İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2017/892 E. 2018/3671 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2017/892
Karar No
2018/3671
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/26 Esas KARAR NO :2024/1021 DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:12/01/2024 KARAR TARİHİ:18/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı arasındaki ticari alışveriş nedeniyle 31.01.2022 tarih ve ... no.lu fatura 12.650,97 TL meblağlı ve 31.12.2021 tarihli ... no.lu fatura 24.681,53.- TL meblağlı faturalar kesildiğini, işbu fatura bedellerinin davacıya ödenmediğini, bunun üzerine .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile yapmış oldukları ilamsız icra takibinin, davalı tarafından yapılan itiraz üzerine durduğunu, davalı tarafın, icra takibi ile talep ettikleri fatura tutarları ile beyan ettikleri hizmet sağlanmasına rağmen davalı tarafından sağlanan hizmetin bedeli ödenmediğini, davacı ile davalı şirket arasında yapılan sözleşme gereğince ... San. ve Tic. A.Ş. Personellerinin ulaşımları davacı şirket tarafından sağlandığını, davacıya ait ... plakalı araç ile bu hizmetin sağlandığını, davacının hizmet sağladığı ... plakalı araca takılan GPS takip cihazı takıldığını, davalı şirket tarafından düzenli bir şekilde bu takip cihazları davacıya ait araçtan alınıp kontroller yapıldıktan sonra davacıya ödeme yapılmakta olduğunu, gerekli kontroller yapılana kadar davacı şirketin hak edişlerine bloke konulmakta ve sonradan ödeme yapılmakta olduğunu, davacıya ait GPS takip cihazının davalı şirketten celbini talep ettiklerini, davalı tarafın, icra takibine konu faturaya konu hizmet davacı şirket tarafından sağlanılmasına rağmen ödeme yapmadığını, davacının avalı tarafa defalarca başvurmasına rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını, taraflarınca İstanbul Arabuluculuk Bürosu'nun ... numarası ile yapmış oldukları başvuruda anlaşmamazlık arabuluculuk Son Tutanağı düzenlendiğini, e-imzalı tutanağın ekte sunulduğunu, bu nedenlerle davanın kabulüne, .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında davalının haksız ve hukuka aykırı olan itirazının iptaline, takibin devamına, davalının İİK'nun 67/2 maddesi uyarınca alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görüldü. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine açılan alacak istemli işbu davaya cevaplarını süresi içerisinde sunduklarını, dava konusu alacak ile ilgili davalının herhangi bir borcu bulunmadığını, alacaklı olduğunu iddia eden davacının bunu ispatlaması gerektiğini, davacının ticari defterlerini delil olarak sunmuş olsa da davalının ticari defterleri ile davacının ticari defterleri birbirini doğrulamadığından davacının ticari defterlerini lehine delil olarak kullanamayacağını, davacının alacak iddiasını kesin deliller ile ispat külfeti altında olduğunu, davacının dava dilekçesinde her ne kadar faturalara dayalı bir alacaktan bahsetmişse de faturaların tek başına alacağın varlığını kanıtlayamayacağını, faturalarla birlikte aynı zamanda fatura konusu işlemin gerçekleştiğinin ispatlanması gerektiğini, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 28.06.2018 tarih, 2017/892 E., 2018/3671 K. Sayılı kararı; “Fatura tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Malın teslim edildiğinin ispatlanması gerekir. Davalı tarafın ticari kayıtlarını ibraz etmemiş olması münhasıran defterlerine dayanılmadığından herhangi bir sonuç doğurmaz. Somut olayda davacının malın teslimine ilişkin dosyaya sunduğu deliller üzerinde araştırı yapılarak bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.” davalı şirketin davacıya borcu bulunmadığını, davacı tarafından kötü niyetli olarak açılan bu davada davalının davacıya herhangi bir borcunun mevcut olmadığını, davacı tarafın, haksız olarak davalıdan alacağı olduğunu iddia ettiğini, davacı ... Turizm için 2021-2022 muavin defter dökümlerini ve ihtilafa konu olan faturalarına ait muavin hesap çalışma tablosunu ekte sunduklarını, buna göre, bahsi geçen faturaların kayıtlarına alacak olarak işlendiğini, akabinde tedarikçinin yakıt yüklemeleri, satın alma iade faturaları vb. İşlemleri neticesinde hesabının kapatıldığını, güncel olarak bir bakiyesinin gözükmediğini, davalı, tedarikçinin ödemesini talep ettiği 31.12.2021 tarih ... no.lu 24.681,52 TL ve 31.01.2022 tarih GİB-2022-0014 no.lu 12.650,98 TL faturaları carisine alacak olarak işlendiğini, akabinde bu faturalarına karşılık Aralık/2021 döneminde 6.860 TL ve Ocak/2022 döneminde 4.600,00-TL olmak üzere toplam 11.460 TL carisine borç olarak yakıt yüklemeleri yapıldığını, ayrıca ihtilafın büyük bir kısmını oluşturan 31.01.2022 tarihli 25.833,00-TL iade faturası (Sözleşmeye aykırılık nedeniyle) kesilerek borç işlendiğini, muavin defterleri, yapılan Shell yakıt yükleme listesi ve dekontlarının ekte sunulmakta olduğunu, dolayısıyla, davalının davacı Şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı tarafın yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında ödenen bu dekontları ve iade faturalarını mahkemeye sunmadığını ve bu ödenen paralar ve iade faturaların görmezden gelinerek haksız ve kötüniyetli bir şekilde icra takibi açtığını, bu nedenlerle davanın reddine, haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın ?620'sinden az olmamak üzere tazminata mahküm edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, cari hesap alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. Dosyamıza getirtilen .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 37.332,50-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. İddia toplanan deliller ve tarafların ticari defter ve kayıtları kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu 04/11/2024 tarihli raporunda özetle; "-Davalı şirketin ticari defterlerine göre 20.06.2022 icra takip tarihi itibariyle cari hesaptan kaynaklı 40,24-TL davacı şirkete borçlu olduğu, -40,24 TL borcun 24.06.2022 davalı tarafından davacıya ödendiği, - Dava tarihi itibariyle davalı şirketin davacı şirkete borcunun bulunmadığı, hesabın sıfırlandığı, -Dava konusu talep cari hesap bakiyesi değil iki adet faturaya ait olmakla beraber tarih sıralamasına göre bakiye tespiti yapıldığında 40,24 TL borcun icra ve dava konusu edilen 31.01.2022 tarih ve ... no.lu ve 12.650,97 TL bedelli fatura bakiyesi olduğunun kabul edilmesi gerektiği, -İcra takip tarihinde davalı şirketin davacı şirkete sadece 12.650,97 TL tutarlı faturadan 40,24 TL borçlu olduğu, ancak icra takibi öncesi davacı tarafından davalıdan yazılı bir talepte bulunulmadığı, davalının temerrüde düşürülmediği, buna göre davacının davalıdan icra takip tarihinde ana para alacağının 40,24-TL olduğu, dava tarihi itibariyle davalı şirketin davacı şirkete borcunun bulunmadığı, icra takip tarihinden 4 gün sonra 40,24 TL bakiyenin davacının banka hesabına ödendiği, -Davacı şirket ticari defterleri ibraz edilmediğinden olası farkların denetlemediği," şeklinde görüş bildirdiği görülmüştür. İki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri Yasa'da belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir. Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır. Bu kapsamda somut olaya bakıldığında; ispat yükü kendisinde olan davacı tarafça mahkememizce ibraz etmemenin hukuki sonuçlarını ihtiva eden ihtaratlı ara karara rağmen ticari defter ve kayıtların ibraz edilmediği, davalı tarafça sunulan ticari defter ve kayıtlarda ise davalının davacıya bakiye borcunun bulunmadığı anlaşılmaktadır. Hukukumuzda kesin deliller sınırlı olup, bunlar; ikrar (HMK madde 188), senet (HMK madde 193), yemin (HMK madde 228) ve kesin hükümdür (HMK madde 303). Türk Medeni Kanunu'nun 6.maddesi hükmü uyarınca; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça taraflardan herbiri hakkını dayandırdığı olguların varlığını kanıtlamakla yükümlüdür. HMK'nın 190.maddesinde de; ispat yükünün kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu vurgulanmıştır. Somut olay bakımından ispat külfeti kendisine ait olan davacı vekili tarafından dava dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanılmadığı anlaşılmakla ispatlanamayan davanın reddine, takibin kötü niyetli yapıldığının davalı tarafça ispatlanamamış olması sebebiyle kötü niyet tazminatı talebinin de reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Şartları oluşmadığından kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 3-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 427,60 TL ilam harcının peşin alınan 477,78-TL'den düşümü ile bakiye 50,18‬-‬TL'nin karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üstünde bırakılmasına 5-Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 30.000,00-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine 6-Karar kesinleştiğinde artan gider avansının ilgili tarafa iadesine, 7-3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/12/2024 Katip ... E-İmzalıdır Hakim ... E-İmzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2017/892, K. 2018/3671, T. 31.01.2022, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2017-892-e-2018-3671-k-57bb0bbfbff5