İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2008/2484 E. 2008/4216 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2008/2484
Karar No
2008/4216
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/59 KARAR NO : 2021/88 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 31/01/2017 KARAR TARİHİ : 10/02/2021 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A.TALEP: 1.Davacı vekili , dava dilekçesinde özetle; dava konusu olayın ... günü saat: ... sıralarında ...'nun maliki olduğu ve sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... caddesi istikametinden ... caddesini takiben ... caddesi istikametine doğru hızla seyrederken, ... adlı iş yerinin önüne geldiğinde karşıdan karşıya geçmek isteyen müvekkkillerinin kızı maktule ...'e çarparak ölümüne sebebiyet verdiğini, kaza tespit tutanağı tutulmadığını, sürücü ... için doğru düzgün alkol muayenesi dahi yapılmadığını, savcılık aşamasında alınan ve sürücünün tali kusurlu olduğunu belirten bilirkişi raporunu kabul etmediklerini, tüm kusurun ... de olduğunu, maktülün olay günü elinde alışveriş poşetleri ve çantası ile ... adlı şirketin önüne geldiğinde trafiği kontrol etek için bir süre bekledikten sonra aracın olmadığı bir anda karşıdan karşıya geçmek isterken şerit ihlali yapan sürücü ... hızla gelerek maktüleye çarptığını, ailenin acısını tarif etmenin mümkün olmadığını beyan ederek; destekten yoksun kalma tazminatı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere ... TL maddi tazminatın davalıdan alınarak müvekkillerine verilmesini talep etmiştir. B. TARAF TEŞKİLİ: 2.Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27. maddesi uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. (H. Pekcanıtez, O. Atalay, M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s. 273)(bkz; İNCEOĞLU,Sibel., İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı, İstanbul 2008, 3. Baskı, s. 260-261) 3.Bu açıklamalar ışığında, mahkememizce dosyada taraf teşkili sağlanmıştır. C.CEVAP: 4.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; mahkemenin yetkisiz olduğunu, ... mahkemelerinin yetkili olduğunu, dosyanın kusur tespiti için ATK ya gönderilmesini, istenen faiz oranını kabul etmediklerini beyan ederek; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, aşamalarda vekillikten çekilmiştir ve tebligatlar asile yapılmıştır. 5.Diğer davalılar her hangi bir cevap dilekçesi vermemiş ve böylelikle 6100 sayılı HMK m. 128 gereği, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır. D. YETKİ İTİRAZI: 6.Davalı ... yetki itirazında bulunmuştur. 7.HMK m. 16 gereği; Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Somut olayda hem kaza yeri hem de davacıların adresi ... ilidir. Yine bakıldığında, davalı ... şirketinin ...da ... ... mevcuttur (...) Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 2019/71 esas, 2019/798 karar sayılı emsal ilamında belirtildiği üzere; sigorta şirketinin hasım olarak gösterildiği davalar KTK 110 ve Sigorta Poliçesi Genel Şartları C/7 maddesine göre sigortacının merkez veya şubesinin ya da sigorta sözleşmesinin yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinde açılabilir. Yine istikrar kazanmış Yargıtay HGK ile özel daire kararları uyarınca acenteden daha üst mevkide bulunan ve onu denetleyen bölge müdürlüğünün bulunduğu yer mahkemesinde de dava ikame edilebilir. Anılan bölge müdürlüğünün, kazanın vuku bulduğu veya sigorta sözleşmesinin yapıldığı acentenin bağlı bulunduğu bölge müdürlüğü olması da gerekmez. (Yargıtay HGK'nın 30/04/2014 tarih, 2013/17-2099 esas, 2014/572 karar; 17. Hukuk Dairesinin 12/06/2017 gün, 2016/5765 esas, 2017/6653 karar; 12/05/2016 gün 2016/6857 - 5849 E.K.; 20/01/2016 tarih, 2015/19323 esas, 2016/641 karar sayılı içtihatları) HMK gereği; Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. Bir dava için birden fazla ( genel ve özel ) yetkili mahkeme varsa, davacı, bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. 8.Tüm bu açıklamalar ışığında, mahkememizin yetkili olduğu açık olduğundan, davalı tarafın yetki itirazı yerinde değildir E. YARGILAMA SÜRECİ/HUKUKİ NİTELEME/MAHKEME KABULÜ: 9.Dava, trafik kazasına dayalı (haksız fiile dayalı) destekten yoksun kalma tazminatı talebinden ibarettir. 10.Destekten yoksun kalma tazminatının konusu, desteğin yitirilmesi nedeniyle yoksun kalınan zarardır. Buradaki amaç, destekten yoksun kalanların desteğin ölümünden önceki yaşamlarındaki sosyal ve ekonomik durumlarının korunmasıdır. Olaydan sonraki dönemde de, destek olmasa bile, onun zamanındaki gibi aynı şekilde yaşayabilmesi için muhtaç olduğu paranın ödettirilmesidir.(T.C. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi., 2015/12667 esas, 2016/217 karar, tar. 21/01/2016) 11.TBK m. 50 gereği; Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Davada, ispat yükü, davacıdadır. 12.Mahkememizce taraf delilleri toplanmıştır. Sigorta şirketine yazı yazılarak belgeler dosyaya kazandırılmıştır. 13.Antalya CBS'nin .../... soruşturma sayılı soruşturma dosyasında aldırılan kusur bilirkişi raporunda özetle; ...'nin kazada tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. Antalya ... Asliye Ceza mahkemesince İstanbul Trafik ihtisas dairesi aracılığıyla aldırılan kusur raporunda da ...'nin kazada alt düzey tali kusurlu, ...'ün asli kusurlu olduğu belirtilmiştir. Ceza dosyası kesinleşmiştir. Mahkememizce de İTÜ den seçilecek bilirkişiler aracılığı ile talimat yoluyla rapor aldırılmış ve ... tarihli üçlü heyet bilirkişi raporunda özetle; ...'ün %75 asli kusurlu olduğu, ...'nin %25 tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. 14.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiştir. 15.Dosyalardaki kusur raporları arasında bir çelişki olmadığı görülmekle, dosyamızdaki kusur bilirkişi raporuna yapılan itirazlar yerinde değildir. 16.Mahkememizce aktüer bilirkişiden rapor aldırılmıştır. ... tarihli aktüer bilirkişi raporunda davacı baba ...'ün destekten yoksun kalma zararının ... TL, davacı anne ...'ün destekten yoksun kalma zararının ... TL olduğu belirtilmiştir. 17.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş ve itirazlar/beyanlar alınmıştır. 18.Aktüer bilirkişi dosya tevdi edilerek, itirazların değerlendirilmesi amacıyla ek rapor aldırılmış, ... tarihli bilirkişi ek raporunda itirazların yerinde olmadığı, kök raporda değişiklik yapılacak bir husus olmadığı belirtilmiştir. 19.Davacı vekili, ... tarihli dilekçe ile talep miktarını ıslah etmiştir. HMK m. 177/2 gereği ıslah dilekçesi davalılara tebliğ edilmiştir. 20.Bilirkişi raporunu hakim denetlemelidir. Öğretide Akyol, bilirkişi raporunun denetimi sadece hâkime ait bir görev değil; aynı zamanda taraflara ait bir haktır demektedir(AKYOL, Şener :Hukuk Usulünde Bilirkişilerle İlgili Bazı Problemler, Mukayeseli Hukukta Bilirkişilik Ve Sorunları, Yargıtay 125.Yıl Dönümü, s. 72 naklen). Hâkimin bilirkişinin uzmanlığı nedeniyle taşıdığı egemenliği kıracak araçları olduğu, bir yanlışın mutlaka geri döneceği ve özellikle böyle bir yanlışın müeyyidelendirileceği konularında bilirkişi inandırılmalı; böyle bir bilinç oluşturulmalıdır.“Hâkim kesinlikle ve mutlak olarak usulün egemeni olmalı; dosyaya, kendi sorumluluğunda girecek olan tanık beyanı gibi bilirkişi raporu gibi hususların adaleti saptıracak biçimlerde tezahürünü önleyecek tedbirleri almalı ve bu egemenliğini davanın sonuna kadar sürdürmelidir.” (Akyol s. 64-65 naklen). 21.Bu hususlar doğrultusunda, kusur ve aktüer bilirkişi raporlarının, hükme ve denetime elverişli, dosya kapsamına uygun olduğu kanaatine varılmıştır. İtirazlar soyut bulunmuş, yerinde bulunmamştır. 22.Tüm dosya kapsamı, bilirkişi raporları doğrultusunda, davanın ıslah dilekçesi çerçevesinde kabulüne karar vermek gerekmiştir. 23.Ayrıca, dosyaya baktığımızda;davanın trafik kazasına dayandığı anlaşılmaktadır ve genel kural olarak trafik kazaları haksız fiil niteliğinde olup, tazminat borcu haksız fiil tarihinde muaccel olur. Başka bir ifade ile haksız fiillerde borcun muaccel hale gelmesi ihtarı gerektirmez. Bu durumda, davacı tarafın ıslah yolu ile talep ettiği tazminata da, talep ettiği gibi kaza tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekir(Yargıtay 17. HD., 2008/2484 E., 2008/4216 K., Yargıtay 11. HD., 25.1.2007 tarih, 2005/14182E.,2007/809 K.)Haksız eylemden kaynaklanan tazminat davalarında, talep halinde olay tarihinden faiz yürütülmelidir(fur semper in moro). 24.Temel kuralı belirtir bu genel açıklamaların yanında, somut olayda dava, sigorta şirketine karşı da açılmıştır. 2918 sayılı KTK’nın 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın B.2.b. maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortanın tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigorta şirketine başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Davalı şirketin dosya arasında mevcut ... tarihli dilekçesinde de belirtildiği üzere, şirkete başvuru ...'dır. 8 iş günü sonrası ise ...'dır. Bu şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. Hükümde, sehven ... tarihi yazılmış olmakla, kısa kararla gerekçe arasında çelişki oluşturmamak için ve taraflara tanınan hak ve borçlar tavzih ile de değiştirilemeyip genişletilemeyeceğinden bu husus düzeltilememiştir. HÜKÜM/Nedenleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE; 2-Davacı ... için ... TL maddi tazminatın, davalılar ... ve ...'den ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ...'den ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacı ...'e verilmesine, davalı ... şirketinin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmasına, 3-Davacı ... için ... TL maddi tazminatın, davalılar ... ve ...'den ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, davalı ...'den ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacı ...'e verilmesine, davalı ... şirketinin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmasına, 4-Davacı tarafça yatırılan ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafça yatırılan ... TL peşin harç ve aşamalarda yatan ... TL ıslah harcı toplamı ... TL'nin mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye ... TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, 6-492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 28. maddesi gereğince; bakiye harcın, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmesi gerektiğinden, kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenmeyen harç için -kanunen belirlenen sınır göz önünde tutularak- "harç tahsil müzekkeresi" yazılmasına, bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olmasının, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmeyeceğinin bu şekilde hükümde belirtilmesine, (24/5/2013 tarihli ve 6487 sayılı Kanunun 10 uncu maddesiyle bu bentte yer alan “kararın verilmesinden itibaren iki ay” ibaresi “kararın tebliğinden itibaren bir ay” şeklinde değiştirilmiştir.) 7-Davacı tarafça yatırılan toplamda ... TL harcın davalılardan müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 8-Davacı tarafça dosyada yapılan ve mahkememizce uyap sisteminden kontrol edilen (denetime elverişlilik açısından, uyap ekranında harç-masraf bölümü altında tahsilat reddiyat bilgileri başlığının içeriğinde masraflar açıkça yazmaktadır) posta-tebligat-bilirkişi ücreti gideri toplamı ... TL'nin davalılardan müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... şirketinin poliçe limiti ile sınırlı sorumlu olmasına, 9-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ... TL avukatlık ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, 10-Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ... TL avukatlık ücretinin davalılardan müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, 11-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333) ;12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirten, "Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi" göz önünde tutularak; her hangi bir bankaya ait hesap numarası ve/veya herhangi bir banka hesabına ait IBAN numarası verilmesi halinde taraflara ait artan gider avansının bildirdikleri hesaba aktarılmasına, 12-Kararın Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği m. 58 gereği talep ve masraf bulunması halinde taraflara ve/veya Teb. K. m. 11 ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 22/01/2003, 2003/1-25 E., 2003/7 K., ,Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı., 10/07/1940, 1940/7 E., 1940/75 K. nolu kararları gereği vekil ile temsil edilen tarafın vekiline tebligata çıkartılmasına,(RUHİ, Ahmet Cemal., Tebligat Hukuku., 2008, 6. Baskı, s. 127); taraflardan birisi tarafından kanun yoluna başvurulması halinde bu hususun tebliğ isteği olarak değerlendirilerek, gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmasına, Dair, davacı vekili ..., davalı ... vekili ...'ın ve davalı ... vekili ...'nın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/02/2021 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 2008/2484, K. 2008/4216, T. 01.10.2011, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2008-2484-e-2008-4216-k-961a172aa2f5