İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2016/2941 E. 2013/1606 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2016/2941
Karar No
2013/1606
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/63 KARAR NO : 2024/384 DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 24/01/2022 KARAR TARİHİ : 31/05/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından davalı şirkete ait yüklerin uluslararası taşımacılığı yapılmış olup, faturaların ekte sunulduğunu, davacı şirket tarafından gönderilen faturalara karşı 8 günlük yasal süre içerisinde davalı şirket tarafından herhangi bir itiraz ileri sürülmediğini, taraflarınca davalı şirket ile haricen görüşüldüğünü, ancak davalı şirketin, dava konusu faturalara ilişkin herhangi bir ödemede bulunmadığını, davalı şirketin herhangi bir ödemede bulunmaması üzerine, taraflarınca Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ...E. Sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlu şirketin ödeme emrinde yer alan alacak konusu ile ilgili herhangi bir borcunun olmadığını iddia ederek borca, faize, faiz oranına, tüm ferilere ve yetkiye itiraz ettiğini, davalı şirketin, taraflarınca açılan icra takibine karşı itirazlarının haksız ve mesnetsiz olduğunu, alacaklarının muaccel olup düzenlenen faturalarla da sabit olduğunu, seçimlik yetki ile Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün yetkili olduğunu, talep edilen temerrüt faizinin yasaya uygun olduğunu beyanla davalının Antalya Genel İcra Müdürlüğü’nün ...E. sayılı dosyasına yaptığı haksız ve yersiz itirazların iptali ile takibin devamına, takibe kötü niyetle itiraz eden borçlunun %20 oranından az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine, fazlaya ilişkin ve diğer haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan iş bu davanın usul ve esas bakımından hukuka aykırı olduğunu, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olarak eldeki dava bakımından yetkili olmadığını, yetkili İcra daireleri ve Mahkemelerinin davalı firmanın yerleşim yeri olan Mersin olduğunu, davalının davacı firma ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını, Mahkememizce yapılacak yargılama neticesinde davalı firmanın davacıya hiçbir borcu bulunmadığının görüleceğini beyanla İcra Dairesi’nin yetkisizliğine, Mahkememizin yetkisizliğine, davalı firmanın davacıya herhangi bir borcu bulunmadığından davanın esastan reddine, %20 den aşağı olmamak tazminatın davacıdan alınmasına, yargılama giderlerinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası uyap sistem üzerinden dosyamız arasına alınmıştır. Davacı vekilinin 24/01/2022 tarihli dilekçesi ekinde sunduğu takibe dayanak faturaların okunaklı suretleri dosyamız arasına alınmıştır. Mersin Vergi Dairesi Başkanlığına müzekkere yazılarak, davalı şirketin vergi sicil kaydı, mal ve hizmet alışı ile ilgili BA formları, verilen beyannameler ve diğer ilgili bilgi ve belgeler celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Antalya Kurumlar Vergi Dairesine müzekkere yazılarak, davacı şirket'in vermiş olduğu ... ve ... dönemi BS formları, KDV, muhtasar beyannamesi ve kurum geçici beyannameleri celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır. Mahkememiz yargılama sırasında ; 25/11/2022 tarihli oturum 5 nolu ara karar gereği Mersin Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'ne talimat yazılarak davalının ticari defter ve belgelerinin uyuşmazlığa ilişkin olarak incelenmesine karar verilmiş, Mersin ... Asliye Ticaret Mahkemesine yazılan talimat dosyasına bilirkişi tarafından sunulan 27/04/2023 tarihli raporda özetle; "... Davalı tarafın e defter mükellefi olup, ticari defterlerinin TTK'na göre usulüne uygun tutulduğu, defter beratlarında açılış kapanış onaylarının yasal süresi içerisinde yapıldığı, ancak 2021 kasım ayı beratının en geç ... tarihinde onaylanması gerekirken, yasal süresinden sonra ... tarihinde onay yapıldığı, 2021 diğer ayların süresinde onaylandığı, Yapılan tetkikler neticesi defter kayıtların birbirini doğruladığı ve sahibi lehine delil özelliği taşıdığı , Dava konusu tüm faturaların yasal defterlere kayıtlı olduğu ve kesilen faturaların ticari fatura olduğu , ( E-Fatura türlerinden bir diğeri olan ticari faturada, gönderici alıcıya faturayı ilettiğinde alıcı ticari faturayı kabul etme, iptal etme ya da reddetme hakkına sahiptir. Bu nedenle gönderici alıcıya ticari e-Fatura ilettiği zaman, alıcıdan bu fatura ile ilgili cevap beklenir. Yani ticari e-Fatura, temel e-Faturadan farklı olarak alıcıya iletildiği anda onay almaz, onay alıcıdan beklenir) Dava konusu faturalar , davalı ve davacı firma cari hesaplı çalışmalarından dolayı kısmi olarak ödendiği , buna ilişkin tüm faturalar ve ödemelere ilişkin tablo EK-1 olarak rapor ekinde sunulmuş olup, ... tarihi itibari ile davalı firma ... Ltd. Şti. nin, davacı firma ... Ltd. Şti.ne , Davalı şirketin kendi yasal Kayıtlarında Türk Lirası cinsinden ... TL ( ... kuruna göre ise ... Euro / Kur ... ) BORÇLU olduğu Tarafımca davalı ve davacı arasında ki cari hesapta doğru kurlarla yapılan düzeltme sonucu ... TL( ... kuruna göre ise ... Euro / Kur ... ) BORÇLU olduğu Yine tarafımca düzenlenen, davacı ve davalı arasında ki ticaretin reel para birimi Euro'ya göre ise ... Euro, BORÇLU olduğu," sonuç ve kanatine varılmıştır. Davacı tarafın aynı konularda ticari defter ve belgelerinin incelenmesi sonucunda bilirkişi tarafından mahkememize sunulan 09/08/2023 tarihli raporda özetle; "...Davacı şirketin incelemeye ibraz edilen 2021 yılı Yevmiye Defteri ve Kebir Defterinin açılış ve kapanış tasdiklerinin kanuni süresinde usulüne uygun yapıldığı, Davacı şirketin 2021 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğu, İncelemeye ibraz edilen ticari defterlere yapılan kayıtların Yasanın cevaz verdiği şekil ve süre içerisinde usulüne uygun kaydedildiği, Davacının 2021 yılı ticari defter kayıtlarında Davalıya ait carinin muavin kaydını ... Hesap Kodundan takip ettiği, Davacının 2021 yılı ticari defter kayıtlarında yukarıda yer muavin kaydında da görüleceği üzere Davacının Davalıdan ... takip tarihi itibariyle ... TL Asıl Alacağı olduğu gözüktüğü, Taraflar arasındaki ticari ilişkinin düzenlenen faturaların moda mod ödenmesinden ziyade cari hesaba dayalı kısmi ödemelere dayanan cari hesap ilişkisi olduğu, bu nedenle de takip talebinde yer alan faturasal anlamda alacağa ilişkin bir hesaplama yapmaya imkan olmadığı, ancak alacak tutarının takip konusu faturaları da kapsayacak tutarda olduğu, İşletme nezdinde döviz cinsinden tutulan cari hesaplarda ise ekte yer alan Davalıya ait cari hesap ekteresinde de görüleceği üzere Davacının Davalıdan takip tarihi itibariyle toplam bakiye asıl alcağının ... Euro olduğu, Talep edilen tazminat, tazminat oranı ve tutarı ile diğer hususlardaki takdir ve değerlendirmelerin Yüce Mahkemenize ait olduğu," sonuç ve kanaatine varılmıştır. 07/02/2024 tarihli ek raporda özetle ise; "...Yukarıda yer alan tarafların dövizli olarak hazırlanan muavin kayıtlarından da görüleceği üzere; Davacının muavin kaydına göre Davacının Davalıdan ... Euro alacaklı olduğu, Davalının muavin kaydına göre Davalının Davacı tarafa ... Euro borçlu olduğu gözüktüğü, Yukarıda yer alan tarafların dövizli muavin kayıtları tetkik edildiğinde cariler arasındaki farkın aşağıda tabloda detayları açıklandığı üzere Davacı tarafça Davalı tarafa yapılan ... tarihindeki ödemenin ... Euro Havalenin Davalı ticari Defterlerine ... Euro olarak kaydedilmesi, yine ...-...EURO bedelli faturanın Davacı ticari defterlerine ... Euro olarak kaydedilmesi, Davacı ticari defterlerinde yer alan ... tarihli ... Euro havale, ... tarihli ... Euro bedelli Çek, ... tarihli ... Euro bedelli Çek kayıtlarının Davalı ticari defterlerinde yer almamasından kaynaklandığı, bu uyumsuzluk tutarının ... Euro olduğu, Söz konusu uyumsuzluk tutarı olan ... Euro bedeli Davalının muavin kaydında yer alan ... Euro borç carisinden mahsup ettiğimizde Davalının Davacı tarafa takip tarihi itibariyle ... Euro borçlu olduğu, bu şekilde tarafların ticari defter kayıtlarının birbirini karşılayacağı Talep edilen tazminat, tazminat oranı ve tutarı ile diğer hususlardaki takdir ve değerlendirmelerin Yüce Mahkemenize ait olduğu," sonuç ve kanaatine varılmıştır. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE; Dava, fatura alacağına dayalı olarak yapılan ilamsız takipte itiraz üzerine alacaklı davacı tarafından açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce incelenmesi gereken hususun takip tarihi itibari ile talep edilebilecek alacak miktarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. İİK. 67/1. Maddesinde: "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." düzenlemesi mevcuttur. Davalı tarafından icra müdürlüğüne yapılan itirazda yetki ve borca itiraz edilmiş, cevap dilekçesinde de mahkememizin yetkisine itiraz edilerek davanın reddi talep edilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu nun 27.05.2021 tarih 2017/(19)11-889 Esas 2021/622 Karar "....Yargıtay’ın istikrar kazanmış uygulamasına göre, itirazın iptali davasını gören mahkemenin, icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı öncelikle incelemesi gerekir. Mahkemenin yetkisine yönelik bir itirazın var olup olmaması, bu sonuca etkili değildir. Eş söyleyişle, itirazın iptali davasında, mahkemenin yetkisine itiraz edilmiş olsun veya olmasın mahkeme öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı inceleyerek kesin olarak sonuçlandırmalıdır. 16. Kaldı ki, itirazın iptali davasını görme yetkisi, icra takibinin yapıldığı yer mahkemesine aittir. O nedenle, mahkemenin, icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı incelemesi doğaldır. Bu yetki itirazının incelenmesi sonucunda, mahkeme, kendisinin yetkili olup olmadığını da belirlemiş olacaktır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.11.2013 tarihli ve 2013/13-372 E., 2013/1606 K. sayılı kararı). 17. İİK’nın 50/1. maddesine göre, para ve teminat borçlarına ilişkin icra takiplerinde yetkili icra dairesi, HMK’nın yetkiye dair hükümleri kıyas yoluyla uygulanmak suretiyle belirlenir. 18. HMK’nın 6. maddesine göre, genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. 19. Aynı Kanun’un “Sözleşmelerden doğan davalarda yetki” başlıklı 10. maddesinde ise, sözleşmeden doğan davaların, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği hüküm altına alınmıştır. 20. İcra takibinin yapıldığı ve eldeki davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan TBK’nın 89. maddesinde ise borcun ifa edileceği yer düzenlenmiştir. Buna göre; “Borcun ifa yeri, tarafların açık veya örtülü iradelerine göre belirlenir. Aksine bir anlaşma yoksa, aşağıdaki hükümler uygulanır; 1. Para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde, 2. Parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde, 3. Bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde, ifa edilir. Alacaklının yerleşim yerinde ifası gereken bir borcun doğumundan sonra alacaklının yerleşim yerini değiştirmesi sebebiyle ifa önemli ölçüde güçleşmişse borç, alacaklının önceki yerleşim yerinde ifa edilebilir”. HMK’daki yetki kuralları ilamsız icra takiplerinde kıyasen uygulanır. İtirazın iptali davalarında icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yetkisine yönelik itirazlar da öncelikle incelenmelidir. HMK’nın 6. maddesine göre ilamsız icrada genel yetkili icra dairesi borçlunun yerleşim yerindeki icra dairesi iken, sözleşmeden doğan para borçlarının takibi için başlatılan takipte sözleşmenin ifa edileceği yer icra dairesi de yetkili kılınmıştır. Takibin konusu sözleşmeden kaynaklı para borcu olduğunda sözleşmede aksine bir şart konulmamış ise para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ödeneceğinden, ifa yeri de alacaklının yerleşim yeri olacaktır. Böyle bir durumda alacaklı kendi yerleşim yerinde bulunan icra dairesinde de takip yapabilecektir..." şeklinde belirtilmiştir. Dava konusu somut olayda yukarıda belirtilen emsal içtihat doğrultusunda yapılan değerlendirmede takibin para borcuna ilişkin faturaya dayalı olduğu, alacaklı davacının yerleşim yerinin/şirket merkezinin ... olması nedeniyle Antalya İcra Müdürlüğünün takipte, Mahkememizin ise açılan itirazın iptali davasında yetkili olduğunun kabulü gerekmiştir. TBK 6098 Sayılı 99. Maddesinde; "Konusu para olan borç Ülke parasıyla ödenir.Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme yapılması kararlaştırılmışsa, sözleşmede aynen ödeme veya bu anlama gelen bir ifade bulunmadıkça borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parasıyla da ödenebilir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade de bulunmadıkça, borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile ödenmesini isteyebilir." düzenlemesi mevcuttur. Dava konusu takibe dayanak faturaların Euro üzerinden düzenlendiği ve toplam ... Euro yabancı para alacağının icra müdürlüğü aracılığıyla tahsilinin talep edildiği görülmüştür. Ödeme emrinde..."fiili ödeme tarihindeki TL karşılığı ile toplam alacağın, takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık %3 Euro faizi, Merkez Bankası azami faiz oranları, kamu bankalarınca uygulanacağı bildirilen faizi ile birlikte tahsili"nin talep edildiği görülmüştür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10/04/2013 gün 2012/12-1072 Esas 2013/496 Karar sayılı emsal içtihatında da ; "Alacaklının, Borçlar Kanunu'nun 83 ve TTK'nun 623. maddesi uyarınca seçimlik hakkını, fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden ödeme yapılması yönünde kullanması halinde, takip konusu alacak tahsil tarihine kadar yabancı para alacağı olarak değerlendirileceğinden, alacaklı, bu alacağa 3095 Sayılı Kanunun 4/a maddesi gereğince vade tarihinden fiili ödeme tarihine kadar devlet bankalarının o para birimi ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranına göre faiz isteyebilir. Bu kurallar ışığında somut olayın incelenmesinde: Alacaklının takip talebinde asıl alacağı ve asıl alacağa işlemiş faizi yabancı para olarak gösterdiği ve toplam yabancı para alacağının faiziyle birlikte tahsilini istediği, bu haliyle fiili ödeme günündeki kur üzerinden ödeme yapılmasını talep ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda; alacaklı, yabancı para alacağı olan asıl alacak için 3095 Sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince takip tarihinden fiili ödeme tarihine kadar devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işlemiş faiz talep edebilir. Mahkemece alacaklı şikayetinin bu doğrultuda değerlendirilmesi gerekirken, takip tarihinden sonrası için alacağın TL'ye çevrilerek avans faizi istenebileceği kabul edilip buna göre bakiye dosya borcu hesaplattırılarak sonuca gidilmesi isabetsizdir..." şeklinde belirtilmiştir. Yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda tarafların usulüne uygun tutulan ticari defter ve belgelerinde davacının ... £ alacağının bulunduğu yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda anlaşılmıştır. Davacı tarafça yabancı para alacağına ilişkin olarak yapılan takipte %3 Euro faizi şeklinde talepte bulunulmuş ise de; davacı seçimlik hakkını yabancı para alacağı yönünde talep ettiğinden yukarıda belirtilen kanun maddesi kapsamında isteyebileceği faizin 3095 Sayılı Kanun'un 4/a maddesi gereğince takip tarihinden fiili ödeme tarihine kadar devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden işlemiş faiz olabileceğinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 20.06.2016 tarih 2016/2941 E. 2016/10949 K. Sayılı ilamında "Dava konusu icra takibine konu alacak faturaya dayanmaktadır. Dolayısıyla alacak likit, bir başka deyişle bilinebilir, belirlenebilir bir alacaktır. Mahkemece bu husus gözetilerek davacı yararına İİK.nun 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği" Yargıtay 19.Hukuk Dairesi'nin 20/01/2014 tarih 2013/17128 Esas 2014/1545 Karar sayılı ilamında ; "Yabancı para alacağı ile ilgili icra takibine yönelik itirazın iptali davalarında İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca hüküm altına alınan yabancı para alacağının takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden icra inkar tazminatına karar verilir.(Yargıtay 19. HD. 20.10.2011 T. 2011/8805 E., 2011/12939 K., Yargıtay 13. HD. 25.02.2008 T. 2007/12703 E. 2008/2438 K. sayılı kararları, Deynekli Adnan, Kısa Sedat; İtirazın İptali Davaları 3. Baskı, Ankara 2013 Sh. 869 vd.) Dava konusu icra takibi yabancı para alacağına ilişkin olup, İİK'nun 67/2. maddesi uyarınca, hükmedilen yabancı para cinsinden alacağın icra takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden icra inkar tazminatına karar verilmesi " gerektiği belirtilmiş olmakla dava dosyası yönünden hükmedilen yabancı para cinsinden alacağın %20'si oranında icra takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden icra inkar tazminatına karar verimek gerekmiştir. Açıklanan gerekçelerle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, 2-Buna göre Antalya Genel İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasında borçlu davalının itirazının ... Euro üzerinden İPTALİ ile takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4A maddesine göre Devlet Bankalarınca 1 yıl vadeli Euro hesabına uygulanan en yüksek faiz üzerinden DEVAMINA, 3-Hükmolunan alacağın %20 si tutarındaki ... Euro'nun (1 Euro = ... TL)takip tarihindeki TL karşılığı ... TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli ... TL harçtan, peşin olarak alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 6-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL'nin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 7-Davacı tarafından dava açılırken yapılan ... TL ilk dava masrafının davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE, 8-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere ve bilirkişi giderinden ibaret olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davcıya VERİLMESİNE, 9-Kullanılmayan gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde istek aranmaksızın taraflara İADESİNE, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/05/2024 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2016/2941, K. 2013/1606, T. 25.02.2008, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2016-2941-e-2013-1606-k-49368a98da89