İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 1994/924 E. 1996/385 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 1994/924
- Karar No
- 1996/385
- Karar Tarihi
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : ... Karşı Taraf (Davalı) L Milli Eğitim Bakanlığı İstemin Özeti : Danıştay Beşinci Dairesince verilen ve davanın kısmen ehliyet yönünden, kısmen de esastan reddine ilişkin bulunan 29.3.1994 günlü, E:1992/5218, K:1994/1711 sayılı kararın esas yönünden redde ilişkin kısmını davacı temyiz etmektedir. Savunmanın Özeti : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Danıştay Tetkik Hakimi Nal an Terzi'nin Düşüncesi: Temyiz isteminin reddi ile kararın onanması gerektiği düşünülmektedir. Danıştay Savcısı Sevil Engin'in Düşüncesi : Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen nedenlerden hiçbirisine uymayıp beşinci dairesince verilen kararın dayandığı hukuki ve yasal nedenler karşısında anılan kararın bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemektedir. Açıklanan nedenlerle, temyiz isteminin reddiyle daire kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. TÜRK MÎLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunca gereği görüşüldü: Davacının, Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Müfettişleri Kurulu Yönetmeliğinin 6. maddesinin 13.11.1991 günlü, 21050 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan yönetmelik ile değişik (e) fıkrası ile yönetmeliğe ekli mülakat değerlendirme formunun II.Böl umunun 1.2.3.4. ve 6. maddelerinin ve buna dayalı olarak 15.6.1992 - 14.8.1992 tarihleri arasında yapılan ilköğretim müfettiş yardımcılığı mülakat sınavının iptali ile sınavda başarılı sayılmasına karar verilmesi istemiyle açtığı dava sonucunda, Danıştay Beşinci Dairesince verilen ve davanın yönetmeliğin 6. maddesinin (e) fıkrasına ilişkin kısmının ehliyet yönünden, diğer kısımlarının ise esastan reddine ilişkin bulunan 29.3.1994 günlü, 1994/1711 sayılı kararının, esâs yönünden redde ilişkin kısmını davacı temyiz etmektedir. Temyiz edilen kararla ilgili dosyanın incelenmesinden: Danıştay Beşinci Dairesince, iptal davalarının, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. maddesinin (l/a) bendinde, idari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılan davalar olarak tanımlandığı, bakılan davada davacı Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Müfettişleri Kurulu Yönetmeliğinin müfettiş yardımcılığına başvuracakların başvuru tarihinin son günü itibariyle 45 yaşım tamamlamamış olmalarını koşul olarak öngören 6. maddesinin değişik (e) fıkrasının iptalini istemekte ise de, 12.4.1960 tarihinde doğması ve sınavın yapıldığı tarihte dahi 33 yaşında olması, dolayısıyla başvurduğu tarihde 45 yaşım tamamladığı gerekçesiyle başvurusunun kabul edilmemesi biçiminde gerçekleşen güncel bir menfaatinin ihlal edilmemesi karşısında davacının anılan fıkranın iptalini istemekte menfaat ilişkisinin varlığından sözedilemiyeceğinden davanın bu kısmının esastan incelenme olanağı bulunmadığı; mülakat ve değerlendirme formunun ilgili maddeleri ile sözü geçen sınavın iptali isteminin ise İlköğretim Müfettişleri Kurulu Yönetmeliğinin 10/1. maddesinde mülakatta değerlendirmenin, komisyonca belirlenecek esaslar ve "İlköğretim Müfettiş Yardımcılığı Mülakat Formu"ndaki bilgiler dikkate alınarak 100 puan üzerinden yapılacağının hükme bağlandığı, ekli mülakat değerlendirme formunun II. bölümünün iptali istenilen 1. maddesinde adaylara temsil kabiliyeti, 2. maddesinde konuşma ve ifade kabiliyeti, 3. maddesinde aldığı ödülleri, 4. maddesinde eserleri ve 6. maddesinde de katıldıkları, hizmetiçi kurslar nedeniyle azami on'ar puan verileceğinin belirtildiği, ilköğretim müfettiş yardımcılığı mülakat komisyonunun 29.5.1992 günlü kararı ile sözü geçen mülakatta uygulanacak esasların tesbit edildiği, bu esasların 7. maddesinde de ödüller, eserler ve hizmetiçi kurslar yönünden yapılacak değerlendirmeye ilişkin esasların objektif kriterler halinde belirlendiği, davacı tarafından mülakatta bu esaslara aykırı bir biçimde değerlendirme yapıldığı yolunda herhangi bir iddiada bulunulmadığı, sadece sözü geçen esasların hukuka aykırı olduğunun öne sürülmekle yetinildiği, bilindiği gibi kamu idarelerinde teftiş hizmetlerinin, özellikleri nedeniyle diğer idari hizmetlerden ayrı olarak ele alındığı ve bu hizmetlerin ayrı bir kariyer olarak düzenlendiği, bu yüzden kuruluş yasalarında ve ilgili tüzük ve yönetmeliklerde, müfettişlerin sınavla göreve alınmaları ve görev içinde yetiştirilmelerinin öngörüldüğü: belirtilen nedenle teftiş hizmetlerinin özellikleri dikkate alınarak ve hizmete tahsis edilen kadro sayısı da gözetilerek müfettiş adaylarının seçiminde bu kişilerin temsil, konuşma ve ifade kabiliyetleri yönünden de değerlendirilmeleri suretiyle seçilmeleri; ayrıca ödüllerinin, eserlerinin ve katıldıkları kursların göz önüne alınmasının yürütülen hizmetin doğal bir gereği olduğu, bu durumda, mülakat ve değerlendirme formunun ilköğretim müfettiş yardımcısı adaylarının temsil, konuşma ve ifade kabiliyetleri, aldıkları ödüller, sahibi bulundukları eserler ve katıldıkları hizmetiçi kurslar nedeniyle on'ar puan üzerinden mülakatta değerlendirilmelerini düzenleyen II. Bölümünün 1., 2., 3., 4. ve 6. maddelerinin belirtilen hukuksal düzenlemelere aykırı bir yönü bulunmadığı gibi, davacı tarafından bu maddelerin iptali için öne sürülen iddiaların da haklı bir yönünün olmadığı, diğer taraftan, 15.6.1992 - 14.8.1992 tarihleri arasında yapılan ilköğretim müfettiş yardımcılığı mülakatının tümünün iptali isteğiyle açılan bu davada, davacı tarafından kendi mülakatının usulsüzlüğüne ilişkin olarak somut iddialar ileri sürülmediğine ve anılan sınavda usulsüzlük yapıldığım kanıtlayacak bilgi ve belgeler sunulmadığına göre, genel ve soyut bazı iddialara itibar edilerek mülakat sınavının tümünün iptaline karar verilmesinin olanaklı bulunmadığı gerekçesiyle: davanın İlköğretim Müfettişleri Kurulu Yönetmeliğinin 6. maddesinin değişik (e) fıkrasına ilişkin kısmının ehliyet yönünden, diğer kısımlarının ise esastan reddine, karar verilmiştir. Danıştay Beşinci Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve dilekçede ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, davacının temyiz isteminin reddine, Danıştay Beşinci Dairesinin 29.3.1994 günlü, E:1992/5218, K:1994/1711 sayılı kararının onanmasına, 21.6.1996 günü oybirliği ile karar verildi.