İlk Derece Mahkemesi · Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/339 E. 2020/483 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/339
- Karar No
- 2020/483
- Karar Tarihi
T.C. ANTALYA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/339 Esas KARAR NO : 2020/483 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 26/06/2013 KARAR TARİHİ : 13/10/2020
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarihinde ... plakalı otomobilin davalı ... ... ... ’ın idaresinde iken müvekkilinin araçta bulunduğunu, sürücünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını, sürücünün tümü ile kusurlu olduğunu, davalı ... ’nin araç maliki işleten olduğunu, geçici ve sürekli iş göremezlik nedeniyle zarar doğduğunu, ayrıca olaydan dolayı müvekkilinin moralinin bozulduğu, acı ve elem duyduğunu, davalı sigorta şirketinin bu aracın sigortacısı olduğunu, ZMMS ve kasko- İMMS poliçesi bulunduğunu, ceza dosyasında davalının kusurlu bulunduğunu, belirterek belirsiz alacak davası olarak ... TL maddi tazminatın ve ... TL manevi tazminatın tüm davalılardan tahsiline (sigorta şirketi için dava tarihinden, diğerleri için kaza tarihinden avans faizi uygulanmasına) karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili ... tarihli ıslah dilekçesi ile fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak ... TL maddi tazminat talep etmiştir. Davacı vekili ... tarihli talep arttırım dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini ... TL'ye arttırarak bu miktar üzerinden maddi tazminata hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; sözü edilen alacağın ZMMS ve İMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, ancak her iki poliçenin ... tarihinde satıştan dolayı iptal edildiğini, İMMS poliçesinin teminatının ... TL, ZMMS poliçe teminatının ... TL olduğunu, ancak geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri içinde olduğundan 6111 Sayılı Yasa gereğince müvekkilinden talepte bulunulamayacağını, gerçek zararın belirlenmesi maluliyet, kusur ve zarara ilişkin rapor alınması gerektiğini, poliçe teminatı dışındaki taleplerin reddini istediklerini, avans faizi istenemeyeceğini, belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... ... ve ... ... ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının kendi rızası ile araca bindiğini, davacının alkollü olduğunu bildiği kişinin aracına bindiğini ve emniyet kemerini takmadığını, davacının da kusurlu olduğunu, müvekkili sürücünün kusuru bulunmadığını, kazanın refüjde yapılan sulamanın yolunda ıslanmasına neden olduğundan meydana geldiğini, davacının çalışmasını resmi belgelerle kanıtlaması gerektiğini, doktor hatasından kaynaklanan dikiş izinin kaza ile ilgisi bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. DAVA : Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle, maddi tazminat istemine ilişkin davadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ: Antalya ... . Asliye Hukuk Mahkemesinin ... tarih ... /... E. ... /... K. sayılı görevsizlik kararı üzerine mahkememize tevzi edilmiştir. Mahkememizce verilen ... tarih ... /... E. ... /... K. Sayılı kararı Yargıtay ... . Hukuk Dairesinin ... tarih ... /... E. ... /... K. Sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiş, usul ve yasaya uygun bozma ilamına uyularak yeniden yargılama yapılmıştır. Bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen ... tarihli kusur bilirkişi raporunda sonuç olarak; ... plakalı araç sürücüsü ... ... ... 'ın viraj alanına gelmesine rağmen hızını azaltmadan dikkatsiz, tedbirsiz ve kontrolsüz olarak aracının direksiyon hakimiyetini kaybedip orta refüje çarpıp aracın takla atmasına neden olduğu, bu nedenle 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 84/f maddesinde belirtilen hususlarına uymadığı, bu nedenle %100 oranında kusurlu olduğu tespit ve rapor edilmiştir. Adli Tıp Kurumu ... . İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen ... tarihli raporda sonuç olarak ; kişinin Gr1 X (2……….33)A %37 E cetveline göre %32,0(yüzdeotuzikinoktasıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, İyileşme süresinin ... tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği tespit ve rapor edilmiştir. Aktüerya Bilirkişi ... ... ... tarafından düzenlenen ... tarihli raporda özetle; davacının geçici iş göremezlik dönemi ... TL, bilinen aktif dönem ... TL, bilinmeyen aktif dönem ... TL, bilinmeyen pasif dönem ... TL toplam maddi tazminat miktarının ... TL olduğunu belirtmiştir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin ... tarih ... /... E... /... K. Sayılı kararında; "... öncelikle davacı yolcunun trafik akışına ilişkin olarak kusursuz olduğu kabul edilerek daha sonra davacının uygun olmayan şekilde alkollü kişinin aracında alkollü olduğunu bilerek yolculuk yapması hakim tarafından değerlendirilerek, dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranda müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken... Tüm bu bilgilere, davacının iktisat mezunu olmasına, davacının temyizinde yargılamanın uzamaması için asgari ücretin 2,5 katı üzerinden hesap yapılmasını kabul etmesine göre, davacının kaza tarihinden hesap tarihine kadar çalıştığı dönemde aldığı ücretlerin ne olduğu tespit edilerek gerçek gelir üzerinden hesap yapılması gerekirken...Hatır taşıması nedeni ile %20 oranında indirim yapılmak suretiyle hüküm kurulması gerekirken..." denilmiştir. Borçlar Kanunun 49. maddesine göre, kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle başkasına zarar veren kimse bu zararı tazmine mecburdur. Böylece haksız fiilden sorumluluk, tazminat borcunun kaynağını oluşturmaktadır. Özel bir sorumluluk hükmüyle düzenlenmemiş, bütün hallerde bir kimse için haksız fiil sorumluluğunun söz konusu olması, BK'nun 41.maddesindeki şartların gerçekleşmesine bağlıdır.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 29/06/2011 tarih 2011/4-206E. 2011/461K. sayılı kararı). Haksız fiil, kusurlu ve hukuka aykırı bir eylemle başkasına zarar verilmesidir. Haksız fiilden söz edilebilmesi için, ortada hukuka aykırı bir fiil bulunmalı, fiili işleyen kusurlu olmalı, kusurlu şekilde işlenen ve hukuka aykırı olan bu fiil nedeniyle bir zarar meydana gelmeli ve zarar ile hukuka aykırı fiil arasında uygun illiyet bağı bulunmalıdır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 02/03/2017 tarih 2014/19438E. 2017/2199K. sayılı kararında; "...Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. O halde, hükmedilen maddi tazminatta sigorta şirketi dışındaki davalılar yönünden faiz başlangıcının asıl ve ıslah edilen kısım yönünden kaza tarihi olarak; sigorta şirketi yönünden ise asıl ve ıslah edilen kısım yönünden dava tarihi olarak kabulü gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de isabetli değildir..." denilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 54. maddesi "Bedensel zarar özellikle şunlardır: Tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar, ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar" şeklindedir. Beden bütünlüğü ihlâl edilen kişi bu ihlâl nedeniyle tamamen veya kısmen çalışamaz duruma gelmişse, bundan doğan zararının tazminini de talep edebilir. Çalışma gücü, kişinin beden ve fikir gücünün gelir getirici şekilde kullanılmasıdır. Uygulamada çalışma gücünün azalması geçici iş göremezlik, çalışma gücünün kaybı ise sürekli iş görmezlik kavramları kullanılmaktadır(Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi'nin 26/01/2018 tarih ve 2018/60E. 2018/100K. sayılı kararı). Cismani Zarar Halinde Lazım Gelen Zarar ve Ziyan” başlığı altında düzenlenen 818 sayılı Borçlar Kanununun 46. maddesinde (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun Bedensel Zarar 54. maade), bedensel zarara uğranılması nedeni ile talep edilebilecek zarar türleri belirtilmekte olup çalışma gücü kaybı da bu zarar türleri arasında yer almaktadır. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebinin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Sözkosu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü veya Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 26/03/2015 tarih 2013/18924E. 2015/4895K. sayılı kararı). Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 27/04/2015 tarih 2013/13939E. 2015/4396K. sayılı kararında; "...Sorumluluk hukukunun temel amacı, bir kimsenin malvarlığında iradesi dışında meydana gelen eksilmeleri aynen veya nakden gidererek zarar görenin zarar verici olay sonucunda malvarlığında eksilen değer yerine nitelik veya nicelik yönünden eş bir değer koymaktır. Bu anlamda gerçek zararın belirlenmesi ve giderilmesi önem arzetmektedir. Cismani Zarar Halinde Lazımgelen Zarar ve Ziyan başlıklı 818 sayılı BK 46. maddesinin 2. fıkrası (6098 sayılı TBK m. 75) gereğince gerçek zararın belirlenmesi bakımından karar tarihine en yakın tarihlerdeki ölçütlerin kullanılması gerekmektedir. Buna göre mahkemece hüküm tarihine en yakın tarihte davacının bilinen kazancını ve yine bilinen asgari ücret tutarını belirleyerek bu verilere göre bilirkişiden ek rapor alınması gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir..." denilmiştir. Trafik kazası sonucu sürekli iş göremezlik nedeniyle ortaya çıkan zararın tayininde zarar görenin elde ettiği gelir önem arz eden hususlardandır. Zarar miktarı tespit edilirken göz önünde bulundurulacak olan gelir, zarar verici olayın meydana geldiği andaki gelir olmakla birlikte bu gelire zarar görenin ileriki yıllarda elde edeceği terfileri, ücret ve maaş yükselmeleri gibi gelir artışları da eklenmelidir. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 20/05/2014 tarih 2013/9086E. 2014/7878K. sayılı kararında; "...Mahkemece davalı sigorta şirketinin poliçe limiti üzerinden hatır taşıması nedeniyle takdiri indirim yapılarak maddi tazminatın kısmen reddine karar verilmiş, reddedilen miktar üzerinden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmiştir. Hakimin takdir hakkını kullanarak yapmış olduğu indirim nedeniyle mahkemece davacının istediği miktardan daha az bir miktara hükmedilmesi halinde davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir..." denilmiştir. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi'nin 20/09/2018 tarih 2015/35515E. 2018/19299K. sayılı kararında; "...Dairemizin yerleşik hale gelen içtihatları ile vurgulandığı üzere; açılan bir davada, ıslah yapıldıktan sonra talep arttırım dilekçesi verilmesine ya da talep arttırım dilekçesi verildikten sonra ıslah dilekçesi sunulmasına hukuken bir engel bulunmamaktadır. Ancak davada ıslah ya da talep arttırım yapılabilmesi ancak bir kez mümkündür..." denilmiştir. Davamıza gelince; davacı trafik kazası nedeni ile maddi ve manevi tazminat istemi ile Antalya ... . Asliye Hukuk Mahkemesinde dava açmış, anılan mahkemenin ... tarih .../... E. ... /... K. sayılı kararı ile dava dilekçesi görev yönünden reddine karar verilmiş, karar kesinleşmekle ve taleple doya mahkememize tevzi olunmuştur. Mahkememizce verilen ... tarih ... /... E. ... /... K. sayılı kararı Yargıtay ... . Hukuk Dairesinin ... tarih ... /... E. ... /... K. sayılı kararı ile bozulmasına karar verilmiş, usul ve yasaya uygun bozma ilamına uyularak bozma ilamı doğrultusunda ve ışığında yeniden yargılama yapılmıştır. ... günü saat ... sıralarında davalı sürücü ...'ın yönetimindeki, diğer davalı ... ... ... işleteni olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından kaza tarihini kapsar şekilde ZMMS ve İMMS poliçeleri ile sigorta örtüsü altına alınan ... plakalı aracın sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi nedeniyle tek taraflı yaralamalı trafik kazası meydana gelmiştir. Kazada ... %100 oranında kusurludur. Davacı meydana gelen trafik kazasında ... plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunmaktadır ve kaza nedeni ile yaralanmıştır. Adli Tıp Kurumu ... . İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen ... tarihli raporuna göre davacının %32,0 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin ... tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceğinin tespit edilmiştir. Bozma ilamı sonrasında davacının iktisat fakültesi mezunu olması, davacının temyizinde yargılamanın uzamaması için asgari ücretin 2,5 katı üzerinden hesap yapılmasını kabul etmesi, davacının kaza tarihinden hesap tarihine kadar çalıştığı dönemde aldığı ücretlerin ne olduğu tespit edilerek gerçek gelir üzerinden hesap yapılması için dosya aktüerya bilirkişisine tevdi olunmuştur. Aktüerya bilirkişi ... ... tarafından düzenlenen ... tarihli raporda özetle; davacının geçici iş göremezlik dönemi ... TL, bilinen aktif dönem ... TL, bilinmeyen aktif dönem ... TL, bilinmeyen pasif dönem ... TL toplam maddi tazminat miktarının ... TL olduğunu belirtmiştir. Davacı kazada kusursuz olmakla birlikte alkollü kişinin aracında alkollü olduğunu bilerek yolculuk yapması nedeniyle %20 oranda müterafik kusur indirimi yapılması gerekmiştir. Bunun gibi davacının hatır taşımacılığı ile bulunduğu araçta kaza yapması nedeniyle hatır taşıması nedeni ile %20 oranında indirim yapılmıştır. Davacı vekili bozma öncesinde ıslah yapmış, bozma sonrasında ve bilirkişi raporu doğrultusunda ... tarihli dilekçesi ile talep arttırımında bulunmuştur. Belirsiz alacak davası olarak açılan bir davada, ıslah yapıldıktan sonra talep arttırım dilekçesi verilmesine ya da talep arttırım dilekçesi verildikten sonra ıslah dilekçesi sunulmasına hukuken bir engel bulunmaması nedeni ile ... tarihli dilekçesine itibar olunmuştur. Yargıtay bozma ilamında belirtilen ilkelere göre hazırlanan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olması nedeni ile bilirkişi raporunda belirlenen maddi tazminat miktarından %20 oranında müterafik kusur indirimi ve %20 oranında hatır taşımacılığı inidirimi yapılmak suretiyle davacın maddi zararının ... TL olduğu sonucuna varılmıştır. Davacı vekili, davalı sigorta vekili tarafından ... TL maddi tazminat ... TL manevi tazminat ödendiğini belirterek ... TL'nin diğer davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir. Ödenen .... TL yönünden dava konusuz kaldığından ... tarihli sulh protokolü ve ibraname uyarınca ... TL'lik maddi tazminata yönelik kısım yönünden karar verilmesine olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. Bunun dışında davacının trafik kazasında yaralanmış olması; davacının duyduğu elem ve ızdırap gözetilerek, maluliyet oranı, kusur raporu, kusur oranları, tarafların mali ve içtimai durumları da değerlendirilmiş, çekilen elem ve ızdırabı kısmen de olsa gidermek maksadı ile talep sınırı da nazara alınarak manevi tazminat taleplerinin kabulüne ... TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekmekte ise de sigorta şirketi tarafından bu kısmında da ödenmesi ve davanın manevi tazminat yönünden konusuz kaldığı anlaşılmakla, bu kısım yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1. Davacının davasının kısmen KABUL, kısmen karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 2. ... TL maddi tazminatın kaza tarihi olan ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... ... ...'dan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3. Davalı ... Sigorta'ya yönelik davanın konusuz kaldığından bu davalı yönünden karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 4. Manevi tazminat talebine ilişkin dava konusuz kaldığından bu konuda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 5. 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan alınması gerekli ... TL karar ve ilam harcından peşin alınan ... TL'nin mahsubu ile bakiye ... TL'nin davalılar ... ve ... ... ... müşterek ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 6. Davacı tarafından yapılan ... TL başvuru harcı, ... TL peşin harç ile ... TL posta ve bilirkişi masrafı olmak üzere toplam ... TL yargılama giderinin davalılar ... ve ... ... 'dan müşterek ve müteselsilen alınarak alınarak davacıya verilmesine, 7. Davalılar yargılama gideri yapmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 8. Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden maddi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... ... ... ' dan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 9. Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden manevi tazminat davası yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... ... ... müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 10. Kararın kesinleşmesine müteakip davacının ve davalının yatırdığı yargılama giderinin artması durumunda giderleri yatıran davacıya ve davalıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı.13/10/2020
Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip .... ¸e-imzalıdır
.