İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/674 E. 2021/391 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/674
- Karar No
- 2021/391
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/674 Esas KARAR NO : 2021/391
DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 10/10/2018 KARAR TARİHİ : 25/05/2021
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müflis .... hakkında Antalya ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... tarih ... E. ...K. Sayılı kararı ile iflasın açılmasına karar verildiğini, Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ... İflas dosyası ile tasfiye işlemlerine başlandığını, davalı ...'nin müflis şirket masasına verdiği dilekçe ile ... TL alacak talebinde bulunduğunu, iflas idaresince düzenlenen ... tarihli ek - 3 sıra cetvelinde alacak kayıt talebinin kabulüne karar verildiğini, iflas sıra cetvelinin ... tarihinde davacıya tebliğ olunduğunu, davalı alacaklı olduğunu ispat edemediğini, sunulan belgelerin alacağın varlığını ispat için yeterli olmadığını, kaydın muvazaalı olarak yapıldığını, belirterek davalı alacağının sıra cetvelinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı cevap vermemiştir. DAVA : Dava, iflas sıra cetvelinde yer alan davalı alacağının terkini istemine ilişkin davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 235. maddesinde belirtilen görev ve yetkiline kurallarına uygun olarak maddede belirtilen süre içerisinde görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Antalya ... İcra Müdürlüğünün ... İflas sayılı dosyasında davalı tarafından iflas masasına alacağın kaydı istemiyle talepte bulunulduğu, iflas idaresince ... tarihli ek - 3 sıra cetvelinde alacak kayıt talebinin kabulüne karar verildiğini, iflas sıra cetvelinin ... tarihinde tebliğ olunduğu görülmüştür. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 234/1. maddesi, "İflas idaresi sıra cetvelini iflas dairesine verir ve alacaklıları 166. maddenin 2. fıkrasındaki usule göre ilan yoluyla haberdar eder." hükmünü içermektedir. İflas idaresinin, sıra cetveli ile birlikte, sıra cetveli ile ilgili olan bütün bilgileri (deliller, diğer belgeler) de iflas dairesine vermesi gerekir. Bundan sonra, iflas idaresi, sıra cetvelinin iflas dairesine verildiğini ve orada alacaklıların ve (mülkiyet dışındaki) istihkak iddiası sahiplerinin incelemesine hazır olduğunu ilan eder. Bu itibarla, yapılacak ilanda iflas sıra cetveline de yer verilmesine gerek bulunmayıp, iflas işlemlerinin yürütüldüğü iflas dairesi ve dosya numarası belirtilerek, sıra 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 235/1. maddesinin ilk iki cümlesi, "Sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. 223. maddenin üçüncü fıkrası hükmü mahfuzdur." hükmünü içermektedir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 234/2. madde hükmü uyarınca yapılan tebligat bilgi verme mahiyetinde olup, dava açma süresi bu tebligat ile başlamaz. Bu madde hükümlerinden de anlaşılacağı üzere, iflas sıra cetveline itiraz davaları süreye tabi olup, bu süre kural olarak sıra cetvelinin 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 166. maddesinde gösterilen usulde ilanından itibaren işlemeye başlar. Eğer davacı aynı Kanun'un 223. maddesine göre tebliğe elverişli adres gösterir ve gerekli masrafı avans olarak yatırırsa, süre kendisine yapılan tebliğden itibaren hesaplanır (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarih 2015/6811E. 2016/546K. sayılı kararı). Alacaklı, kendi sırasına veya iflâs hukuku kurallarının yanlış uygulandığına (şikayet) değil, kendi alacağı hakkında nedenleri gösterilerek verilen red veya kısmen kabul kararının esasına (kayıt ve kabul davası açarak) veya bir başka alacaklının alacağına veya onun sırasına (kayıt terkin davası açarak) itiraz ediyorsa ticaret mahkemesine dava açmalıdır (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 30/06/2020 tarih 2017/286E. 2020/2356K. sayılı kararı). Kayıt terkin davalarında ispat yükü alacağının esasına, miktarına veya sırasına itiraz edilen alacaklıya aittir. Davalı alacaklı sıra cetveline kabul edilen alacağının varlığını ve miktarını usulüne uygun deliller ile ispatlamalıdır. Müflisin, davalının başlattığı takiplere itiraz etmemesi ve takibin kesinleşmesi, davacıyı bağlamaz. Müflis ile davalı alacaklı arasındaki borcun doğumunu ispat eden delil ve belgelerin mevcut olması gerekir. Eğer borcu doğuran sebep bir senede dayanıyorsa ve salt bu senet borcun varlığına kabule yeterli görülmüyorsa, davalı alacaklının alacağının varlığını ispatlayamadığı kabul edilmelidir. Diğer yandan, davacının iddiası gerçek bir alacağın bulunmadığı değil, alacağın bulunduğu fakat sona erdirildiği noktasında ise, kural olarak ispat külfetinin yer değiştirdiği kabul edilmeli, bir diğer ifade ile ödeme gibi sebeplerin varlığınıı ispat yükü davacıya yüklenmelidir (Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 29/04/2013 tarih 2013/1989E. 2013/2755K. sayılı kararı; aynı mahiyette Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 21/05/2014 tarih 2014/3563E. 2014/3948K. sayılı kararı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 17/03/2014 tarih 2014/1306E. 2014/2005K. sayılı kararı). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun "Delil ikamesi için avans" başlıklı 324 üncü maddesinde; "(1) Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler. (2) Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. (3) Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyeceği dava ve işler hakkındaki hükümler saklıdır." hükmüne yer verilmiştir. Bilirkişi ücreti gider avansı değil, delil ikamesi avansı olup gider avansı dava şartı iken, delil ikamesi avansı dava şartı olarak nitelendirilemeyeceği gibi, verilen kesin süre içinde yatırılmaması davanın, dava şartı yokluğu ile reddine neden teşkil etmez. Taraf belirtilen sürede delil avansı giderini yatırmazsa dayandığı o delilden vazgeçmiş sayılır (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 22/02/2021 tarih 2020/11537E. 2021/1782K. sayılı kararı). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 73., Avukatlık Kanunu' nun 41. ve 7201 Sayılı Tebligat Kanunu'nun 11. maddesi gereğince vekil ile takip edilen işlerde tebligatın vekile yapılması zorunludur. Gider avansının tamamlanmasına yönelik kararın, kendisini vekille temsil ettirenin vekiline tebliğ edilmesi gerekir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 19/06/2019 tarih 2018/5066E. 2019/2851K. sayılı kararı; aynı mahiyette Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 24/09/2020 tarih 2020/2906E. 2020/4781K. sayılı kararı). Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 26/02/2018 tarih, 2017/1979E. 2018/542K. sayılı kararında; "...Kayıt kabul davaları maktu harç ve maktu vekalet ücretine tabidir. Bu nedenle mahkemece davalı müflis şirket hakkında nispi harç ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır..." denilmiştir. Davamıza gelince; davacı davalının iflas sıra cetvelinde yer alan davalı alacağının terkini istemine ilişkin dava açmıştır. Davacının alacağının sıra cetveline kabul edilmiş olması, alacağı sıra cetveline kabul edilmiş olan alacaklıya karşı da sıra cetveline itiraz (kayıt terkini) davası (2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 235./II maddesi c.2) açabilecek olması nedeni ile davacının aktif husumet ehliyeti bulunduğu kabul edilmiştir. Davacıya sıra cetvelinin ... tarihinde tebliğ edilmiş olması, davacının 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 223. maddesine göre tebliğe elverişli adres gösterir ve gerekli masrafı avans olarak yatırırmış olması, sürenin kendisine yapılan tebliğden itibaren hesaplanması gerektiğinden davanın hak düşürücü süre içinde açıldığı kabul edilerek dava esastan incelenmiştir. Kayıt terkin davalarında ispat yükü alacağının esasına, miktarına veya sırasına itiraz edilen alacaklıya aittir. Davalı alacaklı sıra cetveline kabul edilen alacağının varlığını ve miktarını usulüne uygun deliller ile ispatlamalıdır. Müflis ile davalı alacaklı arasındaki borcun doğumunu ispat eden delil ve belgelerin mevcut olması gerekir. İspat yükü üzerinde olan davalının iddiasının ispatı için bilirkişi incelemesi yapılması zaruridir. Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden bilirkişi incelemesi için zaruri giderleri yatırması için davalının vekilinin hazır olduğu ... tarihli celsede iki haftalık kesin süre verilmiş, yapılan ihtaratlara rağmen davalı vekili delil avansını yatırmamıştır. Bu nedenle davalının bilirkişi incelemesine yönelik delilinden vazgeçtiği kabul edilmiştir. İspat yükü üzerinde bulunan davalı alacağı ispat edememesi nedeni ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekmiş aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacının davasının KABÜLÜNE; 2. Antalya ... İcra Müdürlüğü'nün ... İflas dosyasının ... tarihli ek - 3 sıra cetvelinde davalıya ayrılan payın, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 235/3. maddesi gereğince yargılama giderleri ve vekalet ücreti de dahil olmak üzere öncelikle davacıya ÖDENMESİNE, artan kısım bulunması halinde, artanı da diğer alacaklılara sıra cetveline göre DAĞITILMASINA; 3. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ...TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL mahsubu ile bakiye ...TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4. Davacı tarafından yatırılan ...TL başvuru harcı ile ... TL peşin harç, ... TL posta, tebligat masrafı olmak üzer toplam ...TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5. Davalı yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6. Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince hesap ve taktir olunan ...TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, HMK 345. Maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.25/05/2021
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır