İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/2696 E. 2018/3431 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2018/2696
Karar No
2018/3431

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/651 Esas KARAR NO : 2025/764 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/07/2024 KARAR TARİHİ : 10/07/2025 YAZIM TARİHİ : 20/08/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirket ile davalı şirket arasında ticari alım-satım ilişkisi bulunmaktadır. Müvekkil şirket, taraflara ait ticari defter ve kayıtlardan anlaşılacağı üzere, davalıya farklı tarihlerde ürün satışları yaptığını, davacı şirket tarafından davalıya yapılan satışlara ilişkin düzenlenen faturalarla ilgili bilgilere hesap ekstresinin satırlarında yer verildiği gibi cari ile olan "fatura", "banka ... bank gelen" gibi her işleme de ayrı ayrı yer verildiğini, böylelikle cari ile hangi tarihte ne işlem yapıldığı ayrıntılı şekilde cari hesap ekstresi raporunda, ticari defter ve kayıtlarda görüldüğünü, davacı şirketin bakiye fatura alacağı 44.492,50 TL. olup davalı tarafından bugüne kadar ödenmediğini, davacı şirket lehine, davalı şirketin belirtilen miktarı ödememesi üzerine kalan bakiye fatura borcunun tahsili amacıyla Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, başlatılan takibe ilişkin çıkarılan ödeme emri davalı şirkete tebliğ edilmiş, davalı-borçlu şirket vekili tarafından itiraz edildiğini, takibin durduğunu belirterek davacı vekili davanın kabulünü, borçlunun Küçükçekmece İcra Dairesi .... Esas sayılı dosyası üzerinden borca ilişkin itirazın iptaline ve takibin kaldığı yerden devamını, davalı/borçlu aleyhine alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır. ARAŞTIRMA; 1-Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla dosyamız arasına alınmıştır. İncelendiğinde, davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine başlatılan ftura alacağı nedenine dayalı ilamsız icra takibi olduğu takip çıkışının 44.492,50-TL olduğu, davalı (borçlunun) 24/05/2024 tarihinde borca itiraz dilekçesi verdiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. 2- İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 29/07/2024 Tarih ve .... Sayılı yazısı ile; davalı ...'ne ait sicil kayıtları getirtilmiştir. 3- Halkalı Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 31/07/2024 Tarih ve .... Sayılı yazısı ile; davalı şirketin 2023 yılı B formları getirtilmiştir. 4- Güngören Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün 13/09/2024 Tarih ve .... Sayılı yazısı ile; davacı şirketin 2023 yılı B formları getirtilmiştir. 5-Mahkememizce SMMM bilirkişisinden rapor aldırılmıştır. 09/04/2025 Tarihli Bilirkişi Raporunda; Davacının 2023 ve 2024 yılları ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, ticari defterlerinin HMK 222 mad. gereğince davacı lehine delil niteliğinin Mahkemenin takdirinde olduğu, davalı yana ait ticari defterler inceleme için sunulmamış olduğu, davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan 20/05/2024 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 44.492,50 TL alacaklı oldukları tespit edilmiş olduğu, davacı tarafından davalı yana 2023 yılında KDV Hariç Toplam Tutarı 111.125,00 TL, KDV Dahil Tutarı 122.537,50 TL olan 6 Adet E-Fatura düzenlenmiş olduğu, davalı ... ve ... Bankası hesaplarından davacı .... Bankası ve ... bank hesaplarına 2023 yılında toplam tutarı 53.045 TL ve 2024 yılında 25.000 TL olmak üzere kümülatif olarak 78.045,00 TL Banka ödemesi yapılmış olduğu, davacının kalan alacak tutarının (122.537,50 TL-78.045 TL) 44.492,50 TL olduğu tespit edilmiş olduğu, davalı tarafından yapılan ilk ödeme davacı tarafından davalı yana düzenlenmiş ilk faturaya saydırıldığı zaman Davacı alacağının, davacı tarafından davalı yana düzenlenmiş toplam tutarı 44,492,50 TL olan 3 Adet E-Faturanın davalı tarafından ödenmemiş olmasından kaynaklanmış olduğu tespit edilmiş olduğu, davacı tarafından davalı yana düzenlenmiş faturaların E-Fatura olduğu, taraflarn BA BS Bildirimleri arasında fark olmadığı, BA BS Bildirimlerinde davalı tarafından davacı yana düzenlenmiş satış veya İade niteliğinde bir faturaya rastlanmamış olduğu, taraflar arasında düzenlenmiş ve imzalanmış bir sözleşmeye ve davalı tarafi temerrüde düşürecek bir ihtarnameye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, davacı yan lehine karar alınması durumunda, Davacı yan'ın, icra takip tarihi olan 20/05/2024 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek yıllık 951,75 ve değişen oranlarda Reeskont Avans Faizi talep edebileceğine ilişkin takdirin Mahkemeye ait olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Dava, açık cari hesaba dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının icra takibindeki dayanak belgeler kapsamında belirtilen tutar kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine itirazının haksız olup olmadığı, haksızsa icra inkar tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır. Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır. Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla dosyamız arasına alınmıştır. İncelendiğinde, davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine başlatılan ftura alacağı nedenine dayalı ilamsız icra takibi olduğu takip çıkışının 44.492,50-TL olduğu, davalı (borçlunun) 24/05/2024 tarihinde borca itiraz dilekçesi verdiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Somut olayda davacı taraf davalı ile aralarında ticari ilişki kapsamında ürünlerin davalıya satışının gerçekleştirdiğini ancak bedelinin ödenmediğini iddia etmektedir. 6100 sayılı HMK’nın 190/1 maddesi gereğince ispat yükü, anında özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Yine aynı Yasanın 200/1 maddesi gereğince eldeki davanın değer ve miktar itibariyle yazılı belgeyle ispat edilmesi gerekmektedir. Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir. Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin 26/09/2018 tarih 2018/2696E. 2018/3431K. sayılı ilamı). Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.). Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2). Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 19/11/2015 tarih 2015/3302 Esas 2015/12272 Karar sayılı ilamı). -Mahkememiz dosyası tarafların ticari defterlerinin incelenmesi amacıyla SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; Davacının 2023 ve 2024 yılları ticari defterlerinin, 6102 sayılı TTK. İlgili hükümleri yönünden usulüne uygun tutulmuş olduğu, ticari defterlerinin HMK 222 mad. gereğince davacı lehine delil niteliğinin Mahkemenin takdirinde olduğu, davalı yana ait ticari defterler inceleme için sunulmamış olduğu, davacı yanın incelenen ticari defterlerinde, icra takip tarihi olan 20/05/2024 tarihi itibariyle, davacının davalıdan 44.492,50 TL alacaklı oldukları tespit edilmiş olduğu, davacı tarafından davalı yana 2023 yılında KDV Hariç Toplam Tutarı 111.125,00 TL, KDV Dahil Tutarı 122.537,50 TL olan 6 Adet E-Fatura düzenlenmiş olduğu, davalı ... ve .... Bankası hesaplarından davacı ... Bankası ve .... bank hesaplarına 2023 yılında toplam tutarı 53.045 TL ve 2024 yılında 25.000 TL olmak üzere kümülatif olarak 78.045,00 TL Banka ödemesi yapılmış olduğu, davacının kalan alacak tutarının (122.537,50 TL-78.045 TL) 44.492,50 TL olduğu tespit edilmiş olduğu, davalı tarafından yapılan ilk ödeme davacı tarafından davalı yana düzenlenmiş ilk faturaya saydırıldığı zaman Davacı alacağının, davacı tarafından davalı yana düzenlenmiş toplam tutarı 44,492,50 TL olan 3 Adet E-Faturanın davalı tarafından ödenmemiş olmasından kaynaklanmış olduğu tespit edilmiş olduğu, davacı tarafından davalı yana düzenlenmiş faturaların E-Fatura olduğu, taraflarn BA BS Bildirimleri arasında fark olmadığı, BA BS Bildirimlerinde davalı tarafından davacı yana düzenlenmiş satış veya İade niteliğinde bir faturaya rastlanmamış olduğu, taraflar arasında düzenlenmiş ve imzalanmış bir sözleşmeye ve davalı tarafi temerrüde düşürecek bir ihtarnameye dosya içeriğinde rastlanmamış olduğu, davacı yan lehine karar alınması durumunda, Davacı yan'ın, icra takip tarihi olan 20/05/2024 tarihinden itibaren asıl alacağına işleyecek yıllık 951,75 ve değişen oranlarda Reeskont Avans Faizi talep edebileceğine ilişkin takdirin Mahkemeye ait olduğu sonuç ve kanaatine varıldığının bildirildiği görülmüştür. Mahkememizce davalı tarafa ticari defterlerini ibraz etmek üzere usulüne uygun bildirim yapılmasına rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği görülmüştür. Davacı tarafın ticari defterlerinin incelendiği bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, Mahkememizce rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır. Ancak, Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. Maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmektedir. Taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, bilirkişi raporuyla sabit olan 44.492,50-TL alacağın davacı şirketin ticari defter kayıtlarında yer aldığı anlaşılmaktadır. Buna göre davacı şirket ile davalı şirketi arasında ticari ilişkinin var olduğu, davacı tarafın davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı edimlerini yerine getirdiği, davalıya yansıtılan bedellerin usulüne uygun olduğu hususlarının; davacı tarafın ticari defterler kayıtları, davalı tarafın defterlerini ibrazdan kaçınması, ayrıca tarafların BS BS bildirimleri arasında fark olmaması nazara alınarak, davacı tarafından ispat edildiğinin kabulü gerekmiştir. Buna karşılık olarak davalı tarafın takibe konu fatura borcunu ödediğini yazılı belge ile ispat edemediği kanaatine varıldığından itirazın iptali ve davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Buna göre davalı borçlu tarafından fatura ve ticari defter kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, Küçükçekmece İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın iptali ile, takibin 44.492,50-TL asıl alacak ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle DEVAMINA, 2-Asıl alacağın %20'si tutarında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Alınması gereken 3.039,28-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 537,37-TL peşin harç ve icra dosyasına yatırılan 222,46-TL peşin harç olmak üzere toplam 759,83‬-TL harcın indirilmesi ile geriye kalan 2.279,45‬-TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 537,37-TL peşin harç, icra dosyasına yatırılan 222,46-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.187,43‬-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 5.600,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Arabuluculuk ücreti 3.600,00-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, 7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/07/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2018/2696, K. 2018/3431, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-bakirkoy-4-asliye-ticaret-mahkemesi-2018-2696-e-2018-3431-k-f2d49ff8efee