Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2019/2047 E. 2022/431 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2019/2047
- Karar No
- 2022/431
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2019/2047
KARAR NO : 2022/431
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/05/2019
NUMARASI : 2017/139 E. 2019/226 K.
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, davasında özetle; müvekkili firmanın taşıma işi nedeniyle davalıdan alacağının mevcut olduğunu, davalının cari hesap alacağını ödemediğini, müvekkilinin davalı ile görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını, davalının borcunu ödememesi nedeniyle icra takibi başlatıldığını, davalının alacağını ödemediği gibi haksız ve kötüniyetle itiraz ederek takibin durduğunu, davalı borçludan olan alacağın muaccel olduğunu belirterek itirazın iptaline, takibin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; müvekkilinin plastik kimyasalları üretim işi ile meşgul olduğunu, Çin Halk Cumhuriyeti menşeli firmalardan çeşitli tarihlerde kimyasal ham madde satın aldığını, kimyasalların taşınması için ... temsilcisi ... ile anlaşıldığını, ilgili malların Ambarlı Gümrüğüne 03/09/2012 tarihinde boşaltıldığını, müvekkilinin malları teslim almada geciktiğini, malların Ambarlı limanında bekleme süresinin 04/09/2012 tarihinde başladığını, 26/09/2012 tarihinde sona erdiğini, beklemenin toplamda 23 gün sürdüğünü, bekleme süresinin sonunda müvekkilinin konteyneri gerekli işlemleri yapmak suretiyle limandan çıkardığını, davacının ihtarname ile bekleme süresi bedeli olarak 4.500,00 USD talep ettiğini, bu bedel üzerinden düzenlediği faturaları müvekkiline gönderdiğini, müvekkilinin faturalara itiraz ettiğini, talep edilen bekleme bedelinin fahiş olduğunu, davacı tarafın bunun üzerine icra takibi başlattığını, davacı tarafın belirlenen demuraj tarifesini aşarak talep ettiği demuraj bedelinin hesaplanmasında hangi ücretlerin baz alındığını müvekkiline bildirmediğini, demuraj bedelinin haksız ve TTK'nın 1171/2. maddesine açıkça aykırı olduğunu belirterek, davanın reddine ve yargılama giderlerinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava konusu taşımanın Maersk Line tarafından gerçekleştirildiği noktasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davacı, ara kararlar üzerine dava dışı fiili taşıyan tarafından kendisine kesilen 3.400 USD demuraj faturası ile tarafınca yapılan ödeme belgelerini sunarak aktif husumet ehleyitini haiz olduğunu ispatlamıştır. Ancak dosya içerisine mahkeme ara kararına rağmen taşımaya ilişkin konşimento sunulmamıştır. Bu hali ile eldeki dosyada demuraj hesabının ne şekilde yapılacağına ilişkin bir tarife bulunmamaktadır. Ancak davalı tarafça davacıya 04/09/2012 tarihli bir Demuraj Taahhütnamesi verilmiş olup bu taahhütname altında davalı imza ve kaşesi bulunmakta ve taahhüt '4458 sayılı Gümrük Kanunu'nun 46. Maddesi uyarınca deniz yolu ile gelen eşyalarda 45, diğer taşıma yollarıyla gelen eşyalarda 20 günlük sürede demuraj işlemlerinin tamamlanamaması nedeniyle ... AŞ ye demuraj, ardiyeve benzeri ücretlerin rücu edilmesi durumunda ilgili masrafların firmamız tarafından tam ve eksiksiz olarak ödeneceğini.. Taahhüt ederiz' kaydını içermektedir. Buna göre taraflar arasında demuraj uygulanacağı konusu çekişmesiz olmakla esas uyuşmazlık hangi tarife üzerinden hesaplama yapılacağı ve buna göre davacının bakiye alacağının bulunup bulunmadığı noktasındadır.Mahkeme ara karaları üzerine davacı tarafça dosyaya 10/03/2014, 20/07/2017 ve 10/10/2018 tarihlerinde ... numaralı konşimento örneği sunulmuştur, davalı yan itirazları da esasen taraflarına bildirilen tek demuraj tarifesinin bu konşimento üzerindeki tarife olması nedeniyle bu tarife üzerinden hesap edilen demuraj miktarından sorumlu oldukları noktasındadır. Her iki tarafça demuraj tarifesine ilişkin aynı konşimentoya atıfta bulunulması ve dosyada davalı tarafa bildirilen başkaca bir tarifenin de bulunmaması nedeniyle demuraj hesaplamasında bu tarifenin esas alınması gerektiğine kanaat getirilmiştir.Mahkemece aldırılan son tarihli bilirkişi raporunda her ne kadar dava dışı fiili taşıyanın internet sitesinde ilan edilen tarife üzerinden demuraj hesabı yapılmışsa da; eldeki dosyada taşımanın 2012 yılında icra edilmiş olması nedeniyle güncel tarifenin hesaplamada dikkate alınması hakkaniyete aykırı bulunmakla bilirkişi raporundaki bu hesaplama mahkemece benimsenmemiştir. Anılan nedenlerle ... numaralı konşimento üzerindeki tarife gereği hesaplama mahkemece resen yapılmış ve 910 USD demuraj ücretinden davalının sorumlu olacağı kabul edilmiş olmakla eldeki dosyada davalı tarafça 04/09/2012 tarihinde 1000 USD ödeme yapıldığı..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Önceki beyanlarını tekrarlamış ve davanın eksik ve hatalı inceleme sonucu reddedildiğini, taşıma işinin gerçekleştiği ve demuraj bedeli alacağı olduğu konusunda taraflar arasında anlaşmazlık bulunmadığını, ihtilafın demuraj bedelinin hesaplanmasına ilişkin olduğunu, İhtilaf konusu alacağın kaynaklandığı taşımaya ait konşimento ile dosyaya sehven sunulan konşimentonun taraflar arasındaki farklı taşımalara ilişkin olduğunu, defter ve faturalar incelemek marifetiyle hazırlanan bilirkişi raporunun mahkemece göz önüne alınmadığını ve ... numaralı konşimento, taraflar arasındaki başka bir taşımaya ilişkin olmasına rağmen mahkemece bu konşimento esas alınarak resen demuraj bedelinin hesaplanması yoluna gidilerek hatalı sonuca ulaşıldığını, Dosyadaki bilirkişi raporlarının mevcut haliyle hükme esas alınabilecek durumda olduğunu, doğru konşimento belgesi üzerinden hesaplama yapılmak üzere yeni bilirkişi raporu alınması durumunda mevcut raporların doğruluğunun denetlenebileceğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve dava dilekçesindeki talepleri doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, konteyner demurajı alacağının tahsili için başlatılmış olan ilamsız icra takibine vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama soncunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davaya esas İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklının ..., borçlunun ..., toplam alacağın 6.228,95 TL, takip konusunun ödenmemiş C/H bakiyesi olarak gösterildiği anlaşılmaktadır. Borçlu vekili icra takibine itirazında, müvekkili ile alacaklı arasında hesap mutabakatı yapılmadığını, müvekkiline tevdi edilen alacak belgesi olmadığından muaccel borcun olmadığını beyan ederek, borcun aslına ve ferilerine itiraz etmiştir.İstanbul 16. ATM'nin 28.06.2016 tarih 2014/887 Esas- 2016/532 Karar sayılı ilamından görüleceği üzere, mahkemenin yetkisizliğine ve dosyasının yetkili İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verildiği, söz konusu kararın 08.09.2016 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.İstanbul 16.ATM'nin 2014/887 Esas sayılı dosyası içerisinde ibraz edilen bilirkişi raporunun incelenmesinde; her iki taraf ticari defterleri incelenmiş, davacının ticari defterlerinde davalıdan 3.500 USD karşılığı olan 6.228,95 TL alacaklı olduğu yönünde kaydın bulunduğu tespit edilmiştir. Davalının ticari defterlerinin incelenmesinde ise davacının davalı adına keşide ettiği 28.09.2012 tarihli, 470 USD bedelli; 28.09.2012 tarihli 4.030 USD bedelli demuraj faturalarının davacı ticari defterlerine kayıtlı olduğu, söz konusu faturaların davalıya tebliğ edildiği, davalı yanın faturalara itiraz ederek demuraj faturalarının toplamlarının fazladan hesaplanmış olduğundan bahisle her iki faturayı da iade ettiği ve faturaları ticari defterlerine kaydetmediği anlaşılmaktadır. Aynı zamanda davalının demuraj tarifesine konu ettiği varış ihbarnamesinin somut taşımayla ilgili olmadığı, bu sebeple davalının somut taşımaya ilişkin varış ihbarnamesi sunması gerektiği, demuraj tarifesinin de dosyada bulunmadığı sebepleriyle, bilirkişice demuraj tarifesinin dosyaya ibrazı halinde ek rapor düzenlenebileceği yönünde değerlendirme yapılmıştır. 05.05.2016 tarihli ek raporun incelenmesinde; kök raporda belirlenen varış ihbarnamesine ilişkin eksikliğin davalı yanca giderilmediği, davacının dava dışı Maerskline tarafından davacı adına düzenlenen 28.09.2012 tarihli 3.400 USD bedelli demuraj faturasını ibraz ettiği, söz konusu faturanın ... numaralı konşimento MWCU58957769 no'lu konteyner 9.114 kg ağırlığındaki taşıma için düzenlendiği, davacının davalı adına 4.030 USD bedelli demuraj faturası düzenlediği ve dava dışı Maerskline firmasının davacı adına keşide etmiş olduğu 29.02.2012 tarihli, 3.400 USD bedelli faturaya %18 KDV ve 18 USD ilave ederek davalıya yansıttığı, dava dışı firmanın 05.09.2012/27.09.2012 tarihleri arasındaki yirmi iki günlük gecikme nedeniyle davacı adına demuraj faturası düzenlediği, davacının bu faturayı davalıya yansıttığı ve bu miktarı talep edebileceği, davacı tarafından diğer demuraj/kâr faturasının ise davalıdan talep edilemeyeceği, davacının 410 USD demuraj hesabının dayanağı belgeyi dosyaya ibraz etmediği, sonuç olarak davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 5.355,83 TL alacaklı olduğu kanaati bildirilmiştir.İstanbul 17. ATM'nin 2017/139 Esas sayılı dosyasına ibraz edilen yeni bilirkişilerden oluşan heyetten alınan raporda ise her iki taraf ticari defter incelenmiş, fiili deniz taşıyanın Maerskline tarafından dava konusu taşımaya ilişkin düzenlenen ... no,lu ve 28.09.2012 tarihli demuraj faturasında serbest sürenin 03.09.2012 tarihinde başladığı ve 06.09.2012 tarihinde sona erdiği, sona ermeyle birlikte demuraj süresinin işlemeye başladığı, konteynerin 27.09.2012 tarihinde iade edilmesinde yirmi iki günlük demuraj bedelinin 3.400 USD olarak yansıtıldığı, fiili deniz taşıyanına davacı tarafından ödenen 3.400 USD bedelden davalının sorumlu olduğu, navlun bedeli üzerine kâr marjı yansıtılabileceği, ancak demuraj bedeline kâr marjının yansıtılamayacağı, davacı defterlerinde 28.09.2012 tarihli, 470 USD bedelli; 28.09.2012 tarihli, 4.030 USD bedelli olmak üzere toplamda 4.500 USD alacağa karşılık davacının 3.500 USD alacaklı gözüktüğü, davalı tarafından yapılan 1.000 USD ödemenin davacının deniz taşıyanına yapmış olduğu 3.400 USD demuraj bedelinden mahsup edilmesiyle davacının davalıdan sonuç itibariyle 2.400 USD demuraj alacağının olduğu görüşü bildirilmiştir. İlk derece mahkemesinin 09.07.2018 tarihli ara kararı ile dosyadaki raporlar arasında demuraj bedeli konusunda çelişki olmakla çelişkinin giderilerek davalının itirazları ile yapıldığı belirtilen ödemelerin tarihleri de açıklanmak suretiyle davacı tarafça talep edilebilecek alacak miktarının belirlenmesi için yeni heyetten rapor alınmasını talep etmiştir. Dosyaya ibraz edilen yeni heyetten alınan raporda, davacı ve dava dışı ... arasındaki ticari ilişki de irdelenmiş, davacının ticari defterlerinde dava dışı Maerskline tarafından davacı tarafından düzenlenen demuraj faturası ve ödemesine yönelik herhangi bir tespit bulunmadığı yönünde kanaat bildirilmiştir. Yine davacı vekilinin mahkeme ara kararına rağmen ... firmasına ilişkin ana konşimentoyu dosyaya ibraz etmediği, sonuç olarak dava konusu taşımaya ilişkin davacının ibraz ettiği konşimentoda kayıtlı bir demuraj tarifesi bulunmadığı, davacının davalıya gönderdiği yükün varışı ile ilgili bir ihbar bulunmadığı, yönündeki değerlendirmelerle bilirkişilerce dava dışı ... internet sayfası incelenmiş ve başka bir konteynerin demuraj tarifesi emsal alınarak hesaplama yapılmış, bu şekilde davalının dosyaya ibraz ettiği başka bir taşımaya ait demuraj tarifesinin çok düşük kaldığı, sonuç olarak davalının davacıya verdiği 04.09.2012 tarihli demuraj tahahhütnamesi ve davacının dava dışı fiili taşıyan ... ödediği anlaşılan 3.400 USD'nın varlığı karşısında davacının davalıdan 3.400 USD talepte bulunabileceği yönünde değerlendirme yapılmıştır. Davacının ticari defterleri incelenmiş, davacının ticari defterlerinde davalı adına keşide edilmiş, davacının davalı adına 4.030 USD bedelli demuraj faturası düzenlediği, dava dışı ... firmasının davacı adına keşide etmiş olduğu, 29.02.2012 tarihli 3.400 USD bedelli faturaya %18 Kdv ve 18 USD ilave ederek davalıya yansıttığı, zira davacının bahsi geçen 3400 USD tutarında faturayı dosyaya ibraz ettiği anlaşılmaktadır.Dosya içerisinde davalı tarafça 04/09/2012 tarihli bir Demuraj Taahhütnamesi bulunduğu, dava dışı firmanın 05.09.2012/27.09.2012 tarihleri arasındaki yirmi iki günlük gecikme nedeniyle davacı adına demuraj faturası düzenlediği, davacının bu faturayı davalıya yansıttığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda dava dışı ... internet sayfası incelenmiş ve başka bir konteynerin demuraj tarifesi emsal alınarak hesaplama yapılmış olsa da ilk derece mahkemesince isabetli şekilde bahsi geçen bu tarifenin güncel durumu yansıttığı, davaya esas taşımanın ise 2012 yılında gerçekleştiği sebebiyle internet sayfasında yer alan bahsi geçen demuraj tarifesi karara esas alınamamıştır. İlk derece mahkemesince emsal olarak davacı tarafından dosyaya ibraz edilen ... numaralı konşimento örneği dışında başka bir konşimentonun varlığı iddia ve ispat edilememekle, davalı tarafça verilen 04/09/2012 tarihli bir Demuraj Taahhütnamesi bulunduğu da gözönüne alındığında, söz konusu konişmento üzerindeki tarife uyarınca hesaplama yapılarak sonuca ulaşılmasında herhangi bir hukuka aykırılık yoktur. Zira ... numaralı konşimento, fiili taşıyıcı tarafından düzenlenmiş olmakla ilk derece mahkemesince, bu konşimento da belirtilen tarife üzerinden hesaplama yapılarak sonuca ulaşılmıştır.O halde az yukarıda bahsi geçen 05.09.2012/27.09.2012 tarihleri arasındaki yirmi iki günlük gecikme nedeniyle demuraj ücretine hak kazanılacağı, davalı yanca 04/09/2012 tarihinde 1000 USD ödeme yapıldığı, ödemenin mahsubu ile ortaya çıkan alacaklılık borçluluk durumuna göre mahkemece davanın reddine karar verildiği görülmekle, ilk derece mahkemesi kararı isabetli bulunmuş, davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin reddi gerekmiştir.Yukarıda anlatılan sebeplerden ötürü ilk derece mahkemesi kararı isabetli olduğundan HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin ve başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 36,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.