Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2024/695 E. 2024/14151 K. – İş Kazasından
Konu: İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/695
- Karar No
- 2024/14151
- Karar Tarihi
- Konu
- İş Kazasından Kaynaklanan Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1480 E., 2023/1421 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 5. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/72 E., 2022/294 K. Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl Diyarbakır 5. İş Mahkemesinin 2021/72 Esas, 2022/294 Karar sayılı dosyası ve birleşen Diyarbakır 4. İş Mahkemesinin 2019/250 Esas, 2019/345 Karar sayılı dosyası yönünden davanın kısmen kabulü ile birleşen Diyarbakır 6. İş Mahkemesinin 2022/539 Esas, 2022/550 Karar sayılı dosyası yönünden davanın reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... Özel Sağlık Hizm. Eğit. Gıda San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından yapılan istinaf istemi üzerine davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında asıl Diyarbakır 5. İş Mahkemesinin 2021/72 Esas, 2022/294 Karar sayılı dosyası ve birleşen Diyarbakır 4. İş Mahkemesinin 2019/250 Esas, 2019/345 Karar sayılı dosyası yönünden davanın kabulüne, birleşen Diyarbakır 6. İş Mahkemesinin 2022/539 Esas, 2022/550 Karar sayılı dosyası yönünden davanın reddine dair karar verilmiştir . Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ile davalı ... Özel Sağlık Hizm. Eğit. Gıda San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı işverenin Özel ... Hastanesinde çalıştığını, 28.12.2011 tarihinde hastane asansörünün düşmesi sonucu ağır yaralandığını, omurilik kırığına bağlı birkaç ameliyat geçirdiğini, işverenin kullandığı tüm makine ve teçhizatın bakımlı ve güvenli olması gerektiğini, kazanın oluşumunda işverenin tümüyle kusurlu olduğunu ileri sürerek 10.000,00 TL maddi, 75.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir. Birleşen Diyarbakır 4. İş Mahkemesinin 2019/250 Esas 2019/345 Karar sayılı dosyasında davacı vekili; müvekkilinin yaşadığı iş kazasında asansör firmasının da kusurlu olduğunu beyanla asıl dosyada talep edilen 10.000,00TL maddi, 75.000,00 TL manevi tazminatın asıl dosya davalısından ve birleşen dosya davalısı ...'dan (... Asansör) müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. 15.10.2019 tarihli ıslah dilekçesinde maddi tazminat talebi 195.416,66 TL'ye çıkarılmıştır. Birleşen Diyarbakır 6. İş Mahkemesinin 2022/539 Esas 2022/550 Karar sayılı dosyasında davacı vekili; bilirkişi ek raporuna göre ek 616.960,90 TL maddi tazminatın asıl dosya davalısı ... Özel Sağlık A.Ş.'den ve birleşen dosya davalısı ...'dan (... Asansör) müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; 28.12.2011 tarihinde müvekkili iş yerinde bulunan hasta asansörünün düşmesi neticesinde ...'ın, ...'nun ve ... İnalhan'ın yaralandığını, delil tespiti dosyasında alınan bilirkişi raporunda arızanın meydana gelmesinde periyodik bakımda gereken özenin gösterilmediği, kasnak ve göbek milinde kullanılan malzemelerin uygun olmaması belirlemelerinin yapıldığını; asansör kurulması, tamirciliği ve bakımı konusunda ...'ın (... Asansör) sorumlu olduğunu, asansör bakımı amacıyla sözleşme bulunduğunu, kazadan 13 gün önce asansörün periyodik bakımlarının yapıldığını, SGK müfettiş raporunda asansör firmasına %100 oranında kusur verildiğini, kazada müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Birleşen dosya davalısı ... (... Asansör) tarafından cevap dilekçesi verilmemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, davacının 28.12.2011 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle %35,2 oranında sürekli iş göremez olduğu, söz konusu kazanın meydana gelmesinde davalı ... Özel Sağlık Hzm San. Tic. A.Ş.'nin %70, birleşen dosya davalısı ...'ın (... Asansör) %30 oranında kusurlu bulundukları, davacı kazalı işçi ...'in iş kazasında herhangi bir kusurunun bulunmadığı; hesap bilirkişi raporuna itibar edildiği; hastane asansörünün bakım işini üstlenen davalı ... ile davalı ... Özel Sağlık Hiz. San. Tic. A.Ş. arasında asıl-işveren alt işveren ilişkisinin bulunduğu, davalıların iş kazasından dolayı müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları gerekçesiyle asıl Diyarbakır 5. İş Mahkemesinin 2021/72 Esas ve 2022/294 Karar sayılı dosyası ile birleşen Diyarbakır 4. İş Mahkemesinin 2019/250 Esas ve 2019/345 Karar sayılı dosyasının da birlikte değerlendirilmesi üzerine; davanın kısmen kabulüne; 195.416,66 TL maddi tazminatın 28.12.2011 iş kazası tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalılardan (Davalı ... Özel Sağlık Hizm. San. Tic. A.Ş. 136.790,96 TL ile sınırlı sorumlu olmak üzere) müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... Özel Sağlık Hizm. San. Tic. A.Ş. yönünden fazlaya ilişkin talebin reddine; 75.000,00 TL manevi tazminatın 28.12.2011 iş kazası tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Birleşen Diyarbakır 6. İş Mahkemesinin 2022/539 Esas ve 2022/550 Karar sayılı dosyası yönünden; davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... firma vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili, müvekkilinin iş kazası sebebiyle omuriliğinden yaralandığını, %35,2 oranında iş gücü kaybına uğradığını, maddi ve manevi zararın meydana geldiğini, istinaf karar ilamından sonra alınan ek bilirkişi raporunda maddi zararın 812,377,56 TL olarak hesaplandığını, ancak İlk Derece Mahkemesinin nihai kararında Yargıtay kararlarına atıfta bulunarak usuli kazanmış hak ilkesi çerçevesinde ek davanın reddine karar verildiğini; ancak kazanın 2011 yılında gerçekleştiğini, olayın üzerinden uzun sürenin geçtiğini, asgari ücretlerde artışların yaşandığını, güncel verilere göre karar verilmesi gerektiğini, kamu düzeninden sayılan bu durumda usulü kazanılmış haktan söz edilemeyeceğini, buna dair Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun emsal nitelikte kararlarının bulunduğunu; ek dava ile talep edilen asgari ücret artışına bağlı bakiye maddi tazminat talebinin de kabul edilmesi gerektiğini, buna aykırı şekilde ek davanın reddedilmesinin usule, yasaya ve Yargıtay emsal kararlarına aykırı olduğunu; davalılar arasında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunmasa dahi sorumluluğun müteselsil olduğunu, buna aykırı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğunu beyanla davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Özel Sağlık Hiz. A.Ş. vekili, kararın usule ve yasaya aykırı olduğunu, zamanaşımının gözetilmesi gerektiğini, ek dava ile talep edilen maddi tazminatın zamanaşımına uğradığını; istinaf karar ilamı ile birlikte müvekkili lehine usulü kazanılmış hak oluştuğunu, Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2020/6057 Esas 2021/1676 Karar sayılı ilamında belirtildiği gibi davacı tarafın önceki kararı temyiz etmemesi sebebiyle bozma öncesi alınan hesap bilirkişi raporundaki verilere göre hesaplama yapılmasının gerektiğini; ek dava öncesinde davacı tarafın verdiği ıslah dilekçesinde fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmadığını bu nedenle ek davanın reddedilmesi gerektiğini; istinaf ilamında müteselsil sorumluluğa karar verilmemesi gerektiği yönünde tespit yapıldığını; davacının müvekkiline ait hastanede sağlık personeli olarak çalıştığını, davalı ... firmasının kazadan sadece 13 gün önce sözleşme gereği asansöre bakım yaptığını, davacı işçinin asansör arızası nedeniyle yaralandığını, SGK denetim raporunda tespit edildiği gibi davalı ... firmasının %100 kusurlu olduğunu, Diyarbakır 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/98 D.İş sayılı dosyasındaki makine mühendisi tarafından sunulan 03.01.2012 tarihli bilirkişi raporunda da delil tespitinin yapıldığını; iş kazasında kaçınılmazlık ilkesinin gözetilmesi gerektiğini; emsal nitelikte Yargıtay ilamlarının bulunduğunu; tüm bunlara rağmen müvekkili şirkete %30 kusur izafesinin hatalı olduğunu; aradan geçen süre nedeniyle iş göremezlik oranın yeniden tespit edilmesi gerektiğini, davacının iyileşmiş olabileceğini; manevi tazminatın fazla olduğunu, aynı kazada yaralanan ...'nun açmış olduğu davada, Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin 2018/1312 Esas 2018/900 sayılı Karar neticesinde, müvekkili ile diğer davalı ... firması arasında müteselsil sorumluluğun bulunmadığı yönünde karar verildiğini; aynı kazada yaralanan ve Adli Tıp Raporuna göre %65 iş göremez olan ... lehine 80.000,00 TL manevi tazminat verilmesine karşın, bu dosya davacısı için %35 iş göremezlik kapsamında 75.000,00 TL manevi tazminata karar verilmesinin hakkaniyete uygun düşmediğini; muhtemel yaşam tablolarına göre yapılan bilirkişi hesap raporuna ve tesis edilen Mahkemenin ilk kararına karşı davacı tarafın itiraz etmediği hususunun ve usulü kazanılmış hakların gözetilmesi gerektiğini beyanla müvekkili lehine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile"...tüm bu kapsamda davacının asansördeki aksaklık nedeniyle iş kazası geçirdiği, yukarıda özetlendiği gibi iş kazası tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 50. maddesine ve 01.07.2012 günü yürürlüğe giren Türk Borçlar Kanunu'nun 61. maddesine göre haksız fiilden kaynaklanan olaylarda birlikte zarara sebebiyet vermeleri, aynı zarardan çeşitli sebeplerle sorumlu sayılmaları nedeniyle davalıların zarara uğrayan davacıya karşı müteselsilen sorumlu oldukları; davacı vekilinin 15.10.2019 tarihli ıslah dilekçesinde ve Diyarbakır 4. İş Mahkemesinin 01.07.2019 tarih 2019/250Esas-2019/345Karar sayılı dosyasında davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil talebinin bulunduğu anlaşılmakla ve davacı kazalı işçinin yaşanan iş kazasında herhangi bir kusurunun bulunmadığı, davalı ... Özel Sağlık Hiz. San. Tic. A.Ş. ve davalı ... arasında ileride açılabilecek muhtemel rücu davasında kendi iç yapılarındaki kusur oranlarının ayrıca tespit edilebileceği gözetilerek, davacı vekilince ileri sürülen müteselsil sorumluluğa yönelik itirazların haklı olduğu, kaçınılmazlık şartlarının gerçekleşmediği değerlendirilmiş, Dairemizce yeniden kurulan hükümde 195.416,66 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerektiği ..." gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılarak yeniden esas hakkında; "II-A-Diyarbakır 5. İş Mahkemesinin 2021/72 Esas, 2022/294 Karar sayılı dosyası ve Birleşen Diyarbakır 4. İş Mahkemesinin 2019/250 Esas, 2019/345 Karar sayılı dosyası yönünden; Davanın kabulüne, 195.416,66 TL maddi tazminatın ve 75.000,00 TL manevi tazminatın 28.12.2011 iş kazası tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, B-Birleşen Diyarbakır 6. İş Mahkemesinin 2022/539 Esas, 2022/550 Karar sayılı dosyası yönünden; Davanın reddine, .." şeklinde karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Surken Şirket vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili sunmuş olduğu temyiz dilekçesi ile istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazlarını yinelemek suretiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 371. maddesi, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13, 16, 20 ve 21. maddeleri ile 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesi 3. Değerlendirme A) Davalı vekilinin maddi ve manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden ; Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre davacı vekilince asıl ve birleşen davası ile 812.377,56 TL maddi tazminat ile 75.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunulduğu, İlk Derece Mahkemesince davalı aleyhine 195.416,66 TL maddi tazminata ve 75.000,00 TL manevi tazminata hükmolunduğu, davalı vekilinin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verildiği gözetildiğinde kabulüne karar verilen maddi ve manevi tazminat miktarının ayrı ayrı Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 238.730,00 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davalı vekilinin temyiz itirazlarının miktardan reddine karar verilmiştir. B) Davacı vekilinin maddi tazminat alacağına yönelik temyiz istemi yönünden; 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. C) Davacı vekilinin manevi tazminat alacağına ilişkin temyiz istemi yönünden; Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından; Bölge Adliye Mahkemesinin 09.10.2023 tarihli hükmün yargılama giderleri kısmında asıl dava dosyasında talep edilen manevi tazminat tutarının talep gibi kabulüne karar verilerek davacı lehine 75.000,00 TL manevi tazminata hükmolunmasına rağmen "...reddedilen manevi tazminat yönünden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10. maddesi uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak hüküm tarihi itibariyle vekille temsil edilen davalı ... Özel Sağlık Hiz. Eğt. Gıda İnş. San. ve Tic. A.Ş.'ye verilmesine, ..." denilmesi suretiyle reddedilen kısım bulunmamasına rağmen davalı vekili lehine vekalet ücreti tayini hatalı olmuştur. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1.Davalı vekilinin maddi ve manevi tazminat alacağına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2. Davacı vekilinin maddi tazminat alacağına yönelik yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA, 3. Davacı vekilinin manevi tazminat alacağına yönelik temyiz talebi yönünden; Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının tamamen silinerek yerine geçmek üzere; "II-A-Diyarbakır 5. İş Mahkemes'nin 2021/72 Esas, 2022/294 Karar sayılı dosyası ve birleşen Diyarbakır 4. İş Mahkemesinin 2019/250 Esas, 2019/345 Karar sayılı dosyası yönünden; Davanın kabulüne, 195.416,66 TL maddi tazminatın ve 75.000,00 TL manevi tazminatın 28.12.2011 iş kazası tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Alınması gerekli 18.472,16 TL karar ve ilam harcından, davacıdan alınan 1.741,92 TL peşin harç ve 600,00 TL ıslah harcının düşümü ile eksik kalan 16.130,24 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat olarak kaydına, Davacı tarafından yatırılan 69,60 TL başvuru harcı, 1.741,92 TL peşin harç, 600,00 TL ıslah harcı ile 492,00 TL istinaf başvuru harcı toplamı olan 2.903,52 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Maddi tazminat yönünden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 31.266,67 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine, Kabul edilen manevi tazminat yönünden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, Davacının karşıladığı istinaf incelemesi öncesi ve sonrası toplam 5.918,50 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, B-Birleşen Diyarbakır 6. İş Mahkemesinin 2022/539 Esas, 2022/550 Karar sayılı dosyası yönünden; Davanın reddine, Hüküm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 92.374,53 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak hüküm tarihi itibariyle vekille temsil edilen davalı ... Özel Sağlık Hiz. Eğt. Gıda İnş. San. ve Tic. A.Ş.'ye verilmesine, Davacı tarafından karşılanan 1.053,62 TL peşin harçtan, alınması gereken 269,85 TL harcın mahsubu ile kalan 783,77 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından, bu hususta hüküm tesisine yer olmadığına, III-Davacı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, IV-Davalı ... Özel Sağlık Hiz. Eğt. Gıda İnş. San. ve Tic. A.Ş.'nin istinaf başvurusu reddedildiğinden, alınması gereken 18.472,16 TL istinaf karar harcından peşin alınan 4.618,71 TL'nin mahsubu ile bakiye 13.853,45 TL istinaf karar harcının adı geçen davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, V-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, bu inceleme yönünden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, VI-Taraflarca yatırılan gider avansından varsa kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Kanun'un 333. maddesi uyarınca ilgiliye iadesine, VII-Kararın kanun yollarından geçerek kesinleşmesi halinde talep halinde kesinleşme şerhi ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde temyiz yolu açık olmak üzere 19.10.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi." ibarelerinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalı ... Özel Sağlık Hiz. Eğt. Gıda İnş. San. ve Tic. A.Ş.'ye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.