İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2015/8319 E. 2015/10836 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2015/8319
Karar No
2015/10836
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/261 Esas KARAR NO : 2020/334 DAVA : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 08/07/2020 KARAR TARİHİ : 09/07/2020 Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı dava dilekçesinde özetle; davacı davalılardan ... ile, ... ili ... İlçesi ... Mah. ... Sok. No: ... ve ... adresinde bulunan ... Ada, ... pafta, ... parselde kain iki ayrı taşınmazı ... olarak işletmek üzere kiraladığını, kira sözleşmesinde aylık kira bedeli ... TL, yıllık kira bedelinin ise ... TL olarak belirlendiğini, ayrıca ... TL.de depozito bedeli belirlendiğini, toplam ... TL. kira bedeli belirlendiğini, kira sözleşmesinin tarihi ... olduğunu, ... tarihinde ... TL EFT ile ...'ın hesabına gönderildiğini, ... tarihinde ... TL ...'ın hesabına EFT ile gönderildiğini, ... tarihinde ise ... TL. elden verildiğini, ...'ın Antalya Cumhuriyet Başsavcılığına vermiş olduğu şikayet dilekçesinde veya ifadesinde ... TL yi aldığına dair beyanı bulunduğunu, ... tarihinde dava konusu çeki ...'den (davacı şirket yetkilisi) aldığını kendi el yazısı ile yazarak ...'e verdiğini, ... tarihinde 1 aylık tadilat süresinin sonunda kira sözleşmesi yürürlüğe girdiğini, ancak ... tarihinde kiralanan taşınmazlardan ... nolu blok Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... E. sayılı dosyasından cebri icra yoluyla satıldığını, kira konusu taşınmazın tahliyesi için Antalya ... İcra Müdürlüğünün .../... sayılı dosyasından taşınmazın tahliyesi ve ihale alıcısı ... Ne teslimi için ... tarihinde gelindiğini, bu tutanağı ... isimli şahıs kiracı olmadığı halde kiracı sıfatıyla imzaladığını, ... tarihinden önce ... tarihinde davacı şirket yetkilisi ... tarafından Antalya ... Büro Amirliğine ... ... hakkında tehdit, yağma ve dolandırıcılıktan suç duyurusunda bulunulduğunu, ... tarihinde Antalya ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı fesihnamesi ile kira sözleşmesi karşılıklı beyanda bulunulmak suretiyle feshedildiğini, zaten öncesinde ... tarihinde kira sözleşmesinin feshi ve çekin iadesi konusunda mutabakata varıldığını, davalı ... noterde fesih işlemi sırasında çekin iade edileceği kabul ettiğini, söz verilmiş ise de çek getirilmediğini ve iade edilmediğini, aynı gün bilgileri dışında bankaya çek ibraz edildiğini, davacının kira sözleşmesinden beklenen yararın bloklardan birinin cebri icra yoluyla satışı nedeniyle ortadan kalkması üzerine sözleşmeyi haklı nedenle fesih hakkı doğduğunu, sözleşmede belirlenen kira bedeli ve tadilat bedeli ... blokun kiralanması ve tadilat yapılması için olduğunu, taraflar arasında doğan anlaşmazlık nedeniyle, ...'ın kira bedelini yarıya düşürmesi konusunda anlaşmaya yanaşmaması nedeniyle revize edilmesi mümkün olmadığını ve davacının sözleşmeyi feshetmek zorunda kaldığını, ...'ın daha öncesinde dava konusu takibe konu edilen ... TL çeki iade edeceğini söylemiş ise de, fesih sırasında veya sonrasında iade etmediğini, bunun üzerine davacının Antalya ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı ve ... tarihli ihtarnamesini keşide ederek çekin kendisine iadesini talep ettiğini, davacının cebri icra yolu ile satılan bloğa da tadilat yaptığını ve bu blok için yaptığı tadilat bedeli de ... tarafından kendisine iade edilmediğini, ... tarihinde karşılıklı beyan ile kira sözleşmesi feshedilmesine rağmen, aynı gün yani ... tarihinde çekin, diğer davalı ... tarafından bankaya ibraz edilerek karşılıksızdır kaşesi vurdurulduğunu, yasal teminat bedeli olan ... TL tahsil edildiğini, akabinde ... tarihinde ...'a çekin iadesi için gönderilen ihtarnameden sonra Antalya Genel İcra Dairesinin .../... E. Sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunu, çekin bedelsiz olduğunu, kira sözleşmesinin 5. paragrafında ... vadeli ... TL bedelli çek vermek suretiyle toplam ... TL. Kira+ depozito ödemesini yapacaktır şeklinde yapılan açıklamaya istinaden, takibe konu çekin bu çek olduğunu ve kira sözleşmesi ile ilişiklendirildiği anlaşılacağını, davalılardan ... Antalya ... Noterliğinin ... tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ederek, feshi kabul etmediğine dair beyanda bulunduğunu, ancak karşılıklı anlaşma ile kira sözleşmesini feshettikten sonra, kabul etmiyorum şeklinde bir beyan ile kira sözleşmesi yeniden vücut bulmayacağını ve hukuki değer kazanmayacağını, aynı ihtarname de, ... TLlik çekin işbu kira kontratından dolayı alındığı açık ve net dile getirildiğini belirterek öncelikle takibin tedbiren uygun bir teminat mukabilinde durdurulmasına, ve ... Şubesi, ...-... seri nolu ... TL. bedelli çekten dolayı davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Tensiple birlikte karar verilmiş olması nedeniyle davalılar cevap verememiştir. DAVA : Dava, taraflar arasındaki kira ilişkisi nedeniyle, düzenlenen bonolar nedeniyi borçlu olmadığının tespiti istemli davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, ... tarihinde Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi'nin 09/11/2015 tarih 2015/8319E. 2015/10836K. sayılı kararında; "...Somut olayda; davacı ile davalı arasında, davacının restoran olarak işlettiği taşınmaza ilişkin yapılan kira sözleşmesi nedeniyle karşı tarafa bono verildiği, kiraya veren davalının yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle, kira sözleşmesinin feshi, ödenen 6 aylık kira bedelinin geri verilmesi ve ödenmeyen 6 adet bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespitinin istendiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık kira sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. 6100 sayılı Kanunun 4/1-a maddesi uyarınca kira ilişkisinden kaynaklanan tüm uyuşmazlıklarda görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. Bu nedenlerle, davanın sulh hukuk mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir..." denilmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 04/04/2018 tarih 2017/2850E. 2018/3436K. sayılı kararında; "...01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK’nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Somut olayda uyuşmazlık; taraflar arasındaki kira ilişkisi nedeniyle, ödenmeyen kira alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan takip sonrası uygulanan haciz işleminden kaynaklanmaktadır. Bu haliyle dava, ... tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re'sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re'sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır..." denilmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 08/11/2017 tarih 2017/4856E. 2017/15494K. sayılı kararında; "...Davacı ile davalılardan ...’ın murisi ... arasında ... başlangıç tarihli ve 1 yıl süreli yazılı kira sözleşmesi mevcut olup, davacının talebi kira sözleşmesine dayanarak kullanmakta olduğu taşınmazın, davalı ... ile diğer davalı müteahhit ... arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereği yıkılması sonucu oluşan tazminat istemine ilişkindir. Dava, ... tarihinde 6100 sayılı HMK'nun yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir..." denilmiştir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 04/05/2017 tarih 2017/1760E. 2017/6605K. sayılı kararında; "...Uyuşmazlık, kira sözleşmesinin haklı fesih nedeniyle kiralanana yapılan masraf ve yoksun kalınan kar kaybına ilişkin maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dava, ... tarihinde 6100 sayılı HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir..." denilmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 11/04/2019 tarih 2017/15-2141E. 2019/442K. sayılı kararında; "... Dava şartlarının neler olduğu 6100 sayılı HMK’nın 114. maddesinde belirtilmiş olup, anılan düzenlemenin 1. bendinin (c) alt bendinde mahkemenin görevli olması dava şartı olarak düzenlenmiştir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, bir dava ancak görevli mahkemece incelenebilir. Mahkeme her şeyden önce görevli olmalıdır. Görevsiz mahkemede açılan davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekir (Pekcanıtez H./ Özekes M./ Akkan M./ Korkmaz H.T.: Pekcanıtez Usul Medeni Usul Hukuku, Cilt II, İstanbul 2017, s. 930)... Dava şartları ve ilk itirazların karara bağlanması için, tarafların açıklamaları yeterli ise hâkim, dosya üzerinden karar verebilir. Verilen karar (görevsizlik veya yetkisizlik kararı gibi) davayı (o mahkemede) sona erdirici nitelikte ise, hâkim tarafları ön inceleme duruşmasına davet etmeden (dosya üzerinden) gerekli kararı verebilir. Bu hâlde ön inceleme duruşması yapılmasına, tarafların ön inceleme duruşmasına davet edilmesine ve tahkikat aşamasına geçilmesine gerek kalmaz (Kuru B., s 286)... Anılan düzenleme ile hâkime dava şartlarına ilişkin olarak hangi aşamada karar verilmesi noktasında takdir hakkı tanınmış olup, hâkim tarafların dinlenmesine ihtiyaç duymaması hâlinde gerekli gördüğü takdirde dosya üzerinden de karar verebilecektir. 6100 sayılı HMK’nın 30. maddesi uyarınca hâkim, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olup, dava şartlarına ilişkin bir sorunun yargılamanın başında çözülmeyip sonrasında dava şartı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi usul ekonomisi ilkesi ile de bağdaşmayacaktır. Tüm bu açıklamalar ışığında somut olaya gelindiğinde, mahkemece dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden dosya üzerinden görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi, 6100 sayılı HMK’nın 115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca mümkündür..." denilmiştir. Davamıza gelince; davacı kira ilişkisi nedeniyle düzenlenen çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemli dava açmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Davamızda taraflar arasındaki kira ilişkisi nedeniyle, düzenlenen çek nedeni ile borçlu olunmadığının tespiti isteminden kaynaklanmaktadır. Bu haliyle dava, ... tarihinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden dosya üzerinden görevsizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmenin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 115/1. ve 138. maddeleri ve usul ekonomisi uyarınca mümkün olması nedeniyle, dava dilekçesinin görev yönünden reddine mahkememizin görevsizliğine kararı verilmesi gerekmiştir. Görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderine o mahkemece bakılacağından, bu konuda karar vermek görevli mahkemeye bırakılmıştır. Görevsizlik, yetkisizlik ve gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmemiş ise; talep üzerine davanın açıldığı mahkeme dosya üzerinden bu durumu tespit ile davacıyı yargılama giderini ödemeye mahkum edileceğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince usulden REDDİNE, 2. Davacı ve/veya davalıdan herhangi birinin talebi halinde dava dosyasının görevli ve yetkili Antalya Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık hak düşürücü süre içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli ve yetkili Antalya Nöbetçi Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğine, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine, 4. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 331/2 maddesi gereğince; görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerine o mahkemenin hükmedeceğine; şayet görevsizlik kararından sonra davaya başka bir mahkemede devam edilmemiş ise talep üzerine mahkememizin dosya üzerinden bu durumu tespiti ile davacıyı yargılama giderlerini (yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücreti) ödemeye mahkum edeceğine, 5. Davacı ve davalı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve istek halinde görevli mahkemede tevzi edilecek dosyaya aktarılmasına, dava dosyasının görevli mahkemeye süresi içinde gönderilmesinin talep edilmemesi halinde, bakiye gider avansının istek halinde yatıran davacıya ve davalıya iadesine, 6. Tedbir talebinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar verildi.09/07/2020 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2015/8319, K. 2015/10836, T. 09.06.1932, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2015-8319-e-2015-10836-k-ad73a9a0da81