İlk Derece Mahkemesi · 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
8. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/282 E. 2025/829 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/282
- Karar No
- 2025/829
- Karar Tarihi
T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/282 Esas - 2025/829 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ... ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ K A R A R
ESAS NO : 2025/282 Esas KARAR NO : 2025/829
BAŞKAN : ... ÜYE : ... ÜYE :.... KATİP : ....
DAVACI : .... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : 1-.... VEKİLİ : Av.... DAVALI : 2- .... VEKİLİ : Av...
DAVA : Bankalarca Kullandırılan Ticari Kredilerden Ve Ticari Kredili Mevduatlardan Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 16/04/2025 KARAR TARİHİ : 19/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 24/11/2025
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı bankanın Bakanlıklar ... Şubesi tarafından, davalı-borçlu şirkete 03.04.2019 tarihli 20.000.000,00 TL ve 11.05.2020 tarihli 20.000.000,00 TL tutarlı ticari krediler kullandırıldığını, borcun ödenmemesi üzerine asıl borçlu ve müşterek kefillere ... .... yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini, borcun ihtarnamede belirtilen süre içinde ödenmemesi üzerine davalıların temerrüde düştüğünü, ..... esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, başlatılan takibe davalılar tarafından itiraz edildiğini, itirazın haksız ve dayanaksız olduğunu belirterek itirazın iptali ile takibin takip talebinde yazılı şartlarla devamına, davalıların itiraza konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesi isteğinde bulunmuştur. CEVAP :Davalı .... Şirketi vekili cevap dilekçesinde; Takibe konu borcun, ipotekle teminat altına alındığından ve bu ipoteklerin, ipotek verene ait asalet ve kefalet borçlarının da teminatı olarak tesis edildiğinden İİK'nın 45. maddesine aykırı olarak başlatılan takibin hukuken geçersiz olduğunu, itirazın iptali davasının reddi gerektiğini, müvekkili şirkete karşı açılan davanın yargılama ön şartlarını taşımadığını, davacı banka ile dava dışı asıl borçlu .... Limited Şirketi arasında 03.04.2019 tarihli ve 20.000.000,00 TL tutarlı kredi sözleşmesi ile 11.05.2020 tarihli ve yine 20.000.000,00 TL tutarlı ikinci bir kredi sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmeler kapsamında davacı banka tarafından borçlu şirkete krediler kullandırıldığını, söz konusu kredi borçlarının ifasının teminat altına alınması amacıyla hem asıl borçlu şirketin malvarlığı üzerinde hem de üçüncü kişilere ait çeşitli taşınmazlar üzerinde birden fazla ipotek tesis edildiğini, ipotek verenler arasında asıl borçla doğrudan ilişkisi bulunmayan kişilerin de yer aldığını, kredi borçlarının geri ödenmesini güvence altına almak adına aralarında gerçek kişilerin de yer aldığı birçok kişinin müteselsil kefil sıfatıyla sorumluluk altına girdiğini, taşınmaz rehni ve şahsi teminat hükümlerinden yararlanmak suretiyle alacaklarını teminat altına alan davacı yanın teminatlı kredi alacağı için hem ..... esas sayılı dosyası üzerinden ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takibe geçtiğini, aynı kredi borcuna dayalı olarak ... ... esas sayılı dosyası üzerinden genel haciz yoluyla ilamsız takibe geçildiğini, İİK 45. maddesi gereğince yalnızca rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılabileceğini, kefalet sözleşmesinin, müvekkili şirket yetkililerinin kendi el yazılarıyla doldurulmadığından şekil şartlarını sağlamadığını ve geçersiz olduğunu, kefaletin belirli bir süreyle sınırlı olması gerektiğini ancak kefalet sözleşmesinde herhangi bir süreye yer verilmediğini, kefalet metninin davacı banka tarafından tek taraflı olarak hazırlandığını, bu durumun asıl borcun belirli olması ilkesine aykırı olduğunu, davacı banka tarafından talep edilen %97,50 oranındaki temerrüt faizinin yüksek olduğunu, müvekkilinin BSMV'den sorumlu olmadığını, davacı tarafın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinin yerinde olmadığını belirterek itirazın iptali davasının usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine ve davacı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. Davalı ....'in...Şirketine müteselsil kefil olduğu iddiasıyla başlatılan icra takibinde Kredi Çerçeve Sözleşmelerinin ödeme emri ekinde gönderilmediğini, işbu dava ile incelendiğini, davacı tarafça müvekkilinin kefalet dolayısıyla borçlu olduğu iddia edilmiş ise de müvekkilinin ....Şirketine ortak olduğu tarihin kredi sözleşmesi tarihinden sonra olduğunu, müvekkilinin bu tarihlerde evli olduğunu, kefalet sözleşmesinde süre bulunmadığını ve müvekkilinin ismi ile imzasının da olmadığını, bu nedenle kredi sözleşmesinin geçersiz olduğunu, davacı tarafın iddia ettiği alacakların rehinle teminat altına alındığını, aynı alacak için ...... esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı takip başlattığını, ipotek limiti dışında kalan bir alacağın olmadığını belirterek kötü niyetli takip nedeniyle dava değerinin %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi ve davanın reddine karar verilmesi isteğinde bulunmuştur. GEREKÇE :Dava, genel kredi sözleşmesine dayalı alacağın tahsili isteğiyle geçilen icra takibine itirazın iptali isteğinde ilişkindir. Davanın niteliği gereği arabuluculuğa başvurulması zorunlu bulunduğu, başvurunun yapıldığı, 11.04.2025 tarihinde tarafların katılımıyla anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın düzenlendiği anlaşılmıştır. ..... sayılı takip dosyasının uyap kayıtlarının incelenmesinde; davacı - alacaklı tarafından, davalı - borçlular ile dava dışı.... .. Ltd. Şti., .... haklarında 6.466.616,51 TL asıl alacak, 612.308,83 TL işlemiş faiz, 30.615,44 TL BSMV, 8.947,72 TL masraf olmak üzere toplam 7.118.488,50 TL alacağın tahsili isteğiyle 14.03.2025 tarihinde ilamsız takibe geçildiği, ödeme emrinin tebliği üzerine borca itiraz edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Deliller toplanıp dosya üzerinde ve banka kayıtlarını yerinde inceleme yetkisi verilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi raporu sunulmuştur. Davalı.... vekili 24.10.2025 tarihli beyan dilekçesiyle müvekkilinin icra dosyasında tüm itirazlarından vazgeçtiğini, davanın konusuz kaldığını bildirmiş, davalı şirket vekili 16.11.2025 tarihli beyan dilekçesinde müvekkilinin icra dosyasında tüm itirazlarından vazgeçtiğini, davanın konusuz kaldığını bildirmiş, davalı şirket vekili 19.11.2025 tarihli oturumda beyanını tekrarlamıştır. Davacı vekili, 19.11.2025 tarihli oturumda beyanında, itirazların geri alınması nedeniyle davanın konusuz kaldığını, karşılıklı olarak vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını, icra inkar tazminatı taleplerinin de bu aşamada olmadığını bildirmiş, davalı şirket vekili aynı günlü oturumda beyanında karşılıklı yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını, arabuluculuk giderinin kendilerine yüklenebileceğini bildirmişlerdir. Mahkemece yapılan inceleme ve tüm dosya kapsamında göre açılan işbu itirazın iptali davasında, davalı taraf, icra takibine itirazlarını yargılama sırasında geri almakla konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, tarafların talepleri gözetilerek de davacı tarafın tazminat talebinin reddine, taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davalı tarafça icra takibine itiraz yargılama sırasında geri alındığından konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, Davacı tarafın tazminat talebinin reddine, Alınması gerekli 615,40 TL harcın mahkememiz veznesine peşin yatırılan 85.973,55 TL ile icra veznesine peşin yatırılıp mahsup ettirilen 35.592,44 TL toplamı 121.565,99 TL'den mahsubu ile artan 120.950,59 TL harç bedelinin karar kesinleştiğinde ve istek halinde yatırana iadesine, Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca .... bütçesinden karşılanan 4.700,00 TL arabuluculuk giderinin davalı ... Limited Şirketinden alınarak hazineye gelir kaydına, Taraflarca yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, Davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Tarafların işbu karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yoluna başvurabileceklerinin belirtilmesine, Dair oybirliği ile verilen karar davacı vekili ile davalı ... .. Ltd.Şti vekilinin yüzüne karşı, diğer davalı .... vekilinin yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/11/2025
Başkan... ¸e-imzalıdır. Üye .... ¸e-imzalıdır. Üye .... ¸e-imzalıdır. Katip ... ¸e-imzalıdır.