanan ödemeler düşülüp, sonucuna uygun bir karar verilmesi ve İcra İflas Kanunu'nun 67/II. maddesi gereğince itirazın iptâli davalarında borçlunun icra inkâr tazminatıyla sorumlu tutulabilmesi için alacağın likid, borçlunun itirazında haksız olması gerektiği, bozmadan sonra yapılacak yargılamada alacağın varlığı ile miktarı alınacak bilirkişi raporuyla saptanacağından alacağın likit olmaması sebebiyle koşulları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin de reddi gerekirken..." denilmiştir (aynı mahiyette Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 21/05/2012 tarih 2012/541E. 2012/3682K. sayılı kararı). Davamıza gelince, davacı taraf eser sözleşmesi nedeniyle düzenlenen faturaya istinaden icra takibi başlatmış, itiraz üzerine itirazın iptali istemi ile dava açmıştır. Davalı taraf icra dosyasında yetki itirazında bulunmuş ise de, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 50. maddesi göndermesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 6. maddesi gereğince davalının ticaret sicilinde kayıtlı adresinin ... olması nedeniyle icra müdürlüğünün ve mahkememizin yetkili olduğu sonucuna varılarak dava esastan incelenmiştir. Kural olarak, eser sözleşmelerinde işin yapıldığını ve teslim edildiğini kanıtlama külfeti yükleniciye, eserin ayıplı olduğunu kanıtlama külfeti ise iş sahibine aittir. İş bedelinin ödenmesi için açılmış olan bir davada, iş sahibi kendisini ancak ayıpları ispatla kurtarabilir; eserin sözleşmeye uygunluğuna sadece itiraz yeterli değildir. Ayıp, eser sahibine teslim edilen eserin niteliklerinde, sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına göre teslim edilmesi gereken eserin özellikleriyle karşılaştırıldığında, ortaya çıkan sapmadır. Kısaca ayıp, teslim edilenle, teslim edilmesi gereken arasındaki farktır. Her ne kadar davalı taraf, davacının davaya konu ettiği fatura bedellerine ilişkin olarak aralarında yazılı bir eser sözleşmesi bulunmadığını iddia etmiş ise de taraflar arasında ... tarihli eser sözleşmesi yapıldığı, bu sözleşmenin konusunun otelin "su parkı ve çarşı kısmı izolasyon işleri" olduğu, bu işlerin yapılıp hak edişlerinin onaylanıp bedellerinin ödendiğinin sabit olduğu, davaya konu olan işlerin ise varlığı ihtilafsız bu sözleşmenin 7. Maddesinden sonra düzenlenen "sinema altı ofisler izolasyon işleri" ile sözleşmede geçmeyen restoran kısmındaki izolasyon işlerine ait olduğu ve bu işlerin asıl sözleşmeye bağlı ek işler niteliğinde olduğu anlaşılmıştır. Zaten davalı tanıklarının beyanlarının da bu işlerin davacı tarafından yapıldığı ancak beklenen şekilde istekleri karşılamadığı şeklinde olduğu anlaşılmıştır. Yine mahallinde yapılan keşif ve bilirkişi raporları ile sinema ve restoran binalarında izolasyon işlerinin yapıldığı belirlenmiştir. Bilirkişi Mimar ... ve İnşaat Mühendisi ... tarafından düzenlenen raporlarda takibe ve davaya konu fatura içeriğinde detay bulunmamasına rağmen iş kalemi bazında davacı tarafın yaptığı işlerle uyumlu olduğu, irsaliyeler ile teslim edilen malzemelerin hakediş birim fiyatları üzerinden toplam tutarının ... TL olacağı belirlenmiştir. Başka bir ifade ile davacı taraf takibe ve davaya konu eser sözleşmelerinde işin yapıldığını ve teslim edildiğini ispat etmiştir. Dava konusu eserde ayıp bulunduğu da yine bilirkişi heyet raporları ile belirlenmiştir. İş sahibi davalı ise süresinde ayıp ihbarında bulunduğu yönünde bir iddiada bulunmadığı esasen cevap dilekçesinde dava dışı olan ... ve ... tarihli faturalar dışında taraflar arasında bir anlaşma bulunmadığı ileri sürülmüştür. Eserdeki kusur/bozukluk veya sözleşmeye aykırılık iş sahibinin kullanabileceği veya kabul edebileceği ölçüde ise, iş sahibi, eserin onarılmasını isteyebilir. İş sahibi bu hakkını, yükleniciye yöneltip ulaştırdığı tek yanlı, açık veya kapalı, biçime tabi olmayan, yazılı veya sözlü, doğrudan irade açıklaması ile kullanır. Davalı iş sahibi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 475. maddesinde belirtilen seçimlik haklarını kullandığına dair bir iddiası da bulunmamaktadır. Başka bir ifade ile davacı yüklenici tarafından yapılan eserde onarım yapılmasına dair irade açıklaması da olmaması nedeni ile eser bedelinden bir indirim yapılması da mümkün değildir. Davacı talep edilecek iş bedelinin takip talebinde talep edilen miktardan fazla olması nedeni ile taleple bağlı kalınarak davanın kabulü gerekmiştir. Davacı talep icra inkar tazminatı da talep etmiş ise de; 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67/II. maddesi gereğince itirazın iptâli davalarında borçlunun icra inkâr tazminatıyla sorumlu tutulabilmesi için alacağın likid, borçlunun itirazında haksız olmasının gerekmesi, yapılan yargılamada alacağın varlığı ile miktarı alınan bilirkişi raporlarıyla saptanabildiğinden alacağın likit olmaması sebebiyle koşulları oluşmayan icra inkâr tazminatı isteminin de reddi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacının davasının KABULÜNE, 2. Davalının Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın İPTALİNE, takibin DEVAMINA, 3. Davacının icra inkar tazminatı talebinin koşulları oluşmadığından REDDİNE, 4. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ...TL karar ve ilam harcından peşin alınan ...TL harcın mahsubu ile bakiye ...TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5. Davacı tarafından yapılan ... başvurma harcı ...TL peşin harç, ...TL bilirkişi ücreti ve posta masrafı olmak üzere toplam ...TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6. Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına, 7. Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ...TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8. Karar kesinleştiğinde Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı takip dosyasının müdürlüğüne iadesine, 9. Kararın kesinleşmesine müteakip davacıların ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, HMK 345. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 27/05/2021

Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2018/211, K. 2021/397, T. 27.05.2021, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2018-211-e-2021-397-k-9bd6eebd7a34