Diğer ·
2026/317 E. 2026/667 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2026/317
- Karar No
- 2026/667
- Karar Tarihi
ESAS NO : 2026/317 Esas KARAR NO : 2026/667
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 16/04/2026 KARAR TARİHİ : 30/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; 24.08.2024 tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde sigortalı olan ve ... tarafından sevk ve idare edilen ... plaka sayılı aracın yaya olarak yolun sağında yürüyen müvekkilin çarptığını, müvekkilinin çarpma neticesinde yere düşerek başını kaldırıma vurduğunu ve ağır şekilde yaralandığını, kaza tespit tutanağı ve soruşturma evrakına göre sürücü ...'in tam ve asli kusurlu bulunduğunu, müvekkilinin ise hiçbir kusurunun olmadığını, kaza sonrası müvekkilinin uzun süreli hastane tedavisi gördüğünü, yüzünde kalıcı izler oluştuğunu, geçici ve sürekli iş göremezliğe uğradığını, bakıcı, tedavi ve ulaşım giderleri yapmak zorunda kaldığını, ağır psikolojik travma yaşadığını, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı sıfatıyla poliçe limitleri dahilinde bedensel zararlardan sorumlu olduğunu, bu davanın İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde açılan diğer davadan bağımsız ancak aynı vakıaya dayalı olduğunu, çifte tahsilatın söz konusu olmayacağını ve tahsil edilen bedellerin mahsup edileceğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminatın ve 500.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın belirsiz alacak davası niteliğinde olmadığını, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını, dava şartı olan sigorta başvurusunun eksik evrakla yapıldığını, maluliyetin ve kusur durumunun uzman bilirkişilerce tespit edilmesi gerektiğini, kaza tespit tutanaklarının kusur dağılımı yönünden hükme esas alınamayacağını, davacının emniyet kemeri takmaması gibi müterafik kusur hallerinin değerlendirilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik ve tedavi giderlerinin 6111 sayılı yasa gereği Sosyal Güvenlik Kurumu sorumluluğunda olduğunu, ceza soruşturmasında uzlaşma sağlanıp sağlanmadığının araştırılması gerektiğini, 09.10.2020 tarihli iptal kararının geriye yürümeyeceğini, aktüeryal hesaplamada %1,8 teknik faiz uygulanması gerektiğini, manevi tazminat talebinin poliçe teminatı dışında kaldığını ve husumet yokluğu bulunduğunu, davacının munzam zarar talebinin somut delillere dayanmadığını, müvekkil şirketin sorumluluğunun poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu belirterek davanın usulden veya esastan reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava; 24/08/2024 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle davacı ...'un maluliyetinin oluşup oluşmadığı, zarara uğrayıp uğramadığı, bu trafik kazası nedeniyle tarafların kusur durumunun ne olduğu, davacının sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, tedavi ve bakıcı gideri tazminatı, munzam zarar tazminatı varlığı ve miktarı, faiz türünün ne olacağından ibaret tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili Mahkememizin 30/09/2026 tarihli celsesinde beyanında; "Dava dilekçemizi tekrar ederiz, .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini talep ederiz, dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur. .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/... Esas sayılı dosyasının incelemesinde; tarafların ve dava konusunun aynı olduğu anlaşılmıştır. HMK 166/1 maddesindeki düzenleme ile; "Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davalar, aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir. Birleştirme kararı, ikinci davanın açıldığı mahkemece verilir ve bu karar, diğer mahkemeyi bağlar." denilmiştir. HMK 166/4 maddesine göre; "Davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda, bağlantı var sayılır." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Bu haliyle aynı olaydan kaynaklanan davaların taraflarının aynı olduğu, aynı nedene ve konuya dayalı olduğu, birbirine benzer sebepten doğduğu sabittir. Bu yüzden Mahkememizin işbu dava dosyası ile .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğu, dava konularının ve nedenlerinin aynı olduğu, taraflarının aynı olduğu, ayrıca delillerin birlikte toplanması ve değerlendirilmesinin usul ekonomisi gereği olduğu anlaşıldığından Mahkememiz dosyasının HMK 166/1 maddesi gereğince ilk açılan dava olan .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyasında birleştirilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafından açılan DAVANIN bağlantılı olması nedeniyle .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/... Esas sayılı dosyasında BİRLEŞTİRİLMESİNE, 2-Birleştirme kararının HMK 166/3 maddesi gereğince derhal birleşen dosyanın mahkemesine bildirilmesine, 3-Yargılamaya birleştirilen dava dosyası üzerinden devam edilmek üzere karar kesinleştiğinde dosyanın birleşen dosyaya gönderilerek esasın bu şekilde kapatılmasına, 4-Harç, yargılama giderleri, vekalet ücreti ve gider avansı hususunun birleştirilen dosyada değerlendirilerek karara bağlanmasına, Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 30/09/2026
Katip ... ¸e-imzalıdır
Hakim ... ¸e-imzalıdır
*Bu evrak 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.