İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2017/4 E. 2018/5 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2017/4
Karar No
2018/5
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/1127 KARAR NO : 2024/286 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/12/2021 KARAR TARİHİ : 20/03/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 19/04/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, TALEP: Davacı vekili dava dilekçesi ile; Davacı hakkına Bakırköy ...İcra Müdürlüğü ... sayılı dosyası ile 21/10/2021 tanzim, 25/0/2021 tarihli ve 90.000-TL bedelli bonoya dayalı olarak 113.474,12-TL tutar üzerinden Kambiyo Senetlerine Mahsus Takip yolu ile takip başlatıldığı, takip dayanağı bononun sahte olduğu ve davacılara zorla imzalatıldığı nedenleriyle takip dayanağı bono ve takip dayanağı ile borçlu olmadığının tespiti ile bononun iptalini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi ile; Görev itirazının olduğu, davacının senedin kendilerine zorla imzattırıldığına ilişkin savunmaları gerçeği yansıtmadığı, Davacıların vermiş oldukları senedin haksız işgal ettikleri taşınmazın 2014 ve sonrası için haksız işgaline karşılık anlaşma sağlanan bedel olduğu, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün .... e. Sayılı dosyasına karşılık da olmadığı, ilgili icra dosyasında talep edilen alacak 2014 ve öncesine ait haksız işgal alacağı olduğu, davacının tanık dinletebilmesi mümkün olmadığı, muvafakatlerinin olmadığı nedenleriyle haksız davanın reddini talep etmiştir. DELİLER VE GEREKÇE: Taraflara usulüne uygun tebligat yapılmıştır. İstanbul(anadolu) Cumhuriyet Başsavcılığı Karar Masası'nın ... CBS Sorusturma dosyasının UYAP sureti, Bakırköy ...İcra Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının UYAP sureti dosyamız arasına alınmıştır. Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün 19/02/2022 tarih ve .... esas sayılı, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Zamanaşımı Bürosu'nun 19/12/2022 tarih ve .... Soruşturma sayılı, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün 21/12/2022 tarih ve ... esas sayılı,Kocaeli Vergi Dairesi Başkanlığı Mükellef Hizmetleri, Strateji Ve Hukuk Ve İhtilaflı İşler Grup Müdürlüğü'nün 20/03/2023 tarih ve .... Sayılı, Çayırova Belediye Başkanlığı'nın 22/03/2023 tarih ve .... sayılı, Tuzla Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 22/03/2023 tarih ve ... sayılı, Çayırova İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı'nın 22/03/2023 tarih ve ... sayılı, İlyasbey Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 29/03/2023 tarih ve ...) - 45207 sayılı, .... Bankası Genel Müdürlüğü'nün 30/03/2023 tarih ve .... sayılı, .... Bankası Genel Müdürlüğü'nün 03/04/2023 tarih ve .... sayılı, ... Bankası ...'nun 11/04/2023 tarih ve ... sayılı, ...Bankası ... ... Şubesi'nin 02/06/2023 tarih ve .... sayılı, Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün 06/03/2024 tarih ve ... Esas sayılı müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır. Prof.Dr.Dr.... tarafından mahkememize sunulan 20/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; İnceleme konusu alacaklısı ..., borçlusu ... ve ... olan, 21.10.2021 tarihli, 90.000 (doksan bin) TL bedelli senetteki ...'e atfen atılan imza ile ...'e ait imzalar arasında yapıların oluşturulma şekli, başlangıç ve bitiriliş özellikleri, yapılar arası bağlantılar, doğrultu, eğim gibi grafolojik ve grafometrik tanı unsurları açısından yüksek derecede uyumsuzluk ve benzemezlikler bulunması nedeni ile söz konusu imzanın, karşılaştırma belglerindeki imzalarına kıyasla, ...'in eli ürünü olmadığı kanaati ile rapor sunulmuştur. İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 14/12/2023 tarihli raporda özetle ; İnceleme konusu senette "ÖDEYECEK" bölümünde atılı imzalardan sağ tarafta mevcut olan imza ile ...'in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzanın ...'in eli ürünü olduğu, inceleme konusu senette "ÖDEYECEK" bölümünde sol tarafta mevcut olan imza ile ...'in mukayese imzaları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'in eli ürünü olmadığı, söz konusu imza, atan şahsın tanı unsurlarını ... açısından teşhise yeter oranda yansıtmadığından ...'in eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği hususlarını bildirir kanaat raporudur hazırlanmıştır. Dava, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası iken yargılama esnasında istirdat davasına dönüşmüştür. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 72.maddesi gereğince, borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında, borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 s.TMK m.6). İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf, o vakıayı ispat etmelidir. Türk hukuk öğretisinde kambiyo senetlerinin içerdiği hakkın doğumu konusundaki baskın görüş sözleşme teorisi ile açıklanmakta bu da güven ilkesi ile desteklenmektedir. Bu teoriye göre kambiyo senedinin düzenlenmesi ile içerdiği hak derhal vücut bulmaz, borcun doğumu için ayrıca senedin borç altına girmek kastıyla lehdara da verilmesi yani teslime ilişkin bir de ayni sözleşmenin mevcudiyeti gerekir (Bozer, A./Göle, C.: Kıymetli Evrak Hukuku, 7.b., Ankara 2017, s.21; Yılmaz, A.L.: Kambiyo Senetlerinde Def’iler, İstanbul 2007, s.51; Öztan, s.106; Kınacıoğlu, s.30 vd.). Bu sözleşmenin kurulması Türk Borçlar Kanunu'nun genel hükümleri gereği karşılıklı ve aynı yöndeki iradelerin açıklanması ile mümkündür. Kambiyo sözleşmesinin hiç yapılmaması durumunda geçersizlik def‟isi söz konusu olabilir. Zira sözleşmenin hiç bulunmaması durumunda senedin bedelsiz olduğu iddiası öncelikli olarak yer almaktadır. Bir kambiyo senedine dercedilen temel alacak, kendisini oluşturan asıl borç ilişkisiyle birlikte ya da ondan ayrı olarak ortadan kalkar, geçerli olarak doğmaz yahut hiç mevcut olmazsa, o senet bedelsiz kambiyo senedidir. Bedelsiz senetleri tarafların bedel konusunda anlaşma yapmadığı senetler ve tarafların bedelsizlik konusunda anlaştığı senetler olarak ikiye ayırabiliriz38. Tarafların bedelsizlik konusunda anlaşmadığı senetler ise baştan beri bedelsiz olan senetler, sonradan bedelsiz kalan senetler ve geçici süreyle bedelsiz kalan senetler olarak üçe ayrılabilir. Baştan beri bedelsiz olan senetleri de temel ilişkinin hata, hile ve ikrah gibi irade bozukluklarıyla sakatlandığı senetler, temel ilişkisinde ahlaka ve kamu düzenine aykırılık bulunan senetler, kumar veya bahis borcu olarak düzenlenen senetler, ehliyetsiz kişilere verilen ticari senetler, ticari senedin taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı biçimde doldurulmasıyla ortaya çıkan senetler, temel alacağı geçersiz veya hiç var olmayan senetler olarak sınıflandırabiliriz. Avale ilişkin hükümler TTK’nın 778. maddesinin 3. fıkrası gereğince bonolar hakkında da uygulanır. TTK’nın 776. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi ile aynı Kanunun 778. maddesinin atfı ile uygulanması gereken TTK’nın 701. maddesi birlikte değerlendirildiğinde bononun geçerli olması için tek imza yeterlidir ve senet ön yüzüne atılan ikinci imza aval şerhi sayılır. Ne var ki, poliçenin ön yüzüne düzenleyen tarafından iki imza atılmış olsa dahi, bu imzalar TTK’nın 700. maddesine göre aval olarak kabul edilemez. Ancak, keşideciden başka bir kişi tarafından aval veya benzeri sözler kullanılarak imzalanmışsa aval olarak sayılır. Aval verenin borcu bağımsız bir borçtur, bir diğer ifade ile feri nitelikte değildir. Aval ile teminat altına alınan borç geçersiz olsa bile, aval verenin sorumluluğu devam eder. Aval veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da, aval verenin taahhüdü geçerlidir. Yani lehine aval verilenin borcu geçersiz olsa bile, aval veren bu geçersizliği ileri süremez. Lehine aval verilenin mevcut olmaması, ehliyetsiz olması ya da imzasının sahte olması hâlinde de aval verenin sorumluluğu devam eder. TTK’nın 702. maddesinin 2. fıkrası gereğince aval veren, sadece kambiyo senedindeki zorunlu şekil eksikliğini ileri sürebilir (20.04.2018 tarihli ve 2017/4 E., 2018/5 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı). Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 06.10.2020 tarihli ve 2017/12-268 E., 2020/729 K. sayılı kararında da değinilmiştir. "...Mahkemece, yapılan yargılama ve alınan rapora göre, imza inkarının mutlak defi olduğu, herkese karşı ileri sürülebileceği, davaya konu çek üzerindeki imzanın davacı şirket yetkilisine ait olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının 31.500,00 TL bedelli çekten dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, hüküm davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı Eko Faktoring A.Ş. vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalı .... Faktoring A.Ş.'den alınmasına, 20/03/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi." T.C. Yargıtay .... Hukuk Dairesi, .... Esas, ... Karar. Dosya tüm deliller ile birlikte değerlendirildiğinde; kambiyo senedine mahsus haciz yolu ile yapılan icra takibinin dayanağı bono nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkin açılan davada, dava ve icra takibine konu senet üzerindeki imzanın davacılara ait olup olmadığı, senedin hata, hile ,ikrah ile alınıp alınmadığı kambiyo senetlerinin illetten mücerret olup, soyut borç ilişkisi doğurduğu, kambiyo senedinden dolayı borçlu olmadığını iddia edenin bu hususu ispat etmekle yükümlüdür. Davacılardan Gülsefa dava dilekçesinde zorla senet imzalatıldığını, hata hile ve ikrah iddiasında bulunmuştur. Diğer davacının ise kefil olarak senette imzası bulunmaktadır. Davacı asillerden ... imzasının kendine ait olduğunu kabul etmekle birilikte TTK’nın 702. maddesinin 2. fıkrası gereğince, kambiyo senedindeki zorunlu şekil eksikliğini ileri sürmüştür. Davacılardan ...' nın okuma yazmasının olmadığı, dosya kapsamı ve dinlenen tanık beyanları ile sabittir. Dava dilekçesindeki içerikten davacının imzaladığı evraklardan senedin farkında olduğu yönünde bir ifade çıkmış olması nedeni ile davacının HMK 169 ve 171 uyarınca isticvabına karar verilmiş olup 28/02/2024 tarihli duruşmada beyanında bir kısım belgeler imzaladığını neyi imzaladığını bilmediğini, mahkememizce gösterilen senedi imzalamadığını, imzaladığı kağıtların boyutlarının daha büyük olduğunu beyan etmiştir. Mahkememizce iş bu senet üzerinde Prof.Dr.Dr.M... tarafından dosyaya sunulan 20/03/2023 tarihli rapor ile İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Fizik İhtisas Dairesi tarafından hazırlanan 14/12/2023 tarihli raporda senetteki imzanın davacı ...'nın el ürünü olmadığı tespit edilmiştir. İmzanın keşideciye ait olmadığı iddiası mutlak def'i niteliğinde olup herkese karşı ileri sürülebilmektedir. Aval veren, hamile karşı senet metninden anlaşılan mutlak defileri ileri sürebilecek, asıl borçlu ile hamil arasındaki şahsi defileri ileri süremeyeceğinden aval verenin mutlak defiye ilişkin iddiası bakımından da davacıların davayı ispat ettikleri anlaşılmakla açılan davanın kabulüne, Davacının Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında takibe konu 21.10.2021 tarihli 90.000,00-TL bedelli çek bakımından davacıların davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, Davacılardan ...'in ödemiş olduğu 42.113 TL'nin davalıdan istirdadı ile bu davacıya ödenmesine, Davacılardan ...'in ödemiş olduğu 91.148,19 TL'nin davalıdan istirdadı ile bu davacıya ödenmesine, şartları oluşmadığından kötüniyet tazminat talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacılardan ...'in ve ...'in açmış olduğu DAVANIN KABULÜNE, 1-Davacının Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında takibe konu 21.10.2021 tarihli 90.000,00-TL bedelli çek bakımından davacıların davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, Davacılardan ...'in ödemiş olduğu 42.113 TL'nin davalıdan istirdadı ile bu davacıya ödenmesine, Davacılardan ...'in ödemiş olduğu 91.148,19 TL'nin davalıdan istirdadı ile bu davacıya ödenmesine, 2-Davacının kötü niyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine, 3-Alınması gerekli 6.147,90 TL harçtan peşin alınan 1.536,98 TL peşin harcın mahsubu ile 4.610,92 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 59,30- TL başvuru harcı, 1.536,98 TL peşin nispi harç, 11,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.607,78- TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan tebligat, müzekkere gideri, Bilirkişi ücreti toplamı 2.320 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Taraflarca yatırılıp harcanmayan masrafın karar kesinleştiğinde iadesine, 8-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK 394/5 ve 341/1 maddesi gereğince tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.20/03/2024 Katip ... ¸ Hakim ... ¸ "iş Bu Evrak 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanununun 5. Madde Uyarınca Güvenli Elektronik İmza İle İmzalanmış Olup, 22. Madde Uyarınca Da Islak İmza İle İmzalanmayacaktır."

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2017/4, K. 2018/5, T. 21.10.2021, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2017-4-e-2018-5-k-b0724b2e14d8