İlk Derece Mahkemesi · Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/1534 E. 2025/1189 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1534
- Karar No
- 2025/1189
- Karar Tarihi
TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : KARAR NO :
HAKİM : KATİP :
DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : VEKİLİ : DAVA İHBAR OLUNAN : DAVA : İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/12/2024 KARAR TARİHİ : 25/11/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH :
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA VE TALEP : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil davalı gerçek kişi tacirden ham madde almak için anlaşmış ve bu minvalde davalıya ekteki dekontta belirtildiği üzere "mal alım avans ödemesi” açıklamasıyla 200.000,00.-TL gönderdiklerini, ancak davalı edimlerini yerine getirmeyince, davalı aleyhine Diyarbakır İcra Dairesi .....esas nolu dosyası ile genel haciz yolu ile icra takibine başlanıldığını, borçlu yapılan takibe karşı süresinde itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, borçlunun itirazlarının yersiz ve mesnetsiz olduğunu, borçlu taraf itirazı ile her ne kadar alacaklı-davacı müvekkile borçlu olmadığını belirtmiş ise de bu hususta tamamen kötü niyetli olup, takibi durdurmaya yönelik olduğunu, Zira; takip konusu edilen, ve davalının bizzat uhdesinde olan paraya karşılık müvekkile mal verilmediği gibi, geri ödeme de yapılmadığını. davalı itirazlarında herhangi bir delil veya belge ibraz etmediğini, Sayın mahkemece müvekkil şirketin ve davalının defter kayıtları incelendiğinde haklılıklarının ortaya çıkacağını, açıklanan nedenlerle, borçlunun Diyarbakır İcra Dairesi .....esas nolu dosyasına icra takibine yaptığı itirazının iptalini ve takibin devamını, takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini müvekkilimiz adına saygıyla talep ederiz. Birleşen .....Esas sayılı dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili, mobilya ve doğrama sektöründe faaliyet gösteren müvekkili şirketin ham madde alımı karşılığı davalıya "mal alım avans ödemesi" açıklamasıyla 100.000,00 TL göndermesine rağmen davalının edimlerini yerine getirmemesi üzerine ödenen bedelin tahsili amacıyla Diyarbakır İcra Dairesi .....esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptali ve takibin devamı ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir. Birleşen .....Esas sayılı dosyada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili davalı gerçek kişi tacirden ham madde almak için anlaşmış ve bu minvalde davalıya " mal alım avans ödemesi" açıklamasıyla 34.000,00 USD gönderdiklerini, ancak davalı edimlerini yerine getirmeyince, davalı aleyhine Diyarbakır İcra Dairesi .....esas nolu dosyası ile genel haciz yolu ile icra takibine başlanıldığını, borçlu yapılan takibe karşı süresinde itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini, borçlunun itirazlarının yersiz ve mesnetsiz olduğunu, borçlu taraf itirazı ile her ne kadar alacaklı-davacı müvekkile borçlu olmadığını belirtmiş ise de bu hususta tamamen kötü niyetli olup, takibi durdurmaya yönelik olduğunu, Zira; takip konusu edilen, ve davalının bizzat uhdesinde olan paraya karşılık müvekkile mal verilmediği gibi, geri ödeme de yapılmadığını, davalı itirazlarında herhangi bir delil veya belge ibraz etmediğini, mahkemece müvekkili şirketin ve davalının defter kayıtları incelendiğinde haklılıklarının ortaya çıkacağını Diyarbakır İcra Dairesi .....esas nolu dosyasına icra takibine yaptığı itirazının iptaline ve takibin devamına, takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP VE SAVUNMA :
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil ile davacı taraf arasında kapı üretimi ve Irak ülkesine ihracı konusunda .....'inde anlaşma yapılmıştır. Ödeme şekli, tarihleri ve ürün teslim tarihleri taraflarca belirlenmiş ve davacı tarafından malzeme avans ödemeleri yapılmıştır. yine .....tarihinde fason üretim bedeli olarak .....ürünleri hesabına, yine Amerikan doları olarak havale yapılmıştır. Müvekkili yapılan anlaşma uyarınca kendi edimlerini yerine getirip üretimini yapıp ihracat yapmaya hazırlanırken davacı taraf ihracatı Diyarbakır'daki firmasının yapacağını çünkü ürün .....numaralarının Irak a girerken sıkıntı olabileceğini davacı .....şirketi sürekli Irak'a İhracat yaptığı için, müvekkilin ihracat yapamayacağını ürünlerin gümrükte kalabileceği belirtmiş ve müvekkilden ihracat kayıtlı fatura düzenlemesini talep etmiştir. Müvekkilin üretici ve kapasite raporları ihracat kayıtlı fatura kesilmesi hususunda yeterli olmayacağı için taraflar arasında anlaşmazlık çıkmış olduğunu, O tarihe kadar ürünlerin teslim alınması ve siparişin iptali teklifi davacı tarafından kabul edilmemesi üzerine .....tarihinde ek bir sözleşme yapılmış olduğunu, busözleşmeye göre bu tarihe kadar yapılan ödeme tutarı 1.863.000,00 TL olup kalan ödeme ihracat kayıtlı fatura düzenleyebilecek olan .....orman ürünlerine yapılması ve Ürünlerin İhracat kayıtlı faturasının da bu firma tarafından kesilmesi hususunda mutabık kalınmıştır. davacı tarafından müvekkiline toplamda 1.863,000,00 TL ödeme yapılmış, 964.350,00 TL davacı tarafından .....firmasına ödenmiş, .....tarihinde 323.000,00 TL .....tarafından .....orman ürünlerine gönderilmiş, müvekkilin satış sorumlusu .....tarafından .....adına .....orman ürünlerine 648.600,00 TL gönderilmiş olduğunu, arz edilen nedenler doğrultusunda haksız ve mesnetsiz davanın reddini, haksız ve kötüniyetli davacının %20 den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. BİLDİRİLEN VE TEMİN EDİLEN DELİLLER : .....tarihli Mali Müşavirden Alınan Raporunda: Davalı tarafın 2022 yılı ticari defterlerin açılış onaylarının yapıldığı ancak kapanış onaylarının yapıldığı dolayısı ile delil niteliğine haiz olmadığı görülmüştür. Davalı tarafın davacı tarafa kestiği faturaların toplamı 202.054,50 TL olduğu ve bu faturalara karşılık kendisine gelen tahsilatları işlemediği ve bu tutarın dönem sonunda olduğu gibi alacak bakiyesi olarak kapatıldığı ve defter kayıtlarına göre davalı tarafın davacı taraftan 202.054,50 TL alacaklı olduğu görülmüştür. Dosyaya sunulan banka dekontlarının defter kayıtlarına işlenmemesinden dolayı bu bakiyenin farazi olduğu değerlendirilmektedir. Defter kayıtlarının usulüne göre kapatılmadığı için de bu savı güçlendirmekte, Davacı taraf takibe konu olan 200.000,00 TL'nin ticari defterlerine işlediği, faturaları ve tahsilatları usulüne göre kayıt ettiği ve dönem sonunda davacı tarafın 1.448.259,50 TL alacaklı olduğu görülmüştür. Tarafların ticari defterlerinin birbirini doğrulamadı olduğu ve bakiyelerin farklı olduğu görülmüştür. Bu farklılığın bankadan gönderilen ödemelerin davalı firmanın kayıtlarına işlemediğinden dolayı oluştuğu görülmüştür. .....Tarihli Mali Müşavirden Alınan Ek Raporunda; Davacı tarafın 2022 yılı ticari defterlerinin incelenmesi sonucunda .....Orman ürünleri firması tarafından toplam 3.642.050,00 TL fatura kesilmiş ve davacı tarafın ticari defterlerine işlendiği, bu faturalara karşılık aynı tutar olan 3.642.050,00 TL (34.550,00 TL'si mutabakat şeklinde) ödemenin yapıldığı herhangi bir borç/alacak bakiyesinin kalmadığı tarafımdan tespit edilmiştir. Üçüncü şahıslar tarafından .....Ürünleri hesabına yatırılan tutarlar dekontlar ile karşılaştırılmış ve dekont açıklamasında “.....Yapı Orman ürünleri adına yatırılan” diye açıklama mevcut olduğundan cari hesap ödemesi olarak işlendiği tarafımdan tespit edilmiştir. Asıl ve birleşen dosyalar bakımından davacı firmanın davalı firmadan 1.313.652,20 TL asıl alacak ve 224.040,68 TL vasal faiz olmak üzere toplam 1.537.692,88 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Birleşen .....esas sayılı dosyada .....tarihli mali müşavirden alınan Raporda; Davalı tarafın 2022 yılı ticari defterlerin açılış onaylarının yapıldığı ancak kapanış onaylarının yapılmadığı, dolayısı ile delil niteliğine haiz olmadığı görülmüştür. Davalı tarafın ticari defterlerinin yasal süresinde açılış ve kapanış onaylarının yapıldığı, usulüne göre tutulduğu ve delil niteliğine haiz görülmüştür. Davalı tarafın davacı tarafa kestiği faturaların toplamı 202.054,50 TL olduğu ve bu faturalara karşılık kendisine gelen tahsilatları işlemediği ve bu tutarın dönem sonunda olduğu gibi alacak bakiyesi olarak kapatıldığı ve defter kayıtlarına göre davalı tarafın davacı taraftan 202.054,50 TL alacaklı olduğu görülmüştür. Dosyaya sunulan banka dekontlarının defter kayıtlarına işlenmemesinden dolayı bu bakiyenin farazi olduğu değerlendirilmektedir. Defter kayıtlarının usulüne göre kapatılmadığı için de bu savı güçlendirmektedir. Davacı tarafın takibe konu olan 34.000,00 USD'nin .....tarihinde o günkü döviz kuruna göre TL olarak ticari defterlere işlediği, faturaların ve tahsilatların usulüne göre tutulduğu ve dönem sonunda davacı tarafın 1.448.259.50 TL alacaklı olduğu görülmüştür. tarafların ticari defterlerinin birbirini doğrulamadığı ve bakiyelerin farklı olduğu görülmüştür. Bu farklılığın bankadan gönderilen ödemelerin davalı firmanın kayıtlarına işlemediğinden dolayı oluştuğu görülmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, davacı tarafından banka havalesi ile "mal alım avans ödemesi" karşılığı davalıya gönderilen bedele istinaden davalının mal teslimini gerçekleştirmediğinden bahisle davacı tarafından avans olarak gönderildiği iddia edilen bedelin tahsili amacıyla başlatılan icra takibinden dolayı davalının borca itirazı sonucu açılmış bulunan itirazın iptali davası olduğu görülmüştür. Davacı alacaklı tarafından davalı borçlu adına asıl davada gönderilen .....tarihli 200.000,00 TL bedelli dekont; birleşen .....Esas Sayılı dava dosyasına konu .....tarihli ve yine birleşen .....Esas Sayılı dava dosyasına konu .....tarihli 100.000,00 TL bedelli ödemeler nedeniyle davalı tarafça mal teslimine yönelik edimin yerine getirilmediği iddiası ile işbu ödemeler için ayrı ayrı takip başlatıldığı takibe itiraz edilmesi nedeniyle işbu itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır. Davalı tarafça icra takiplerine itiraz edilirken icra dairesinin yetkisine de ayrıca ve açıkça itiraz etmişse de dosya içinde yer alan evraklar ve bilirkişi incelemesi neticesinde taraflar arasında sözleşmesel ilişkinin bulunduğu sabit olmakla TBK m. 89 uyarınca alacaklının kendi yerleşim yeri adresinde de takip başlatabileceğinden Diyarbakır İcra Dairesinin yetkili olduğundan bahisle bu yöndeki itirazın reddine karar vermek gerekmiştir. (emsal niteliğinde Diyarbakır BAM 6 HD 2025/1540 Esas ve 2025/1365 Karar) Davacı tarafça itirazın iptaline yönelik davanın ödeme emrinin tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılması gerektiği bu anlamda her bir İcra Dosyası üzerinde yapılan incelemede ödeme emrine itirazın alacaklı tarafa tebliğ edilmediği anlaşılmakla davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir. Taraflar kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadır. İbrazı istenen belgenin ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı tarafta bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin varolduğu resmi bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olduğu taktirde mahkemece bu belgenin ibrazı için HMK 220/2 maddesi gereği kesin süre verilir. Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf verilen süre içerisinde ibraz etmez ve aynı süre içerisinde gerekçesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez yada belgenin elinde bulunduğunu inkar eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse mahkemece belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanına itibar edilebilir. (HMK 220/3) Yukarıdaki açıklamalara göre ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeyle ilgili olduğu davalara ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerden olmakla birlikte ancak HMK 222. maddesindeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defterlerin sahibi lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi ticari defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Zira tarafın ticari defterleri kanunda açıklandığı üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu taktirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı taktirde kendi defterlerinin davacı defterleriyle uyumlu olup olmadığının incelenmesinin engel olacağından sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği taktirde HMK 220/3 madde gereğince sunmaktan kaçındığı ticari defterlerindeki kayıtların karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğu kabul edilebilir. Aksinin kabulü durumunda karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkmaktadır ki, bu hususta HMK'daki açık düzenlemelere aykırı olacaktır. Mahkememizce davalının borca itirazı nazara alınarak tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup bilirkişice dosyaya sunulan .....tarihli kök raporda; davalı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığı; davacı tarafın ise ticari defterlerinin yasal süresi içinde açılış ve kapanış onaylarının yapıldığı, usulüne uygun tutulduğu ve delil niteliğine haiz olduğunun tespit edildiği asıl dava yönünden 200.000,00 TL lik alacağın ticari defterlerine işlendiğinin belirtildiği görülmüştür. Bu aşamadan sonra celse arasında Mahkememizin .....ve .....Esas Sayılı dava dosyalarının dosyamız ile birleşmesi üzerine birleşen dava dosyalarına konu edilen faturalar yönünden de inceleme yapılması amacıyla dosya yeniden ek rapora gönderilmiş olup bilirkişice .....tarihinde dosyaya sunulan ek bilirkişi raporuna göre aynı şekilde kalan borç ödemeleri yönünden de davacının alacaklı olduğunun tespit edildiği anlaşılmıştır. Burada davalı tarafça davanın dava dışı .....Ve Tic. Ltd.Şti isimli şirkete ihbarına ilişkin talep gönderilmiş, ihbar dava dışı şirkete usulüne uygun şekilde yapılmış olup davacı tarafça ödemelerin dava dışı .....Ürünleri adı altında yapıldığı ancak bu ödemenin yurtdışı ihracatına ilişkin olarak davalının bilgisi ve rızası dahilinde yapıldığı, sözleşmenin ise davanın tarafları arasında yapıldığı, bu hali ile ödemelerin dava dışı şirkete yapılmış olmasının davacının haklılığını ortadan kaldırmayacağı zira tacir olan davalının ticari defterlerinin usulüne uygun şekilde tutulmamış olması nedeniyle kendi bilgisi dahilinde yapılan ödemeler nedeniyle malların teslim edildiği savunmasını ispat edemediği anlaşılmakla açılan davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Davacı tarafça her ne kadar her bir icra dosyası yönünden işlemiş faiz talep edilmiş olsa da buna ilişkin olarak dava tarihi öncesi ihtarname çekilmediği görülmekle faize ilişkin taleplerin her bir icra dosyasında ayrı ayrı reddine karar verilmiştir. Somut olayda, uyuşmazlık konusu alacağın birleşen .....Esas Sayılı dava dosyasında USD cinsinden belirtilmiş olması nedeniyle avans faizi yerine yabancı parayla tahsili talep edildiğinden söz konusu alacaklara 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca, "Devlet bankalarınca ABD Doları üzerinden açılmış bir yıllık vadeli mevduata uygulanan en yüksek faize" hükmedilmesi gerekirken avans faizine yönelik yazılı şekilde hüküm kurulmuş olup bu aşamada hüküm ile gerekçeli karar arasında çelişki doğmaması adına faize yönelik düzeltme yapılmamıştır. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-a-Asıl Davanın KISMEN KABULÜ ile Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 200.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar değişen oranlarda yıllık avans faiz yürütülmesine, fazlaya dair talebinin ise reddine, b-İtirazın iptaline konu tutarın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminat talebinin reddine, 2-a-Birleşen .....Esas Sayılı Davanın KISMEN KABULÜ ile Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 34.000 USD asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar değişen oranlarda yıllık avans faiz yürütülmesine, fazlaya dair talebinin ise reddine, b-İtirazın iptaline konu tutarın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminat talebinin reddine, 3-a-Birleşen .....Esas Sayılı Davanın KISMEN KABULÜ ile Diyarbakır İcra Dairesi'nin .....Esas sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin 100.000,00 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren tahsil tarihine kadar değişen oranlarda yıllık avans faiz yürütülmesine, fazlaya dair talebinin ise reddine, b-İtirazın iptaline konu tutarın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminat talebinin reddine, 1-Asıl dava yönünden; A-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 13.662,00-TL harçtan, peşin alınan 427,60.-TL harç ile sonradan yatırılan 4.019.39.-TL harcın mahsubu ile bakiye 9.215,01.-TL karar ve ilam harcının, davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, B-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harç ile 4.019,39.-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 4.446,99 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, C-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan gider avansından harcanan 335,00.-TL tebligat ve müzekkere gideri ile 6.400,00.-TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 6.735,00.-TL yargılama giderinden; kabul ve ret oranına göre, 5.172,81.-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, D-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1 maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 45.000,00.-TL vekâlet ücretinin, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, E-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1 maddesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 45.000,00.-TL vekâlet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 2-Birleşen .....dava yönünden; A-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken (34.000,00.-USD x 25.11.2025 tarihli Merkez Bankası Efektif Satış 42.5068.-TL) 1.445.231,20.-TL üzerinden hesaplanan 98.723,74.-TL harçtan, peşin alınan 1.027,48.-TL harç ile sonradan yatırılan 19.398,52.-TL harcın mahsubu ile bakiye 78.297,74.-TL karar ve ilam harcının, davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, B-Davacı tarafından yatırılan 1.027,48 TL peşin harç ile 19.398,52.-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 20.426,00.-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, C-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan gider avansından harcanan 420,00.-TL tebligat ve müzekkere gideri ile 6.400,00.-TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 6.820,00.-TL yargılama giderinden; kabul ve ret oranına göre, 5.201,88.-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, D-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1 maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 220.332,37.-TL vekâlet ücretinin, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, E-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1 maddesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 71.928,99.-TL vekâlet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 3-Birleşen .....dava yönünden; A-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 6.831,00-TL harçtan, peşin alınan 1.055,02.-TL harç ile sonradan yatırılan 1.174,36.-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.601,62.-TL karar ve ilam harcının, davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, B-Davacı tarafından yatırılan 1.055,02.-TL peşin harç ile 1.174,36.-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.229,38.-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, C-Yargılama sırasında davacı tarafından yatırılan gider avansından harcanan 205,00.-TL tebligat ve müzekkere masrafından oluşan yargılama giderinden; kabul ve ret oranına göre, 157,03.-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, D-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1 maddesi uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 45.000,00.-TL vekâlet ücretinin, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, E-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/1 maddesi uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesap ve takdir edilen 30.545,21.-TL vekâlet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 4-Arabuluculuk aşaması görüşme sonucunda anlaşamama ile sonuçlandığından, 6325 Sayılı HUAK'nun 18/A-13 maddesi ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, kabul/red oranı dikkate alınarak, 2.764,97.-TL'lik kısmının davalıdan, bakiye kalan 835,03.-TL'lik kısmının ise davacıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına, 5-Yargılama sonucunda ve re’sen yapılacak gider olmadığı takdirde, gerekirse re’sen yapılacak gider de mahsup edilmek suretiyle, 6100 sayılı HMK’nın 333. maddesi gereğince yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde HMK'nın 345. maddesi uyarınca, mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.
Katip Hakim