İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2015/4576 E. 2016/621 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2015/4576
- Karar No
- 2016/621
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/279 Esas KARAR NO : 2025/714 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/03/2024 KARAR TARİHİ : 25/06/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 21/07/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin alacağının tahsili amacıyla İstanbul .... İcra Müdürlüğünün .... E. sayılı dosyası üzerinden davalı hakkında cari hesaptan kaynaklanan alacak sebebiyle ilamsız icra takibi başlatıldığını, işbu alacağın cari hesap ekstresinden görüleceği üzere .... yakıt taşıma sistemleri üzerinden alınan yakıtlar sebebi ile oluştuğunu, davalı borçlunun borçlu olmadığını iddia ederek borca itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, işbu itirazın sadece takibi sürüncemede bırakarak müvekkilinin haklı alacağına kavuşmasını engellemek amacıyla yapılmış olup haksız ve mesnetsiz olduğunu, dava açılmadan önce arabuluculuk yoluna başvurulmasının dava şartı haline getirildiğini, cari hesaptan doğan alacak için icra takibine karşı itirazın iptali amacıyla Büyükçekmece Adliyesi Arabuluculuk Bürosu'na başvuruda bulunulduğunu ve ... büro dosya numaralı, .... arabuluculuk numaralı dosya ile arabuluculuk sürecinin taraflarınca işletilmiş olup bu süreçte taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını ve bu hususun 04.12.2023 tarihli arabuluculuk son tutanağında kayıt altına alındığını, iş bu davaya ve icra takibine konu alacağın likit olup davalı borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, edimini ifa etmeyen davalı borçlunun bilinçli olarak müvekkilinin haklı alacağına kavuşmasını engellemeye çalıştığını ve ortada likit bir alacak mevcut olmasına karşın icra takibine itiraz ettiğini, her iki tarafın ticari defter ve kayıtları incelendiğinde müvekkilinin alacağının haklılığının ortaya çıkacağını iddia ederek; davanın kabulüne, fazlaya ilişkin hak ve alacak talep etme hakları saklı kalmak kaydı ile; davalının haksız ve mesnetsiz itirazının iptaline ve takibin takip tarihi itibariyle 81.301,82 TL üzerinden işleyecek faiz, vekalet ücreti ve tüm ferileri ile birlikte devamına, davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi davalı şirkete usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafından davaya karşı yazılı cevap dilekçesi ibraz edilmemiş, davalı şirket adına duruşmalara katılan olmamıştır. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafça cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Uyuşmazlığın; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafça cari hesap alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; alacaklısının .... Limited Şirketi, borçlusunun ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi olduğu, cari hesaptan kaynaklı alacak borç sebebi gösterilerek 81.301,82-TL cari hesap, 573,01-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 81.874,83-TL'nin tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin; davalı borçluya 04/12/2023 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, borçlu vekilinin 07/12/2023 tarihli dilekçesi ile ödeme emrinde belirtilen borca, faiz oranına, işlemiş faize, ferilerine itiraz ettiği, davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine 08/12/2023 tarihinde icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğünden; davalı şirketin sicil kayıtları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Büyükçekmece ve Sarıyer Vergi Dairesi Müdürlüklerinden; taraf şirketlerin 2020, 2021, 2022 ve 2023 yıllarına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Mahkememiz dosyası, davacının iddiaları, savunma, sunulan ve toplanan deliller, BA/BS formları, dosya kapsamındaki belgeler ve İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına göre TARAFLARIN TİCARİ DEFTERLERİ İNCELENEREK; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi hususları ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından 17/03/2025 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; 17/03/2025 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle; ''... Davacının 2020, 2021, 2022 ve 2023 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 81.301,85 TL alacağının bulunduğu, davalı şirketin Mahkemenin belirlediği inceleme gününde incelemeye katılmadığı ayrıca yerinde inceleme talebinde bulunmadığından davalı şirketin ticari defterleri ve belgeleri üzerinde inceleme yapılmadığı, davacı şirket ticari defterleri ile sınırlı olarak yapılan incelemede; davacı şirket tarafından davalı şirkete 2020, 2021, 2022 ve 2023 yılları toplam 2.642.262,46 TL fatura düzenlendiği, aynı yıllar davalı şirket tarafından davacı şirkete 2.560.960,60 TL ödeme yapıldığı, takip konusunun davacı şirketin davalı şirkete düzenlemiş olduğu 3 adet toplamda 81.291,86 TL bedelli faturalardan kaynaklı olduğu, davalının bağlı bulunduğu Büyükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından dosyaya celp edilen davalıya ait 2023 yılı Ba formlarında davalının davacıdan 2023 yılında 24 adet 840.178,65 TL (KDV Hariç) tutarında Mal/Hizmet alışında bulunduğu, Büyükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğünce dosyaya celp edilen davalıya ait 2023 yılı BA formlarında davalının davacıdan 24 adet toplamda 840.178,65 TL (KDV Hariç) tutarında mal/hizmet alımı yapmış olduğunu beyan ettiği görülmekle birlikte davacı tarafından davalıya düzenlenen takip konusu alacağı oluşturan faturaların davalı şirket kabulüne olduğu, neticeten, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 81.301,85 TL alacaklı olduğu" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyanlarını içerir dilekçe sunulmuştur. Davalı tarafça, verilen kesin süre içerisinde uyuşmazlık dönemine ilişkin ticari defter ve kayıtları Mahkememize sunulmamış, defter ve kayıtların nerede olduklarına dair beyanda bulunulmamıştır. İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. "Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir. Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası, 17/03/2025 tarihli bilirkişi raporu, BA/BS formları ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından cari hesaptan kaynaklı alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, 17/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda; davacının 2020, 2021, 2022 ve 2023 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 81.301,85 TL alacağının bulunduğu, takip konusunun davacı şirketin davalı şirkete düzenlemiş olduğu 3 adet toplamda 81.291,86 TL bedelli faturalardan kaynaklı olduğu, davalının bağlı bulunduğu Büyükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğü tarafından dosyaya celp edilen davalıya ait 2023 yılı Ba formlarında davalının davacıdan 2023 yılında 24 adet 840.178,65 TL (KDV Hariç) tutarında Mal/Hizmet alışında bulunduğu, Büyükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğünce dosyaya celp edilen davalıya ait 2023 yılı BA formlarında davalının davacıdan 24 adet toplamda 840.178,65 TL (KDV Hariç) tutarında mal/hizmet alımı yapmış olduğunu beyan ettiği görülmekle birlikte davacı tarafından davalıya düzenlenen takip konusu alacağı oluşturan faturaların davalı şirket kabulüne olduğu hususlarının tespit edildiği, takip ve dava konusu olan alacağa dayanak faturaların davalının BA formunda bildirilmiş olduğu, bu durumda davalının BA formu uyarınca dava ve takip konusu olan faturaları vergi dairesine bildirmiş olduğu nazara alındığında davalının artık fatura konusu malları teslim almış olduğunun kabulü gerektiği, fatura konusu malların davalıya tesliminin kanıtlandığı, faturalardaki bedelin ödendiği hususunda ispat yükü üzerinde olan davalının fatura bedellerinin ödendiğini ileri sürmediği gibi bu yönde delil de sunmadığı ve bu nedenle borcu ödediğini ispatlayamadığı, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, davalının ticari defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğu anlaşılmakla; denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak davacının ticari defter kayıtları ve BA/BS formları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlandığı, faturadan kaynaklı borcun ödenmediği, davacının icra takibi başlatmakta haklı olduğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davanın KABULÜ ile; 1-Davalının İstanbul .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİNE, takibin 81.301,82-TL asıl alacak üzerinden takip talebindeki miktar aşılmamak üzere takip tarihinden itibaren ticari faizi uygulanmak suretiyle DEVAMINA, 2-Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20'si oranında (16.260,36-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 5.553,73-TL harçtan peşin alınan 979,07-TL harç ile icra dosyasına yatırılan 409,37-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 4.165,29-TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat KAYDINA, 4-Davacı tarafça yatırılan 979,07-TL peşin harç, 427,60-TL başvurma harcı ve 409,37-TL icra dosyasına yatırılan peşin harç olmak üzere toplam 1.816,04-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 6-Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen posta, tebligat gideri ile bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.107,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 30.000,00- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa iadesine, 9-HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin huzurda yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/06/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır