İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2017/385 E. 2026/256 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2017/385
Karar No
2026/256
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2017/385 Esas KARAR NO : 2026/256

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/04/2017 KARAR TARİHİ : 25/03/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...Tic.Ltd.Şti.'nin kablosuz teknoloji tasarımları, mobil mecra tabanlı tanıtım ve ticaret sistemleri, sistemler ile bağlantılı tamamlayıcı servislerin sağlanması vs... alanlarda faaliyet göstermekte olan bir şirket olduğunu, müvekkil şirket ... tarihinde ..., ... ve ... tarafından kurulduğunu, 31.12.2013 tarihi itibariyle ... 17. Noterliği'nden ... tarih ve ... sayı ile tasdikli hisse devir ve temlik sözleşmesi ile ... ve ... hisselerini ...” e devrederek müvekkil ... şirketinin ortaklığından ayrıldığını, dolayısıyla müvekkili şirketinin kuruluştaki ortaklık yapısı daha sonra değişmiş ve 31.12.2013 tarihi ilibariyle gerek ... gerek ... ile herhangi bir hukuki-ticari-şahsi bağı kalmadığını, müvekkili şirketinin mevcut ortakları ... ile ...“... Ltd.” şirketi olduğunu, ... ile müvekkil şirketin eski ortağı ... icra dosyalarının borçlularından olanı ... Şti.'nin ortaklarından olduğunu, gerek müvekkil ... şirketinin, gerekse müvekkil şirketin ortakları olanı ...'in ve ... Ltd.'in, icra dasyası borçlularından ...ve ... şirketinde herhangi bir ortaklıkları veya yönetim pozisyonlarının bulunmadığını, bu hususların her türlü resmi evrak ile ispatlanabilir ve haciz sırasında da ispatlanmış olmasına rağmen müvekkili şirkete davalı tarafından ... ve ... şirketlerine ait 2015 tarihinde basılmış - cirolanmış 2 adet karşılıksız çek sebebi ile müvekkili şirketin 2013 yılında taşınmış olduğu eski iş adreslerini (paylaşımlı ofislerdeki ikamet ayrı alt kira kontratları ile belgelendiği) ve bu çekleri ciro edenlerden ...'un yine 2013 yılında sonlandırılmış olan ... ortaklık statüsünü ve hatta mülkiyeti tahsis tarihinden itibaren tam - tek olarak evo ...'ye ait olan faks numarası ile “...” markası bahane edilerek hukuka aykırı ve haksız haciz işlemleri gerçekleştirildiğini, gerçek borçluların uhdesinde olan ... Ticaret Odası'na bildirdikleri faks numarasının müvekkilinin faks numarası kesinlikle müvekkiline yüklenecek bir kusur bulunmadığını, ... markasının ise tamamen müvekkilnin adına tescil edilmiş bir marka olduğunu, gerçekleştirilen haksız haciz süreçlerinde, davalı şirkete tümü ...Tespit Teyit ve Tedarik anlaşmasına sahip ... A.Ş.'nin müvekkil ... LTD.'ye ait merkez ofisinde gerçekleştirmekte olduğu Teknik ve Ticari Denetimi sürerken yapılan 4 adet kasıtlı işgal ile ticari ve Kredibilite kayıplarının oluşmasına sebebiyet verdiğini, davacı müvekkili şirket ile dava dışı ....A.Ş. arasında 01.07.2016 tarihinde Denetim Derleme Destek ve Dökümantasyon Hizmetleri Sözleşmesi akdedilmiş olup bahsi geçen sözleşme “.... yönelik olarak ... tarafından temin edilecek olan Denetim, Derleme Destek ve ilgili süreç, sonuç- ve varsa sorun/çözümlerin yansıtılacağı, dokümantasyon hizmetleri ile işbirlikli ... Projelerinin Mükerrer Platform kurulum ve kullarımı vasılası ile gerçekleştirilmesini sağlayacak Danışmanlık süreçlerinin Parkyeri tarafından sağlanmasına ilişkin süre, şekil ve şartlar ile tarafların bu kapsamda kalan hak ve yükümlülüklerini düzenlendiğini, davacı müvekkili ile dava dışı ... A.Ş. arasında yapılan bahsi geçen sözleşmenin ardından dava dışı şirketin müvekkili şirkete uyguladığı denetimler esnasında davalı tarafça müvekkil şirkete 4 (dört) defa uygulanan haksız ve hukuka aykırı haciz işlemleri sebebi ile denetim raporları olumsuz çıkarak müvekkilinin sözleşmesine son verilmiş olup müvekkilin hem ticari itibarı zedelenmiş hem de kazanç kaybına uğradığını, davalı tarafça müvekkiline karşı yapılan haksız ve hukuka aykırı haciz işlemleri ile sebebiyet verilen ticari ve itibari kayıptan davalı gerçek borçlular ile hiçbir hukuki-ticari bağının kalmadığını açıkça bildiği müvekkiline ızrar ahlaka aykırı bir amaçla zarar verme kasdı ile açıkça zarar vermek, malvarlığına hukuka uygun bir kılıfla el atmak suretiyle zarar vermek sonucu gerçekleştirdiği haksız fiili ile sorumlu olduğunu, davalı tarafça davacı müvekkiline karşı yapılan haksız ve hukuka aykırı haciz işlemlerinin, müvekkilinin dava dışı ... A.Ş. olan sözleşmesinin sona ermesine sebep olarak ticari olarak kazanç kaybına ve ticari itibarının zedelenmesine sebep olduğunu belirterek ... Şti. ve ... A.Ş. tarafından düzenlenip, piyasaya sürülen ve karşılığı ödenmeyen 2015 banka basım tarihli 2 adet karşılıksız çekin, 12.2013 tarihinde sonlanan ... ortaklığı sonlandıktan sonra ciro edildiği bariz olduğu, işbu haksızlık öncesi ve sonrasında ... Şti.'nin tüm ticari faaliyetlerini kendisine ait bağımsız binalarda/ bağımsız bölümlerde sürdürdüğü belgelediği, illiyet bağı kurumu için kullanılan gerek “...” marka tescil gerekirse “...” nolu fax hattına ait tescil belgeleri ibraz edildiği, haksız haciz uygulamasının gerçekleştirildiği ...adresinde ne alacaklının ne de alacaklıya ait şahsi bir eşyanın bulunmadığı, güvenlik kamerası kayıtları ile de sabit olarak ... A.Ş. avukatlarının polis nezaret koşulunu yok sayarak çeşitli yönetici odalarına ve evraklarına tecavüzde bulunduğu, tüm .... Şti.'nin 10.2013 tarihinden itibaren milyonlarca lira yatırım yaptığı ... teknik ve ticari yetkinlik tastiği ve işbu yeterliliği tasdiği üzerine de müteakip ticaret / temsili için yetkilendirilmiş olan ... A.Ş.'nin müşteri denetimi çalışmalarını sürdürdüğünü bildirdiği halde ve akabinde işbu denetimlere denk gelen dört adet kasıtlı/kayıtlı işyeri haczinin yol açtığı zarar nedeniyle; müvekkili şirket nezdinde oluşan gerek akdi mağduriyetlerin tazmini, gerekse de ticari kaynak ve ticari itibar-kredibilite kayıpları nedeniyle hem müvekkili şirketin %95 oranında ortaklığı olan...'da mukim ... LTD.'nin aktardığı kaynakların kısılıp kesintiye uğramasına hem de bu kesintilerin elde olan müşterilere dahi yapılacak satışlar suretiyle telafi edilmemesine yol açarak şirket faaliyetlerinin mahvına giden yolu döşeyen işbu haksız haciz işlemlerinin doğurduğu zararların tazmin ve telafisini sağlayacak bu davayı açma zorunluluğu hasıl olduğunu belirterek şimdilik 118.000,00 TL tazminatın davalıdan alınarak davacı müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiştir. Cevap: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız haciz nedeni ile açıldığını, öncelikle haczin haksız olduğu iddiasının ispat edilmesi gerektiğini, davacının, hacze karşı istihkak davası açtığını, davanın derdest olduğunu, haczin haksızlığı iddiasına ilişkin başkaca bir delile dayanmadığını, davacı tarafından açılmış olan istihkak davasının henüz neticelenmemiş ve kesinleşmemiş olduğunu, halihazırda, davacının aktif dava ehliyetine sahip olmadığını, aktif husumete itiraz ettiklerini, davacı tarafından açılmış ve derdest bulunan istihkak davalarının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının davaya konu ettiği .... 14. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyasından uygulanan haciz işleminin ... 23. İcra hukuk Mahkemesi'nin ... Esas,...Karar sayılı dosyası ile değerlendirildiğini ve takibin devamına karar verildiğini, yine aynı şekilde ... 37. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından yapılan haciz işleminin ... 17. İcra Hukuk Mahkemesinin ... Esas ve... Karar sayılı dosyası ile değerlendirilmiş ve ileri sürülen istihkak iddiasının sadece satışı geri bırakmak kastı ile ileri sürüldüğü ve samimiyetten uzak bulunması nedeni ile takibin devamına karar verildiğini, görüldüğü üzere yapılan haciz işleminde usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığını, zira İcra Hakimliği bu kararı ile haczi kanuna uygun bulduğunu, istihkak iddiasının reddine ilişkin kararla birlikte davacının dava dilekçesinde de belirttiği ... 17. İcra Hukuk Mahkemesi... Esas ve ... 23. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyaları ile görülmekte olan istihkak davasını açtıklarını, davaların halen derdest olduklarını, bu nedenle istihkak davalarının bekletici mesele yapılması gerektiğini, davacının davasını borçlularla aralarında hiçbir fiili bağ bulunmamasına rağmen haciz yapılmasına dayandırdığıını, icra dosyası ve dava konusu haciz zaptı incelendiğinde görüleceği üzere borçlu şirket ile olan organik bağ nedeniyle işlem yapıldığını, davaya konu olan haczin haksız olmadığını, ... Tic. Ltd. Şti. ve borçlular ...Ltd. Şti., ...Tic. Ltd. Şti. aralarında organik bağ olan tüzel kişiler olduğunu, borçlu davacının uhdesinde faaliyetini hala sürdürdüğünü, haciz adresinde, borçluya ait çeşitli evrakların bulunması, borçlunun halen adreste faal olduğunu gösteren bir vakıa olduğunu, davacı ile borçlu arasındaki fiili ve hukuki irtibat açık olup, buna istinaden adreste haciz tatbik edildiğini, davacı dilekçesinde davacı ile borçlu arasında bağ olmadığını iddia etmekte ise de mahalde bulunan evrakların borçlu şirketler arasındaki ortaklık yapısı ve adreslerin birlikte kullanılması davacının iddiasının aksine şirketlerin iç içe çalıştıklarını ve aralarında ki organik bağı açıkça ispatladığını, ticaret sicil kayıtları celp edildiğinde davacı ve borçlu şirket ortaklarının aynı iş kolunda faaliyet göstermek üzere sürekli ticari şirketler kurmuş olduğunu, bu şirketler ekonomik sıkıntıya düştüğü zaman borçlarını ödemek yerine hemen yeni bir şirket kurmayı ve borçlu şirketi pasif hale getirerek borçlarını ödememeyi tercih ettiklerini ispatlayacağını, davacının yapılan hacze ilişkin her hangi bir zararı bulunmadığını, borçlu şirket hakkında 2012 yılı sonunda başaltılan icra takibinden sonra borçlu şirket yetkilileri davacı şirket ortaklığından ayrıldığını, borçlu şirket ... Ltd. Şti. hakkında ... 31. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmasının ardından davacı şirket ortaklığından kağıt üzerinde ayrılmış ve alacaklıları bu şekilde atlattığını, dosyanın yapılan incelemesinde ödenmemiş olduğu ve takipsizlikle kapalı olduğu tespit edildiğini, hali hazırda da borçlu şirket hakkında açılmış ve devam eden bir çok icra takibi bulunduğunu, borçlu şirketin ve borçlu şirket yetkililerinin borcunu ödemek yerine alacaklılarından mal kaçırmayı ve bunun için muvazaalı işlemler yapmayı adet haline getirdiğini, davacının tescil ettirdiği "..." markası borcun doğumundan sonra tescil edildiğini, davacı delil olarak evo markasının davacı şirket adına tescil ediliğini gösterir belgeleri sunmuş ise de ancak incelendiğinde markanın borcun doğumundan sonra tescil ediliği bu sayede evo ibareli bulunan belgelere dayanak sağlamaya çalıştığını, davacı şirket ile borçlu şirketin aynı iletişim numarasını kullanmakta olduğunu, davacı şirketin konu iletişim numarasının mülkiyetinin sadece kendisine ait olduğunu bildirmekte ise de burada ki sorunun mülkiyete ilişkin değil borçlu şirkete ait faxların da haciz tatbik edilen adrese gelmesi olduğunu, bu durum borçlu şirketin davacı arkasında çalıştığını ve davacı şirketin görünen yüz olduğunu ispatlayacağını, haciz mahallinde hazır bulunan ...'nın borçlu şirketin eski çalışanı olduğunu, haciz zaptı ile sabit olduğu üzere borçlu şirket yetkilisi ile halen iletişim halinde olduğunu, davanın haksız hacizden (haksız fiil) kaynaklanan maddi tazminat talepleri ile açıldığını, bir eylemin haksız fiil oluşturabilmesi için Hukuka aykırı bir fiilin, kusurun, zararın ve illiyet bağının bulunması gerektiğini, davaya konu olan haciz işleminin bu unsurları ihtiva edip etmemesine göre haczin haksız fiil olup olmadığının ortaya çıkacağını, hacizde hukuka aykırı bir eylemin bulunmadığını, yapılan haciz işleminde kusur bulunmadığını, hacze ilişkin olarak İcra Hukuk Mahkemesi tarafından takibin devamına karar verildiğini, haciz işleminden dolayı davacının zarar gördüğü iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacının haksız kazanç elde etme gayesinde olduğunu, davacının imzalandığını bildirdiği sözleşme tarihinden önce üç kez hacze gidilmiş ve sözleşme tarihinden sonra sadece bir kez hacze gidilmiş ve sözleşme akdedildikten sonra 20.07.2016 tarihli haciz sırasında denetim ekiplerinin bulunmadığı açık olup, aynı zamanda davacı tarafından denetim ekiplerine ilişkin de her hangi bir beyanda bulunulmadığı haciz zaptı ile sabit olduğunu, taraflar arasında yapılacak iş ve işlemlerin düzenlenmesine ilişkin olarak sözleşme imzalanması ticari teamül gereği olup basiretli her tacir ileride oluşabilecek her hangi bir husumete ışık olabilmesi açısından sözleşme imzalandığını, basiretli tacir olmanın ve yine ticari teamüllerin gereği olarak bir şirket ya da şahısla sözleşme imzalanmadan önce sözleşmenin gereğini yapıp yapamayacağı ve layıkı ile yapıp yapamayacağı araştırılır, yapılacak işe ilişkin olarak referans istenir ve pek tabi olarak finans kurumlarından kredibilite araştırması yapılmak sureti ile sözleşme yapılacak şirketin koşulları sağlayacağının anlaşılması ile sözleşme imzalanacağını, ticari teamül şirketin sözleşme yapılamadan önce araştırılmasını gerek aksi hem teamüllere hem de hayatın olağan akışına aykırılık teşkil edeceğini, dava dışı şirkette mutlaka bu araştırmayı yaptığını, eğer hacizlerden haberdar olabiliyor ve bu hacizler kredibiliteyi düşürüyor ise sözleşmenin akdedilmesinden önce yapılan üç haciz var iken bu sözleşmenin imzalanmasının mümkün olmayacağını, davacının çizmiş olduğu bu senaryo ile haksiz kazanç elde etme peşinde olduğunu belirterek anlatılan tüm bu nedenlerle öncelikle Mahkemenin görevsizliğine karar verilmesini, davacı tarafından açılmış ve derdest bulunan istihkak davalarının bekletici mesele yapılmasına, mahkeme aksi kanaatte ise davanın reddine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Dava, haksız haciz hukuksal sebebine dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir. ... 14. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile ... 37. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyalarında takip alacaklısının davalı ... A.Ş., takip borçlularının dava dışı ... Ltd. Şti., ...Ltd. Şti. ve ... Ltd. Şti. olduğu, icra takiplerinde davacı Tasfiye Halinde ... Ltd. Şti.nin ise taraf (takip borçlusu) sıfatının bulunmadığı, ancak davalı takip alacaklısının takip borçluları olan .... Ltd. Şti. ve ...Ltd. Şti.ile davacı Tasfiye Halinde ...Ltd. Şti. arasında organik bağ bulunduğunu iddia ederek davacı şirket hakkında da haciz talebinde bulunduğu, davacının haciz işlemlerine karşı istihkak iddiasını ileri sürdüğü, fakat İcra Hukuk Mahkemesi tarafından verilen kararlar uyarınca davacı şirket adresinde 07/04/2016, 04/05/2016, 11/05/2016 ve 20/07/2016 tarihlerinde haciz işlemlerinin yapıldığı, davacının ... 17. İcra Hukuk Mahkemesinin... E. ve ... 23. İcra Hukuk Mahkemesinin...Esas sayılı dosyaları ile davalı takip alacaklısı aleyhinde istihkak davaları açtığı belirlenmiştir. ... 17. İcra Hukuk Mahkemesinin ... E. ... K. sayılı kararı ile davacının istihkak davasının reddine karar verildiği, ancak İstanbul BAM 23. HD. ... E. ... K. sayılı istinaf kararı ile bu kararın kaldırıldığı, bozma sonrası ...E.... K. sayılı karar ile bu sefer davacının istihkak davasının kabulüne, ... 37. İcra Müdürlüğünün ... Esas s. dosyasında 10/06/2016 tarihinde haczedilen malların davacıya ait olduğunun tespitine, mallar üzerindeki hacizlerin kaldırılmasına karar verildiği, işbu karar icra mahkemesince miktar itibariyle kesin olduğu belirtilerek istinaf yolu kapatılarak kesinleştirildiği; .... 23. İcra Hukuk Mahkemesinin... E....K. sayılı kararı ile davacının istihkak davasının reddine karar verildiği, ancak İstanbul BAM 21. HD. ... E. ... K. sayılı istinaf kararı ile usulüne uygun istihkak iddiasında bulunulmadığından bu kararın kaldırıldığı ve ... 14. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına ilişkin istihkak davasının konusuz olduğu tespit edilerek usulden reddine karar verildiği, istinaf kararının miktar itibariyle kesin olduğu belirtilerek kesinleştirilmiştir. Davacı, hacizlerin haksız olduğunu, haciz işlemleri sırasında denetimde bulunan ... A.Ş. ile arasındaki sözleşmenin yapılan haciz işlemleri sebebiyle sona erdiğini belirterek denetim faaliyeti kapsamında ödenen 118.000 TL'nin maddi tazminat olarak ödenmesini talep etmiştir. Vakıa olarak, davacı, dava dışı şirket ile olan sözleşmenin sona ermesinin davalı tarafından yapılan haksız haciz işlemleri olduğuna dayanmaktadır. Davalı, takip borçluları ... Ltd. Şti. ve ...Ltd. Şti ile davacı arasında organik bağ bulunduğunu, haksız şekilde yapılan haciz işlemi bulunmadığını, haciz işlemleri sebebiyle herhangi bir maddi zarar oluşmadığını, yapılan haciz işlemleri ile maddi zarar iddiası arasında herhangi bir illiyet bağının bulunmadığını savunmuştur. Haciz işleminin, borçlu olmadığını bildiği kişi veya borçluya ait olmadığını bildiği eşyaya yönelik yapılması durumunda haksız haciz söz konusu olmaktadır. Haksız haciz, haksız fiil niteliğindedir. Uyuşmazlığın çözümü için 6098 s. TBK'nun 50. maddesi uygulanmalıdır. Belirtilen yasa hükmü gereğince, haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerli olup, zararın kanıtlanması davacı tarafa, hükmedilecek tazminatın miktarının belirlenmesi ise Hakime aittir (YARGITAY 4 HD. ... E. ...K.) Haciz isteminin dayanağının bir hak yahut alacak olması ve haciz tarihinde mevcut olması gerekmektedir. Aksi halde, haksız bir haciz ve buna bağlı olarak da sorumluluk söz konusu olur. Eylem ile zararlı sonuç arasında uygun nedensellik bağının bulunması gereklidir. Haciz isteyen alacaklı haksız çıktığı takdirde, borçlunun veya üçüncü şahısların uğrayacakları bütün zararlardan kusursuz olarak sorumludur. Ancak bu durumda dahi uğranılan maddi zararın ispatı zorunludur (YARGITAY 4 HD. ... E. ... K.) Bu açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, davacı Tasfiye Halinde ... Ltd. Şti.ile dava dışı ... A.Ş. arasında sözleşmenin 01/07/2016 tarihinde imzalandığı, davacı şirket adresinde yapılan hacizlerden 07/04/2016, 04/05/2016, 11/05/2016 tarihli üç adet haczin sözleşmenin imzalanmasından dahi önce olduğu, sözleşme tarihinden sonra ise yalnızca bir kez 20/07/2016 tarihinde davacı şirkete hacze gidildiği, ancak davacı şirketin adresinde 20/07/2016 tarihinde yapılan hacze ilişkin ne davacının beyanı ne de haciz tutanağında iş yerinde dava dışı ... A.Ş. tarafından denetim faaliyetinde bulunulduğuna ilişkin delil yahut haciz tutanağında herhangi bir açıklama, kayıt, şerh vs... bulunmadığı, kaldı ki davacı tarafça haciz sürecinde ya da hemen sonrasında bu hususta davalıya keşide edilmiş herhangi bir ihbar veya ihtarnamenin bulunmadığı, davacı ile dava dışı ... A.Ş. arasında imzalanan 01/07/2016 tarihli sözleşmenin sona ermesine ilişkin keşide edilen fesih ihtarnamesi ya da mail yazışması vs. tüm belge ve delillerin ibrazı yönünde ara karar tesis edilmiş ve davacıya süre verilmiş ise de bu hususta herhangi bir delil ibraz edilmediği ve açıklama dahi yapılmadığı, 01/07/2016 tarihli sözleşmenin ... A.Ş. tarafından davacı şirket adresinde davalı tarafça yapılan haciz işlemleri sebebiyle sona erdirildiğine ilişkin dava dosyası kapsamında herhangi bir bilgi, belge, delil bulunmadığı, mahkememizce eksik tahkikat bırakılmaması bakımından dava dışı ... A.Ş.ye 01/07/2016 tarihli sözleşmenin feshedilip edilmediği / neden feshedildiğine yönelik bilgi verilmesi için müzekkere yazıldığı ancak olumlu ya da olumsuz herhangi bir cevap da verilmediği, öte yandan tüm vergi kayıtları, ticaret sicil kayıtları, ortaklık bilgileri, haciz mahalli olan adrese ilişkin elektrik, su, gaz ve telefon abonelik bilgileri, yoklama fişleri, kira sözleşmeleri, dava dışı takip borçluları ile davacı şirketin çalışanları gösterir SGK kayıtları, hizmet döküm cetvelleri toplandıktan sonra Mahkememizin 19.celse (3) numaralı ara karar uyarınca istihkak davalarındaki BAM kararları ve içerikleri de gözetilerek kapsamlı inceleme ve bilirkişi ara kararı oluşturulduğu, ancak yukarıda belirtildiği üzere haksız fiilden kaynaklanan maddi tazminat istemli işbu davada zararın kanıtlanmasına ilişkin ispat külfeti davacı tarafta olduğu ve davacı vekilinin yüzüne karşı duruşmada ihtar yapıldığı halde bilirkişi incelemesine yönelik delil avansının verilen kesin süre içerisinde yatırılmadığı, herhangi bir mazeret bildirilmediği ve beyanda bulunulmadığı, tüm bu hususlar çerçevesinde davacı ile dava dışı ... A.Ş. arasında imzalanan 01/07/2016 tarihli sözleşmenin davalı tarafından yapılan haksız haciz işlemleri ile sona erdiğinin (dayanılan vakıa) davacı tarafça ispat edilemediği, davacı ile dava dışı şirket arasındaki sözleşmenin feshedilip edilmediğinin tespit edilemediği, sözleşme feshedilmişse dahi bu durumun haciz işlemleri neticesinde olduğuna yönelik uygun illiyet bağının da ispat edilemediği, maddi zararın da ispat edilemediği, davacının maddi zararı - sözleşmenin haciz işlemleri neticesinde sona erdiğini - zarar ile eylem arasında uygun illiyet bağının varlığını ispat edemediğinden bu nedenle dava dışı ... A.Ş. İle arasında imzalanan sözleşmenin sona ermesine bağlı olarak talep edilen denetim masrafları (118.000 TL) ilişkin menfi zarar - maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere); 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 2.015,15 TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 1.283,15 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde davacıya İADESİNE, 3-Davacı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 5,00 TL posta ücreti olan yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 5-Davalı yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1,4. maddesi uyarınca belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE, 6-HMK m.333 uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa İADESİNE, Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki (2) haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 25/03/2026

Katip ...

Hakim ...

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2017/385, K. 2026/256, T. 25.03.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2017-385-e-2026-256-k-719cac217190