İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2015/4576 E. 2016/621 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2015/4576
Karar No
2016/621
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/862 Esas KARAR NO : 2024/1121 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/09/2023 KARAR TARİHİ : 20/11/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 18/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı arasında yemek satışı yapıldığını, davalı tarafın tekstil firması için müvekkilinden tabldot yemek aldığını, müvekkili şirketin davalı tarafa 31.04.2022 tarihli 6.584,40 TL ve 30.03.2022 tarihli 11.151,00 TL tutarlı fatura kestiğini, davalı tarafından bu faturaların onaylandığını ancak aradan geçen süreçte müvekkili şirkete ödeme yapılmadığını, Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, alacağın tahsilini engellemek adına davalının takibe haksız ve kötü niyetle itiraz ettiğini iddia ederek; davalının Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptaline, takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle davalı borçlunun takip tutarının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmiş, davalı tarafından davaya karşı yazılı cevap dilekçesi ibraz edilmemiş, davalı adına duruşmalara katılan olmamıştır. YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı tarafça fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır. Uyuşmazlığın; fatura alacağına dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı borçlu tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davacının itirazın iptali ile icra inkar tazminatı taleplerinin kabul edilip edilemeyeceği hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir. Büyükçekmece ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilmiş olmakla incelenmesinde; davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhine faturadan kaynaklı 17.735,40-TL asıl alacak, 504,04-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 18.239,44-TL alacağın tahsili için icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalıya Büyükçekmece .... İcra Hukuk Mahkemesinin 05/09/2022 tarih ... Esas ve .... Karar sayılı ilamıyla 28/07/2022 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı, davalı borçlu vekilinin 01/08/2022 tarihli dilekçesi ile takibe, borca, faize ve talep edilen alacağın ferileriyle birlikte borcun tamamına itiraz ettiği, davalı borçlu vekilinin itirazı üzerine icranın durdurulması kararı verildiği, işbu itirazın iptali davasının yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı görülmüştür. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne ve Büyükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak; davalının gerçek kişi ya da şahıs firması olarak tacir kaydının bulunup bulunmadığı, vergi mükellefi olup olmadığı, hangi defterleri tuttuğu, işletme hesabına göre mi bilanço usulüne göre mi defter tuttuğu, Vergi Usul Kanunu'nun 176-177.maddeleri kapsamında esnaf mı yoksa tacir mi olduğu hususlarının araştırılarak mahkememize bu hususla ilgili bilgi verilmesi istenmiş, cevabi yazılar ve ekleri dosyaya kazandırılmıştır. İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta; davalının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığının bildirildiği görülmüştür. Büyükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta; davalının 03/01/2020-28/02/2023 tarihleri arasında kayıtlı mükellef olduğu, 2020 yılında hesap özeti esasına göre, 2021 ve 2022 yıllarında bilanço esasına göre defter tuttuğu hususlarının bildirildiği görülmüştür. Esenyurt ve Büyükçekmece Vergi Dairesi Müdürlüklerinden; tarafların 2022 yılına ait BA/BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır. Mahkememiz dosyası, davacının iddiaları, savunma, sunulan ve toplanan deliller, BA/BS formları, dosya kapsamındaki belgeler ve Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına göre TARAFLARIN TİCARİ DEFTERLERİ İNCELENEREK; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi hususları ile takip tarihi itibari ile davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise alacağın miktarı hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından 26/08/2024 havale tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş; 26/08/2024 havale tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... Davacının 2022 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre; takip tarihi itibariyle davacının davalıdan 11.151,00 TL alacağının bulunduğu, davacının davalı yana düzenlemiş olduğu 31.03.2022 tarihli ... no.lu “ Personel Servis Taşıma Aracılık Hizmetleri” açıklamalı 11.151,00 TL tutarlı ve 30.04.2022 tarihli .... no.lu “ Personel Servis Taşıma Bedeli” açıklamalı 6.584,40 TL tutarlı faturaları dayanak göstererek davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının ticari defterlerini incelemeye sunmadığı, ancak davalı yanın dosyaya mübrez BA-BS formlarında yapılan incelemede davacı yanın takip dayanağı yapmış olduğu faturaların davalı yan tarafından bildirilmiş olduğu başka bir deyişle takip konusu faturaların davalının kabulünde olduğu, davacının takip dayanağı yapmış olduğu faturalardan 30.04.2022 tarihli .... no.lu “Personel Servis Taşıma Bedeli” açıklamalı 6.584,40 TL tutarlı faturayı ticari defterlerine kaydetmemiş olduğu, davacının mezkur faturanın KDV bedeli olan 1.004,40 TL’yi talep edip edemeyeceği hususunda takdirin Mahkemede olduğu, neticeten, Mahkemenin davacının takip dayanağı yapmış olduğu faturalardan 30.04.2022 tarihli .... no.lu 6.584,40 TL tutarlı faturanın KDV bedelini talep edebileceği yönünde kanaate varması halinde davacının takip tarihi itibariyle davalıdan 17.735,40 TL alacaklı olduğunun, aksi yönde kanaate varması halinde 17.735,40 - 1.004,40 = 16.731,00 TL alacaklı olduğunun kabulünün gerekeceği'' değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraflarca rapora karşı beyanda bulunulmamış olduğu görüldü. Davalı tarafça, verilen kesin süre içerisinde uyuşmazlık dönemine ilişkin ticari defter ve kayıtları Mahkememize sunulmamış, defter ve kayıtların nerede olduklarına dair beyanda bulunulmamıştır. İİK'nun 67. maddesinde "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." hükmüne yer verilmiştir. İcra ve İflas Kanunu'un 67/2.maddesinde "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." hükmüne yer verilmiştir. 6102 sayılı TTK'nin 21/2 maddesinde "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmü yer almaktadır. "Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur. Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde, borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi halinde alacaklının HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 84. ve 85.) maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir..." Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 10/02/2016 tarihli 2015/4576 E. 2016/621 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 08/02/2016 tarihli 2015/5485 E. 2016/550 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 09/12/2015 tarihli 2015/2467 E. 2015/7975 K. sayılı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 11/01/2016 tarihli 2015/4473 E. 2016/19 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir. Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, Büyükçekmece ...İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı takip dosyası, 26/08/2024 havale tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından faturadan kaynaklı alacaklı olduğu iddia edilerek davalı hakkında icra takibine girişildiği, davalı tarafça borca ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine işbu itirazın iptali istemli davanın açıldığı, taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporunda; davacının 2022 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davalının ticari defterlerini incelemeye sunmadığı, ancak davalı yanın dosyaya mübrez BA-BS formlarında yapılan incelemede davacı yanın takip dayanağı yapmış olduğu faturaların davalı yan tarafından bildirilmiş olduğu başka bir deyişle takip konusu faturaların davalının kabulünde olduğu hususlarının tespit edildiği anlaşılmakla; takip ve dava konusu olan faturaların davalının BA formunda bildirilmiş olduğu, dolayısıyla davalının borçlu olmadığını ispatlaması gerektiği, dosya kapsamı itibariyle bu anlamda davalının ispat yükümlülüğünü yerine getirdiğinin söylenemeyeceği, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, davalının ticari defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğu anlaşılmakla; denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu dikkate alınarak davacının ticari defter kayıtları ve BA/BS formları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlandığı, faturadan kaynaklı borcun ödenmediği, davacının icra takibi başlatmakta haklı olduğu, icra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizine hükmedilmesi TBK'nın 117. maddesi koşullarına bağlı olup icra takip tarihinden önce davalıya temerrüt ihtarı gönderilmesi gerektiği, bu durumda, davacının davalıyı takipten önce temerrüde düşürdüğünü ispat edemediği gibi, taraflar arasında ödeme günü kararlaştırıldığı da ileri sürülmediğinden davacı alacaklının icra takip tarihinden önceki dönem için temerrüt faizi talebinde bulunamayacağı sonuç ve vicdani kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; Davanın KISMEN KABULÜ ile, Davalının Büyükçekmece .... İcra Dairesinin .... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 17.735,40-TL asıl alacak yönünden KISMEN İPTALİ ile; takibin bu miktar üzerinden takipteki koşullarla DEVAMINA, İcra takibine konu alacağın davalı tarafından bilinebilir, hesaplanabilir ve likit olması sebebiyle itirazın iptaline konu asıl alacak miktarının %20'si oranında (3.547,08-TL) icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 1.211,50 TL harçtan peşin alınan 269,85 TL harç ile icra dosyasına yatırılan 91,20 TL peşin harcın mahsubu ile noksan kalan 850,45 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafça yatırılan 269,85 TL peşin harç, 269,85 TL başvurma harcı ve icra dosyasına yatırılan 91,20 TL peşin harç olmak üzere toplam 630,90 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Arabuluculuk aşamasında devlet hazinesinden karşılanan 3.120,00 TL'nin red ve kabul oranına göre hesaplanan 3.033,78 TL'sinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bakiye kısmın (86,22 TL) davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta belirtilen posta ve tebligat ücretinden oluşan toplam 835,75 TL yargılama giderinin davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 812,65 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmının kendi üzerinde bırakılmasına, Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.735,40 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa İADESİNE, HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; miktar itibariyle KESİN olmak üzere davacı vekilinin huzurda yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/11/2024 Katip ... ¸ Hakim .... ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2015/4576, K. 2016/621, T. 30.04.2022, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2015-4576-e-2016-621-k-7979b65ebced