İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2017/1275 E. 2018/1021 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2017/1275
Karar No
2018/1021
Karar Tarihi

T.C. İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/1275 Esas KARAR NO : 2018/1021 Karar DAVA : Alacak (Kefalet Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) DAVA TARİHİ: 15/11/2017 KARAR TARİHİ: 11/10/2018 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kefalet Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA : Davacı vekili, dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle; müvekkili kooperatifin, üçüncü şahıslarla yapmış olduğıu sözleşmelerle ortaklarına gözlük, cam ve çerçevesi temin ederek, geleneksel Türk optisyenlik müesseselerinin yurt dışı sermayeli kapital firmalara karşı rekabet edebilmesi amacıyla kurulan bir temin tevzi kooperatifi olduğunu, bu amaç kapsamında dava dışı ... firmasının ürünlerinin tedariki amacıyla, 06/10/2013 tarihinde ... Şti ile bir tedarik sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 5. Ve 6.maddelerine göre, sipariş edilen malların iskontolu ve KDV dahil fiyatının yarısının sipariş esnasında, kalan yarısının ise malların tesliminden 15 gün önce ... Firmasının banka hesabına yatırıldığını, yani önce malların parasının ödendiğini, daha sonra malların teslim edildiğini, aynı sözleşmenin 7.maddesine göre ise, ... Şirketinin yetkili ortağı olan ...'nin sözleşmeye şahsi olarak kefil olduğunu, ayrıca 350.000,00 TL değerinde şahsi kefaletinin de mevcut olduğu bir bonoyu müvekkili kooperatife teslim ettiğini, 06/10/2013 tarihli sözleşme kapsamında ... Şirketine toplamda 3.225.744,10 TL'lik ödeme yapıldığını, karşılığında ise 3.041.702,29 TL'lik mal ve para iadesi alındığını, bu sebeple de gözlük firmasından 184.041,81 TL alacaklı olduklarını, yine bu ticaret kapsamında, gözlük firmasından ciro yoluyla alınan 18.000,00 TL değerinde bir adet çekin ödenmediğini, ancak bu çekin, daha sonra ... mirasçıları ve gözlük şirketinin yetkilileri ... ve ... ile yapılan 23/12/2016 tarihli protokol kapsamında kendilerine iade edildiğini ve cari hesaba borç olarak eklendiğini, böylelikle de alacaklarının 202.041,81 TL olduğunu, 03/04/2017 tarihinde ... mirasçılarının kendilerine 10.100,00 TL ödeme yapmaları nedeniyle gözlük şirketinden bakiye alacak miktarının 191.941,81 TL olduğunu, ... mirasçıları ... ve ... ile düzenlenen 23/12/2016 tarihli ödeme protokolü hükümlerinin yerine getirilmemesi nedeniyle, İzmir ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, başlatılan takibin semersiz kaldığını belirterek, ... Şti'den 191.941,81 TL alacağın kefalet hükümleri uyarınca müteveffa ... mirasçıları olan ..., ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline, takip dosyasının açılış tarihi olan 22/05/2017 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi yürütülmesine ve yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep ettiği görülmüştür. CEVAP : Davalılar vekili cevap dilekçesi ve duruşmalarda özetle; davacı şirket ile müvekkilleri arasında geçerli bir kefalet sözleşmesinin olmadığını, davacı tarafından kefalet sözleşmesi olarak nitelenen bir bono olduğunu, söz konusu bononun üzerinde yer alan tediye tarihi olarak belirtilen, bononun ilk satırında yer alan "mukabilinde" kelimesinden sonraki 25/12/2015 tarihi ile son satırında yer alan "eylerim" kelimesinden sonraki 06/10/2013 tarihlerinin sonradan yazıldığını, bu tarihlerin müvekkilerinin murisi ... tarafından yazılmadığını, işbu bononun kefalet sözleşmesi olarak kabul edilecek olması durumunda, düzenleme tarihi olarak yazılan 06/10/2013 tarihinin de kefalet tarihi olarak kabulünün gerekeceğini, ancak düzenleme tarihi/kefalet tarihinin, davalıların murisinin eli ürünü olmadığı için TBK m.583 gereğince ortada geçerli bir kefalet sözleşmesinin de olmadığını belirterek, müvekkillerinin murisi ... ile davacı kooperatif arasında kanunun aradığı şekil şartına uygun geçerli bir kefalet sözleşmesi olmadığını, geçerli bir kefalet sözleşmesinin varlığı kabul edilmiş olsa dahi, sözleşmenin 9.maddesine göre taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 07/10/2013 tarihinde başlayıp, 31/12/2014 tarihinde sona erdiğini belirterek, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür. DELİLLER :Davacı iddiasını ispata yönelik olarak; sözleşme, teminat bonosu, takip dosyası, veraset ilamı, sulh protokolü, tutanak, cari hesap dökümü, ihtarname, gözlük şirketine ve müvekkili şirkete ait ticari defterler, banka kayıtları, ticaret sicil kayıtları, bilirkişi incelemesi, yemin ve her türlü yasal delile dayandığı görülmüştür. Davalılar vekili savunmasını ve iddialarını ispat yönünde; sözleşme, teminat senedi, takip dosyası, bilirkişi incelemesi ve sair her türlü delile dayandığı görülmüştür. Mahkememizce tarafların dosyaya sundukları ve celbini talep ettikleri kayıtların ve belgelerin dosyaya teminine müteakiben, 06/10/2013 tanzim tarihli teminat senedi olarak düzenlenen 350.000,00-TL bedelli bonodaki, bononun tanzim tarihinde yer alan "06/10/ 2013" ve bono metninde yer alan "25/12/2015" tarihlerinin davalıların murisi ... eli ürünü olup olmadığının tespiti hususunda, Grafoloji, Sahtecilik ve Balistik Uzmanı Bilirkişi ...'a tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 22/06/2018 tarihli raporda özetle, dava konusu senedin, ödeme tarihini rakamla belirtilen hanesinde yazılı 25/12/2015, ödeme tarihini yazıyla belirtilen hanesinde yazılı 25 Aralık 2015 ve tanzim tarihini gösterir 06/10/2013 ibareli el yazılarının, mukayeseye esas belgelerindeki mevcut örnek yazı ve rakamlarına atfen, müteveffa ... eli ürünü olmadığının, tanzim ve ödeme tarihleri dışında kalan diğer yazı ve rakamlarla, borçlu (keşideci) şirket ve kefil (aval veren) adına atılmış ikişer adetten toplam dört adet imzanın ise mukayeseye esas belgelerindeki örnek yazı, rakam ve imzalarına atfen, müteveffa ... eli ürünü olduğunun beyan edildiği görülmüştür. DEĞERLENDİRME :Dava; Ticari satış sözleşmesinden doğan alacak istemine ilişkin olduğu, yapılan yargılama, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamından anlaşılacağı üzere, her ne kadar davacı kooperatif vekilince müvekkili kooperatif ile dava dışı asıl borçlu ... Şti. Arasındaki sözleşme kapsamında, dava dışı asıl borçluya satış ve teslim edilen malların bedelini ödemeye kefil olan davalıların murisi ...'nin, kefalet borcundan dolayı mirası reddetmeyen davalılar aleyhine ödenmeyen bakiye borçtan dolayı alacak isteminde bulunmuş ise de, davalıların murisi ...'nin, davacı kooperatif ile dava dışı şirket arasındaki sözleşmeden kaynaklı borca kefil olduğuna dair iddianın istapatına yönelik bir adet 25/12/2015 vade tarihli, 350.000,00 TL bedelli, keşidecisi ... Şti olan, lehdarı ... Kooperatifi olan ve "06/10/2013 tarihli sözleşme gereği teminat senedidir, başka amaçla kullanılamaz" ibaresi yazılı bulunan bir adet senet sunulduğu, senet üzerinde yapılan bilirkişi incelemesine göre, senette yer alan tanzim ve vade tarihlerinin yer aldığı yazıların muris ... eli ürünü olmadığı, diğer yazı ve rakamların ve imzaların davalıların murisi eli ürünü olduğunun tespit edildiği, işbu senedin teminat senedi olduğu, kayıtsız şartsız borç ikrarına haiz kambiyo senedi vasfına haiz olmadığı, işbu nedenle senetteki ... imzasının aval şerhi olarak kabul edilemeyeceği, senetteki tanzim ve vade tarihlerinin davalıların murisi eli ürünü olmaması sebebiyle, kefaletin, TBK'nın 583.maddesindeki şekil şartlarını taşımadığı, işbu nedenle murisin kefaletinin geçerli olmadığı, murisin dava dışı şirketin borçlarına kefil olduğuna dair başkaca belge de sunulamadığı görülmekle, ispat edilemeyen davanın reddine karar verilerek aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur; HÜKÜM: Gerekçesi HMK 294/4 mad. gereğince bir ay içinde açıklandığı üzere; Davanın reddine, Davacı tarafça peşin yatırılan 3.277,89 TL harçtan 35,90 TL red harcının mahsubu ile bakiye 3.241,99 TL harcın karar kesinleştiğinde, talep halinde davacıya iadesine, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen 17.466,50 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı tarafça peşin yatırılan gider avansından arta kalan kısmın davacıya iadesine,

Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.11/10/2018 Katip ... e-imzalı Hakim ... e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2017/1275, K. 2018/1021, T. 11.10.2018, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2017-1275-e-2018-1021-k-36eb66e07abe