Diğer ·
2025/353 E. 2025/353 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2025/353
- Karar No
- 2025/353
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/353 Esas - 2026/257 TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2025/353 KARAR NO : 2026/257
.... DAVA : Marka YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük DAVA TARİHİ : 20/08/2025 KARAR TARİHİ : 10/06/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 10/06/2026 Davacı vekili tarafından davalılar aleyhine açılan Marka YİDK Kararının İptali ile Hükümsüzlük istemli davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili dilekçeleriyle özetle, Davalı şirketin .... başvuru numarası ile “...” ibaresi için müvekkili markası ile ortak sınıf ve emtia içerir şekilde 03.04.2023 tarihinde başvuru yaptığını, yayıma, müvekkilinin....” ibareli markası gerekçe gösterilerek SMK m. 6/1 gerekçesiyle ortak/ilişkili olan 05/01 ve 05/02 sınıf emtialar için itiraz edildiğini, davalı şirketin kullanım ispatı talebinde bulunduğu, kullanım ispatı dilekçesi ile markanın aktif olarak kullanıldığına ilişkin dokümanların sunulduğunu,.... 19.03.2024 tarihli kararı ile itirazı reddettiğini, karara karşı yapılan itirazın da .... sayılı kararı ile reddettiğini, somut uyuşmazlıkta ....” ve “...” markalarının benzer olduğundan ve bu benzerlik halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali yaratacağından, .... kararının talep edilen emtialar ve hizmetler bakımından iptali ve markanın hükümsüz kılınması ve sicilden terkin edilmesinin gerektiğini, taraflara ait marka kapsamlarının 05/01 grup emtialar bakımından aynı olduğunu, müvekkiline ait “solerat” markasının güçlü bir marka olduğunun dikkate alınmasının uygun olacağını, “solerat” markasının, herhangi bir etken maddeye ya da jenerik isme referans olmadığını, bu sebeple ayırt ediciliği yüksek bir marka olduğunu, markalar arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimali bulunduğunu, .... tarafından verilen .... başvuru numaralı “...” markasının tescil edilmesi durumunda hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı başvuru markası “...” sözcük unsurundan oluşturulduğunu, davacı markanın ise “solerat” sözcük ve renkli dolgu unsurundan oluşturulduğunu, markalar arasında herhangi bir benzerlik bulunmadığını, markaların kavramsal, işitsel ve görsel olarak farklı olduğunu, global değerlendirme yapıldığında markalar arasında karıştırılma ihtimaline yol açacak veya iltibas tehlikesi oluşturacak bir benzerlik bulunmadığını ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şirket vekili dilekçeleriyle özetle; SMK m. 19/2 uyarınca davacı şirketin .... başvuru numaralı markasının tescil tarihinden itibaren 5 yılın işbu davaya konu markanın başvurusunun yapıldığı tarihte dolduğunu, müvekkili şirketin itiraz aşamasında sunulan delillerin markayı kullandığını ispatlamaması nedeniyle haksız davanın reddi gerektiğini, somut olayda SMK m. 6/1’in şartlarının oluşmadığını, müvekkiline ait “...” markası ile davacının “solerat” markasının işitsel, görsel ve kavramsal açıdan farklı olduğunu, ilaç markalarının tüketici kitlelerinin, markalar arasındaki farklılıkları kolayca tespit edebilecek uzman kesimden doktor ve eczacılar olduğunu bu nedenle, ilaç markalarında benzerlik değerlendirmesinin diğer markalara göre daha dar tutulduğunu, kurumun kararının hukuka uygun olduğunu ifade ederek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davanın açılmasını müteakip davaya katılan tarafların dilekçeleri karşılıklı tebliğ olunmuş, sundukları deliller alınmış, tescil ve başvuru dosyaları ile alâkalı kayıtları getirtilmiş, dava şartları incelenmiş, ön inceleme duruşması yapılmış, taraflar sulhe teşvik olunmuş, sonuç alınamaması üzerine uyuşmazlık konuları tespit edilmiş, tahkikat icra olunmasını ve bilirkişi raporları alınmasını müteakip, Hukuk Muhakemeleri Kanunu Yazı İşleri Yönetmeliği'nin 41/2. maddesi hükmü de gözetilerek taraf vekillerine tahkikat ve yargılamının geneliyle ilgili son sözleri de sorulmuş; sözlü iddia ve savunmada bulunma olanağı tanınmıştır. GEREKÇE : Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının iddiaları karşısında, .... Kararının iptali ile davalı markasının hükümsüzlüğünün gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır. İşlem dosyası tetkikinde; davalı şirketin, 03.04.2023 tarihinde, .... sayılı markası için, 05. (01-07) ve 35.(01-05). sınıfta yer alan mallar/hizmetler yönünden marka tescil başvurusunda bulunduğu, başvurunun ilanı üzerine davacı şirket tarafından itiraz edildiği, davalı şirketin karşı görüşünün yer aldığı, kullanım ispatı talebinde bulunulduğu, davacı itiraz sahibi tarafından kullanım ispatına yarar bilgi ve belge sunmuş olduğu, ...., 19.03.2024 tarihli kararı ile itirazı reddettiği, davacı itirazı ile ilgili olarak “(6/1) Benzerlik/Karıştırılma ihtimali - Haksız Bulunmuştur” ibaresine rastlandığı, ...." sayı ve ibareli marka açısından “Markalar benzer görülmediğinden karıştırılma ihtimali bulunmadığı tespit edilmiştir.” kaydının yer aldığı, karar üzerine davacı itiraz sahibi tarafından Kurum kararına itiraz edildiği, davacı itirazının .... sayılı kararı ile reddedildiği, anılan kararın ilgililere tebliğ edildiği ve yasal süresi içerisinde işbu davanın açıldığı belirlenmiştir. DEĞERLENDİRMELER: Dava konusu Marka ile Davacı Markası; ....çevrimiçi marka sorgu ekranındaki güncel kayıtlardan yapılan kontrollerde, markanın tescil işlemlerinin tamamlandığı ve markanın tescil edildiği görülmüştür. İnceleme Konusu Markaların Mal/Hizmet Listelerinin Karşılaştırılması; Mal ve hizmetlerin benzerliğinde ortalama alıcı kitlesi, son kullanıcıları, malın satın alınmasına ayrılan zaman, satışa sunulma kanalları ve biçimi, birinin diğerini ikame etmesi gibi faktörler etkili olacağı kabul edilmelidir. Mal ve hizmetlerin aynılığı, ilke olarak mal ve hizmetlerin aynı şekilde yazılmış, ifade edilmiş olmalarından kaynaklanmaktadır. Bununla birlikte, aynı mal ve hizmetin birden fazla isme sahip olması veya piyasada anıldığı isimle teknik, bilimsel, literatüre geçmiş isminin farklı olması veya yabancı dildeki isminin Türkçeye de geçmiş olması durumlarında da mal ve hizmetler farklı şekilde ifade edilmiş olsalar da aynı olarak kabul edilecektir. Benzer mal ve hizmetler ifadesi, ortalama tüketicilerce aynı (veya ilişkili) kaynaktan geldikleri varsayımıyla karıştırılma ihtimalinin konusu olabilecek mal ve hizmetleri içermektedir. Bu çerçevede, aynı (veya ilişkili) kaynaktan geldikleri varsayılabilecek ilişkili mal ve hizmetler de benzer mal ve hizmet tanımlamasının içeriğine girmektedir. Mal / hizmetlerin benzerliği veya ilişkilendirilebilir niteliği aşağıdaki durumlarda ortaya çıkabilir; Mal ve hizmetlerin kullanım amacı ve alanlarının benzerliği, Mal ve hizmetlerin kullanıcılarının benzerliği, Malların fiziksel görünümünün benzerliği, Mal ve hizmetlerin ticari pazara ulaşmasında kullanılan satış yollarının benzerliği, Mal ve hizmetlerin birbirleriyle rekabet eder nitelikte bulunmasından kaynaklanan benzerlik, Mal ve hizmetlerin birbirlerini tamamlayıcı nitelikte olmasından kaynaklanan benzerlik, Malların mağazalarda aynı reyonda veya rafta bulunmasından kaynaklanan benzerlik. Bu kapsamda, dava konusu marka ile davacı markasının kapsadığı mal/hizmetler karşılaştırıldığında, dava konusu marka kapsamında aynı/aynı tür ve benzer mal / hizmetler ile birlikte, kullanım amaçları, işlevleri ve birbirleri ile olan ilişkileri (alternatif veya tamamlayıcı olması) bakımından yapılan değerlendirmede, davaya konu markanın, 05. sınıfta yer alan mallarının, davacı yanın markasında aynı şekilde yer aldığı görülmüştür. Davaya konu markanın 35. sınıfında yer alan bir kısım hizmetler ile davacı yan markasında yer alan malları benzer da kabul etmiştir. Davacı yana ait marka sadece mal sınıflarında da tescile konu edilmiştir. Söz konusu emtia sınıfında yer alan mallar, aynı zamanda davaya konu markanın 35.05. alt sınıfı ile benzerlik taşımaktadır. Davaya konu markanın, hükümsüzlük istemine konu edilen 35.05. alt sınıfı, perakendecilik veya toptancılık şeklinde, müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için – tespit edilen - mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri şeklinde olup,mahkememizce davacının mal grubunda yer alan emtialar (özellikle; 05.01. sınıfta yer alan mallar) ile davaya konu markanın 35.05. alt sınıfında sayılan bir kısım malların benzer olduğu, bu noktada, mallar ile o malların satışına dair hizmetleri, birbirlerinin devamı niteliğinde olduğunu, bir ürünü üretenin o ürünü satmasının olağan kabul edilmesi gerektiğini, bu nedenle de söz konusu sınıfların benzer olduğu değerlendirilmiştir. Uygulamada da bu yönde birçok kararın mevcut olduğu, nitekim ....sayılı ilamında), “Bir ürünün marka sahibinin ürün satışı ile bu ürünle ilgili olarak mağazacılık hizmeti sunan kişiler, arzlarını aynı satış yerlerinde gerçekleştirmektedir. Aynı ürüne ilişkin olarak, ürün ve ürünün satışının gerçekleştiği hizmet arasındaki yakın bağlantı, bunların tamamlayıcı mal/hizmet olduğunu göstermektedir. Zira mağazacılık hizmeti ticaret markalı ürünlerin varlığı hâlinde söz konusudur. Bu itibarla her ne kadar ürün ile ürünün satış hizmeti aynı amaca hizmet etmese, aynı türde olmasa da bunlar tamamlayıcı oldukları için aralarında karıştırılma ihtimalinin bulunduğu kabul edilir. Markaların benzer olması durumunda mağazacılık hizmetlerinin sunulduğu mağaza ile burada satışı yapılan ürünlerin ticaret markası farklı kişilere ait olsa dahi tüketiciler mağazacılık hizmetinin ticaret markası sahibi tarafından verildiğini düşünebilir. Başka bir deyişle ticaret markasının ve mağazacılık hizmeti markasının farklı kişilere ait oldukları durumlarda, bunlara ilişkin işlemler farklı yerlerde yapılsa dahi, tüketiciler bunların aynı ticari işletmeye ait olduğunu düşünebilirler. Bu husus özellikle ticaret markasının kapsadığı ürünlerin, satış mağazalarında satılan ürünlerle ayniyet/benzerlik gösterdiği durumlarda söz konusu olur. Kişilerin markaların aynı kişiye ait olduklarını düşünmesi ise markanın menşei gösterme fonksiyonun zedelenmesine ve karıştırma ihtimaline yol açar” ifadelerine yer verilmiştir. Aynı şekilde, ....” kararında da belirli bir emtia ile söz konusu emtianın perakendeciliği hizmetinin emtia ile söz konusu emtianın sunumunun tamamlayıcı nitelik arz etmesi, dağıtım kanallarının aynı olması ve aynı tüketici kesimine hitap etmeleri nedeniyle benzerlik bulunduğu tespitini yapmıştır. İlgili tüketici kesiminin tespitine geçmeden önce, davalının itiraz aşamasında talep etmiş olduğu kullanım ispatı açısından da bir değerlendirme yapmıştır. Dosya kapsamından da görüldüğü üzere, marka başvurusuna yapılan itiraz üzerine davalı şirket vekili karşı görüş sunmuştur. Karşı görüşte, kullanım ispatı talep edilmiş, davacı şirket ise kullanım ispatına yarar beyanda bulunmuştur. İlk olarak, davacı yanın markasının 6769 s. SMK m.19/2 kapsamında olup olmadığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmamakla (davacı yanın markasının 20.08.2014 tarihli olduğu ve tescil tarihi üzerinden 5 yıllık sürenin geçtiği görülmekle); Davacı yanın 30.11.2023 tarihinde, ....sayılı dilekçesi ile müvekkilleri markasının kullanıldığına dair markanın kullanıldığı ürüne ait ürün bilgisi, kullanım talimatı, 2011 yılına ait ruhsatname örneği, söz konusu ruhsatname ile ilgili 2012-2019 yıllarına ait çeşitli şerhler, 2012 yılına ait satış izni örneği, kutu tasarım örnekleri, davacı şirketin ürünü sattığına dair, 2019-2023 yıllarına ait 28 ayrı fatura örneği sunmuş olduğu, faturaların incelenmesinde, davacı şirket tarafından düzenlenen faturalar olduğu, .... %5+%1,5+%1,5 Jel” şeklinde ürün adlarının yer aldığı, bu hali ile “jel” olarak davacı yan markasının ticari hayatta ciddi bir şekilde kullanıldığı, jelin bir ilaç türü olması karşısında, 2013 82406 tescil sayılı itiraz gerekçesi markanın, “ilaç” mallarında kullanımının ispatlandığı, taraf markaları arasında benzerlik tespit edilen 05. sınıf “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler.” malları açısından, söz konusu mallar arasındaki bağlantı ve tamamlayıcılık karşısında kullanım ispatı kapsamında benzerlik olduğunun kabul edilmesi gerektiği, davacı, itiraz aşamasında sadece 05. sınıftaki malların tescil başvurusunun reddini talep etmekle, hükümsüzlük istemine konu 35. sınıftaki hizmetler açısından bir değerlendirme yapılmamıştır. İlgili tüketici kesimi ile ilgili olarak ise; Somut olayda davaya konusu markanın, dava konusu edilen sınıflar 05. sınıfta yer alan mallar ile söz konusu malların 35.05. sınıf kapsamında satışı hizmetleridir. Somut olayda, çekişmeli olan sınıf genel olarak tıbbi / medikal / sağlık sektörüne ait ürünler ile söz konusu ürünlerin toptan ve perakende satışını içermekte olup, yapılan değerlendirmede de söz konusu mal ve hizmetler açısından bu malların alıcılarının, ortalama seviyedeki tüketicilere nazaran daha yüksek derecede bilince/ dikkate/ özene ve gözlem seviyesine sahip tüketiciler olduğu kabul edilmiştir. Uygulamada da; “5. sınıfın 1. alt grubunda yer alan mallar genel olarak farmasötik ürünler olup, Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırıldıktan sonra doktor tarafından reçetelenir ve eczacılar tarafından da yazılan reçetedeki teşhise göre hastaya verilir. Dolayısıyla .... yerleşik uygulaması gereği bu ürünlerin ortalama tüketicileri, doktorlar ve eczacılar olduklarından iltibas değerlendirmesinde, bu tüketicilerin bilinç düzeyleri gözetilmelidir. Diğer taraftan 5/2-7. sınıf ürünlerin alıcıları da belli uzmanlık seviyesine sahip, bilinç düzeyi yüksek tüketicilerdir.” tespitleri yer almaktadır (.....). Çekişmeye konu olan malların büyük bir kısmının, son tüketiciye sadece hazır ambalajlı, kutu içinde sunulan ürünler olduğu, etiketlenmesinin, sunumlarının, reklâmlarının sıkı kurallara tabi olduğu, farmasötik ürün / ilaç ve/veya ilaç benzeri ürünler olduğu, tüketicinin gündelik ihtiyaçlarının dışında daha ziyade, özel ihtiyaçlar nedeniyle kullanabileceği mallar olduğu, bu kapsamında tespit edilen ilgili tüketici kitlesinin, ortalama seviyedeki tüketicilere nazaran daha yüksek derecede bir bilince/dikkate/özene ve gözlem seviyesine sahip tüketiciler olduğu, söz konusu tüketicilerin, bu ürünleri satın alma kararını verdiği süreçte daha uzun vakit geçirmekte, muhtelif bilgi kaynaklarından bilgi sağlayarak/makul süreli bir araştırma yaparak yanlış / kullanışsız / hatalı ürün alma riskini azaltmaya çalışmakta, yani bir süre düşünüp değerlendirerek daha çok zahmete ve gayrete katlanarak satın alma kararını vermekte olduğu kabul edilmiştir. Ortalama tüketicinin seviyesinin tespit edilmesi markaların karıştırılması ihtimalinin değerlendirilmesinde de önem arz etmektedir. Ortalama tüketicinin dikkat düzeyi, mal ve/veya hizmetlerin türüne göre değişebilmektedir. Dolayısıyla bu noktadan hareketle, “ortalama tüketicinin” seviyesi, ilgili mal ve/veya hizmetlerin hangi tüketici kitlesine hitap ettiğinin tespit edilmesiyle bulunacaktır. Yukarıda da tespit edildiği üzere somut uyuşmazlık bakımından ilgili tüketici kitlesi dikkat seviyesinin, bir kısım mallar açısından yüksek diğer mallar açısından görece daha düşük düzeyde kaldığı kabul edilmiştir. Söz konusu tespit ile birlikte dikkat edilmesi gereken husus ise; marka hukukunda karıştırılma ihtimalinin varlığı, 6769 s. SMK’nın 6/1 maddesi uyarınca, “halk” nezdinde olmalıdır. Bir markanın diğer marka ile karıştırılma ya da iki marka arasında ilişki bulunduğu ihtimali, malın hitap ettiği uzman ya da satıcı nezdinde değil, halk nezdinde araştırılmalıdır. Dolayısıyla, markaların hitap ettiği tüketici ya da kullanıcı dikkate alınmak suretiyle, markaların bu kişiler nezdinde karıştırılıp karıştırılmayacağının değerlendirilmesi gerekmektedir. Yasada geçen “halk” tabiri amaca uygun şekilde “markayı taşıyan ürünlerin nihai tüketici kitlesi” olarak anlaşılmalıdır”. Benzerlikte görüşüne başvurulacak kişi markalı ürünün yöneldiği hedef kitleye mensup/makul derecede bilgilendirilmiş, makul derecede dikkatli ve makul derecede ihtiyatla değerlendirme yeteneğine sahip kişinin değerlendirmesidir. Sıklıkla atıf yapıldığı üzere, ilgili tüketici belirlenirken “ortalama tüketicinin dikkat düzeyinin mal veya hizmetlerin kategorisine göre çeşitlilik gösterdiği de akılda tutulmalıdır” (.... Çekişmeli malın ortalama tüketicisinin zihnindeki marka algısı da bu nedenle değerlendirmede dikkate alınmıştır Bütün bu hususlar uyarınca, iltibas ihtimali varlığının ilk şartı olan malların/hizmetlerin aynılığı/benzerliği kriterinin, somut uyuşmazlık açısından, dava konusu markanın, dava konusu edilen mal ve hizmetleri açısından sağlanmış olduğu, İkinci şart ise markaların karşılaştırılması tespit edilecektir. İnceleme Konusu Markaların/İşaretlerin Karşılaştırılması; Davaya konu marka ile davacı markası arasında aynı/benzer nitelikte mallar/hizmetler bulunmakla, işaretler karşılaştırılmıştır, Taraf markaları incelendiğinde, kelime markaları olduğu, markalarda ayırt edici başkaca unsurların bulunmadığı, davaya konu markada “...” ibaresinin, davacı yan markasında ise “solerat” ibaresinin yer aldığı, anlamsal / kavramsal olarak markalar incelendiğinde, taraf beyanlarından her iki markanın da ilaç emtiası üzerinde kullanıldığı / tescile konu edildiğinin görüldüğü, söz konusu ibarelerin etkin madde olmadığı, jenerik ibare olarak kabul edilmeyeceği, kavramsal / anlamsal olarak belli başlı diller içerisinde bir anlamlarının bulunmadığı, fonetik olarak yapılan karşılaştırmada, davacı yan markasının “....”, davalı yan markasının “...” şeklinde okunmalarının muhtemel olduğu, taraf markalarında benzer harf diziliminin yer aldığı iddia edilmişse de söz konusu dizilimin sınırlı olduğu, görsel olarak yapılan karşılaştırmada, taraf markalarında kelime unsuru dışında ayırt edici başkaca unsurun bulunmadığı, beyaz zemin üzerine siyah tonlarda tek satıra gelecek şekilde “...” ve “solerat” ibarelerini içerdiği, bir bütün olarak, anlamsal, görsel ve fonetik olarak yapılan inceleme sonucunda, davaya konu markanın, davacı yan markası ile aynı veya ayırt edilmeyecek kadar benzer olduğunun söylenemeyeceği, benzer olup olmadığı açısından yapılan tespitte ise her ne kadar taraf markalarında benzer harf dizilimi yer aldığı görülmüşse de, markaların ilaç emtiası için tescile konu edilmesi, etkin maddeden türetilmedikleri bu nedenle de markaları kavramsal olarak birbirlerinden uzaklaştırdığı, okunuşlarının da benzer kabul edilmeyeceği, taraf markalarında yer alan ibarelerin birbirlerinden netice itibari ile farklı olduğu, tescile konu edilmek istenen sınıfların “ilaç” emtiasına ilişkin olduğu, nihai kullanıcısının / tüketicisinin reçetesiz olsa dahi o ürünü doğrudan raftan almasının söz konusu olamadığı, nihai kullanıcının eczanede satılan ürünler açısından sözel veya reçetede yazılı olarak talebini eczacıya ve/veya eczane teknisyenine iletmesi gerektiği, bu hususun da, karşılaştırılan markalarda varsa bile sesçil açıdan benzerlik olup olmaması değil, markalarda yer alan ibareler arasındaki bir benzerlik olup olmamasını ön plana çıkardığı, sonuç olarak, nihai tüketicinin bu ürünleri marketten kendi bilgi ve bilinç düzeyiyle satın alamadığı, doktor aracılığı ile eczacı gibi bilgi ve bilinç seviyesi yüksek, uzman gözetiminde ürüne ulaşabildiği, bu sebeple hitap ettiği tüketici kesiminin, yüksek düzeyde bir teknik bilgisi ve uzmanlığı olan eczacılar tarafından yönlendirildiği, tüketicilerin taraf markaları arasındaki farklı anlayacakları, taraf markaları arasında ilk bakışta iltibasa meydan verecek bir benzerlikteki kullanımın bulunmadığı, taraf markalarının bu hali ile karıştırılma ihtimaline neden olabilecek derecede benzer olmadıkları, İşaretler arasındaki benzerlik değerlendirmesi, markanın türüne, yani şekil markası, sözcük markası, ses markası veya bunların karması olup olmamasına göre birçok farklı faktör açısından yapılacak değerlendirmeye bağlı olarak tespit edilebilmektedir. Benzerliğin tespiti, markanın türüne göre farklı unsurları esas almayı da gerektirebilmektedir. Tüketicinin taraf markalarını aynı anda ya da ayrı ayrı görmesi halinde, bu markaların ilişkili markalar olduğunu sanma tehlikesinin bulunmadığı, Netice itibariyle; TÜRKPATENT YİDK KARARININ İPTALİ AÇISINDAN; Davaya konu .... sayılı markanın, dava konusu edilen 5. sınıfta yer alan “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler.” mallarının, davacı yanın itirazına mesnet markasında yer alan mallar ile aynı nitelikte olduğu, Davalı şirketin itiraz aşamasında kullanım ispatı talep ettiği, yapılan incelemede, davacı yanın itiraza mesnet markası açısından "ilaç" emtiası ile ilgili kullanımın ispat edildiği, bu hali ile dava konusu edilen 5. sınıfta yer alan "İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. " sayılan malları da kapsayacak şekilde kullanım ispatında bulunduğu, HÜKÜMSÜZLÜK İSTEMİ AÇISINDAN; Davaya konu.... sayılı markanın, dava konusu edilen 5. sınıfta yer alan “İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler.” malları ile 35. sınıfta yer alan “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için İnsan ve hayvan sağlığı için ilaçlar, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal ürünler, tıbbi ve veterinerlik amaçlı kimyasal radyoaktif maddeler, ilaç ihtiva eden kozmetikler. mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri; (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir.)” hizmetlerinin, davacının davasına mesnet markasında yer alan mallar ile aynı / benzer nitelikte olduğu, Dava aşamasında kullanmama def’i ileri sürülmediği, hükümsüzlük istemi açısından bu yönde bir engel bulunmadığı, Davaya konu .... sayılı davalı şirket markası ile davacı şirketin itiraza ve davasına dayanak .... sayılı markası arasında 6769 s. SMK’nun 6/1. maddesi kapsamında ilişkilendirme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimali bulunmadığı ve davaya konu markanın tescil edilmiş olduğu, ....sayılı kararının yerinde olduğu iptali ve hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı sonuçlarına varılmış davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Davanın reddine, Alınması gereken 732,00.-TL harçtan, peşin alınan 615,40.-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 116,60.-TL maktu ilâm harcının davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davalı kurum ile şirket kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap olunan takdiren 55.000,00.-TL maktu ücreti vekâletin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, Davalı kurumun yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Davalı şirketin yapmış olduğu bir gider olmadığından bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına, Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), Dair, davacı vekili ile davalı kurum ve davalı şirket vekillerinin yüzlerine karşı, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde.... istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip e-imzalıdır
Hakim... e-imzalıdır