İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2014/6344 E. 2015/3349 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2014/6344
- Karar No
- 2015/3349
- Karar Tarihi
T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/99 Esas KARAR NO : 2024/930 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/02/2022 KARAR TARİHİ : 30/09/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ticari ilişkiye istinaden fatura düzenlendiğini, takibe konu faturadan kaynaklı davacının davalıdan 17.500,00 Euro asıl alacağı bulunduğunu, davacı ile davalı şirket 3 kollu otomatik kağıt sarma makinası satımı konusunda anlaştıklarını, anlaşma gereğince davalı şirket makineyi davacı şirkete teslim etme, davacı da makinenin teslimi karşılığında 17.500 Euro ön ödeme olmak üzere toplam 38.350,00 Euro bedeli ödeme yükümlülüğü altına girdiğini, davacı ticari ilişki gereği üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, davalı hesabına ödemeyi yaptığını, ödeme davalı yanın talebi üzerine 17.500 Euro bedelin fiili ödeme günü olan 11.05.2021 tarihindeki TL karşılığı ile ödendiğini, davalı taraf üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmemiş olup makineyi davacıya teslim etmediğini, makine teslim edilmeyecekse yapılmış ödemenin iadesi amacıyla davalı şirketle defalarca görüşme sağlandığını, sonuç alamayınca 20.12.2021 tarihli ihtarname gönderildiğini, arabuluculuk sürecinin anlaşamama olarak sonuçlandığını beyan ederek; davalı borçlunun Gaziosmanpaşa .....İcra Müdürlüğü ..... E. Sayılı dosyasında yaptığı itirazın iptali ile takibin asıl alacak, işlemiş ve işleyecek faiz, borcun tüm ferileri ile birlikte ödeme günündeki karşılığı ile devamını, davalının dava değerinden %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının sunduğu proforma fatura da makine bedelinin KDV dahil 38.350,00 Euro olduğu ve ödemenin peşin olacağı açıkça yazdığını, davacı ise ödemenin tamamını yapmamış olduğu halde mal teslimini talep ettiğini, davalı da kalan miktarın ödenmemesi sebebiyle malı henüz teslim etmediğini, teslimdeki kusur davacıdan kaynaklı olduğunu, makineye ilişkin teknik özellikler incelendiğinde bu makinenin imalatının zor ve pahalı olduğunu, imalat için satın alma talep edenlerden ön ödeme alındığını, bu ön ödeme ile malzeme alımı, işçilik, imalat gerçekleştirilmesi söz konusu olduğu, bu nedenle sipariş için verilen ön ödemelerin iadesi yapılamadığını, davacıya kalan bedeli ödemesi ve teslimin gerçekleşeceği söylenmesine rağmen davacı tarafça ödemeye yanaşmadığını, imalatı yapılan ürün davacının iade talep hakkı olmadığını, TL olarak gönderilen bir paranın herhangi bir anlaşma olmaksızın veya hesaptan Euro bozdurularak gönderilmeksizin Euro olarak istenmesi tamamen kötü niyetli olduğunu, davacı taraf davalıyı temerrüde düşürmediğini, ihtarnamede ödeme yeri ve banka bilgileri yer almadığını beyan ederek; öncelikle davacı tarafın tüm itirazın kaldırılmasını talep etmesi nedeniyle dava şartı olan eksik harcın tamamlatılması için davacı tarafa kesin süre verilmesini ve kesin sürede harç ikmali yapılmaması halinde davanın usulden reddini, davacının ispattan yoksun kötü niyetli haksız ve hukuka aykırı olarak açtığı iddiasıyla davanın reddini, davacının alacağın %20'si oranında kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacıya yükletilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Gaziosmanpaşa İcra Dairesi ’nün ..... esas sayılı dosyası, taraflar arasındaki mail yazışmaları, makineye ilişkin teknik krokiler, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, taraflar arasında ticari ilişkiden kaynaklı fatura alacağının tahsiline yönelik başlatılan Gaziosmanpaşa ..... İcra Müdürlüğü'nün ..... sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı taleplerine ilişkindir. Davacı tarafa mahkememizin 18/03/2022 tarihli ara kararı ile dava değerinin 19.363,15-Euro olduğunun tespit edilmesine istinaden, dava tarihi itibariyle Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden (15,0171) 290.778,35 TL dava değerine dair eksik harç 4.885,06 TL'nin HMK 120. Harçlar Kanunu 30. Maddesi gereğince duruşma tarihi 31/05/2022 tarihine kadar kesin süre verilmesine, ödenmediği takdirde davanın takipsiz bırakılmış sayılarak işlemden kaldırılacağının davacı vekiline ihtarına karar verildiği, ihtaratın yapıldığı; davacı tarafın işbu ara karar ve ihtarata istinaden 01/04/2022 tarihli sayman mutemedi alındısı ile eksik harcı ikmal ettiği görülmüştür. Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir. Gaziosmanpaşa İcra Dairesi’nün ..... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 17.500,00-Euro asıl alacak 1.863,15-EURO fiili ödeme tarihi işlemiş faiz ile toplam 19.363,15-Euro alacağın birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Bilirkişi ...... 09/02/2023 tarihli raporunda; "Dava konusunun, taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında davalı tarafından tanzim edilen 11.05.2021 tarihli proforma faturaya istinaden davacı yan tarafından makine alımı için avans olarak ödenen 17.500,00 Euro karşılığı 175.757,75 TL tutarın işlemiş faizi ile birlikte davalı yandan tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacının 2021 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacının incelenen ticari defterlerine göre; davacının incelenen kendi ticari defterlerinde, davacı yan tarafından davalı adına ödenen ve takibe konu edilen 11.05.2021 tarihli 17.500,00 Euro ödemenin kendi ticari defterlerinde 159 no.lu Verilen sipariş avansları hesabında 175.757,75 TL olarak kayıtlı olduğu, bu ödemeden kaynaklı olarak davacının takip tarihi (30.12.2021) itibariyle davalı yandan 175.757,75 TL alacaklı gözüktüğü, davacının 2021 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davalının incelenen 2021 yılına ait ticari defterlerinde davacı yan ile herhangi bir kayda rastlanılmadığı, Tarafların BA-BS formlarının incelenmesinde herhangi bir fatura bildiriminde bulunulmadığı, davalı ...... Kimya Makine San. Tic. Ltd. Şti. tarafından davalı adına tanzim edilen davaya konu faturanın proforma fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlediği, faturanın taraflar arasındaki anlaşma niteliğinde olduğu, proforma faturanın kağıt sarma makinesinin davacı yana satışı hususlarında döviz bazında tanzim edildiği, proforma faturanın ödeme kısmında “peşin” ibaresi yer aldığı, davacı tarafça iş bu proforma faturaya istinaden makine bedeli ön ödeme olarak 11.05.2021 tarihinde 17.500,00 Euro karşılığı 175.757,75 TL tutarında ödeme yaptığı, davalı cevap dilekçesinde TL olarak yapılan ödemenin Euro bazında talep edilemeyeceği ifade edilmişse de proforma faturada banka bilgilerinde ..... Bankası TL hesabına ait iban numarasının belirtildiği, taraflar arasında proforma faturaya konu makinenin davacı yana teslim edilmediği hususunda ihtilaf bulunmadığı, davalı yan bu konuda cevap dilekçesinde, proforma faturada ödemenin peşin yapılacağı kararlaştırıldığını, ödemenin tamamının yapılması halinde makinenin teslim edileceğini savunmuş olup taraflar arasında ticari defter yönünden bir çekişmenin bulunmadığı anlaşılmakla uyuşmazlık hususlarında hukuki değerlendirmenin ve Takdirin Sayın Mahkemenize ait olacağı kanaati hasıl olduğu, neticeten; davacı yanın davasında haklı görülmesi halinde, davacı yan tarafından davalı adına yapılan ödemeden kaynaklı olarak takip tarihi (30.12.2021) itibariyle davalı yandan 17.500,00 Euro (175.757,75 TL) alacaklı olduğu, takibe konu ödemenin TL üzerinden mi yoksa Euro üzerinden mi talep edileceği hususunda hukuki değerlendirme ve takdirin Mahkemeye ait olac ,ağı, Mahkemece TL olarak kabul edilirse talep edilebilecek işlemiş faiz tutarının 227,52 TL olmak üzere toplam alacağın (175.757,75 TL + 227,52 TL) 175.985,27 TL olacağı, Euro olarak kabul edilirse işlemiş faiz tutarının 22,65 Euro olmak üzere toplam alacağın (17.500,00 Euro + 22,65 Euro) 17.522,65 Euro olacağı sonuç ve kanaatine varılmaktadır." yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir. Bilirkişi ...... 16/10/2023 tarihli ek raporunda; "Dava konusunun, taraflar arasında bulunan ticari ilişki kapsamında davalı tarafından tanzim edilen 11.05.2021 tarihli proforma faturaya istinaden davacı yan tarafından makine alımı için avans olarak ödenen 17.500,00 Euro karşılığı 175.757,75 TL tutarın işlemiş faizi ile birlikte davalı yandan tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, Davacının 2021 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, Davacının incelenen ticari defterlerine göre; Davacının incelenen kendi ticari defterlerinde, davacı yan tarafından davalı adına ödenen ve takibe konu edilen 11.05.2021 tarihli 17.500,00 Euro ödemenin kendi ticari defterlerinde 159 no.lu Verilen sipariş avansları hesabında 175.757,75 TL olarak kayıtlı olduğu, bu ödemeden kaynaklı olarak davacının takip tarihi (30.12.2021) itibariyle davalı yandan 175.757,75 TL alacaklı gözüktüğü, Davacının 2021 yılı ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, Davalının incelenen 2021 yılına ait ticari defterlerinde davacı yan ile herhangi bir kayda rastlanılmadığı, Tarafların BA-BS formlarının incelenmesinde herhangi bir fatura bildiriminde bulunulmadığı, Davalı ...... Kimya Makine San. Tic. Ltd. Şti. tarafından davalı adına tanzim edilen davaya konu faturanın proforma fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlediği, faturanın taraflar arasındaki anlaşma niteliğinde olduğu, proforma faturanın kağıt sarma makinesinin davacı yana satışı hususlarında döviz bazında tanzim edildiği, proforma faturanın ödeme kısmında “peşin” ibaresi yer aldığı, davacı tarafça iş bu proforma faturaya istinaden makine bedeli ön ödeme olarak 11.05.2021 tarihinde 17.500,00 Euro karşılığı 175.757,75 TL tutarında ödeme yaptığı, davalı cevap dilekçesinde TL olarak yapılan ödemenin Euro bazında talep edilemeyeceği ifade edilmişse de proforma faturada banka bilgilerinde ..... Bankası TL hesabına ait iban numarasının belirtildiği, taraflar arasında proforma faturaya konu makinenin davacı yana teslim edilmediği hususunda ihtilaf bulunmadığı, davalı yan bu konuda cevap dilekçesinde, proforma faturada ödemenin peşin yapılacağı kararlaştırıldığını, ödemenin tamamının yapılması halinde makinenin teslim edileceğini savunmuş olup taraflar arasında ticari defter yönünden bir çekişmenin bulunmadığı anlaşılmakla uyuşmazlık hususlarında hukuki değerlendirmenin ve Takdirin Sayın Mahkemenize ait olacağı kanaati hasıl olduğu, Neticeten; Davacı yanın davasında haklı görülmesi halinde, davacı yan tarafından davalı adına yapılan ödemeden kaynaklı olarak takip tarihi (30.12.2021) itibariyle davalı yandan 17.500,00 Euro (Karşılığı; 175.757,75 TL) alacaklı olduğu, takibe konu ödeme için her iki yönden de faiz hesaplamaları yapılmış olup alacağın TL üzerinden mi yoksa Euro üzerinden mi talep edileceği hususunda hukuki değerlendirme ve Takdirin Mahkemeye ait olacağı Sonuç ve kanaatine varılmaktadır." yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir. Bilirkişiler ......'dan oluşan bilirkişi heyetinin 05/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda; Mali açıdan: Önceki kök ve ek raporda seçenekli olarak hesaplamalar yapılıp Mahkemenizin takdirine arz edilmiş olup, taraf itirazları boyutunda mali açıdan görüş ve kanaat aynen korunmaktadır. Hukuki açıdan: Proforma faturalar hukuki olarak ne TTK'da ne de vergi kanunlarında yer almaktadır. Kanunlarda yer almayan bu faturalar, adında fatura ibaresi geçse de uygulamada genellikle satıcı tarafından düzenlenen bir teklif mektubu işlevi görmektedir. Proforma faturanın düzenlenmesindeki amaç alıcı tarafa satılacak malın türü, adedi, fiyatı, ödeme şekli, teslimat şekli vs. Hususları belirtecek şekilde teklif sunmaktır. Proforma faturaların TBK anlamında icap ya da icaba davet niteliğinde sayılabileceği söylenebilecektir. Eğer somut olaydaki gibi proforma fatura sözleşmenin esaslı unsurlarını içerdiği söylenebiliyorsa proforma faturanın icap niteliğinde olduğu kabul edilebilecek ve alıcının kabul beyanıyla akdi ilişki kurulmuş olarak kabul edilecektir. Davacı taraf dava dilekçesinde, proforma faturadaki tutar olan 38.350,00 Euro ödeme yükümlülüğü altına girdiklerini açıkça kabul etmektedir. Buna göre taraflar arasındaki akdi ilişkinin 11.05.2021 tarihinde, proforma faturada belirtilen koşullarla kurulmuş olduğu hususunda bir şüphe bulunmamaktadır. Somut olayda davalı tarafın proforma faturada belirlenen bedel karşılığında 3 kollu otomatik kağıt sarma makinesini meydana getirme ve teslim etme yükümlülüğü altına girmesi sebebiyle taraflar arasında TBK m.470'e göre eser sözleşmesi akdedildiği söylenmelidir. TBK m.479'a göre iş sahibinin bedel ödeme borcu eserin teslim edildiği anda muaccel hale gelecektir. Buna göre eser sözleşmelerinde yüklenici önce ifa yükümlülüğü altındadır. Ancak akit serbestisi prensibi gereğince taraflar aksini kararlaştırabileceklerdir. Somut olayda davacı yanca davalıya gönderilen 11.05.2021 tarihli proforma fatura içeriğine göre, davalı 3 kollu otomatik kağıt sarma makinesini 38.350,00 Euro karşılığı teslim edecektir. Proforma faturada bedelin peşin olarak ödeneceği belirtilmiştir. Bu ibareden tarafların TBK m.479'daki kuralın aksini kararlaştırdıkları, buna göre öncelikle davacı alıcının bedeli ödeme yükümlülüğü altında olduğu, davalının ödeme yapıldıktan sonra malı teslim edeceği anlaşılmaktadır. Davacı taraf proforma faturanın kendisine gönderilmesinin ardından aynı gün 17.500,0 Euro'yu fiili ödeme günü olan 11.05.2021 tarihindeki Türk Lirası karşılığı ile ödediğini beyan etmektedir. Sözleşme koşullarının yer aldığının kabul edildiği proforma faturada bedelin peşin olarak ödeneceği hususunda irade beyanlarının uyuşmuş olması karşısında, 17.500,00 Euro ödeyen alıcının bedelin tamamını peşin ödeme borcunu ifa etmediği anlaşılmaktadır. Bir başka ifadeyle somut uyuşmazlıkta akdi ilişki peşin ödeme ve sonrasında malın teslimi şeklinde kurulmuş, davacı peşin ödemeyi tam olarak gerçekleştirmemiş, davalı da teslimatı yapmamıştır. Somut olayda davacı taraf peşin ödeneceği kararlaştırılan makine bedelinin tamamını ödememiş, dolayısıyla kendi yükümlülüklerini ifa etmemiştir. Taraflar1ar arasında sözleşmenin 11.05.2021 tarihinde akdedildiği göz önünde bulundurulduğunda, kendi yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacı tarafın 20.12.2021 tarihinde davalı yükleniciye ödediği paranın iadesini talep etmiştir. Davacı taraf gönderdiği ihtarnameyle ödediği ücretin iadesini talep etmektedir. Oysa ki, taraflar arasındaki akdi ilişki sona ermemiştir. Tarafların ortak iradeyle meydana getirdiği eser sözleşmesinin sona ermesi için ya yine ortak irade aranacak ya da Kanun'un saydığı hallerden birinin meydana gelmesi gerekecektir. Davacı tarafın 20.12.2021 tarihli ihtarnamesi davalının temerrüde düşmesi sonucunu doğurmayacaktır. Zira ihtarın borçluyu temerrüde düşürebilmesi için borcun muaccel olması gerekmektedir. Oysa ki somut olaydaki ilişkide önce iş sahibi ücreti tam olarak ifa edecek, yüklenicinin teslim borcu bundan sonra muaccel hale gelecektir. Somut olayda iş sahibi kendi üzerine düşen borcu tam olarak ifa etmemiş olduğundan, davalı yüklenicinin borcu muaccel hale gelmemiştir. Dolayısıyla iş sahibi hala kendi üzerine düşen borcu ifa etmek zorundadır. Bilakis davalı yüklenicinin borcunu ödemeyen iş sahibini temerrüde düşürme ve bunun sonucunda Kanun'un saydığı seçimlik haklardan birine başvurma imkanı bulunmaktadır. Bununla birlikte davacı iş sahibini 20.12.2021 tarihinde gönderdiği ihtarnamenin akdi ilişkiyi sona erdirme amacıyla gönderildiği ortadadır. Bu durumda bu ihtarnamenin TBK m.484 anlamında tam tazminat karşılığı fesih beyanı olarak kabul edilmesi gerekeceği, buna göre iş sahibinin eser tamamlanmadan önce yapılmış işin tam karşılığını ödemek ve yüklenicinin bütün zararlarını gidermek koşuluyla sözleşmeyi feshedebileceği, böyle bir durumda yüklenici tarafından ispat edilen o ana kadar yapılan şin tam karşılığının ve bütün zararlarının ödenmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Makine imalatının tamamlanmamış, erken imalat evresinde bırakılmış/bekletilmekte olduğu, makine için sadece saç malzemesinin alınmış ve işlenmiş olduğu, işlenmiş saçların bahse konu makine dışında başka bir yerde değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, makinenin bir başkasına satışının mümkün olduğu, davalının şu ana kadarki imalat maliyetinin 300.000 TL olduğu, somut olayda proforma faturanın icap niteliğinde olduğu, davacı tarafın yaptığı ödemeyle akdi ilişkinin kurulmuş olduğu, taraflar arasında eser sözleşmesinin akdedilmiş olduğu ve tarafların TBK m.479'un aksine iş sahibinin önce ifayla yükümlü olduğu hususunda anlaşmış olduğu, önce ifa yükümlülüğünü yerine getirmeyen iş sahibinin, muaccel olmayan bir borç için yükleniciyi temerrüde düşüremeyeceği, sözleşmenin halen ayakta olduğu, buna karşın davacı tarafın 20.12.2021 tarihli ihtarnamesinin TBK m.484'e göre tam tazminat karşılığı fesih beyanı olarak kabul edilebileceği, bu hususta takdirin sayın mahkemede olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır." yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Dava, eser sözleşmesi kapsamında yapılan kısmi ödemenin iadesi için yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki sözleşme 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğinde olup, eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdidir. Yüklenicinin edimi, eseri meydana getirmek ve iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir. Eser sözleşmesinin varlığı halinde, yüklenici işi sözleşme, fen ve sanat kurallarıyla iş sahibinin beklediği yararı gözeterek imal edip teslim ettiğini, iş sahibi ise iş bedelini ödediğini ispat etmek zorundadır. TBK'nın 97. maddesi uyarınca; karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın sözleşmenin koşullarına ve özelliklerine göre daha sonra ifa etme hakkı olmadıkça, kendi borcunu ifa etmiş ya da ifasını önermiş olması gerekir. Aksi halde öncelikli ifa kendisine düşmeyen taraf kendi edimini ifadan kaçınabilir. Eser sözleşmesinde ana kural; öncelikli ifa yükleniciye ait olduğundan eser yüklenici tarafından tamamlanıp teslim edilmedikçe iş sahibi ödemezlik def'ini ileri sürerek ödemeden kaçınabileceği gibi, eksik ve kusurlu teslim ve ifa halinde de iş bedelinin bunların giderim bedeli kadarlık kısmını ya da tamamını ödemekten kaçınma hakkına sahip olacaktır.Teslim borcunun ne zaman yerine getirilmesi gerektiğine gelince, kural olarak teslimin sözleşmede kararlaştırılan zamanda yerine getirilmesi gerekmektedir. Teslimin yapıldığı ve bedele hak kazanıldığını da yine kural olarak yüklenici ispat etmek zorundadır. Kararlaştırılan ya da süre verilerek belirlenen ödeme (ifa) zamanında borçlu tarafından borç ifa edilmemiş ise, borçlu temerrüde düşmüş olur. Borçlunun temerrüdü için öncelikle alacağın muaccel olması gerekir. TBK'nın 117. maddesi uyarınca, muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile temerrüde düşecektir. Aynı maddenin 2.fıkrasına göre borcun ifa edileceği gün birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse, bu günün geçmesiyle; haksız fiilde fiilin işlendiği, sebepsiz zenginleşmede ise zenginleşmenin gerçekleştiği tarihte borçlunun temerrüde düşmüş olacağı, ancak sebepsiz zenginleşmenin iyiniyetli olduğu hallerde temerrüt için ihtarın şart olduğu kabul edilmiştir. Bu yasal düzenleme ve tanımdan hareketle eser sözleşmelerinde iş sahibinin temerrüdünün oluşması için borcun muaccel olması, borçluya ödeme miktarı da belirtilerek gönderilecek ihtarname ile alacağın ödenmesinin talep edilmiş ya da kararlaştırılan kesin vadede borcun ödenmemiş olması, iş sahibinin bedel ödeme borcu olması, borcu ödememiş bulunması ve borcu ödemekten kaçınmayı haklı gösteren (ödemezlik def'i gibi) sebep bulunmaması gerekir Eser sözleşmelerinde yüklenicinin iş bedeline hak kazanabilmesi için fatura ya da iddiasında belirttiği işleri sözleşme ve ekleri ile projesine uygun olarak tamamlayıp iş sahibine teslim ettiğini kanıtlaması zorunludur. (Yargıtay 15.HD.,2014/6344 E. 2015/3349K.) Yukarıda açıklandığı üzere taraflar arasında TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisi bulunmakta olup, iş sahibinin borcu iş bedelini ödemek (TBK'nın 479/1.md.), yüklenicinin borcu ise, eseri iş sahibinin amacına uygun, haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmektir (TBK'nın 471/1). Yine eser sözleşmelerinde sona erme üzerine, her iki tarafın da talep edebileceği tasfiyenin dayanağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125/III. maddesidir. Bu maddeye göre sözleşmeden dönme halinde taraflar karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulur ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Sözleşmenin fesih ya da dönme suretiyle sona ermesi halinde geriye etkili sonuç doğuracağı yani, sözleşme hiç yapılmamış gibi başa dönüleceğinden, taraflar sözleşme ile üstlendikleri borçlarını ifa etme yükümlülüğünden kurtulacakları gibi, daha önce ifa ettikleri edimleri, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre isteyebileceklerdir. Davacı iş sahibi, yukarıda anlatıldığı şekli ile sözleşmeden dönmede kusurlu olup, sözleşmenin sona ermesi sebebiyle uğradığı zararının tazmini talep edemez ise de, fazla ödemesi varsa, sözleşmeden dönmede haksız olsa dahi, fazla ödenen iş bedelinin iadesini yükleniciden isteyebilir. Nakit bedel karşılığı eser sözleşmeleri yönünden sınırlayıcı istisnai bir kural bulunmadığından mahkeme kararına gerek olmaksızın tek taraflı irade beyanı ile sözleşmeden dönme mümkündür. Hukuk Genel Kurulu'nun 08.11.2006 tarih ..... Esas, ..... Karar sayılı kararı ve Yargıtay ..... H.D.'nin 04.06.1998 tarih ..... Esas, ..... Karar sayılı kararında da bedel karşılığı eser sözleşmesinden dönme için tek taraflı irade beyanının yeterli olduğu benimsenmiştir. Eser sözleşmelerinde sona erme üzerine, her iki tarafın da talep edebileceği tasfiyenin dayanağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125/III. maddesidir. Bu maddeye göre sözleşmeden dönme halinde taraflar karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulur ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Sözleşmenin fesih ya da dönme suretiyle sona ermesi halinde geriye etkili sonuç doğuracağı yani, sözleşme hiç yapılmamış gibi başa dönüleceğinden, taraflar sözleşme ile üstlendikleri borçlarını ifa etme yükümlülüğünden kurtulacakları gibi, daha önce ifa ettikleri edimleri, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre isteyebileceklerdir. Davacı iş sahibi, sözleşmeden dönmede haksız olsa dahi, fazla ödenen iş bedelinin iadesini yükleniciden isteyebilir. (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 15.06.2020 tarih, 2019/3463 esas ve 2020/1571 karar sayılı ilamı) Kural olarak yüklenicinin iş bedeline hak kazanabilmesi için işi sözleşme ve iş sahibinin beklediği amaca uygun olarak tamamlayıp iş sahibine teslim ettiği ya da teslime hazır olmasına rağmen teslim almaktan kaçındığını kanıtlaması zorunludur. 6098 sayılı TBK'nın "Bedelin Muacceliyeti" başlıklı 479. maddesi "İş sahibinin bedel ödeme borcu, eserin teslimi anında muaccel olur. Eserin parça parça teslim edilmesi kararlaştırılmış ve bedel parçalara göre belirlenmişse, her parçanın bedeli onun teslimi anında muaccel olur." gereğince eser sözleşmesi menkul eser yapımına ilişkin olduğundan niteliği gereği sözleşmede kararlaştırılmış olmasa dahi TBK'nın 479. maddesi gereğince yüklenicinin bedele hak kazanabilmesi için eseri tamamlayıp iş sahibine teslim etmesi zorunludur. İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; taraflar arasında eser sözleşmesinden kaynaklanan ticari ilişkinin bulunduğu, Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir, Taraflar arasında sözlü olarak kurulduğu anlaşılan, makine yapımını konu alan bir eser sözleşmesi düzenlenmiş olup yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Davada yüklenicinin iş bedeline hak kazanabilmesi için işi sözleşme ve iş sahibinin beklediği amaca uygun olarak tamamlayıp iş sahibine teslim ettiği ya da teslime hazır olmasına rağmen teslim almaktan kaçındığını kanıtlaması zorunlu olduğu bu kapsamda davalı tarafından anılan hususların ispat edilemediği, eser sözleşmelerinde sona erme üzerine, her iki tarafın da talep edebileceği tasfiyenin dayanağı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125/III. maddesidir. Bu maddeye göre sözleşmeden dönme halinde taraflar karşılıklı olarak ifa yükümlülüğünden kurtulur ve daha önce ifa ettikleri edimleri geri isteyebilirler. Sözleşmenin fesih ya da dönme suretiyle sona ermesi halinde geriye etkili sonuç doğuracağı yani, sözleşme hiç yapılmamış gibi başa dönüleceğinden, taraflar sözleşme ile üstlendikleri borçlarını ifa etme yükümlülüğünden kurtulacakları gibi, daha önce ifa ettikleri edimleri, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre isteyebileceği, 11.05.2021 tarihli proforma faturaya istinaden davacı yan tarafından makine alımı için 17.500,00 Euro karşılığı avans olarak ödendiği anlaşılmakla davanın anapara yönünden kabulü ile likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin de kabulüne, Beşiktaş ...... Noterliğinin ...... yevmiye numaralı ihtarnamesinin davalıya tebliğ tarihinin 26/12/2021 tarihi olması, ihtarnamede üç iş günü içerisinde ödeme talep edildiği, takibin ise 29/12/2021 tarihinde başlatıldığı anlaşılmakla faiz isteminin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kabulü ile; 17.500,00 Euro asıl alacak yönünden davalının Gaziosmanpaşa ...... İcra Dairesi ..... Esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, kabul edilen asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca EURO cinsin 1 yıllık vadeli mevduata devlet bankalarınca uygulanan en yüksek faiz uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 2-Asıl alacağın %20' sine tekabül eden 35.151,55-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3- Alınması gerekli 45.598,14-TL harçtan davacı tarafça yatırılan 80,70-TL harcın mahsubuyla bakiye 45.517,44-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4- Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvurma harcı, 80,70-TL peşin harç olmak üzere toplam 161,40-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5- Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 8.924,00-TL yargılama giderinden kabul ve red oranı üzerinden takdiren 8.065,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 859,00-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6- AAÜT gereğince hesap edilen 99.452,00-TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7- Reddedilen kısım üzerinden hesap edilen 17.900,00 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine 8- Arabuluculuk ücreti olan 1.560,00-TL'nin kabul ve red oranı üzerinden takdiren 1.409,00-TL tutarının davalıdan 151,00-TL tutarının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 9- Davalı tarafından yatırılan kullanılmayan gider avanslarının karar kesinleştiğinde istem halinde davalıya iadesine, 10- Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, 6100 sayılı HMK'nun 342 ve 345.maddeleri gereğince karşı tarafın sayısı kadar örnek eklenmek suretiyle tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile ilgili İstanbul Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar taraf vekillerini yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı. 30/09/2024 Katip ..... e-imzalıdır Hakim ..... e-imzalıdır TASHİH ŞERHİ HMK Madde 304- (1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. (2) Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir. Tüm dosya kapsamı incelenmekle ;HMK 304. madde uyarınca hüküm için tashih şartları gerçekleştiği anlaşılmakla hükmün; "Davanın kabulü ile; 17.500,00 Euro asıl alacak yönünden davalının Gaziosmanpaşa ..... İcra Dairesi ..... Esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, kabul edilen asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca EURO cinsin 1 yıllık vadeli mevduata devlet bankalarınca uygulanan en yüksek faiz uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine" kısmının "Davanın kısmen kabulü ile; 17.500,00 Euro asıl alacak yönünden davalının Gaziosmanpaşa ..... İcra Dairesi ..... Esas sayılı takibe vaki itirazın iptaline, kabul edilen asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca EURO cinsin 1 yıllık vadeli mevduata devlet bankalarınca uygulanan en yüksek faiz uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, " şeklinde tashihine karar vermek gerekmiştir.11/10/2024 Katip ..... e-imzalıdır Hakim ..... e-imzalıdır