İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2015/4576 E. 2016/621 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2015/4576
Karar No
2016/621
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/645 Esas KARAR NO : 2025/716 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/07/2024 KARAR TARİHİ : 25/06/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin faturaya bağlı cari hesap alacağının tahsili amacı ile Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası ile davalı/borçlu şirket aleyhine ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu şirkete işbu dosyadan çıkarılan ödeme emrinin tebliğ edildiğini, davalı şirketin 10.05.2024 tarihinde itiraz dilekçesi sunarak borca ve takibe itiraz ettiğini, davalı borçlunun itirazının haksız ve kötüniyetli olup müvekkili şirketin alacağına kavuşmasını engellemek amacı ile yapıldığını, iş bu itiraza müteakip Ticari Uyuşmazlıklarda Dava Şartı arabuluculuk kurumuna başvurulduğunu, dava şartı arabuluculuk sürecinde tarafların anlaşamadığını ve taraflar arasında anlaşamama tutanağı imzalandığını, davalı borçlunun Bakırköy ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız itirazın iptali gerektiğini, taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, bu ticari ilişki sonucu müvekkili şirketin, davalı/borçlu şirketten, fatura ve cari hesaba dayalı 213.888,18 TL alacağı ve bu alacağı elde etmek için yapılan 2.642,90-TL ihtiyati haciz masrafı, 4.700,00 ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplamda 221.231,08 TL alacağının mevcut olduğunu, dava dilekçesi ekinde sunulan faturalar ve cari hesap ekstresinden de anlaşılacağı üzere müvekkili şirket tarafından davalı borçluya mal teslimi yapıldığını ancak davalı borçlu tarafından müvekkili şirkete olan borcun ödenmediğini, bununla beraber yine davalı tarafın kendilerine gönderilen e faturalara hiçbir şekilde itiraz etmediğini, malların teslim alındığını kabul ettiğini, dolayısıyla müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunun sabit olduğunu, taraflar arasında kurulmuş olan mutabakat metnine bakıldığında da davalı borçlu şirketin borcunu açıkça kabul etmiş olduğunu ancak müvekkilini sürekli oyalayarak ödeme yapmaktan kaçmakta olduğunun sabit olduğunu, taraflara ait ticari defterler üzerinde yapılacak olan bilirkişi incelemesi neticesinde de müvekkilinin alacaklı olduğunun sabit hale geleceğini iddia ederek; davanın kabulü ile davalı borçlunun Bakırköy ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız itirazın 221.231,08'lik kısmı yönünden iptali ile takibin devamına, davalı/borçlunun itirazı haksız ve kötü niyetli olduğundan alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, tüm yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı/borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi davalı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafından davaya karşı yazılı cevap dilekçesi ibraz edilmemiş, davalı şirket adına duruşmalara katılan olmamıştır. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafça cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Uyuşmazlığın; Fatura ve cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Bakırköy ....İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; alacaklısının .... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi, borçlusunun ... Şirketi olduğu, faturadan kaynaklı alacak borç sebebi gösterilerek 10.917,09-TL işlemiş faiz, 2.642,90-TL haciz masrafı, 4.700,00-TL haciz vekalet ücreti, 213.888,18-TL asıl alacak olmak üzere toplam 232.148,17-TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin; davalı borçluya tebliği üzerine borçlu vekilinin 10/05/2024 tarihli UYAP sistemi üzerinden dosyaya sunduğu dilekçesi ile ödeme emrinde takibe, yetkiye, borcun tamamına, faize ve ferilerine itiraz ettiği, davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine 13/05/2024 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Esenler ve Atışalanı Vergi Dairesi Müdürlüklerinden; Taraf şirketlerin 2023 ve 2024 yıllarına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Bakırköy .... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... D.İş sayılı dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Mahkememiz dosyası, davacının iddiaları, davalı tarafın inkara yönelik savunması, sunulan ve toplanan deliller, BA/BS formları, dosya kapsamındaki belgeler ve Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün... Esas sayılı takip dosyasına göre TARAFLARIN TİCARİ DEFTERLERİ İNCELENEREK; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi, icra takibine konu faturaların davalı şirket defterlerinde kayıtlı olup olmadığı hususları ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından 28/02/2025 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; 28/02/2025 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; ''... Davacının 2023 ve 2024 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 260.888,18 TL alacağının bulunduğu, davalı şirketin ticari defterleri ve belgeleri üzerinde inceleme yapılamadığı, davacı şirketin davalı şirket olan hesap hareketleri incelendiğinde; vekili Av. ...'e yaptığı ödemeleri de ilgili hesap hareketlerine yansıttığı ve ticari defterlerinde alacağının daha fazla gözüktüğü, takip konusu alacağın davacı şirketin davalı şirkete düzenlemiş olduğu 11 adet toplam 213.888,18 TL bedelli faturalardan kaynaklı olduğu, davalının bağlı bulunduğu Esenler Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından dosyaya celp edilen davalıya ait 2024 yılı Ba formlarında davalının davacıdan 10 adet 188.047,80 TL (KDV Hariç) Mal/Hizmet alışında bulunduğunun beyan edildiği, davacı şirketin Bs formu ile karşılaştırıldığında aradaki farkın 01.04.2024 tarihli .... nolu 7.035,60 TL bedelli faturadan kaynaklandığı anlaşılmakla mezkur faturanın davacının ispatına muhtaç olduğu, neticeten, nihai takdiri Mahkemeye ait olmak üzere terditli olarak; ispata muhtaç bırakılan faturanın Mahkemece kabulü halinde; davacının davalıdan 213.888,18 TL alacaklı olduğu, ispata muhtaç bırakılan faturanın Mahkemece kabul edilmemesi halinde; davacının davalıdan 206.852,58 TL (213.888,18 TL - 7.035,60 TL ispata muhtaç fatura) alacaklı olduğu" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyanlarını içerir dilekçe sunulmuştur. Davalı tarafça, verilen kesin süre içerisinde uyuşmazlık dönemine ilişkin ticari defter ve kayıtları Mahkememize sunulmamış, defter ve kayıtların nerede olduklarına dair beyanda bulunulmamıştır. İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. "Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir. Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Bakırköy ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası, BA/BS formları, 28/02/2025 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından cari hesaptan kaynaklı alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, 28/02/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davacının 2023 ve 2024 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 260.888,18 TL alacağının bulunduğu, davacı şirketin davalı şirket olan hesap hareketleri incelendiğinde vekiline yaptığı ödemeleri de ilgili hesap hareketlerine yansıttığı ve ticari defterlerinde alacağının daha fazla gözüktüğü, takip konusu alacağın davacı şirketin davalı şirkete düzenlemiş olduğu 11 adet toplam 213.888,18 TL bedelli faturalardan kaynaklı olduğu, davalının bağlı bulunduğu Esenler Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından dosyaya celp edilen davalıya ait 2024 yılı Ba formlarında davalının davacıdan 10 adet 188.047,80 TL (KDV Hariç) Mal/Hizmet alışında bulunduğunun beyan edildiği, davacı şirketin Bs formu ile karşılaştırıldığında aradaki farkın 01.04.2024 tarihli .... nolu 7.035,60 TL bedelli faturadan kaynaklandığı anlaşılmakla mezkur faturanın davacının ispatına muhtaç olduğu hususlarının tespit edildiği; takip ve dava konusu olan alacağa dayanak faturaların 01.04.2024 tarihli .... nolu 7.035,60 TL bedelli fatura hariç davalının BA formunda bildirilmiş olduğu, bu durumda davalının BA formu uyarınca dava ve takip konusu olan faturaları vergi dairesine bildirmiş olduğu nazara alındığında davalının artık fatura konusu malları teslim almış olduğunun kabulü gerektiği, fatura konusu malların davalıya tesliminin kanıtlandığı, faturalardaki bedelin ödendiği hususunda ispat yükü üzerinde olan davalının fatura bedellerinin ödendiğini ileri sürmediği gibi bu yönde delil de sunmadığı ve bu nedenle borcu ödediğini ispatlayamadığı, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, davalının ticari defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğu anlaşılmakla; denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak davacının ticari defter kayıtları ve BA/BS formları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlandığı, cari hesaptan kaynaklı 01.04.2024 tarihli ... nolu 7.035,60 TL bedelli fatura hariç olmak üzere 206.852,58 TL borcun ödenmediği, 01.04.2024 tarihli ... nolu 7.035,60 TL bedelli fatura yönünden davacı tarafa yemin teklif etme hakları hatırlatılmış, davacı tarafça yemin teklifinde bulunulmadığı görülmekle , bu fatura yönünden alacağın ispatlanamadığı, davacının 206.852,58 TL alacak yönünden icra takibi başlatmakta haklı olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davanın KISMEN KABULÜ ile, Davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 206.852,58-TL asıl alacak, 2.642,90-TL ihtiyati haciz masrafı ve 4.700,00-TL ihtiyati haciz vekalet ücreti olmak üzere toplam 214.195,48-TL alacak yönünden KISMEN İPTALİ ile; takibin bu miktar üzerinden takipteki koşullarla DEVAMINA, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, İcra takibine konu alacağın davalı tarafından bilinebilir, hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle itirazın iptaline konu asıl alacak miktarının %20'si oranında (42.839,09-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 14.631,69-TL harçtan peşin alınan 2.708,64-TL harç ile icra dosyasına yatırılan 1.069,44-TL peşin harcın mahsubu harcın mahsubu ile noksan kalan 10.853,61-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, Arabuluculuk aşamasında Devlet Hazinesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin, davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak 3.485,51-TL'sinin davalıdan, 114,49-TL'sinin davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, Davacı tarafça yatırılan 2.708,64-TL peşin harç, 427,60-TL başvurma harcı ve icra dosyasına yatırılan 1.069,44-TL peşin harç olmak üzere toplam 4.205,68-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen posta, tebligat ve bilirkişi ücretinden oluşan toplam 7.117,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak, 6.890,66-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 226,34-TL'sinin davacı üzerine bırakılmasına, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 34.271,28-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa İADESİNE, HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince reddedilen miktar yönünden KESİN, kabul edilen miktar yönünden gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin huzurda yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/06/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2015/4576, K. 2016/621, T. 01.04.2024, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2015-4576-e-2016-621-k-c74a485c962a