İlk Derece Mahkemesi · Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/836 E. 2023/329 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Gaziantep 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/836
- Karar No
- 2023/329
- Karar Tarihi
T.C. GAZİANTEP 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : ... KARAR NO : ... HAKİM : ... KATİP :... DAVACI : ... VEKİLİ : ... DAVALILAR : ... VEKİLLERİ : ... DAVA : Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/10/2022 KARAR TARİHİ : 11/07/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/07/2023 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davalılardan..., ...Bağımsız Bölümün devir ve tescili hususunda aralarında anlaştıklarını, Müvekkili şirketin bu anlaşma gereği üzerine düşen edimi yerine getirdiğini ve banka aracılığı ile taşınmazın bedelini davalı ...'ın hesabına ödediğini, Söz konusu taşınmazın tapuda ... adına kayıtlı olduğunu, diğer davalı ...'ın resmi vekaletname ile işlem tesis ettiğini, Müvekkil şirketin, ödemeyi yaptıktan sonra bağımsız bölümün tapuda tescilini talep ettiğini, ancak davalıların binasının inşaat halinde olduğunu, kısa sürede inşaatın biteceği, daire tapularının bu nedenle henüz hazır olmadığı gibi sair hususlarla tapu tescilini yapmaktan imtina ettiklerini, Müvekkilin dava konusu uyuşmazlık konusunda 09.09.2022 tarihinde Arabulucuya başvurduğunu ancak 2022/105446 nolu arabuluculuk görüşmelerinden bir sonuç elde edemediklerini, 05.10.2022 tarihinde anlaşamama tutanağının düzenlendiğini, fazlaya ilişkin taleplerinin saklı kalması kaydıyla müvekkili şirket tarafından ödenen 315.000,00 TL nin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınmasını, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinden bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Açılan haksız ve hukuka aykırı davayı kabul etmediklerini, davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir. DELİLLER: 1-Tarafların usulünce ileri sürmüş oldukları iddia ve savunmaları, 2-İlgili kurumlardan celp edilen cevabi yazılar, 3-İlgili yasal mevzuat ve yargısal içtihatlar, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK m.114/1-c hükmüne göre mahkemenin görevli olması husus dava şartıdır. Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Bu bağlamda mahkememizce dosya görev konusu yönünden ele alınmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 6335 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nin 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise, tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Davaya konu uyuşmazlık taşınmaz satış sözleşmesinden kaynaklanmakta ve davanın hukuksal nedeni sözleşme hükümleri olup bu haliyle ortada mutlak ticari dava bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlığa bakıldığı zaman ortada bir ticari davadan bahsedebilmek için her iki tarafın da tacir olup aynı zamanda uyuşmazlığın da her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olması gerekmektedir. Ticaret Sicil Müdürlüğü ve Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği'nin cevabi yazısına göre davalıların herhangi bir kaydının bulunmadığı anlaşılmıştır. Yine vergi dairesinin cevabi yazısına göre davalıların 2021 yılı başından itibaren herhangi bir mükellefiyet kayıtlarının bulunmadığı görülmüştür. Bu haliyle de davalıların tacir sıfatını haiz olmadıklarına kanaat getirilmiştir. Mahkememizin görevsiz olmasının yanında verilecek görevsizlik kararında görevli mahkemenin neresi olduğu da önem arz etmektedir. Somut olayda taşınmaz satışı söz konusu olup uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Bu açıklamalar doğrultusunda da mahkememizin görevsiz olduğuna kanaat getirilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Ayrıntıları gerekçeli kararda açıklanacağı üzere; 1-Davanın mahkememizin görevsizliği nedeniyle 6100 sayılı HMK m.114/1-c ve m.115/2-1. cümle hükümleri uyarınca USULDEN REDDİNE, 2-6100 sayılı HMK m.20 hükmü gereğince kararın kesinleşmesinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde talepte bulunulması halinde dosyanın davaya bakmakla görevli Gaziantep Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 3-6100 sayılı HMK m.20 hükmünde öngörülen yasal süre içerisinde talepte bulunulmaması halinde yine 6100 sayılı HMK m.20-2. cümle hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin taraflara İHTARINA, 4-Yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücreti gibi hususların görevli mahkemece DEĞERLENDİRİLMESİNE, Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu AÇIK olmak üzere karar verildi, verilen karar hazır bulunan taraflara okunmak suretiyle tefhim edildi.11/07/2023