İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2017/634 E. 2026/572 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2017/634
Karar No
2026/572
Karar Tarihi

T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/634 Esas KARAR NO : 2026/572 DAVA : Sigorta (Yangın Sigortası Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 02/06/2017 KARAR TARİHİ : 18/06/2026

Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Yangın Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilİ ---------Ş. 23.12.2015– 23.12.2016 vadeli, ----------- sayılı “Endüstriyel Paket Döviz Sigorta Poliçesi” kapsamında sigortalı dava dışı -------- Şti.ne ait ---------, ---------, ---------- Mah., ---------- Sk. ---------- İş Merkezi No--------- adresinde bulunan işyeri, davalılarca ıslah ve ikmal inşaatı çalışması yürütülen --------, yağan yağmurlar sonucu taşması neticesinde 12.01.2016 tarihinde su baskınına maruz kaldığını, davalılarca ıslah çalışması yürütülen ---------- su seviyesinin, yağan yağmurlar sonucunda yükselerek, bölgedeki işyerlerinin rögarlarından suların geri tepmesi ile gerçekleşmiş olup, aralarında müvekkili ---------Ş.’nin sigortalısı -------- Şti.ne ait --------, -------- Mah. ---------Sokak, -------- İş Merkezi No: --------- adresindeki işyeri dahil birçok işyerini suyun basmasına ve hasara yol açtığını, hasara maruz kalan ---------- Şirketi , müvekkil ---------Ş. nezdinde 23.12.2015 – 23.12.2016 vade ve ------------ sayılı Endüstriyel Paket Döviz Sigorta Poliçesi kapsamında yangın, sel ve su baskını, yer kayması, deprem, diğer doğal afetler, hırsızlık, cam kırılması, emtea, elektronik cihaz vb. rizikolarına karşı, Hazine Müsteşarlığı’nca düzenlenen Yangın Sigortası Poliçe Genel Şartları ve Ekli Kloz hükümleri kapsamında sigorta güvencesine alındığını, rizikonun gerçekleştiği, sigortalı firma tarafından olaydan bir gün sonra 13.01.2016 tarihinde müvekkili sigorta şirketine ihbar edilmiş olup, hasar ihbarı üzerine müvekkili sigorta kuruluşu nezdinde ---------- sayılı dosya açılarak, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu ve bağlı Sigorta Eksperleri Yönetmeliği hükümleri uyarınca hasarın tespiti için eksper görevlendirildiğini, bağımsız sigorta eksperi tarafından yapılan inceleme sonucunda, sigortalı işyerinde 134.460,42 TL. emtea zararı meydana geldiği tespit edildiğini, müvekkili sigorta şirketi tarafından, sigortalısına ait işyerinde meydana gelen ve eksper raporu ile belirlenen 134.460,42 TL. hasara karşılık, yangın sigortası poliçe genel ve özel şartları uyarınca, sözkonusu miktar üzerinden %7.5 oranında sovtaj tenzili ve %2 oranında muafiyet tenzili uygulanmak suretiyle 113.607,60 TL. hasar tazminatı, 03.03.2016 tarihinde sigortalısına, poliçe kapsamında ödendiğini, T.T.K.nun 1459 maddesi hükmü gereğince yangın sigorta tazminatını ödeyen müvekkili sigorta kuruluşu, T.T.K.nun 1472. maddesi uyarınca hukuken sigortalısının haklarına halef sıfatını haiz olmasına dayanarak, meydana gelen ve poliçe kapsamında tazmin edilen hasar tazminatının rücuen ödenmesi için davalılara müracaat ettiğini de belirterek, 113.607,60 TL. rücu tazminatının, 03.03.2016 ödeme tarihinden itibaren ----------- Bankası’nın kısa vadeli krediler için uyguladığı en yüksek ticari avans faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA:Davalılar vekili ortak cevap dilekçesinde dilekçesinde özetle; Davacı tarafından müvekkili aleyhine ikame edilen işbu dava görevsiz mahkeme nezdinde açılmış olup davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, zira huzurda ikame edilen ve rücuen tazminat talebine ilişkin işbu dava, haksız fiil nedeniyle, haksız fiilden sorumlu olduğu düşünülen müvekkiline ve diğer davalıya karşı ikame edildiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1 maddesi gereğince Ticaret Mahkemesinin davaya bakmakla görevli olması için davanın her iki tarafının tacir ve dava konusu işin de her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerektiğini, ancak huzurdaki davada, esasen haksız fiil sorumluluğuna dayanıldığından ve dava konusu tarafların ticari işletmesi ile ilgili olmadığından dolayı huzurdaki dava nispi veya mutlak bir ticari dava niteliğinde olmadığını, nitekim Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin --------- Esas, --------- Karar ve 20.11.2015 tarihli konuya ilişkin güncel kararı da haksız fiil nedeniyle açılan rucüen tazminat alacakları bakımından Asliye Hukuk Mahkemeleri'nin görevli olduğunu, davacı sigorta şirketi tarafından mahkeme nezdinde ikame edilen ancak esastan haksız fiile dayanan işbu rücuen tazminat davasının görevsizlik nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, davacı ---------- tarafından, 12.01.2016 tarihinde yağan yağmur sonucunda ---------- taşması nedeniyle ---------- Mah. ---------Sok. ---------- İş Merkezi No:-------- --------- adresinde mukim ve ---------- numaralı sigorta poliçesi kapsamında sigortalısı olan dava dışı ----------- Şti nezdinde, işyeri ve içerisindeki emtialarda hasar oluştuğu, 113.607,60 TL hasar bedelinin sigortalıya ödendiği, bu hasar bedelinin ---------- ıslah işini üstlenen müvekkili şirketler olan --------- ve---------- yüklenici sıfatı, konumu nedeniyle sorumlu olduğu bu nedenle müvekkilleri aleyhine işbu rucuen tazminat davasının huzurda ikame edildiği beyan edildiğini, davacı tarafından her ne kadar dava dışı sigortalı nezdinde oluştuğu beyan edilen zarardan, ------------ ıslah işini üstlenen müvekkillerinin sorumlu olduğu beyan edilmiş ise de davacının iddiaları haksız ve dayanaktan yoksun olup davanın reddini istemiştir. Tetkik edilen dosya kapsamı bütün olarak değerledirildiğinde; Dava, Endüstriyel Paket Döviz Sigorta Poliçesi kapsamında ödenen hasar bedelinin rücuen tazmini istemine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, Davacının, dava dışı ---------- Şti nin ---------- Mahallesi, ----------- Sokak ----------- İş Merkezi No:-------- --------- adresinde bulunan iş yerini 23/12/2015-2016 tarihleri arasında Endüstriyel Paket Döviz Sigortası ile sigortalamış olduğu, sigortalı iş yerinde 12/01/2016 tarihinde su basması nedeniyle oluşan hasara istinaden ödenen tazminatın, su basmasının davalılarca yapılan --------- ıslah ve ikmal inşaatı çalışmalarından kaynaklandığı iddiasıyla davalılardan rücuen tahsilini talep ettiği anlaşılmıştır. Davacı sigorta şirketinin iş bu davadan önce, ödemiş olduğu bu tazminatın rücuen tahsili için ---------- Büyükşehir Belediye Başkanlığı'na da dava açmış olduğu anlaşılmakla söz konusu dava iş bu dava yönünden bekletici mesele yapılmıştır. Söz konusu---------- Esas sayılı dosyasında verilen 06/10/2020 tarihli, ---------- Karar nolu kararda " taraflar arasındaki ihtilafı çözmek, kusur ve zarar durumunu belirlemek bakımından sigortalı iş yerinde keşfen inceleme yapıldığı, ekspertiz incelemesine ve keşfen inceleme sonucu hasara uğrayan bodrum kat ara duvarının kaldırıldığının, toprak seviyesinin altında kaldığı halde mevzuata aykırı pencere açıldığının, bodrum kat atıksu bağlantısının da bu pencereden çıkarıldığının, atıksu borusunun yukarıdan patladığının ve yerde bulunan kolilerin ıslandığının tespit ve rapor edildiği anlaşılmakla, davalının sigortalısı iş yerinin bodrum kat ara duvarının fen ve sanat kuralları ile teknik şartlara aykırı şekilde kaldırıldığı ve atıksu bağlantısının da yine aranan nitelikleri taşımaz şekilde küçük çaplı spiralli boru ile yapıldığı, parsel bacasına bağlanmayıp kaldırım kenarından devam ettirildiği, eğimle geçirilmediğinden yukarıdan patladığı, dolayısı ile dava konusu hasarın davalı idarenin kusurundan değil davacının sigortalısının kusurundan kaynaklandığı, davalının kusuru, dolayısı ile sorumluluğu bulunmadığından davacının sigortalısına ödediği tazminatın davalıdan rücuen tahsilini talep etmesinin haklı ve yerinde olmadığı kanaatine varılmakla, davacının davasının reddine karaar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şekilinde karar verilmiş ve bu karar 22/05/2025 tarihinde kesinleşmiştir. Mahkememizce kesinleşmesi beklenen ve istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen dosyada dava konusu hasarın davacının sigortalısının kusurundan kaynaklandığı belirlenmiş olmakla mahkememizce yeniden keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek olmadığı, davalının kusuru, dolayısı ile sorumluluğu bulunmadığı, zira kesinleşen mahkeme kararı ile hasarın davacının sigortalısının kusurundan kaynaklandığının tespit edilmiş olduğu, davacının sigortalısına ödediği tazminatın davalıdan rücuen tahsilini talep etmesinin haklı ve yerinde olmadığı kanaatine varılmakla, davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın REDDİNE, Karar harcı olan 732,00 TL'nin dava açılırken peşin olarak alınan 1.940,14 TL'den mahsubu ile bakiye kalan 1.208,14 TL'nin karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama gideri masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına, Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, Gider avansından sarf edilmeyen fazla yatan miktarın karar kesinleştiğinde IBAN/hesap numarası bildirilmesi halinde buraya, aksi halde ---------- ile konutta ödemeli olarak taraflara İADESİNE, HMK 345. Maddesi hükmü uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.18/06/2026

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2017/634, K. 2026/572, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2017-634-e-2026-572-k-540e12e9e489