Diğer ·

2026/1497 E. 2026/1711 K.

Mahkeme
Diğer
Esas No
2026/1497
Karar No
2026/1711
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL BAM

8. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO:2026/1497

KARAR NO:2026/1711

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:(KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:10/03/2026

NUMARASI:2025/237 Esas - 2026/213 Karar

DAVANIN KONUSU: ... Poliçesi Kapsamında Rücuen Tahsile Yönelik İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ:28/10/2026

İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

K A R A R

Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkiline trafik sigortalı ... plaka sayılı aracın 03.03.2023 tarihinde karıştığı trafik kazası neticesinde, dava dışı ... ve ...'ın yaralandığını ve müvekkili tarafından dava dışı ...'a 400.000,00-TL tazminat ödemesi yapıldığını, sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi nedeniyle müvekkili şirketin rücu hakkı doğduğunu ve yapılan ödemenin davalıdan tahsili için aleyhine başlatılan takibe davalı tarafça haksız olarak itiraz edildiğini belirterek itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; müvekkilinin maliki olduğu aracın, ... firması tarafından dava dışı ...'e kiralandığını, zarardan, aracı kiralayan dava dışı ...'ün sorumlu olduğunu, kaza tespit tutanağının gerçeğe aykırı düzenlendiğini, aracın ret a car kaskosu bulunduğundan zararın önce kasko şirketinden talep edilmesi gerektiğini, zarardan KABİS sistemine kayıtlı araç sürücüsünün sorumlu olduğunu, icra inkar tazminatı talebinin yersiz olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; İstanbul İl Emniyet Müdürlüğünden gelen cevabi yazıda, KABİS üzerinden yapılan tetkiklerde; davacı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olan ... plakalı aracın ... isimli firma tarafından ... isimli şahsa 23/02/2023-31/03/2023 tarihleri arasında kiralandığının belirtildiği, Gelir İdaresi Başkanlığından gelen cevabi yazıda da, trafik idari para cezalarının dava dışı araç kiralayan ... tarafından ödendiğinin bildirildiği, sigortalı aracın ...'e uzun süreli kiralandığının sabit olduğu, davalının borçlu sıfatına (taraf sıfatına) sahip olmadığı gerekçesi ile;"Pasif husumet yokluğundan davanın REDDİNE" karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri; rücuen tazminat talebinin sigorta sözleşmesine dayanması nedeniyle davalı sigortalının, işleten sıfatını kaybetmesinin müvekkili şirkete karşı sorumluluğunu ortadan kaldırmadığı, davalı sigortalının sigorta ettiren sıfatına sahip olması nedeniyle husumeti bulunduğu, davalı yararına nisbi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu hususlarına yöneliktir.Dava, zorunlu trafik sigortası kapsamında dava dışı hak sahibine ödenen tazminatın, davalı sigortalıdan rücuen tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.2918 sayılı KTK'nın 95.maddesi ile; "Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez. Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." şeklinde düzenleme getirilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Poliçe Genel Şartlarının B.4/2.maddesinde “Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene rücu edebilir” düzenlemesine yer verilmiştir. Şu halde, davacı söz konusu davayı ancak kendisiyle sözleşme yapan akidine karşı açabilecektir. Somut olayda, davacı, nezdinde düzenlenen ... poliçesi kapsamında, sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında yaralanan dava dışı ...'a ödediği meblağı, dava dışı araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği iddiasıyla, sigortalı araç malikinden rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmekte olup, davacı ile davalı arasında, sigorta akti mevcut olduğu, sözleşmesinin tarafının davalı malik olduğu, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler gereğince, davacı tarafça, sigorta poliçesine dayanan rücu davasının ancak kendisiyle sözleşme yapan akidine karşı açabileceği, kaza tarihini kapsayan geçerli bir sigorta poliçesi mevcut olup sigorta ettirenin, işletenlik sıfatının kalkmasının, sigorta poliçesinin geçerliliğini ortadan kaldırmayacağı (K.T.K. 20/d-94. md.-107. ve vs. md. açıklanan bazı durumlar ayrık olmak üzere) gözetilerek, yargılamaya devamla taraf delilleri toplanarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken (Bkz. Yargıtay 17. HD'nin 04.04.2019 tarihli 2016/10391 E. - 2019/4112 K. sayılı ve 07.05.2018 tarihli 2018/1410 E. - 2018/4696 K. sayılı ilamları) hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup, davacı vekilinin istinaf talebi bu nedenle yerindedir.Kabule göre de; karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2 maddesinde yer alan "Davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması ve husumet nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde, davanın görüldüğü mahkemeye göre bu tarifesinin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçmemek üzere üçüncü kısımda yazılı avukatlık ücretine hükmolunur" düzenlemesi gereğince, maktu vekalet ücretini geçmemek üzere nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmesine rağmen, ilk derece mahkemesince Asliye Hukuk Mahkemeleri için öngörülen maktu vekalet ücreti 45.000,00-TL'nin üzerinde olacak şekilde nispi vekalet ücretine hükmedilmesi da hatalıdır.Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK m. 353/1-a/4 madde hükmü gereğince kaldırılmasına, Dairemizce verilen kaldırma kararı doğrultusunda işlem yapılmak üzere dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,

1/Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile, başlıkta bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA (HMK.m.353/1-a/4),

2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine,

3/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,

4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,

5/İstinaf yasa yoluna başvuran davacının istinaf aşamasında yapmış olduğu diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/10/2026

Atıf: Diğer, E. 2026/1497, K. 2026/1711, T. 28.10.2026, www.arakarar.com/karar/diger-karar-2026-1497-e-2026-1711-k-168926dd1c26