İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2013/442 E. 2023/23 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2013/442
- Karar No
- 2023/23
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2013/442 Esas - 2023/23 T.C. ADANA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2013/442 KARAR NO : 2023/23
BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ...
DAVACI : ... T.A.Ş. - ... VEKİLLERİ :...-...
DAVALI-MÜFLİS : ... SAN. A.Ş - ... İFLAS İDARESİ :CEYHAN İFLAS DAİRESİ VEKİLİ : ... DAVA : İtirazın İptali (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/06/2013
MAHKEMEMİZİN BİRLEŞEN 2021/... E. SAYILI DOSYASI DAVACI : ... T.A.Ş. (...) VEKİLİ : ... DAVALILAR :1- ... -...
2- ... -...
3- ... -...
VEKİLİ : ...-... DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 17/12/2021 MAHKEMEMİZİN BİRLEŞEN 2022/... E. SAYILI DOSYASI DAVACI : ... T.A.Ş.- VEKİLİ :... DAVALILAR : ... MİRASÇILARI: 1- ... 2- ... 3- ... 4- ... DAVA :İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 25/08/2022 KARAR TARİHİ : 17/01/2023 KARARIN YAZILDIĞI TARİH : ... Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... San. A.Ş ile banka arasında imzalanan kredi sözleşmelerinden kaynaklanan borçların ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek Ceyhan 2.Noterliği'nden keşide edilen 23/01/2013 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine, Adana 3. İcra Dairesi'nin 2013/... E. Sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, borçlunun yetkiye ve borca itiraz ettiğini, genel kredi sözleşmesinde Adana İcra Daireleri ile mahkemelerinin yetkili kılındığını, itirazın takibi sürüncemede bırakmak amacıyla yapıldığını belirterek, itirazın iptaline, takibin devamına, %20 oranından az olmamak üzere inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ; asıl dava ... San. A.Ş'ne karşı açılmıştır. Davacı vekilinin 24/06/2013 tarihli dilekçesi ile, ..., ..., ... ve ...'ın davaya dahilini istemesi üzerine bu kişilere tebligat yapılmıştır. Davalı ... San. A.Ş ile dahili davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ikametinin ve şirketin muamele merkezinin Ceyhan olduğunu, bu nedenle Ceyhan icra dairelerinin yetkili olduğunu, yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, talep edilen faiz oranının fahiş olduğunu, 6098 sayılı TBK'nın 88. ve 120.maddeleri gereğince temerrüt faizi oranlarının belirlenmesi gerektiğini, ..., ..., ... ve ... hakkında icra takibi bulunmadığını, bu kişilere karşı itirazın iptali davası açılmasının hukuka aykırı olduğunu, alacağın likit olmadığını, icra inkar tazminatı taleplerini kabul etmediklerini beyan ederek davanın reddine, %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Aralarında zorunlu takip arkadaşlığı olan borçlu ile rehin veren üçüncü kişi hakkında birlikte takip yapılması gerekir.(Yargıtay 12. HD 2018/13693 E. 2019/17197 K). Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takibinde borçlu ve rehinli taşınmaz maliki takibe itiraz etmiş ise, ikisi hakkında da itirazın kaldırılabilmesi için dava açılması zorunludur. (Yargıtay 19. HD 2014/20016 E 2015/9434 K) Davanın yalnızca asıl borçluya karşı açılması halinde, ipotek veren veya mirasçıları aleyhine, birleştirilmek üzere ayrı bir dava açılması için süre verilmelidir. (Yargıtay 19. HD 2018/2993 E. 2019/5315 K.) Hukukumuzda dahili dava müessesi bulunmadığı için, ayrıca ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibinin asıl borçlu ile birlikte ipotek verene karşı yapılması zorunluluğu dikkate alınarak davacıya ipotek veren gerçek şahıslara karşı ayrı bir dava açmak üzere süre verilmiştir. Mahkememizin birleşen 2021/... esas sayılı dosyasında; Davacı ... A.Ş tarafından ..., ... ve ... aleyhine 17/12/2021 tarihinde açılan davada, asıl davadakine benzer nedenlerle Adana 3. İcra Dairesi'nin 2015/... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin birleşen 2022/... esas sayılı dosyasında; Davacı ... A.Ş tarafından ... mirasçıları olan, ..., ..., ... ve ... aleyhine 25/08/2022 tarihinde açılan davada, asıl davadakine benzer nedenlerle Adana 3. İcra Dairesi'nin 2015/... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Her iki davanın bu dosya ile birleştirilmesinden sonra ..., ... ve ... vekili tarafından verilen cevap dilekçelerinde ve aşamalarındaki savunmalarında; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, Ceyhan icra daireleri ile mahkemelerinin yetkili olduğunu, kredi sözleşmelerinin imzalandığı tarih gözetildiğinde yetki şartının geçersiz olduğunu, birleşen davaların hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, icra dosyasında İİK'nın 150/c şerhinin kaldırılması için talepte bulunulduğunu, bu hususun takipten vazgeçmek anlamına geldiğini, iflas masasına alacak kaydı yapıldığı için davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davalı gerçek şahısların icra takibinde ipotekli taşınmaz maliki 3. kişi olarak yer aldığını, bu kişilerin takipte taraf olmadığını, haklarında dava açılamayacağını, talep edilen faiz oranlarının fahiş olduğunu belirterek davaların reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava İİK'nun 67.maddesi gereğince açılan ve genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davası olup deliller bu çerçevede toplanarak değerlendirilmiştir. Birleşen davaların, 7155 Sayılı yasanın 20. md. ile 6102 sy. TTK'na eklenen 5/A maddesi kapsamına girdiği ve dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olarak düzenlendiği, davacı vekili tarafından arabuluculuk son tutanağının ibraz edildiği, dava şartının yerine getirildiği görülmüştür. Davalılardan ... 27/01/2016 tarihinde vefat etmiş, İskederun 2. Noterliği'nde düzenlenen 17/12/2021 tarihli ... yevmiye numaralı mirasçılık belgesine göre geride yasal mirasçı olarak, ..., ..., ... ve ...'ı bırakmış, bu kişilere karşı 2022/... esas sayılı dava açılmıştır.
... A.Ş ile ... San. A.Ş. arasında 29/07/2003 tarihli 5,00 TL limitli, 29/07/2003 tarihli 50.000,00 TL limitli, 25/01/2008 tarihli 3.000.000,00 TL limitli, 25/04/2008 tarihli 3.000.000,00 TL limitli, 25/04/2008 tarihli 3 trilyon TL limitli, 30/05/2010 tarihli 5.000.000,00 TL limitli, 10/05/2012 tarihli 7.500.000,00 TL limitli ve 06/03/2007 tarihli 1.000.000,00 EURO limitli kredi sözleşmeleri imzalanmıştır, bu sözleşmelere davalılardan ..., ... ve ... müteselsil kefil olarak katılmışlardır. Davalı ..., Ceyhan ilçesinde kain Gaziosman Paşa Mahallesi ... ada ... parsel sayılı taşınmazı 650.000,00 TL bedelle, Burhaniye Mah. ... ada ... parselde ... nolu bağımsız bölümü 172.500,00 TL bedelle, Sirkeli Mah. ... parseli 450.000,00 TL bedelle, Burhaniye Mah. ... ada ... parselde ... numaralı bağımsız bölümü 150.000,00 TL bedelle kredi borçlarının teminatı için ipotek vermiştir. Diğer taraftan ... ile ... Ceyhan ilçesi Sirkeli Mahallesi ... parseli 710.000,00 TL bedelle, Gaziosman Paşa Mahallesi ... ada ... parseli 650.000,00 TL bedelle, aynı kredi borçlarının teminatı olarak ipotek vermişlerdir. Davalı ... Ceyhan /Burhaniye Mah. ... ada ... parselde ... numaralı bağımsız bölümü 172.500,00 TL bedel ile ... ise Gaziosman Paşa Mah. ... ada ... parselde ... numaralı bağımsız bölümü 165.000,00 TL bedel ile, Miyeser Biçer Burhaniye Mah. ... ada ... parseli 450.000,00 TL bedelle ipotek vermişlerdir. Kredi borçları için oluşturulan ipotek tutarı 3.570.000,00 TL'dir. Kredi hesapları 23/01/2013 tarihinde kat edilmiştir. Davacı banka Ceyhan 2. Noterliği'nden 23/01/2013 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnameyi keşide ederek borçların 3 gün içinde ödenmesini talep etmiştir. Bu ihtarnamede; BCH'den kaynaklanan toplam 2.906.490,00 TL, taksitli ticari krediden kaynaklanan 493.540,00 TL nakit alacaklar ile 3 adet teminat mektubundan dolayı 88.950,00 TL ve 53 adet çek yaprağından dolayı 53.000,00 TL gayrinakit alacak talep edilmiştir. İhtarname asıl borçluya 29/01/2013 tarihinde tebliğ edilmiş, ...'a gönderilen tebligat iade edilmiş, ...a 31/01/2013 tarihinde, ... ve ...'a 04/02/2013 tarihinde tebliğ edilmiştir. Alacaklı ... T.A.Ş. tarafından, bu ihtarnameye konu borçlardan dolayı Adana 3. İcra Dairesi'nin 2013/... (yeni esas 2015/... ) esas sayılı dosyasında 10/04/2013 tarihinde borçlu ... San. A.Ş. ile taşınmaz malikleri ..., ..., ..., ... ve ... aleyhine 3.570.000,00 asıl alacak üzerinden icra takibi başlatılmıştır. Takip talebinde faiz istenmemiştir. İcra takibine, asıl borçlu ile ipotek veren taşınmaz malikleri itiraz etmiştir. ...'in itirazının süresinde olmadığı kabul edilmiş ve bu kişi hakkındaki takibe devam edilmiştir. İcra dosyasında ipoteğe ilişkin ödeme emri dışında ayrıca iflas yoluyla adi takipte ödeme emri bulunduğu görülmüş, bunun yanlışlıkla düzenlendiği mahkememize bildirilmiştir. Takip talebinde ipotek veren malikler 5. Maddede, rehin verenler olarak gösterilmiş, kendilerine ödeme emri tebliğ edilmiş, ödeme emrine itiraz etmişlerdir. Böylece zorunlu takip arkadaşlığının yerine getirildiği kabul edilmiştir. İpoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamsız icra takibinin düzenlendiği İİK'nın 148. maddesinde “Taşınmaz ipotek alacaklısı, yetkili veya taşınmazın bulunduğu yer icra dairesine elindeki ipotek belgesinin akit tablosunun tapu idaresince verilmiş resmi bir örneğini ibrazla alacağın miktarını bildirir ve 58 inci maddeye göre takip talebinde bulunur.” hükmü yer almaktadır. Madde lafzından da açıkça anlaşılacağı üzere, İİK'nın 148. maddesi hükmüne göre ilamsız icrada yetkili olan icra daireleri de yetkilidir.Yine İİK'nın 50. maddesinin 1. fıkrasının 1. cümlesinde icra dairelerinin yetkisinin tayininde HMK'daki yetki kurallarının kıyasen uygulanacağı düzenlenmiştir. (Yargıtay 19. HD 2014/15360 E. 2015/3031 K. , 2016/15085 E. 2018/380 K.)Bu nedenle genel kredi sözleşmelerindeki yetki şartı gözetilerek 24/05/2018 tarihli celsede davacının yetki itirazının reddine karar verilmiştir. Ayrıca dava dışı ipotek maliki ... icra takibine süresinde itiraz etmemiştir. İİK’nın 67/1. maddesi uyarınca; itirazın iptali davası, itirazın alacaklıya (varsa, vekiline) tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde açılmalıdır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir. Açık kanunî düzenlemeye göre dava açma süresi itirazın tebliği ile başlar. Ödeme emrine itiraz, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine uygun olarak takip alacaklısına tebliğ edilmez ise kanunda öngörülen bir yıllık süre başlamayacaktır. İcra dosyasında alacaklının icra işlemleri yapmış olması itirazın tebliği anlamına da gelmez. (Yargıtay HGK 2017/19-11-949 E. 2020/621 K.) İcra dosyasında borçlu ve ipotek veren maliklerin itirazları davacı alacaklıya tebliğ edilmemiştir. Davalar süresindedir. Diğer taraftan alacak ... A.Ş, Mersin 5. İcra Dairesinin 2015/... esas sayılı dosyasında aynı kişiler hakkında 16/02/2015 tarihinde toplam 5.149.961,31 TL üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatmıştır. Mersin 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2018/... esas 2018/... karar sayılı kararı ile; Mersin 5. İcra Dairesi'nin 2015/... esas sayılı icra takibinin mükerrer olduğundan bahisle iptaline karar verilmiştir. Alacaklı ... T.A.Ş. Adana 3. İcra Dairesi'nin 2013/... E. Sayılı icra dosyasında;2013/... E. Sayılı takibe konu kredi borçları da dahil olmak üzere, yukarıda değinilen genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan borçlar için kefiller hakkında 3...687,24 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Davalılar vekili, İİK'nın 150/c maddesi gereğince konulan şerhin kaldırılması istediğinden icra takibinden vazgeçmiş sayıldığını ileri sürmüştür. Adana 3. İcra Dairesi'nin 2013/... esas sayılı dosyasında alacaklı vekili tarafından 10/02/2015 tarihinde Uyap ortamından gönderilen bir dilekçe ile; itiraz nedeniyle takibin durdurulduğunu, itirazın iptali davası açılmadığından taşınmazlar üzerindeki 150/c şerhinin kaldırılmasını istemiştir. İcra müdürlüğünün 03/03/2015 tarihli kararı ile; Adana 2. ATM'nin 2013... esas sayılı dosyasında itirazın iptali için dava açıldığı, 2013/... esas sayılı dosyada takipsizlik işleminin sehven yapıldığı, dosyanın halen derdest olduğu, Uyap ortamında yıl geçtikten sonra hatalı kapatılan dosyanın açılması işlemi yapılamayacağı için yeni bir numara verilerek dosyanın harçsız olarak yenilenmesine, dosyanın derdest olduğu konusunda ilgilisine belge verilmesine ve ayrıca İİK 150/c şerhi kaldırıldığı için bu şerhin yeniden konulmasına karar verilmiş, bu hususta ilgili tapu dairelerine yazı yazılmıştır. Yargıtay 12. HD.'nin, alacaklı tarafından ipotekli taşınmaz üzerinde bulunan ve İİK'nın 150/c maddesi gereğince konulan şerhin kaldırılmasının istenmesinin alacağın haricen tahsiline karine teşkil edeceği konusunda kararları bulunmaktadır. ( örnek: Yargıtay12. HD 2016/5678 E. 2016/8007 K.)Ancak alacağın ödenmediği açıktır. Davalıların da bu yönde bir iddiası yoktur. Kaldı ki, ileride açıklanacağı üzere aynı alacaklar için başlatılan 3013/... esas sayılı dosyaya konu alacaklar masaya kaydedilmiştir. Sonuç itibariyle dosya kapsamından, karinenin aksinin sabit olduğu kabul edilmiştir.(Yarfıtay 12. HD 2021/... E. 2022/... K. , İstanbul BAM 12. HD 2020/... E. 2020/... K., İstanbul BAM 22. HD 2021/... E. 2022/... K.) Ceyhan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012... E. 2014/... K. Sayılı kararı ile; ... San. A.Ş'nin iflasına karar verilmiştir. Karar 14/02/2014 tarihinde kesinleşmiştir. İflas tasfiyesi Ceyhan İflas Dairesi'nin 2014/... İflas sayılı dosyasında devam etmektedir. 21/10/2021 tarihi yazı cevabında, olağanüstü alacaklılar toplantısında iflas idaresinin kurulamadığı, iflas tasfiye işlemlerinin iflas idaresi tarafından yürütüldüğü, alacaklıların talepleri doğrultusunda hukuk davalarının devamı ile davaların Av. ... tarafından takip edilmesi yönünde karar alındığı bildirilmiş, dava iflas idaresi vekiline yöneltilmiştir. Müflisin tasarruf yetkisinin kısıtlanmış olması (İİK.md.191), müflisin iflâs masasına giren mal ve haklarına ilişkin davaları takip etme yetkisini de etkiler. Müflis, nasıl iflâsın açılması ile hak ehliyetini kaybetmiyorsa, dava ehliyetini de kaybetmez. Ancak müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlandığından, masa ile ilgili davalar hakkındaki dava takip yetkisi (ve taraf sıfatı), iflâs idaresine aittir. Adi tasfiyede İİK'nın 226-229 maddeleri gereği iflas masasını temsil yetkisi iflas idare memurlarına, şayet basit tasfiye (İİK'nın m. 218) usulü benimsenmişse, bu temsil yetkisi İflas Müdürlüğüne (İflas Dairesine) aittir. İflastan önce açılmış olup da devam eden, müflisin (davacı veya davalı olarak) taraf bulunduğu hukuk davaları, (maddede yazılı istisnalar dışında) iflâsın açılması ile ikinci alacaklılar toplantısından (md. 237) on gün sonrasına kadar durur. (md. 194/1). Bir hukuk davasının kayıt-kabul davasına dönüşmesi için davalının iflas etmesi, iflas idaresinin de dava konusu alacağı iflas masasına kabul etmemesi gerekir. Davalı tarafı, dava sırasında iflas eden aleyhine iflastan önce açılan ve İİK'nın 194. madde hükmünde sayılan istisnalardan olmayan bir davada, masaya kayıt edilmesi istenen alacak kısmen veya tamamen reddedilmiş ise ve kayıt-kabul davası ayrıca açılmamışsa, davaya alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü davası olarak devam edilemesi gerekir. (Yargıtay 23. HD 2015/7698 E. 2016/1883 K. Vs. 2017/467 E. 2017/2424 K. , 2014/3781 E. 2014/8256 K.)İflas kararının verilmesi ve iflasın açılması ile davalı şirketi temsil eden vekilin vekaleti sona erer ve husumetin iflas idaresine yöneltilmesi gerekir ( Yargıtay 23. HD 2015/6437 E. 2017/2361 K.) Üzerinde rehin bulunan mallar rehin sahibi alacaklının rüçhan hakkı mahfuz kalmak suretiyle masaya girer ve iflas idaresi tarafından en yakın ve münasip zamanda paraya çevrilip muhafaza ve satış masrafları çıkarıldıktan sonra rehinli alacaklıya hakkı verilir.Ancak, rehin sahibi alacaklı, istediği takdirde iflastan sonra da masaya karşı rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir.(İİK 185 ) Bu düzenlemeye göre rehin takipleri iflastan bağımsız olarak yürür. Başka bir anlatımla iflastan etkilenmez. İİK'nın 193. Maddesi gereğince; İflasın açılması, borçlu aleyhinde haciz yoluyla yapılan takiplerle teminat gösterilmesine ilişkin takipleri durdurur. İflas kararının kesinleşmesi ile bu takipler düşer. Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takiplere iflastan sonra da takip alacaklıları tarafından iflas masasına karşı devam edilir ve satış bedeli 151 inci maddeye göre rehinli alacaklılara paylaştırılır. Artan kısım iflas masasına intikal eder. Şu kadar ki, takip alacaklısı, iflastan önce başlamış olduğu rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takipten vazgeçerek, rehnin 185 inci maddeye göre satılmasını isteyebilir. 194. Maddede, iflasın açılması ile birlikte duracak davalara, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipler hakkında açılan davalar bakımından istisna getirilmiştir. İİK’nın 195. maddesi gereğince iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp, belirlenmesi gerekmektedir. İflasın açılması ile ipotekle temin edilen alacaklar hariç, diğer alacaklar (dolayısı ile taşınır rehni ile güvence altına alınanlar dahil) muaccel hale gelir ve iflasın açıldığı tarihe kadar işleyen faizler ve takip masrafları da asıl alacağa eklenerek masaya yazılır. ( Yargıtay 11.HD 2015/13769 E. 2017/1635 K. 23. HD 2014/4968 E 2015/4182 K.) İpoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takipler İİK’nın 194/1. maddesi uyarınca borçlunun iflası ile durmayacağı vede düşmeyeceği için kayıt kabul davasına dönüşmez. (Yargıtay 19 HD 2019/2128 E. 2019/4996 K.) Özetle belirtmek gerekirse; somut olayda olduğu gibi rehnin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra tabine yapılan itirazın iptali davası devam ederken borçlunun iflasına karar verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi halinde dahi, dava durmaz ve takip düşmez. İtirazın iptali davasına devam edilir ve şartları varsa inkar tazminatına karar verilir. (Yargıtay 23. HD. 2014/2991 E. 2014/8259 K., 11. HD. 2007/9314 E. 2009/4667 K., 19 HD 2015/4313 E. 2015/16438 K.) Mahkememizce görevlendirilen bankacı bilirkişi ... 20/04/2021 tarihli ek raporunda özetle; temerrüt tarihine kadar akdi faiz ve faiz üzerinden %5 oranında BSMV uygulayarak asıl alacağa ilave ederek kapitalize işlemi dtemerrüt faizi uygulayarak icra takip tarihi itibariyle 3.278.855,12 TL asıl alacak, 236.806,21 TL işlemiş faiz, 11.840,30 TL BSMV olmak üzere davalıların 3.527.501,63 TL den sorumlu olduklarını beyan etmiştir. Rapor toplanan delillere, dosya kapsamına ve yöntemine uygun bulunmaktadır. Ancak alacaklı icra takibini 3.570.000,00 TL asıl alacak üzerinden başlatmıştır. Bu tutar aslında ipotek limiti olup, takibin dayanağı olarak Ceyhan 2. Noterliğinin 23/01/2013 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnameye konu borçlar gösterilmiştir. Davacı vekilinden takip talebindeki alacağın hangi kalemlerden oluştuğu konusunda açıklama istenmiş, 02/11/2021 tarihli dilekçesinde; ... nolu BCH, ... nolu taksitli ticari kredi ile ... ile ... ve ... hesap numaralı ve 14.000,00' er TL tutarındaki teminat mektuplarının tazmininden kaynaklandığını açıklamıştır. İcra takibinin asıl alacak üzerinden başlatıldığı açıkça beyan edildiğinden, mahkememizce taleple bağlı kalınarak bilirkişi raporunda hesaplanan asıl alacağın (3.278.855,12 TL) esas alınması gerekmektedir. Ceyhan İcra Dairesi'nin2014/... iflas sayılı dosyasından verilen 24/11/2022 tarihli yazı cevabında, Adana 3. İcra Dairesi' nin 2013/... E. Sayılı icra takibinden kaynaklanan 5.247.113,52 TL alacağın 5.083.282,27 TL lik kısmının masaya ve sıra cetveline kayıt ve kabul edildiği bildirilmiştir. Ancak, yazı ekindeki belgeler incelendiğinde, 5.247.113,52 TL tutarındaki alacağın Adana 3. İcra Dairesinin 2013/... E. Sayılı dosyasına ait ve 10/03/2014 tarihli dosya hesabına ilişkin tutar olduğu, alacaklı vekilinin bu hesap tablosuna göre 10/03/2014 tarihli dilekçesi ile masaya başvurduğu, aynı dilekçede 2013/... E. Sayılı icra dosyasından dolayı 4.846,02 TL alacak kaydını istediği görülmüştür. Şu halde; 5.083.282,27 TL alacak aslında 2013/... E. Sayılı ve kefiller hakkında başlatılan dosyadan dolayı kaydedilmiştir. Ancak bu husus (yada alacağın hangi dosyadan dolayı masaya kaydedildiği) davanın sonucunu etkilememektedir. Genel haciz yoluyla yapılan icra takibi, iflas kararı ile birlikte durup, kararın kesinleşmesiyle birlikte düşeceği ve kayıt kabul davasına dönüşeceği için kayıt kabul davasının devamı sırasında alacağın masaya tamamen kayıt edilmesi halinde dava konusuz kalır ise de; ipotekli takip iflas kararından etkilenmediği için ve sebepleri yukarıda açıklandığı üzere ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine ve bu takipten dolayı açılan itirazın iptali davasına devam edileceği için dava konusuz kalmaz. Yukarıda açıklanan tüm bu nedenlerle; davacı banka ile asıl borçlu davalı Müflis ... A.Ş arasında imzalanan kredi sözleşmelerinin teminatı olarak davalılar ve dava dışı ... tarafından toplam tutarı 3.570.000,00 TL olan ipotekler verildiği, kullanılan kredilerin ödenmemesi üzerine hesapların kat edilerek gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kalması üzerine davacı bankanın ipotek limiti kadar asıl alacak üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi için asıl borçlu ve ipotek malikleri hakkında icra takibi başlattığı, asıl borçlu ve davalı gerçek şahısların takibe itiraz etmesi üzerine haklarındaki takibin durduğu, her ne kadar asıl borçlu ... A.Ş hakkında açılan asıl davada ipotek malikleri davaya dahil edilmiş ise de; asıl davada bu kişiler hakkında açılmış usulüne uygun bir dava bulunmadığı, ipotek malikleri ile borçlu arasında zorunlu takip arkadaşlığı bulunduğu, bu nedenle verilen süre içerisinde birleşen davaların açıldığı, dava ve takibin devamı sırasında asıl borçlunun iflasına karar verildiği ve iflas kararının kesinleştiği, Ceyhan İcra Müdürlüğü' nün 2014/... İflas sayılı dosyasında iflas tasfiyesinin devam ettiği, rehnin paraya çevrilmesi için başlatılan ve bu davanın konusu olan 2013/...(yeni esas 2015/...) E. Sayılı icra takibinin, borçlunun iflasına karar verilmesi ve bu kararın kesinleşmesi halinde dahi, durmayacağı ve düşmeyeceği, itirazın iptali davasına devam edileceği ve şartları varsa inkar tazminatına karar verileceği, icra dosyasında takibin asıl alacak üzerinden başlatıldığı, faiz istenmediği gözetilerek, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre davanın 3.278.855,12 TL asıl alacak üzerinden kısmen kabulüne, asıl borçlu müflis yönünden takibin bu miktar üzerinden devamına karar vermek gerekmiştir. İpotek veren malikler(diğer davalılar) yönünden ise; verdikleri rehinler limit ipoteği olarak kurulmuştur. TMK'nun 851. ve 881. maddelerinde ifadesini bulan ve muhtemel bir alacağın teminatı olarak tesis edilen üst sınır (limit) ipoteğinde, borcun ulaşacağı miktar belirsiz olduğundan, taşınmazların ne miktar için teminat teşkil edeceği ipotek akit tablosundaki limitle sınırlandırılmıştır. TMK'nun 875. maddesinde belirtilen ve ipotekle teminat altına alınan ana borç, faiz, icra takip giderleri ve taraflarca kararlaştırılan eklentilerden oluşan toplam borç miktarının, bu limiti aşması mümkün değildir (HGK. 24.05.1989 tarih ve 1989/11-294 E. 1989/378 K). Bu nedenle ipotek veren gerçek şahıslar hakkındaki takibin limitle sınırlı olarak devamına karar verilmiştir. Hüküm altına alınan kısmın likit ve bu kısma yönelik itirazın haksız olduğu gözetilerek %20 oranında inkar tazminatına karar verilmiş, davacının kötü niyetli olduğu konusunda delil bulunmadığından davalıların tazminat talebi yerinde görülmemiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Asıl davanın, birleşen 2021/... ve 2022/... E. Sayılı davaların KISMEN KABULÜNE, Davalı ... San. A.Ş'nin, birleşen dosyaların davalıları ..., ..., ... ile ...' ın mirasçıları ..., ..., ... ve ...' ın Adana 3.İcra Dairesi' nin 2023/... (yeni esas 2015/...) E. Sayılı dosyasına yapmış oldukları itirazın kısmen iptali ile, icra takibinin tahsilde tekerrür olmamak üzere; Asıl borçlu ... San. A.Ş. yönünden 3.278.855,12 asıl alacak üzerinden, diğer davalılar yönünden ise ipotek limiti ile sınırlı olarak ( ... yönünden 2.782.500,00 TL ile sınırlı, ... yönünden 165.000,00 TL ile sınırlı, ... yönünden 172.500,00 TL ile sınırlı, ...' ın mirasçıları ..., ..., ... ve ... yönünden ise 1.360.000,00 TL ile sınırlı) olarak devamına, Hüküm altına alacağın %20' si oranında hesaplanan 655.771,00 TL inkar tazminatının asıl borçlu ... San. A.Ş. tamamından, ... 556.500,00 TL'lik kısmından, ... 33.000,00 TL'lik kısmından, ... 34.500,00 TL'lik kısmından, ...' ın mirasçıları ..., ..., ... ve ... yönünden ise 272.000,00 TL'lik kısmından, asıl borçlu ile beraber sorumlu olacak şekilde, asıl ve birleşen dosyaların tüm davalılarından tahsil edilerek davacıya ödenmesine, Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine, Dava dışı ... tarafından 04/11/2022 tarihinde ödenen 450.000,00 TL' nin infaz sırasında dikkate alınmasına, 2-Karar ve ilam harcı olarak hesaplanan 223.978,59 TL harçtan , peşin alınan 42.963,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 181.014,89 TL harcın, ... San. A.Ş. tamamından, ... 147.108,87 TL'lik kısmından, ... 11.271,15 TL'lik kısmından, ... 11.783,47 TL'lik kısmından, ...' ın mirasçıları ..., ..., ... ve ... ise 49.937,90 TL'lik kısmından asıl borçlu ile beraber sorumlu olacak şekilde asıl ve birleşen dosyaların tüm davalılarından tahsil edilerek Hazineye irat kaydına, Davacının peşin olarak ödediği 42.963,70 TL harcın, ... San. A.Ş. , ... ve ...' ın mirasçıları ..., ..., ... ve ...'dan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, (... ve ... yönünden ipotek limitlerine göre hesaplanan karar ve ilam harçları, peşin harcın altında kaldığı için bu kişiler, üstteki paragrafta ipotek limitine isabet eden harçlardan sorumlu tutulmuştur.) 3-A.A.Ü.T gereğince davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 249.365,65 TL vekalet ücretinin, ... San. A.Ş. tamamından, ... 234.475,00 T TL'lik kısmından, ... 25.750,00 TL'lik kısmından, ... 26.875,00 TL'lik kısmından, ...' ın mirasçıları ..., ..., ... ve ... ise 156.800,00 TL'lik kısmından asıl borçlu ile beraber sorumlu olacak şekilde, asıl ve birleşen dosyaların tüm davalılarından tahsil edilerek Hazineye irat kaydına, Davanın reddedilen kısmı üzerinden hesaplanan 43.760,28 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak asıl ve birleşen dosyada kendisini vekil ile temsil ettiren davalılara ödenmesine, 4- Birleşen 2021/... E. Sayılı dosya yönünden T.C Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen 1.320,00- TL arabuluculuk ücretinin, 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A ve HUAK Yönetmeliği'nin 25-26. Maddeleri gereğince, 6183 sayılı kanuna göre davalılar ..., ... ve ...'dan alınarak hazineye irat kaydına, 5- Birleşen 2022/... E. Sayılı dosya yönünden T.C Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen 1....,00- TL arabuluculuk ücretinin, 6325 sayılı HUAK ' nın 18/A ve HUAK Yönetmeliği'nin 25-26. maddeleri gereğince, 6183 sayılı kanuna göre davalılar ..., ..., ... ve ...'dan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan 1.228,50 TL yargılama giderinden davanın kabul edilen kısmına göre 1.128,00 TL' sinin tüm davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, kalan masrafın davacı üzerinde bırakılmasına, Davalı ... tarafından yapılan 200,00 TL yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, Dair, HMK.'nun 341/1 ve 345.maddesi gereğince; kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, aynı yasanın 343.maddesi gereğince mahkememize yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile İSTİNAF YOLUNA başvurulabileceği belirtilerek davacı vekili ve davalılardan ..., ... ve ... vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/01/2023
Başkan ... Üye ...
Üye ...
Katip ...