Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2017/1360 E. 2020/90 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2017/1360
- Karar No
- 2020/90
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/1870 KARAR NO: 2023/1783 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 30/01/2020 NUMARASI: 2017/1360 E. - 2020/90 K. DAVANIN KONUSU: Tazminat (Sigorta Ödemesine Dayanan Rücuen) Taraflar arasındaki tazminat davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı ... A.Ş'nin ... de bulunan otel ve ek binaları inşaat şantiyesinin 28.06.2016 ile 30.11.2016 tarihleri arasında geçerli olan İnşaat All Risk Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, sigortalı inşaat şantiyesindeki depoda 28.10.2016 tarihinde gerçekleşen hırsızlık sonucu şantiyedeki tel emtiasının çalındığını, ekspertiz raporuna göre avm ve otel projesinin elektrik işlerinden sorumlu olan ...Limited Şirketi'nin yetkilisinin 28.10.2016 tarihinde şikayetçi olunduğunu, yüklenici ... Tic.AŞ ile davalı şirket arasında, şantiye alanında güvenik önlemleri alınması konusunda güvenlik hizmet sözleşmesi imzalandığınını, hırsızlığın oluşmasında davalının personelinin kusurlu olduğunu, müvekkilince 14.08.2017 tarihinde 38.171,43 TL'nin ödenerek sigortalının haklarına halef olunduğunu ileri sürerek, 38.171,43 TL'nin ödeme tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; hırsızlık olayının meydana gelmesinde müvekkili şirketin kusuru bulunmadığını, davada, ... San. Ltd. Şti. firmasına ait olup çalınan malzemeler nedeniyle ödenen tazminatın rücuan tahsilinin istediğini, oysa müvekkilinin bu şirkete güvenlik hizmeti verilmediğini ve şirketin hırsızlık olayının yaşandığı ... bünyesinde çalışan taşeron firmalardan olduğunu,16.05.2016 tarihinde davalı şirket ile .... San. ve Tic. A.Ş. arasında imzalanan özel güvenlik hizmetleri sözleşmesinin ... Ek Binalar ve Otel Projesi şantiyesi sahası güvenliğinin sağlanmasına ilişkin olduğunu, hırsızlık olayının ise müvekkili şirketin koruması kapsamında olmayan, sürekli açık bulunan ve iş makinelerinin şantiye sahasına giriş çıkışının sağlandığı bir alanda meydana geldiğini, müvekkilince düzenlenen düzeltici/önleyici faaliyet raporunda belirtildiği üzere güvenlik personeline ilave olarak söz konusu personel sayısının dahi yetersiz olduğunu, teknik hiçbir önlem alınmadığını ve olaya konu alanını çok büyük, birçok kapısı bulunması dikkate alındığında öncelikli olarak alınması gereken önlemleri almayan dava şirketin sorumlu olduğunu, saha içerisinde bulunan güvenlik kameralarının denetimi, takibi ve sorumluluğu da dava dışı ... firmasına ait olduğunu, sigortalının ... olduğunu, müvekkilinin ise ... Şirketi ile güvenlik sözleşmesi imzaladığını, talep edilen faizin türü, oranı ve başlangıç tarihinin de hatalı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Hükme esas olarak alınan bilirkişi heyeti raporu dayanak yapılarak; Davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısı ... A.Ş.'nin .../Kocaeli adresindeki iş yerinin hırsızlık olayının gerçekleştiği tarihi kapsayacak şekilde İnşaat All Risk Sigorta Poliçesi ile sigortaladığı, davalı ...Tic. Ltd. Şti. tarafından davacı sigorta şirketi tarafından sigortalanan iş yerinin özel güvenliğini sağlamak üzere dava dışı ... Ticaret A.Ş. ile 5188 sayılı yasa kapsamında Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi imzaladığı, özel güvenlik hizmetleri sözleşmesi ile haftada 7 gün 24 saat kesintisiz olarak iş yerinin fiziki güvenliği ve mal varlığının her türlü sabotaj, hırsızlık ve yangın nevinden olaylara karşı yürürlükteki kanun ve yönetmelik şartları dahilinde güvenliğini sağlamayı üstlendiği, davacı sigorta şirketi tarafından İnşaat All Risk Sigorta Poliçesi ile sigortalanan iş yerinde davalı ... Tic. Ltd. Şti.'yi özel güvenlik hizmetleri sözleşmesinin tarifeleri arasında olan 28/10/2016 tarihinde hırsızlık olayı meydana geldiği, hırsızlık olayının meydana gelmesinde davalı sigorta şirketinin %50 oranında kusurlu olduğu, dava dışı mal sahibi ... A.Ş. adına mal sahibini temsilen ... A.Ş.'nin basiretli bir tüccar gibi davranmadığı yönüyle şantiye alanında meydana gelen hırsızlık olayından %50 oranında kusurlu olduğu, hırsızlık olayının meydana geldiği şantiye alanından ve iş yerinden çalınan elektrik malzemelerinin 54.268,48 TL olduğu, ekspertiz raporu ile tespit edilen 53.698,43 TL hasar bedelinin uygun olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından dava dışı sigortalısı ... A.Ş.'ye 14/08/2017 tarihine 38.171,43 TL hasar tazminatı ödemesi yapıldığı, ödemeye ilişkin dekontun dosyaya sunulduğu, davacı sigorta şirketinin TTK 1472. Maddesine istinaden yaptığı ödeme tutarınca sigortalısının haklarına halef olduğu, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısının hırsızlık olayının meydana gelmesinde %50 oranında kusurlu olduğundan, davalı sigorta şirketinin kusuru oranında zarardan sorumlu olduğu, tarafların tacir, yapılan işin ticari iş olduğu, davacı tarafından talep edilen avans faizinin yerinde olduğu anlaşılmakla," gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 19.085,715 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair talebin reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı ve davalı vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Müvekkilince İnşaat All Risk Sigorta Poliçesi ile sigortalanan inşaat alanı içinde bulunan depodan çalınan kablo ve malzemeler nedeniyle oluşan hasarın giderimi için sigortalıya ödenen 38.171,43 TL tazminatın davalıdan tahsili amacıyla dava açıldığını, mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın hatalı olduğunu, davalı şirketin ...- ... Otel şantiyesinde güvenlik işlerini üstlendiğini, davalı şirket ile dava dışı sigortalının yüklenicisi olan .... San. ve Tic. A.Ş. arasında imzalanan 16.05.2016 tarihli Özel Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi'nin 2.1. maddesinde; "... haftada 7 gün 24 saat kesintisiz olarak fizik güvenliği ve malvarlığının her türlü sabotaj, hırsızlık ve yangın nevinden olaylara karşı yürürlükteki kanun ve yönetmelik şartları dahilinde güvenliğin sağlanmasıdır." düzenlemesi bulunduğunu, alınan raporda dava dışı sigortalının şantiyenin güvenliğinin yeterli sayıda özel güvenlik görevlilerince sağlanmadığı, şantiyenin çevre ve fiziki yapısı ile ilgili alınması gereken tedbirler yönünden depoların çevresini sac panellerden ziyade duvar veya daha sağlam demir parmaklıklı muhafazalar ile koruma altına almadığı, kameralar ile takip etmediği gibi gerekçelerle hırsızlık olayının meydana gelmesinde %50 oranında kusurlu olduğunun belirlendiğini, ancak bu kusur oranının hatalı olduğunu, güvenlik önlemlerinin alınması ve görev alanında oluşan olası güvenlik zafiyetlerinin iş sahibine bildirilmesinin de güvenlik şirketinin görevi olduğunu, hırsızlık öncesi, alınan tedbirlerin ve personelin yetersiz olduğuna ilişkin sigortalıya bildirimde bulunulmadığını, kaldı ki belirlenen eksiklikler ile oluşan hasar arasında nedensellik bağı bulunmadığını, hırsızlık olayının 06:30 - 07:08 saatleri arasında sabahın erken saatlerinde sessizlik esnasında, kapı kilidinin kırılarak şantiye içerisine arabayla girilmesi şeklinde gerçekleştiğini, bu eylemlerin güvenlik şirketince fark edilmemesinin davalının tam kusurlu olduğunu gösterdiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin hırsızlık olayında kusursuz olduğunu, müvekkilinin emtiası çalınan ... Tic. Ltd. Şti.'ne güvenlik hizmeti verilmediğini, bu şirketin hırsızlık olayının yaşandığı ... bünyesinde çalışan taşeron firmalardan biri olduğunu, sözleme ilişkisinin bulunmaması nedeniyle davanın husumet nedeniyle reddi gerektiğini; 16.05.2016 tarihli müvekkili ile ... San. ve Tic. A.Ş. arasında imzalanan sözleşmenin, ... Ek Binalar ve Otel Projesi şantiyesi sahası güvenliğinin sağlanması için imzalandığını, sözleşme kapsamında güvenlik görevlileri ile şantiye sahasında bulunan sadece 2 kapıda güvenlik hizmeti verildiğini, hırsızlık olayının gerçekleştiği alanın ise güvenlik koruması kapsamında olmayan, sürekli açık bulunan ve iş makinelerinin şantiye sahasına sürekli giriş çıkışlarının sağlandığı yer olduğunu, çalınan malzemelerin güvenlik personelinin gözetiminde olmayan alanda tutulduğunu; Bilirkişi raporuna yönelik itirazların dikkate alınmadığını, raporda dava ... A.Ş. adına, ... A.Ş.’nin şantiyenin güvenliğini yeterli sayıda özel güvenlik görevlilerince sağlamadığı, şantiyenin çevre fiziki yapısıyla ilgili alınması gereken tedbirler yönünden, depoların çevresinin sac panellerden ziyade duvar veya daha sağlam demir parmaklıklı muhafazalar ile koruma altına alınmadığı, şantiye alanına caydırıcı ve yakalamaya yönelik tedbirlerden olan kameralar ile takip etmediği, depolara alarm sistemi kurmadığı, şantiye alanında risk teşkil eden faktörleri ve alınmış olan tedbirler ile ilgili denetim yapmadığı, mallarının korunmasında basiretli bir tacir gibi davranmadığı belirlenerek %50 kusurlu sayıldığını, bu tespitler karşısında sigortalının tam kusurlu olduğunu, müvekkilinin ise kusursuz olduğunun anlaşıldığını, müvekkilinin sadece güvenlik hizmeti vermesi nedeniyle sorumlu tutulduğunu, davacını sigortalısı ... olduğunu, müvekkilinin ise ... firması ile sözleşme imzaladığını, müvekkilinin taşeron veya ... nezdinde hiçbir sorumluluğu bulunmadığını faizin türü ve başlangıç tarihinin haksız olduğunu, ödemeden dava tarihinde haberdar olunduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine , karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, İnşaat All risk sigorta poliçesi ile sigorta örtüsü altına inşaat şantiye sahasında meydana gelen hırsızlık sonucu davacı sigorta şirketi tarafından ödenen hasar tutarının, davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, karar verilmiş; bu karara karşı, taraf vekillerince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı tarafından düzenlenen 11.03.2015 başlangıç tarihli İnşaat All Risk Poliçesi ile sigortalı ... AŞ'ye ait inşaat proje sahası olan ...'da bulunan emtialar hırsızlık rizikosunu da içerecek şekilde sigorta ettiren ... San. Ve Tic. AŞ tarafından sigorta ettirilmiştir. Poliçe özel şartlarında, depo ve inşaat alanı dışında bulunan inşaat malzemelerinin de sigorta örtüsü altına alındığı hususunda anlaşma yapılmıştır. Sigortalı yerin ... AŞ'ye ait olduğu, poliçenin bu yerdeki inşaatı yapan yüklenici tarafından, sigortalı alandaki yüklenicinin alt taşeronlarına ait emtiaları da kapsar şekilde düzenlendiği anlaşılmıştır. Hırsızlık olayı sonrası düzenlenen ekspertiz raporunun incelenmesinde, Avm inşaat alanında bulunan tel emtiasının 28.10.2016 tarihinde çalındığı, sigortayı düzenleyen şirketin elektrik işleri taşeronu olan ... Şirketine ait emtianın çalındığı, şirket yetkilisinin beyanına göre, akşam saat 21,00 'de bodrum kattaki deponun kilitlenerek, ertesi gün deponun girişindeki kilitlerin kırılarak hırsızlık olayının meydana geldiği bildirilmiştir. Davalı ile ... AŞ arasında düzenlenen güvenlik hizmet sözleşmesi ile mal sahibi olarak adlandırılan yüklenicinin Gebze'de bulunan inşaat şantiyesinde verilecek güvenlik hizmetlerine ilişkin esasların belirlendiği, sözleşmenin 2.2. maddesine göre 7 gün 24 saat kesintisiz olarak fiziki güvenliğin sağlanacağı ve mal varlığına karşı işlenecek her türlü suçun önleneceği kabul edilmiştir. 14.10.2016 tarihli ek protokolle 6 özel güvenlik elemanı ve bir güvenlik amiri çalıştırılacağı protokollü güvenlik sözleşmesinin ayrılmaz parçası olacağı kabul edilmiştir. İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi raporlarında güvenlik şirketi ile sigortalının eşit oranda kusurlu olduğu belirlenmiştir. HMK'nın 282. maddesi uyarınca, hakim, bilirkişinin oy ve görüşünü diğer deliller ile birlikte serbestçe değerlendirir. Buna göre bilirkişi raporu takdiri delil olup, mahkemece tarafların sunduğu deliller ile alınan bilirkişi raporundaki tespitler ve poliçe hükümleri değerlendirilip gerekçesi yazılarak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Sigortalanan alandaki inşaatları yapan ve poliçeyi düzenleyen yüklenici tarafından düzenlenen poliçe ile inşaat alanındaki alt taşeronlara ait emtiaların sigorta örtüsü altına alındığı açıktır. Sözleşme ilişkisinin niteliği davalı tarafından korunan alanda bulunan yüklenici ve alt yüklenicilere ait emtiaların korunmasının üstlenilmesi ve sigorta poliçesinin bu alandaki tüm emtialar için düzenlenmesi nedeniyle tarafların husumet ehliyetinin bulunduğu anlaşılmıştır. Bilirkişi kurulunca yapılan değerlendirmelerde, sigortalının yeterli fiziki güvenlik önlemlerini almaması ve şantiye sahasının gerektirdiği sayıda güvenlik personeli istihdam edilmemesi nedeniyle sigortalının kusurlu olduğu açıktır. Davalının da, basiretli bir tacir olarak objektif şekilde hırsızlık gibi rizikoları önleyecek tedbirlerin alınmadığını bilerek sözleşme yapması ve olayın oluş şekline göre gerekli tedbirleri almaması nedeniyle kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Soruşturma evrakı incelenerek düzenlenen bilirkişi raporundaki kusur oranları Dairemizce de uygun bulunmuştur. Tacir olan taraflar arasında avans esasına göre faiz uygulanması yerinde olduğu gibi TBK'nın 117. maddesine göre davacı tarafından ödeme tarihinden itibaren faiz talep edilmesi de yerinde olduğundan anlaşıldığından taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm istinaf başvuru nedenlerinin reddi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1. Maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1)HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, 2)a-Davacı vekilince yatırılan istinaf harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 215,45 TL peşin karar harcının davacıdan tahsiline, b-Davalı vekilince yatırılan istinaf harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 977,81 TL istinaf nispi karar harcının davalıdan tahsiline, Hazineye gelir kaydına,3)Taraflarca istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerlerinde bırakılmasına,4)Gerekçeli kararın birer örneğinin ilk derece mahkemesince, taraflara tebliğine,5)Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK.353.maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 02.11.2023 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.