İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2015/2 E. 2017/1 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2015/2
Karar No
2017/1
Karar Tarihi

T.C. ...6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/873 Esas - 2024/622 T.C. ANKARA TÜRK MİLLETİ ADINA 6.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/873 Esas KARAR NO : 2024/622 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/12/2023 KARAR TARİHİ : 05/11/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı şirket arasında, davacıya ait .... .... .... dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin vekili aracılığıyla yapmış olduğu süresinde itiraz nedeniyle, icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini beyanla davalının asıl alacağa ve işlemiş faize yönelik olarak yaptığı itirazın iptaline, haksız ve kötü niyetle yapılan itiraz nedeniyle % 20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddialarını kabul etmemekle beraber Noter vasıtasıyla yapılan araç satış sözleşmesinde satıcının ” bedelini tamamen aldığını ve aracı teslim ettiğini” beyan ettikten sonra satış bedelini almadığını ileri sürmesi halinde bu iddiaya değer verilmeyeceğini, 07.07.2022 tarihli satış sözleşmesine bakıldığında davacının '' satıcı yukarıdaki nitelikleri ve bedeli yazılı aracı alıcıya halihazır durumu ile satarak bedelini aldığını ve aracı teslim ettiğini .... beyan ve kabul ederler '' şeklindeki satış sözleşmesini imzaladığını müvekkili tarafından ödemenin tamamının davacıya yapıldığını beyanla davanın reddini, davacı aleyhine %20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER -.... .... ... yev. numaralı "Araç Satış Sözleşmesi", -Ticari defter ve kayıtlar, -07/07/2022 Tarihli Ziraat Bankası Eft dekontu, -Takip dosyası, -Bilirkişi raporu, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; geçerli araç satış sözleşmesinden kaynaklanan araç bedelinin kısmen ödenmediği iddiasıyla bakiye bedelin tahsili amacıyla başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, davalı yan ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davaya konu .... .... .... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; takip alacaklısının davacı, takip borçlusunun davalı olduğu, takibin 35.000,00-TL asıl alacak, 4.958,97-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 39.958,97-TL alacak üzerinden ilamsız takip olarak başlatıldığı, takip borçlusunun vekili aracılığıyla 25/08/2023 tarihli dilekçe ile itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğu, ödeme emrine süresinde itiraz edildiği ve eldeki davanın süresinde açıldığı görülmüştür. Davalı yan tarafından 11/06/2024 tarihli dilekçe(ekli bir adet CD) ile ibraz edilen ticari defter kayıtları incelenerek mali müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen 24/07/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davacı.... .... .... ın defter kayıtları incelenememiş olmakla birlikte, defter kayıtlarında araç satışının olmadığının beyan edildiği, ancak dava dilekçesi ekinde yer alan satış sözleşmesi ve 1.350.000,-TL.lık dekont dikkate alındığında bakiye 35.000,-TL.lık alacağın kaldığı, Davalı ......Anonim Şirketi’nin dosyaya kazandırılan açılışı yapılıp incelenen 2022-2023 yevmiye ve defteri kebir kayıtlarından, satış işleminin yapıldığı dönem defter kayıtlarında satışı yapılan aracın taşıtlar hesabında bulunmadığı ve davacıya yapılan ödemeye ilişkin kayıtlarında defterlerde yer almadığı, Davacı tarafın ödenmediği belirtilen 35.000,-TL.lık alacağa ilişkin davalı tarafından ödemeyle ilgili herhangi bir belge dosyaya sunulmadığı, defter kayıtlarında herhangi bir ödemenin yer almadığı, dolayısı ile davalı tarafça ödemeye ilişkin belgenin sunulması gerektiği, Taraflar arasındaki satışın tarafların kanuni defter kayıtlarında yer almadığının değerlendirildiği, Taraflar arasında faiz hesabı konusunda düzenlenmiş bir sözleşmenin ve davalıya keşide edilen herhangi bir ihtarnamenin dosyaya ibraz edilmediği, ancak davacı tarafın satış sözleşmesi tarihi olan 07.07.2022 tarihinden itibaren takip talep tarihi itibariyle 4.960,41-TL faiz alacağı hesaplanması değerlendirmesinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu " hususları belirtilmiştir. Eldeki uyuşmazlıkta davacı özetle; tarafların.... .... .... plakalı aracın 1.385.000,00 TL satış bedeliyle satışı hususunda anlaştıklarını ve ...63. Noterliği 07/07/2022 Tarih, 24217 yev. Sayılı araç satış sözleşmesi ile aracın satışının gerçekleştirildiğini, ancak davalı tarafından yalnız 1.350.000 TL eft yapıldığını bakiye 35.000,00 TL'nin ise ödenmediğini ileri sürmüştür. Davalı yan ise özetle noter vasıtasıyla yapılan satış sözleşmesinde satıcının bedeli aldığını beyan ettikten sonra satış bedelini almadığı iddiasına değer verilmeyeceğini ödemenin tamamının yapıldığını savunmuştur. Taraflar arasında Noterde düzenleme şeklinde araç satış sözleşmesi akdedildiği, araç satımına dair akdi ilişki kurulduğu, aracın teslim edildiği hususları ihtilaflı olmayıp, uyuşmazlık kararlaştırılan araç bedelinin tamamının ödenip ödenmediği noktasında toplanmaktadır. Uyuşmazlığın çözümü bakımından ispat, ispat yükü kavramlarına ve bu kavramlarla ilgili bir kısım düzenlemelere değinmek gereklidir. Dava konusu edilen bir hakkın ve buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların (olguların) var olup olmadıkları hakkında mahkemeye kanaat verilmesi işlemine ispat denir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 187/1. Maddesi; “İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümüne etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir.” şeklinde düzenlenmiştir. Vakıa (olgu) ise, 03.03.2017 tarihli ve 2015/2 E., 2017/1 K. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında; kendisine hukukî sonuç bağlanmış olaylar şeklinde tanımlanmıştır. İspatı gereken olaylar, olumlu vakıalar olabileceği gibi olumsuz vakıalar da olabilir. Diğer taraftan hâkim, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediğini, kural olarak kendiliğinden araştıramaz. Bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini taraflar ispat etmelidir. Bir davada ispat yükünün hangi tarafa ait olacağı hususu ise HMK’nın “İspat yükü” başlıklı 190. maddesinde yer almakta olup; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” şeklinde hüküm altına alınmıştır. Bu hüküm, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) “İspat yükü” başlıklı 6. maddesinde yer alan: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." ifadesine paralel olarak düzenlenmiştir. Diğer yandan HMK'nın 200 ve 201. Maddeleri uyarınca; Bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat olunamaz.(HMK md. 200/1) Bu madde uyarınca senetle ispatı gereken hususlarda birinci fıkradaki düzenleme hatırlatılarak karşı tarafın açık muvafakati hâlinde tanık dinlenebilir. (HMK md. 200/2) Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz.(HMK md. 201) İlamlar ile düzenleme şeklindeki noter senetleri, sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayılırlar.(HMK md. 204/1) Öte yandan eldeki uyuşmazlıkta taraflar tacir olup, uyuşmazlık her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğundan eldeki dava ticari dava niteliğindedir. Bu itibarla ticari deferlerin delil niteliğine de değinmek gereklidir. Bilindiği üzere 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesi ve 6102 Sayılı TTK'nın 83. maddesi gereğince Mahkeme'ce ticari defterlerin resen (kendiliğinden) ibrazına karar verilebileceği açıkça düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesi 2. ve 3. Fıkraları çerçevesinde; Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK 222/2.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(HMK 222/3.) Anlatılan ilkeler ışığında somut olay ele alındığında; taraflar arasında noter nezdinde resmi araç satış sözleşmesi bulunmakta olup yine sözleşmede araç bedelinin alındığı ibaresi mevcuttur. HMK'nın 204. Maddesi uyarınca düzenleme şeklindeki noter senetleri, sahteliği ispat olunmadıkça kesin delil sayıldığına ve eldeki uyuşmazlıkta resmi senedin sahteliği de ileri sürülmediğine göre resmi senedin aksi bakımından ispat yükü davacı üzerindedir. İspat yükü kendi üzerinde olan Davacı tarafından özetle banka kayıtları, ticari defter kayıtları, ödeme dekontu, tanık ve yemin delilleri gösterilmiş ise de; yukarıda değinildiği üzere eldeki iddianın HMK'nın 200,201 ve 204. Maddeleri karşısında tanıkla ispatı mümkün değildir. Yine banka kayıtları ve ödeme dekontu tutarının kararlaştırılan bedelden daha düşük tutarda olması, resmi senet karşısında, tek başına ispata elverişli değildir. Ticari defterler bakımından mahkememizce defter ibrazına karar verilmiş olup, davacı vekili tarafından 11/06/2024 tarihli dilekçe ile özetle defterlerde işbu satışa ilişkin kayıt olmadığı beyan edilerek davacı yan defterleri ibraz edilmemiş, davalı yan defter ve kayıtlarının ise ibraz edildiği görülmüş, davalı yan defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde özetle dava konusu satışın davalı yan defterlerinde de kayıtlı olmadığı anlaşılmıştır. Davacının dava dilekçesinde yemin deliline de dayandığı görülmekle Yargıtay'ın istikrar kazanmış içtihatları doğrultusunda davacının yemin delili tarafına hatırlatılmış, davacı vekili tarafından yemin deliline dayanılmadığı/ yemin teklif etmeyecekleri beyan edilmiştir. Hal böyle olunca davanın(resmi senedin aksi yöndeki iddianın) yazılı deliller veya yemin delili ile ispatlanamadığı anlaşılmıştır. Yapılan açıklamalar kapsamında taraflar arasında araç satımına ilişkin .... .... .... HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçelerle 1-Davanın REDDİNE, 2-Davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 3-Alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 482,61-TL'nin mahsubu ile fazla 55,01-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından, bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, 7-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18A/13. Maddesi gereğince yargılama giderlerinden sayılan ve suç üstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00-TL dava şartı arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 8-Gider avansından sarf edilmeyen miktarın 6100 Sayılı HMK'nın 333. Maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ...Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/11/2024

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2015/2, K. 2017/1, T. 03.03.2017, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2015-2-e-2017-1-k-cb89c3e44a91