İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2017/857 E. 2018/82 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2017/857
- Karar No
- 2018/82
- Karar Tarihi
T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
(DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA)
ESAS NO : 2017/857 Esas
KARAR NO : 2018/82 Karar
DAVA : Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/07/2017
KARAR TARİHİ : 25/01/2018
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı ... AŞ vekilinin 28.07.2017 harç tarihli dava dilekçesi ile; Müvekkili şirketin ... ve bağlı kurumların yerli ve yabancı gemilerinin, Türk limanlarındaki acentecilik faaliyetlerini yürüttüğünü, davalı ... iç ve Dış Tic LTD ŞTİ'ne ait emtiaların ... numaralı konşimento tahtında ... numaralı konteynırda 13.08.2014 tarihinde yüklenerek Mersinden Suudi Arabistan'ın Cidde limanına ihraç edildiğini 28.08.2014 tarihinde limanda tahliye için hazır edildiği, gönderilen ... firması tarafından kabul edilmemesi üzerine davalı şirketin talimatı ile yükün Aliağa Limanına geri getirildiğini, konteynırın bu kez ... nolu konşimento tahtında 28.05.2015 tarihinde, Suudi Arabistan'ın JEDDAH Limanında yüklenerek 10.06.2015 tarihinde İzmir Aliağa Limanından tahliye edildiğini, davalı tarafın bu kez gönderilen olduğunu, davalının konteynırın geri getirilmesi talimatı verdiğini (E-posta mesajları ile) davalı şirket tarafından yükün teslim alınmamış olması nedeniyle 40'lık konteynırın dolu halde 11.06.2015-21.09.2016 tarihleri arasında 462 gün limanda beklediğini, müvekkili şirket tarafından demuraj tarifesi uyarınca ilk 7 gün ücret talep edilmediğini, 8. günden sonra yapılan beklemeler için demuraj talep edilebildiğini ve buna ilişkin faturanın düzenlenerek davalıya gönderildiğini ancak ödeme yapmadığını, ayrıca müvekkiline gönderdiği ihtarname ile malın iadesi için başvuru yapmadıklarını ve bu nedenle taşıma ve demuraj ücretini ödemeyeceklerini bildirdiklerini, yükün salamura asma yaprağı olduğundan ve teslim alınmadığından bozulduğunu, 03.09.2015 tarihinde yükün imhasına karar verildiğini, TTK m.1203'e göre eşyayı teslim alacak kişinin talebinin dayandığı sözleşmenin veya konşimentonun hükümlerine göre ödemeye yetki kılındığı, bütün alacakları ödemekle yükümlü olduğu, davalının yükü teslim almamasının kendi kusurundan kaynaklandığını, liman tahliye ücreti, nezaret ücreti, geçici kabul ücreti, mal teslim belgesi ücreti, ekipman kontrol ücreti, ithalat gümrük beyan ücreti, liman güvenlik ücreti adı altında yapılan masrafların da talep edildiğini belirterek şimdilik fazlaya ilişkin hakların saklı kalmak kaydıyla 476,26 USD lokal masraflar, 31.885,00 USD demuraj ücretinin toplamı 32.361,26 USD'nin 3095 sayılı Kanun m.4/a daki faiz oranı uygulanarak davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... İÇ VE DIŞ TİCARET LTD.ŞTİ. vekilinin 10.10.2017 tarihli süresinde verdiği cevap dilekçesinde; Dava dilekçesindeki talep sonucunun açık olmadığını, davacının soyut iddia ve taleplerinin kabul edilemeyeceğini, aynı zamanda 6102 Sayılı TTK m. 1246 m.1 uyarınca zaman aşımının geçtiğini, zaman aşımı definde bulunduklarını, taşıma fiilinin üzerinden 3 yıllık bir sürenin geçtiğini, davacı şirketin müvekkil şirketten demuraj ücreti, lokal masraflar veya hangi ad altında olursa olsun hak ve alacağının bulunmadığını, Türkiye'den Suudi Arabistan'ın Cidde şehrinde faaliyet gösteren ... Şirketine ihraç edilmek üzere gönderilen ürünlerin müvekkilinin inisiyatifi dışında Türkiye'ye geri getirildiğini, hiçbir zaman sözlü ve yazılı olarak yükün İzmir Limanına geri getirilmesi konusunda talimat verilmediğini, davacının iddiasını yazılı delille ispatlaması gerektiğini, talimat yazısını kabul etmediklerini, HMK m.205'e göre delil niteliği bulunmadığını, yükün yeniden İzmir Aliağa Limanına geri getirilmesi konusunda talimat verilmediği, TTK m. 1171/3. fıkraya göre; sürestarya/demuraj ücretinin miktarı kararlaştırılmamışsa sürestarya parası olarak boşaltma süresini aşan taşıyanın yaptığı zorunlu ve yararlı giderlerin isteneceği, ancak davacının bu talepleri açık açık belirtmediğini ve yaptığı masraflara ilişkin makbuzları ibraz etmediğini, gönderilen faturaya da 8 gün içinde itiraz edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin 06.11.2017 tarihli replik dilekçesinde; davalının itirazlarının yerinde olmadığı, davanın açıldığı tarihteki kur üzerinden dava değerinin belirlendiğini, talep miktarının açık olduğunu, davalı tarafın zamanaşımı definin de yerinde olmadığını, sürestarya/demuraj süresi kaç gün olursa olsun bir bütün olarak kabul edilmesi gerektiğini, zamanaşımının tahliyenin tamamlanması ve eşyanın teslimi tarihinden itibaren başladığını, davalı yanın yükü teslim almaması nedeniyle yükün imha edildiğini ve 28.06.2017 tarihinde 31.885,00 USD bedelli faturanın düzenlendiğini, malların imha edilmesi neticesinde demuraj ücretinin hesaplandığını ve lokal masraflarla birlikte fatura edildiğini, alacağı zamanaşımına uğramadığını belirterek zamanaşımı definin reddi ile ayrıca davalı tarafın talimatı gereğince yükün tekrar düzenlenen bir konşimento ile aynı konteynır ile Aliağa Limanına geri getirildiğini, dosyadaki yazışmalardan taşımanın bu sebebe dayandığının anlaşılabileceğini, TTK m.1203 uyarınca davalı şirketin konteynırdaki yükü teslim almaması nedeniyle lokal masraflar ve demuraj alacağından sorumlu olduğunu belirterek davanın kabulünü istemiştir.
Davalı vekilinin 14.11.2017 tarihli düplik dilekçesinde; zamanaşımı defini tekrar ettiklerini, zamanaşımını kesen bir sebebin bulunmadığını, davacı tarafın müvekkili şirketin bilgisi dışında malları Türkiye'ye geri getirdiği, bu konuda bir talimat verilmediğini, E-posta kayıtlarının delil olmadığını, demuraj ücreti ve lokal ücreti masraflarının talep edilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Dava; konteynır demurajına ve liman masraflarına dayalı olarak açılan alacak davasıdır.
Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir.
... numaralı konşimento, ... numaralı konşimento, faturalar, gümrük çıkış belgeleri, e-posta kayıtları, ihtarname ve değerlendirilmiş, bilirkişi incelemesi yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına göre, taraflar arasında düzenlenmiş olan ... numaralı konşimento taşıyanı ... adına davacı ... AŞ 'nin acenta sıfatı ile düzenlediği göndereni/yükleteni ... LTD ŞTİ alıcısı/gönderileni/ihbar olunanı ... olan yükleme limanı Mersin, boşaltma limanı Cidde olan salamura yaprak emtiasından oluşan ... numaralı konteynırda 13.08.2014 tarihinde yüklenerek gönderilen malın tarafların kabulünde olduğu üzere Cidde Limanına vardığı ve 28.08.2014 tarihinde limanda tahliye edildiği, daha sonra yükün taraflara arasında ihtilaf konusu olan yükleme talimatı kapsamında aynı limandan yüklenerek, ... nolu konşimento tahtında yine taşıyanı ... adına acente ... (...) vasıtası ile aynı konteynırda Türkiye'ye Aliağa Limanına geri gönderildiği, bu kez konşimentonun yükleteninin ... olduğu gönderilen/alcısı/ihbar olunacak şirketin ise ... İç ve Dış Ticaret LTD ŞTİ olduğu, yükün aynı konteynır ile 28.05.2015 tarihinde ... Gemisine yüklendiği ve Cidde'den yüklenen yükün Aliağa Limanına 10.06.2015 tarihinde tahliye edildiği, bu tarihten sonra yükün Aliağa Limanında davacının dilekçesinde yer aldığı üzere 21.09.2016 tarihine kadar 462 gün tahliye edilmeksizin beklemesi nedeniyle konteynırın taşıyana iade edilmediği ve bu kapsamda davacının belirlediği tarife üzerinden 31.885,00 USD alacağı doğduğuna ilişkin düzenleyeni ... Denizcilik Nakliyat AŞ olan 28.04.2017 tarihli ... İç ve Dış Ticaret LTD ŞTİ adına düzenlenen 31.885,00 USD bedelli fatura ve bunun dışında 11.06.2015 tarihli yine ... Denizcilik Nakliyat AŞ'nin düzenlediği toplam 439,00 USD bedelli liman ücretlerine ilişkin faturanın davalıya gönderildiği belirlenmiştir.
Taraflar arasında ihtilaf konusu olan husus zamanaşımı defi ve aktif husumete ilişkindir.
Öncelikle davacının aktif husumetinin bulunup bulunmadığı değerlendirildiğinde; davacının düzenlemiş olduğu ... Denizcilik Nakliyat AŞ olan 28.04.2017 tarihli ... İç ve Dış Ticaret LTD ŞTİ adına düzenlenen 31.885,00 USD bedelli fatura ve bunun dışında 11.06.2015 tarihli yine ... Denizcilik Nakliyat AŞ'nin düzenlediği toplam 439,00 USD bedelli liman ücretlerine ilişkin faturaların taşıyan adına düzenlenmesi söz konusu olup, burada taşıyanın her iki konşimentoda (... ve ... nolu konşimentolarda) ... olduğu, davacının bu taşıyan adına ilk konşimentoda konşimentoyu düzenleyen acente olduğunun belirlendiği, aynı zamanda dava dilekçesinin birinci maddesinde de taşıyan adına acentelik faaliyeti yaptığını beyan ettiği, davacının iddia ettiği demuraj alacağından doğan zararın taşıyan adına doğduğu, düzenlenen faturaların da acente sıfatı ile düzenlenmiş olsa dahi taşıyan adına düzenlendiği, TTK m.105'e göre acente aracılıkta bulunduğu veya yaptığı sözleşmelerle ilgili her türlü ihtar, ihbar, protesto gibi hakkı koruyan beyanları müvekkili adına yapmaya ve bunları kabule yetkili olduğu gibi, bu sözleşmelerden doğan uyuşmazlıklardan dolayı acentenin müvekkili adına dava açabileceği belirtilmiş olup, somut olayda davacı acentenin davayı taşıyana izafeten değil kendi adına açtığı ve demuraj alacağı ile birlikte liman masraflarına ilişkin taleplerinin kendisine ödenmesini talep ettiği belirlenmiş olup, davacının aktif dava ehliyetinin olmadığı nazara alınarak davanın reddine karar vermek gerektiği belirlenmiştir.
Somut olayda düzenlenen konişmento kıymetli evrak olmasının yanında aynı zamanda navlun sözleşmesini de belgeleyen bir senet olması nedeniyle dava konusu konteynır demurajına dayanan alacak hakkı konişmentoda yer alan kayıtlara dayanmaktadır. Ne var ki, yukarıda belirtildiği gibi, alacak hakkının dayandığı konişmentoda davacı taşıyan olarak yer almamaktadır. Konişmentodan kaynaklanan konteynır demurajı alacağının sahibi ancak konteyner tahtında tevsik edilen deniz yoluyla eşya taşımasının taşıyanı olacaktır. Öte yandan, acentenin somut olayda fatura düzenlemesi de konişmento yoluyla navlun sözleşmesinin ispat edilmiş olması karşısında esasa etkili değildir. Zira, fatura sözleşmenin ifa aşamasıyla ilgili bir belge olup, sözleşmenin varlığı ve kurulması açısından da kurucu nitelik taşımamaktadır. Faturaya itiraz edilmemesi ancak içeriği yönünden karine fonksiyonu doğuracaktır. Bunun aksinin ispatı da mümkündür. Dava konusu navlun sözleşmesi konişmento içeriği ile ispat edildiği açıktır. Ancak bu konişmentoda taşıyan acente değildir. Dolayısıyla faturanın ortaya koyduğu karinenin aksi bizzat konişmento ile ispat edilmektedir.
Taraflar arasında ihtilaf konusu olan diğer husus ise; zamanaşımı noktasında ortaya çıkmaktadır. Konteyner demurajından doğan alacak TTK m. 1246 uyarınca bir yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Bu süre alacağın muaccel, yani talep edilebilir olduğu andan itibaren işlemeye başlar. Konteyner demurajı alacağı serbest süreden sonra gün birimi esas alınarak doğmaya başlamaktadır. Bu itibarla, dava tarihinden (10.10.2017) itibaren bir yıl öncesine dek (10.10.2016) doğan konteyner demurajı alacağının talep edilmesi mümkün iken, öncesinde doğan ve talep edilebilir hale gelen alacaklar için davalının zamanaşımı def’inin kabulü gerekecektir. Yani 10.6.2015 tarihinden 10.10.2016 tarihine kadar muaccel hale gelen demuraj bedeli zamanaşımına uğramıştır. Davacı her ne kadar demurajının bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtse de, konteyner demurajının günlük süre üzerinden hesap edilmesi ve taşıyanın bunu bir ücret alacağı gibi ileri sürmesi sebebiyle bir bütün olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Öte yandan davacının diğer talebi olan, liman masraflarına ilişkin faturanın ise 11.06.2015 tarihinde düzenlendiği ve bu tarih itibariyle alacağın doğduğu kabul edilmesi halinde zamanaşımı süresinin TTK m.1246 kapsamında geçtiği böylece söz konusu alacak için de zamanaşımı definin yerinde olduğu belirlenmiştir.
Davacının davasında, aktif husumet ehliyetinin/sıfatının bulunmadığı tespit edilmekle davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerektiği belirlenmiş olup, zamanaşımı incelemesine gerek olmaksızın aktif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddi gerekmiştir.
HÜKÜM:
Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Davacının davasının aktif husumet yokluğu nedeni ile REDDİNE,
Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 35,90 TL harcın davacı tarafça yatırılan 1.955,33-TL harçtan mahsubu ile artan 1.919,43-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
Davalı ... İç ve Dış Tic. Ltd.Şti. 'nin yapmış olduğu 3,50-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davalı kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan AAÜT m. 7/2'ye göre belirlenen 2.180,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile vekili yararına davalıya verilmesine,
HMK m. 333 gereği gider avansından artanın kararın kesinleşmesi ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı ve gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/01/2018
Katip ...
e-imzalı
Hakim ...
e-imzalı