İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 1940/7 E. 2003/7 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
1940/7
Karar No
2003/7
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/394 KARAR NO : 2020/328 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 26/06/2018 KARAR TARİHİ : 08/07/2020 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: A.TALEP: Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin sevk ve idaresinde olan ... plakalı motosikleti ile ... saat: ... sıralarında ... mahallesinde ... sokaktan ... sokak istikametine seyir halindeyken ... sevk ve hakimiyetinde olan ... plakalı araçla çarpıştıklarını, olay sonrasında resmi makamlarca tutulan tutanağa göre ... plakalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunun gözüktüğünü, kaza ile ilgili soruşturma yapıldığını, kaza nedeniyle maddi tazminat talebinde bulunduklarını beyan etmiştir. B. TARAF TEŞKİLİ: Bilindiği üzere 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Hukuki Dinlenilme Hakkı” başlıklı 27. maddesi (Mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 73. maddesi) uyarınca davanın tarafları, kendi hakları ile bağlantılı olarak hukuki dinlenilme hakkına sahip olup, bu hak, yargılama ile ilgili bilgi sahibi olunmasını da içerir. Bu kapsamda kural olarak, duruşma yapılması zorunlu olan çekişmeli yargıda hakim, Kanunun gösterdiği istisnalar dışında tarafları dinlemeden veya iddia ve savunmalarını bildirmeleri için kanuna uygun biçimde davet etmeden hükmünü veremez.(H. Pekcanıtez, O. Atalay, M. Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, 2011, s. 273)(bkz; İNCEOĞLU,Sibel., İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi Kararlarında Adil Yargılanma Hakkı, İstanbul 2008, 3. Baskı, s. 260-261) Bu açıklamalar ışığında, mahkememizce dosyada taraf teşkili sağlanmıştır. C.CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını, davacının %100 kusurlu olduğunu, davanın haksız olduğunu beyan etmekle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılar her hangi bir cevap dilekçesi vermemiş ve böylelikle 6100 sayılı HMK m. 128 gereği, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılmıştır. D. YARGILAMA SÜRECİ/HUKUKİ NİTELEME/MAHKEME KABULÜ: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Öncelikle söylemek gerekir ki; Dava konusu hakkın ve buna karşı yapılan savunmanın dayandığı vakıaların var olup olmadıkları hakkında mahkemeye kanaat verilmesi işlemine ispat denir. İspat yükü ise,bir olayın gerçekleşmiş olup olmadığının anlaşılamaması, yani olayın ispatsız kalması yüzünden yargıcın aleyhte bir kararıyla karşılaşmak tehlikesidir(YILMAZ,Ejder; İspat Yükü, 1980, s. 3). Kendisine ispat yükü düşen taraf için ispat yükü bir yükümlülük değil(mükellefiyet), yüktür(külfettir). Taraf kendisi tarafından ispat edilmesi gereken vakıayı ispat edemezse, karşı taraf ve mahkeme onu mutlaka ispat etmesini isteyemez (KURU,Baki., Hukuk Muhakemeleri Usulu, İstanbul 1990, C. 2, s. 1356 vd.) Türk Medeni Kanunu m. 6 usul hukukunda ispata ilişkin genel kuralı koymuştur. Buna göre; kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür. Ancak iddialar karşılaştığında kimin isbat yükü altında bulunduğunun tespiti her zaman kolay olmamaktadır. Bunun için gerek ilmi gerekse kazai içtihatlarda bir takım ölçülere yer verilmiştir. İspat konusu, 6100 sayılı kanunun ise 187 vd. maddelerinde düzenlenmiştir. Özetle; İspatın konusunu tarafların üzerinde anlaşamadıkları ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek çekişmeli vakıalar oluşturur ve bu vakıaların ispatı için delil gösterilir. Taraflar, kanunda belirtilen süre ve usule uygun olarak ispat hakkına sahiptir. İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. İspat konusunda yapılan bu genel açıklamalardan sonra dosyaya dönüldüğünde; TBK m. 50 gereği; Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Davada, ispat yükü, davacıdadır. 6100 Sayılı HMK 266 ve devamı maddeleri gereğince çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir, hükmüne yer verilmiştir. Trafik kazalarında kusur durumunun belirlenmesi uzmanlığı gerektiren konulardandır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi., 2014/21130 esas, 2017/5282 karar) Bu nedenle, mahkememizce Ankara ATK Grup Başkanlığından kusur raporu aldırılmıştır. ... tarihli kusur raporuna göre, sürücü ... %85, sürücü ... %15 oranında kusurlu bulunmuştur. Kusur raporu taraflara tebliğ edilmiştir. Aşamalarda, mahkememizce maluliyet raporu aldırılmıştır. İstanbul ATK Başkanlığının ... tarihli, ... karar sayılı kararında, davacının sürekli maluliyetinin olmadığı, iyileşme süresinin ... tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir. Rapor, taraflara tebliğ edilmiştir. Önemle belirtmek gerekir ki; 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 115. maddesi “(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.(2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.(3) Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.” düzenlemesini içermektedir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun ‘Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı’ başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) “Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir.” düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda kaza tarihi ... tarihidir. Dava tarihi de ...'dir. Eldeki dava HMK'nın yürürlüğünden sonra açılmıştır. HMK'nin 114.maddesinde dava şartları gösterilmiş, 115/2. maddesindeki “Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder.” şeklindeki düzenleme gereğince, eksik olan bir dava şartı, belirli bir süre verilerek giderilebilecek ise hakim tarafından eksikliğin giderilmesi için kesin süre verilmesi gerekir. Bu süre içinde dava şartı eksikliği tamamlanmaz ise dava, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddedilmelidir. HMK'nin 114. maddesinde gösterilen dava şartı olarak belirlenen bir çok hususun tarafça giderilebilecek bir noksanlık olarak görüldüğü madde gerekçesinden de anlaşılmaktadır. Aynı maddenin 2. fıkrası "Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu" belirtilmiştir. Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemeleri kararlarında açıkça yer aldığı üzere, bu husus tamamlanabilir dava şartıdır.(Yargıtay 17. HD., 2018/4932 esas, 2018/12056 karar; Antalya Bölge Adliye mahkemesi 4. HD., 2019/1210 esas, 2020/424 karar; 2019/1158 esas, 2020/255 karar) Mahkememizce ... tarihli duruşmada, başvuru var ise buna ilişkin bilgi ve belgelerin sunulması yok ise başvurulup gerekli belgelerin mahkememize verilmesi amacıyla davacı taraf tebligat çıkarılmasına karar verilmiş, tebligat yapılmış ancak davacı vekili başvuruya ilişkin bir bilgi veya belge sunmamıştır. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. HD 'nin 2019/2218 esas, 2020/655 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; Trafik kazası sonucu uğranılan zarar, davalı gerçek kişilerden talep edilmesi halinde dava ikamesinden evvel sigorta şirketine müracaat şartı aranmaz. Kaldı ki, sigorta şirketine husumet yöneltilse dahi Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin sapma göstermeyen ilke ve uygulamalarına göre sigortaya başvuru koşulu tamamlanabilir dava şartı olarak kabul edilmiştir. Davacı taraf sigorta şirketi yönünden tamamlanabilir dava şartını yerine getirmemiştir. Ayrıca, ... tarihli celsede, dosyada mevcut 2 adet ATK faturasını ödemesi için davacı vekiline tebligat yapılmasına karar verilmiş ve tebligat yapılmış, ... de e-tebligat otomatik olarak okunmuş sayılmıştır. Gider avansı yatırılmamıştır. Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması da dava şartıdır. Bu eksiklik de mevcut olduğundan diğer talepler yönünden de usulden ret kararı vermek gerekmiştir. Dava şartlarının hukuki niteliği yukarıda belirtilmiştir. Dava şartına ilişkin usuli eksiklikler nedeni ile mazeret kabul edilmiş ve dosyaya karara çıkartılmıştır. HÜKÜM/Ayrıntısı gerekçeli kararda açıklanacağı üzere; 1-Davanın USULDEN REDDİNE, 2-Davacı tarafça başlangıçta ... TL başvurma harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafça yatırılan ... TL peşin karar harcının mahsubu ile hazineye gelir kaydına, hüküm gereği alınması gerekli bakiye ... TL nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafça yapılan giderlerin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Davacının maddi tazminat talebi bakımından ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekil ile temsil ettiren davalı ... ve sigorta şirketine verilmesine, 6-Davacının manevi tazminat talebi bakımından davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalıya verilmesine, 7-Davacı tarafça yatan gider avansından harcanmayan kısmın hüküm kesinleştiğinde UYAP üzerinden kontrolü de sağlanarak davacı tarafa iadesine, karardan sonra tebligat ve benzeri masraflar için gider avansının kullanılması davacı tarafından istenirse tebligat ve benzeri için yapılacak masraflar düşüldükten sonra arta kalan miktarının UYAP üzerinden kontrolü sağlanarak karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, (6100 sayılı HMK m. 333) ;12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu gereğince dava açılırken mahkeme veznesine yatırılacak olan gider avansının miktarı ile avansın ödenmesine ilişkin usul ve esasları belirten, "Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi" göz önünde tutularak; her hangi bir bankaya ait hesap numarası ve/veya herhangi bir banka hesabına ait IBAN numarası verilmesi halinde taraflara ait artan gider avansının bildirdikleri hesaba aktarılmasına, davalı tarafından yatırılan gider avansının aynı şekilde istek halinde iadesine, 8-Kararın Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yönetmeliği m. 58 gereği talep ve masraf bulunması halinde taraflara ve/veya Teb. K. m. 11 ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu., 22/01/2003, 2003/1-25 E., 2003/7 K., ,Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı., 10/07/1940, 1940/7 E., 1940/75 K. nolu kararları gereği vekil ile temsil edilen tarafın vekiline tebligata çıkartılmasına,(RUHİ, Ahmet Cemal., Tebligat Hukuku., 2008, 6. Baskı, s. 127); taraflardan birisi tarafından kanun yoluna başvurulması halinde bu hususun tebliğ isteği olarak değerlendirilerek, gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmasına, Dair, davacı vekilinin yokluğunda davalı ... vekili ... ve davalı ... vekili ...'ın yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 6100 Sayılı Kanunun 345.maddesi gereğince 2 hafta içerisinde ilgili İstinaf Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/07/2020 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi undefined, E. 1940/7, K. 2003/7, T. 01.10.2011, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-1940-7-e-2003-7-k-41d1069a2c4f