İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2015/570 E. 2020/254 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2015/570
Karar No
2020/254
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2015/570 Esas KARAR NO : 2020/254 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHi : 09/11/2015 KARAR TARİHİ : 19/06/2020

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın ... plaka sayılı araç ile davacı ...'ın kullanımındaki ... plaka sayılı araca arkadan çapması sonucu maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasının meydana geldiğini, kazada ...'ın tam kusurlu olduğunu, kaza sonrası ...'ın felç olmasına ramak kaldığını, kaburga kemiklerinde kırık oluştuğunu, ... haftalık hamile olan ...'ın çocuğun alınmak durumunda kaldığını belirterek ... için ... geçici iş göremezlik, efor kaybı tazminatı, tedavi masrafının sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ve dava tarihinden itibaren diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı ... için ... manevi tazminat ile davacı ... için ... manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ... Ltd. Şti.'den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ... tarihli ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlikten kaynaklanan ... tazminat ile geçici iş göremezlikten kaynaklanan ...TL'nin davalı ... ve ... Şti.'den kaza tarihinden itibaren sigorta şirketi yönünden ise poliçe limiti ile sınırlı olarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı ... ve ... Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; meydana gelen zincirleme kazada nedeni el davacı ...'ın dava açma hakkının bulunmadığını, bu davacı yönünden davanın husumet yönünden reddine karar verilmesini, davaya konu zincirleme kazadan davalıların bir kusuru olmadığını, davacının iddia ettiği hastane kayıtları ile kaza arasında illiyet bağının bulunmadığını, emniyet kemerini kullanmayan davacının kusurlu olduğunu, SGK tarafından yapılan ödemelerin davalılardan istenemeyeceğini, davacıya geçici iş göremezlik ödeneği bağlandığını, davacıda meydana gelen yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olması nedeni ile bakıcı gideri ve sürekli iş göremezlik talebinde bulunmanın mümkün olmadığını, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, gebeliğinin sonlandırılmasının kaza ile ilgili olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi cevap vermemiştir. DAVA: Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Dava, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4. ve 5. maddeleri gereğince görev kurallarına; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 5 vd. maddelerinde belirtilen yetki kurallarına uygun olarak görevli ve yetkili Antalya Asliye Ticaret Mahkemesinde açılmıştır. Davacının sosyo ekonomik durum araştırma yapılmış, davacının hastane kayıtları ile tarafların tutundukları tüm kayıtlar ilgili yerlerden celp olunmuştur. ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın... tarih .../... Soruşturma No, .../... Karar Nolu kararının incelenmesinde; mağdurların ..., ..., ... , ..., ..., müşteki/ şüphelilerin ... , ..., ... , ... ve ... olduğu, taksirle yaralama suçundan ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçlarından kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği görülmüştür. ... ... Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. ... , Doç. Dr. ... ve Dr. ... ı'nın ... tarihli müşterek raporuna göre; "...dava konusu olayda sürücü ... %100 kusurlu, ... kusursuz olduğu..." belirtilmiştir. Adli Tıp ... İhtisas Kurulu’nun ... tarih ve ... sayılı raporunda; ".... hakkında düzenlenmiş dava dosyası ile mevcut tıbbi belgelerin incelenmesinde; Kişinin ...t arihinde trafik kazası nedeniyle yaralandığı, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Prof Dr. ... imzalı ve ... tarihli muayenede; "Trafik kazası, ... ... batın ve toraks CT, ... ... Lomber ve servikal CT, 6 adet grafı çekilmiş olduğu, intrauterin kese izlendiği, 5 haftalık gebelik, gebelik terminasyonu önerildiğinin belirtildiği, ... Üniversitesi Sağlık Araştırma ve Uygulama Hastanesi'nin ... tarihli; "Yüksek riskli gebeliğin gözlemi, son adet tarihine göre ... haftalık, erken gebelik haftasında toraks, batın, servikal CT çekimi nedeniyle terminasyonu uygundur." şeklinde sağlık kurulu raporu düzenlenmiş olduğu, ... ... .. Hastanesinde ... tarihinde tıbbi tahliye uygulandığının anlaşıldığı, her ne kadar tıbbi belgelerde kişinin almış olduğu radyasyon dozu hesaplanmamış olmakla birlikte, çok sayıda radyolojik grafı (BT ve direkt grafi) çektirmiş olması nedeni ile bu durumun fetus için yüksek risk kabul edilerek tıbbi tahliyeye karar verildiğine dair sağlık kurulu kararı alındığı ve tıbbi tahliye uygulandığının anlaşıldığı, kişinin maruz kaldığı trafik kazası sonucu meydana gelen yaralanmasının teşhis ve tedavisi nedeniyle yaptırılan radyolojik tetkiklerin bir sonucu olarak fetüsun görmüş olduğu düşünülen olası bir zarar nedeniyle gebeliğinin sonlandırılması ile meydana gelen trafik kazası arasında dolaylı bir illiyet bağı bulunduğu düşünülmekle birlikte, gebeliğin erken döneminde (ilk üç ay) düşük görülme sıklığının yüksek olması ve kişinin olay tarihinde erken dönem (.. ...) gebeliğinin bulunması, erken dönemde fetusun kese içerisinde gelişip gelişmediği, gelişmiş ise sağlıklı olup olmadığı ve normal sağlıklı bir gebeliğin oluşup oluşmadığı hakkında mevcut verilerle bir yorum yapılamaması, hususları hep birlikte değerlendirildiğinde sorulduğu üzere haksız fiil ve sonrasında yapılan müdahaleler olmasa idi davacının gebeliğinin devam edip etmeyeceğinin mevcut verilerle tıbben bilinemeyeceği..." belirtilmiştir. Adli Tıp ... . İhtisas Kurulu’nun... tarih ve ... sayılı raporunda; "....'ın ... arihinde maruz kaldığı trafik kazasına bağlı C7 vertebra kırığı yaralanması 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri muvacehesinde maluliyetine neden olacak düzeyde olmadığından maluliyet tayinine mahal olmadığı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 6 aya kadar uzayabileceği, Kişiye ait olay tarihli tıbbi belgelerde yüz sınırları içerisinde herhangi bir travma tarif edilmediği cihetle yüzde sabit iz tayinine mahal olmadığı..." belirtilmiştir. Adli Tıp ... . İhtisas Kurulu’nun ... tarih ve ... sayılı raporunda; "....'ın ... tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 syaılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre Tablo 1.7 ye göre %4 oranında özür oranının olduğu, gebeliğin sonlandırılması ile illiyet bağı arasındaki soru için Adli Tıp Kurumu ... . Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun... tarih ve ... sayılı mütalaasına eklenecek husus bulunmadığı..." belirtilmiştir. İstanbul Adlî Tıp ... Üst Kurulu'nun ... tarih ... sayılı raporunda; "... ... . Adli Tıp İhtisas Kurulunun ... tarihli ... karar nolu Mütalaasının kişinin kurumumuzda yapılmış olan muayenesi ve diğer tıbbi belgeleri ile grafilerinin değerlendirilmesi sonucunda tespit edilen arızalarının 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri Çerçevesinde değerlendirilmesi ile düzenlenmiş olduğu, Özürlülük kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar oldukları, farklı tüzük ve yönetmeliklerin, farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, aralarında çelişkiden bahsedilemeyeceği, Davacı vekilince itirazların Adli Tıp Üst Kurullarının görev tanımlarını yapan Adli Tıp Kurumu Kanununun ilgili maddelerine uyar şekilde Adli Tıp İkinci Üst Kurulunca değerlendirmeyi gerektirecek ölçütlerin hiçbirini karşılamadığı, Dosyanın bu haliyle Adli Tıp Kurumu Kanunu 15. Maddesi kapsamında değerlendirilmediğinden İkinci Üst Kurulu Gündemine alınmasını gerektirecek özellikler taşımadığı..." belirtilmiştir. Aktüerya bilirkişi Dr. ... 'ın ... tarihli raporunda; "... ... tarihinde trafik kazası sonucu %4 oranında sürekli ve 6 ay geçici iş gücü kaybına uğrayan davacı ...'ın; geçici iş gücü kaybından kaynaklanan ve SGK ödemesini aşan maddi zararı ... , sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararı ... olarak hesaplandığı, tedavi ve yol giderleri yönünden gider belgesi sunulmadığından hesaplama yapılmadığı..." belirtilmiştir. Aktüerya bilirkişi Dr.... 'ın ... tarihli ek raporunda; ".... tarihinde trafik kazası sonucu %4 oranında sürekli ve 6 ay geçici iş gücü kaybına uğrayan davacı ...'ın; ... verileri dahil edilerek zararı yeniden hesaplanmasında, geçici iş gücü kaybından kaynaklanan ve SGK ödemesini aşan maddi zararı ... TL, sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararı ... olarak hesaplandığı, tedavi ve yol giderleri yönünden gider belgesi sunulmadığından hesaplama yapılmadığı..." belirtilmiştir. Trafik kazası nedeniyle maruz kalınan maddi ve manevi zararın sigorta şirketinin de aralarında bulunduğu davalılardan tahsili istemine ilişkin bulunduğu, uyuşmazlık, her ne kadar haksız eyleme dayalı ise de; davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigorta hukukundan kaynaklandığı ve davanın, Türk Ticaret Kanunu’nun 1483 vd. maddelerinde sayılan hususlardan olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesi’nin görevine girmektedir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 12/12/2016 tarih 2014/14706E. 2016/11417K. sayılı kararı ). Borçlar Kanunun 49. maddesine göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle başkasına zarar veren kimse bu zararı tazmine mecburdur. Böylece haksız fiilden sorumluluk, tazminat borcunun kaynağını oluşturmaktadır. Özel bir sorumluluk hükmüyle düzenlenmemiş, bütün hallerde bir kimse için haksız fiil sorumluluğunun söz konusu olması, BK'nun 41. maddesindeki şartların gerçekleşmesine bağlıdır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29/06/2011 tarih 2011/4-206E. 2011/461K. sayılı kararı). Haksız fiil, kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle başkasına zarar verilmesidir. Haksız fiilden söz edilebilmesi için, ortada hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, fiili işleyen kusurlu olmalı, kusurlu şekilde işlenen ve hukuka aykırı olan bu fiil nedeniyle bir zarar meydana gelmeli ve zarar ile hukuka aykırı fiil arasında uygun illiyet bağı bulunmalıdır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 54. maddesi "Bedensel zarar özellikle şunlardır: Tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar" şeklindedir. Beden bütünlüğü ihlâl edilen kişi bu ihlâl nedeniyle tamamen veya kısmen çalışamaz duruma gelmişse, bundan doğan zararının tazminini de talep edebilir. Çalışma gücü, kişinin beden ve fikir gücünün gelir getirici şekilde kullanılmasıdır. Uygulamada çalışma gücünün azalması geçici iş göremezlik, çalışma gücünün kaybı ise sürekli iş görmezlik kavramları kullanılmaktadır (Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 26/01/2018 tarih ve 2018/60E. 2018/100K. sayılı kararı). "Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan” başlığı altında düzenlenen 818 sayılı Borçlar Kanununun 46. maddesinde (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Bedensel Zarar 54. madde), bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup çalışma gücü kaybı da bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Sözkosu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü veya Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 26/03/2015 tarih 2013/18924E. 2015/4895K. sayılı kararı). Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 27/04/2015 tarih 2013/13939E. 2015/4396K. sayılı kararında; "...Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin malvarlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Bu anlamda gerçek zararın belirlenmesi ve giderilmesi önem arzetmektedir. Cismani Zarar Halinde Lazımgelen Zarar ve Ziyan başlıklı 818 sayılı BK 46. maddesinin 2. fıkrası (6098 sayılı TBK m. 75) gereğince gerçek zararın belirlenmesi bakımından karar tarihine en yakın tarihlerdeki ölçütlerin kullanılması gerekmektedir. Buna göre mahkemece hüküm tarihine en yakın tarihte davacının bilinen kazancını ve yine bilinen asgari ücret tutarını belirleyerek bu verilere göre bilirkişiden ek rapor alınması gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir..." denilmiştir. Trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle ortaya çıkan zararın tayininde zarar görenin elde ettiği gelir önem arz eden hususlardandır. Zarar miktarı tespit edilirken göz önünde bulundurulacak olan gelir, zarar verici olayın meydana geldiği andaki gelir olmakla birlikte bu gelire zarar görenin ileriki yıllarda elde edeceği terfileri, ücret ve maaş yükselmeleri gibi gelir artışları da eklenmelidir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 06/02/2017 tarih 2014/16913E. 2017/1010K. sayılı kararında; "...2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109. maddesinde motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazmini için kaza gününden itibaren iki yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüş, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, davanın cezayı gerektiren bir eylemden kaynaklanması durumunda Ceza Kanunu'nun öngördüğü ceza zamanaşımının (sürücü, işleten veya diğer sorumlular için fark gözetilmeksizin) uygulanacağı hükme bağlanmıştır. Ceza zamanaşımının uygulanması bakımından, sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturması yeterli olup, ayrıca fail hakkında mahkumiyet kararı ile sonuçlanmış bir ceza davasının varlığı gerekmemektedir (HGK'nun 10.10.2001 gün 2001/19-652 E, 2001/705 K sayılı ilamı)-(HGK'nun 05.06.2015 gün 2014/17-2198 E, 2015/1495 K sayılı ilamı)-(HGK'nun 16.09.2015 gün, 2014/17-116, 2015/1771 sayılı kararları ile uzamış ceza zamanaşımı benimsenmiştir)..." denilmiştir. Borçlar Kanunu'nun 47. maddesi hükmüne göre (6098 sayılı TBK m. 56), hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Manevi tazminat, zararauğrayanda, manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. Takdir edilecek miktarın, mevcut halde elde edilmek istenen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1976 günlü ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir edilecek manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 14/04/2016 tarih 2016/2010E. 2016/4825 K. Sayılı kararı). Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 02/03/2017 tarih 2014/19438E. 2017/2199K. Sayılı kararında; "...Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda,başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. O halde, hükmedilen maddi tazminatta sigorta şirketi dışındaki davalılar yönünden faiz başlangıcının asıl ve ıslah edilen kısım yönünden kaza tarihi olarak; sigorta şirketi yönünden ise asıl ve ıslah edilen kısım yönünden dava tarihi olarak kabulü gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de isabetli değildir..."denilmiştir. Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminat ödetilmesini isteyebilir. Hakim, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettiklerimakamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği durumlarda hakimin, hukuk ve adalete uygun karar vereceği Türk Medeni Kanunun 4. maddesinde belirtilmiştir. Takdir edilecek bu bedel, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 09/10/2017 tarih 2016/3622E. 2017/13558K. sayılı kararı). Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 26/06/2018 tarih 2018/1468E. 2018/5097K. sayılı kararında; "...Türk Borçlar Kanunu'nun 56/2. maddesi hükmüne göre ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevitazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Dava konusu olayda; davalı ...’nin davacı müşterek çocuk ...’a otomobiliyle çarpmak suretiyle kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasına sebebiyet verdiği, bu yaralanma neticesinde davacı ...’ın iyileşme süresinin 6 (altı) ay olduğu ve sürekli iş göremezlik halinin bulunmadığı anlaşılmaktadır. Şu halde yaralanmanın derecesine göre yaralananın yakınları olan diğer davacıların yansıma yoluyla oluşan manevi zarar talepleri yerinde değildir. Mahkemece, yansıma yoluyla manevi zarar talep eden davacı ... ve ... yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeden, adı geçen davacılar lehine manevi tazminata karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir..." denilmiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 11/10/2017 tarih 2015/12866E. 2017/5721K. sayılı kararında; "...Türk Borçlar Kanunu'nun 56/2. maddesi hükmüne göre ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevitazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. Dava konusu olayda; davalıların davacı çocuğu darp ederek basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralanmasına sebebiyet verdikleri anlaşılmaktadır. Şu halde basit yaralanma hallerinde yaralananın yakınlarına yansıma yoluyla oluşan zararları nedeniyle tazminata hükmolunamayacağı gözetilmeden..." denilmiştir. Davamıza gelince; davacılar trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.... günü saat ...:... sıralarında ... İli ... İlçesinde ... yönünden ... yönüne doğru .... Km'de hız sınırının 110Km/s olduğu meskun mahal dışında havaaçık, vakit gece, yol asfalt kaplama ve kuru iken düz ve eğimsiz yolda sürücü... l yönetimindeki ... plakalı aracıyla ile ... yönünden ... yönünde seyrederken olay yerine geldiğinde yavaşlaması arkasından aynı yönde eyreden sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracın ön kısımlarıyla önündeki ... plakalı araca arkadan çarpması, bu aracın arkasından gelen sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracın da ön kısmı ile ... plaka araca arkadan çarpması, ... yönetimindeki... plakalı aracıyla ... plakalı araca arkadan çarpması en arkada seyreden sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracın ön kısmıyla ... plakalı araca arkadan çarpması sonucunda davaya konu trafik kazası meydana gelmiştir. ... Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr.... l, Doç. Dr. .... ve ... ı'nın ... tarihli müşterek raporuna göre; dava konusu olayda sürücü ... %100 kusurlu, ... kusursuzdur. Adli Tıp ... . İhtisas Kurulu’nun ... tarih ve ... sayılı raporunda, çok sayıda radyolojik grafı (BT ve direkt grafi) çektirmiş olması nedeni ile bu durumun fetus için yüksek risk kabul edilerek tıbbi tahliyeye karar verildiğine dair sağlık kurulu kararı alındığı ve tıbbi tahliye uygulandığının anlaşıldığı, meydana gelen trafik kazası arasında dolaylı bir illiyet bağı bulunduğu ve gebeliğinin devam edip etmeyeceğinin mevcut verilerle tıbben bilinemeyeceği belirlenmiştir. Adli Tıp .... İhtisas Kurulu’nun ... tarih ve ... sayılı raporunda; ...'ın ... tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre Tablo 1.7 ye göre %4 oranında özür oranının olduğu, gebeliğin sonlandırılması ile illiyet bağı arasındaki soru için Adli Tıp Kurumu ... . Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun .... tarih ve ... sayılı mütalaasına eklenecek husus bulunmadığı belirtilmiştir. Kaza ve poliçe tarihi itibari ile 30.03.2013 tarih ve 28603 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre belirlenmesi gerektiğinden Adli Tıp ... . İhtisas Kurulu’nun ... tarih ve ... sayılı raporu hükme esas alınmıştır. Aktüerya bilirkişi Dr. ... 'ın ... tarihli ek raporuna göre; ... tarihinde trafik kazası sonucu %4 oranında sürekli ve 6 ay geçici iş gücü kaybına uğrayan davacı ...'ın; ... verileri dahil edilerek zararı yeniden hesaplanmasında, geçici iş gücü kaybından kaynaklanan ve SGK ödemesini aşan maddi zararı ... TL, sürekli iş gücü kaybından kaynaklanan maddi zararı ... olarak hesaplandığı, tedavi ve yol giderleri yönünden gider belgesi sunulmadığından hesaplama yapılmadığı belirtilmiştir. Denetime ve hüküm kurmaya elverişli aktüerya bilirkişi raporunda belirlenen miktarlar kadar davacı ... maddi zararının olduğunun kabulü gerekmiştir. Davalı ... ve ... . Şti. vekili emniyet kemerinin takılmadığını belirterek müterafik kusur indirimi yapılmasını talep etmiş ise de, dosyaya yansıyan bu yönde bir bilgi ve belgenin bulunmaması, keza davacı ...'da bundan kaynaklanan bir yaralanmadığının bulunduğuna ilişkin tespitin bulunmaması nedeni ile müterafik kusur indirimi yapılmamıştır. Davacı ...'ın trafik kazasında yaralanmış olması nedeni ile davacının duyduğu elem ve ızdırap gözetilerek, kusur raporu, kusur oranları, maluliyet oranı, gebeliğinin sonlandırılması, tarafların mali ve içtimai durumları da değerlendirilmiş, çekilen elem ve ızdırabı kısmen de olsa gidermek maksadı ile manevi tazminat taleplerinin kısmen kabul kısmen reddine ... TL manevi tazminata karar verilmesi gerekmiştir. Davacı ...'ın manevi tazminat talebi de eşinin maluliyet oranı ve özellikle eşinin gebeliğinin davaya konu kaza sonrası çok sayıda radyolojik grafı (BT ve direkt grafi) çektirmiş olması nedeni ile bu durumun fetus için yüksek risk kabul edilerek tıbbi tahliyeye karar verildiğine dair sağlık kurulu kararı alındığı ve tıbbi tahliye uygulandığının anlaşıldığından, zararın yansıma zarar olarak nitelendirilmesinin mümkün olmaması, çekilen elem ve ızdırabı kısmen de olsa gidermek maksadı ile manevi tazminat taleplerinin kısmen kabul kısmen reddine ... TL manevi tazminata karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacı ...'ın maddi tazminata ilişkin davasının KABULÜNE, ..., geçici iş göremezlik tazminatı ile ... sürekli iş göremezlik tazminatının davalılar ... ve ... . Şti. yönünden... 'den sigorta şirketi yönünden ise ... tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 2. Davacı ...'ın manevi tazminata ilişkin davasın kısmen KABUL kısmen REDDİNE, ... TL manevi tazminatın ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalılar ... ve .... Şti.'den müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerine REDDİNE, 3. Davacı ...'ın manevi tazminata ilişkin davasının kısmen KABUL kısmen REDDİNE, ... TL manevi tazminatın ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi birlikte davalılar ... ve ... Şti.'den müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, 4. Davacı ...'ın maddi tazminat talepli davası yönünden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan alınması gerekli ... karar ve ilam harcından peşin alınan .. TL'nin mahsubu ile bakiye ... TL'nin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) hazineye irat kaydına, 5. Davacı ...'ın manevi tazminat talepli davası yönünden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan alınması gerekli ...TL karar ve ilam harcından peşin alınan ...TL'nin mahsubu ile bakiye ... TL'nin davalılar ... ve ... Şti.'den alınarak hazineye gelir kaydına, 6. Davacı ...'ın manevi tazminat talepli davası yönünden 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan alınması gerekli ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan... TL'nin mahsubu ile bakiye ... TL'nin davalılar ... ve ... . Şti.'den alınarak hazineye gelir kaydına, 7. Davacı ... tarafından yapılan ... posta ve bilirkişi masrafının davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) davacı ...'a verilmesine, 8. Davalılar yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 9. Davacı ... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ... vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak (sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) davacı ...'a verilmesine, 10. Davacı ... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ... vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Şti.'den müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 11. Davalı ... ve ... . Şti. kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden ...'ın manevi tazminat istemli davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ... TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalılar ... ve ... Şti.'ne verilmesine, 12. Davacı ... kendini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ... vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Şti.'den müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 13. Davalı ... ve ... Şti. kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden ...'ın manevi tazminat istemli davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesap ve takdir olunan ...TL vekalet ücretinin davacı ... 'dan alınarak davalılar ... ve .... . Şti.'ne verilmesine, 14. Karar kesinleştiğinde ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .../... Soruşturma No, .../... Karar sayılı dosyasının ... Cumhuriyet Başsavcılığı'na iadesine, 15. Karar kesinleştiğinde davacı ve davalı tarafında yatırlan gider avansından arta kalan kısmın yatıran davacı ve davalıya iadesine, Dair; Davacı vekili Av.... ile davalılar ... ve .... İhbar olunan vekili Av. ... yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Antalya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/06/2020

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2015/570, K. 2020/254, T. 19.06.2020, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2015-570-e-2020-254-k-24a09ef6d839