Diğer ·
2024/2746 E. 2026/795 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2024/2746
- Karar No
- 2026/795
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/2746
KARAR NO : 2026/795
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 17/09/2024
NUMARASI : 2023/333 Esas - 2024/634 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/05/2026
İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 06/05/2017 tarihinde sigortası bulunmayan ... plaka sayılı araç ile davalı ... Sigorta Şirketi'ne Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı ... plaka sayılı aracın çarpışması neticesinde meydana gelen trafik kazasında ... plaka sayılı araçta yolcu olarak bulunan müvekkili davacıların desteği ...'nın vefat ettiğini, kaza tespit tutanağı ile her iki araç sürücüsünün de kusurlu olduğunun belirlendiğini, Acıpayam Asliye Ceza Mahkemesi tarafından her iki sürücünün de cezalandırılmasına karar verildiğini, davacıların oğullarının ölümü ile desteğinden yoksun kaldıklarını, ... Sigorta Şirketi tarafından ... için 2.441,20 TL; ... için 2.586,80 TL ödeme yapıldığını, ödemenin eksik olduğunu beyanla fazlaya ilişkin değer artırım hakları saklı kalmak kaydıyla (HMK md. 107) her bir davacı yönünden ayrı ayrı 1.000,00-TL olmak üzere toplam 2.000,00 TL alacağın davalı sigorta şirketlerinden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Hesabu vekili cevap dilekçesinde özetle; Mahkemenin yetkisiz olduğunu, davanın zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını, müvekkilinin davacıya yapılan ödeme ile ... Hesabı Yönetmeliği'nin 15. maddesi uyarınca sorumluluğunun sona erdiğini, olayda hatır taşıması bulunduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan dava 2015/528 Esas 2018/202 Karar sayılı ilamı karara bağlanmış, karar Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26 Hukuk Dairesi'nin 2018/2225 Esas 2020/448 Karar sayılı ilamı ile, davalı ... Hesabı bakımından ileri sürülen yetki itirazının ön sorun olarak incelenerek karara bağlanması gerektiği, ... Hesabı yönünden Ankara Mahkemelerinin yetkili olmadığı, İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğu, yetki itirazında bulunan davalı yönünden dosyanın tefrik edilerek yetkisizlik kararı verilmesi gerektiği şeklindeki gerekçeyle kaldırılmış, akabinde Mahkemece dosya davalı ... Hesabı yönünden tefrik edilerek Ankara 4. ATM 2020/452 Esas sayılı dosyasında kayıtlanmış, 2020/526 Karar sayılı ilamı ile;
"HMK 116/1-a.m. delaleti ile 115/2.m. gereğince Mahkememizin yetkisizliği nedeni ile davanın usulden REDDİNE,
HMK 20.m. gereğince yetkisizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde dosyanın davaya bakmaya yetkili İstanbul Anadolu Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine", karar verdiği anlaşılmıştır.
Yetkisizlik kararı üzerine dosya İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/333 Esasına tevzi edilmiş, Mahkemece yapılan yargılama neticesinde;
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde; Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/217 Esas sayılı dosyasında yargılama sırasında alınan raporların hükme esas alındığı, 14.11.2016 tarihli kusura ilişkin bilirkişi raporunun incelenmesinde traktör sürücüsü ...'in %70, davalı sigortalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %20 ve davacıların desteğinin %10 kusurlu olduğunun bildirildiği, raporda vefat eden için kusur takdir edilmiş olduğundan hesap edilen tazminat miktarı üzerinden yeniden müterafik kusur indirimi yapılmadığı, davacı ...'nın yargılama devam ederken 20/03/2021 tarihinde vefat ettiği, bu nedenle ek rapor alındığı, ... Hesabının teminat sorumluluğu 60.000,00 TL olmakla, her bir davacı yönünden teminat limiti ile sınırlı sorumluluğunun; Anne ... yönünden, 6.570,62 TL, Baba ... yönünden 53.429, 38 TL olduğunun tespit edildiği, ceza dosyası beyanlarında tütün işi bitince eve dönmek üzere müteveffanın taşındığının sabit olduğu, davalı ... hesabının hatır taşıması indirim talebi dikkate alınarak aktüer bilirkişi tarafından hesaplanan tazminat miktarından % 20 hatır indirimi yapıldığı, tazminata dava tarihi olan 07.08.2015 tarihinden itibaren yasal faize hükmedildiği, hatır taşıması nedeniyle tazminattan indirilen miktar, yasal düzenlemelerden kaynaklanan takdiri indirim mahiyetinde olduğundan davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmediği, şeklindeki gerekçeyle;
-Yargılama sırasında vefat eden davacı ... yönünden davacının talebinin KISMEN KABULÜ İLE, ... lehine 5.256,50 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 07.08.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte anılan davalıdan tahsili ile Acıpayam Noterliğinin 31/10/2023 tarihli, ... yevmiye nolu Mirasçılık Belgesindeki payları oranında ilgili davacılara ödenmesine, Acıpayam Noterliğinin 31/10/2023 tarihli, ... yevmiye nolu Mirasçılık Belgelerinin işbu kararın eki sayılmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
-Davacı ... yönünden davacının talebinin KISMEN KABULÜ İLE, ... lehine 42.743,50 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 07.08.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte anılan davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İstinaf nedenleri; davacının eldeki kaza nedeniyle uğradığı zararların, zararı veren kişilerce karşılandığı, müvekkilinin sorumluluğunun kalmadığı, 03.10.2007 tarihinde yapılan anlaşmanın ibraname niteliğinde olduğu ve 2 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra zararın tazmini talebinde bulunulamayacağı, ıslah zamanaşımının dolduğu, davacı tarafça 2. Kez ıslah talebinde bulunulduğu, dosyada daha önce yetkisizlik kararı verildiği, yetkisizlik kararı öncesi verilen karara karşı yalnızca müvekkili Kurum tarafından istinaf yoluna başvurulduğu, müvekkili kurumun kazanılmış haklarına aykırı olacak şekilde sonra verilen ıslah dilekçesine göre karar verilemeyeceği, hesaplamada teknik faiz uygulanması gerektiği, araç sürücüsünün ehliyeti bulunmadığı, bu nedenle müterafik kusuru bulunduğu, takdir edilen tazminat miktarından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği, davacıya ... tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiği, müvekkili aleyhine verilen kararın yalnızca yasal faize ve dava ve ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilebileceği, takdiri indirim gerekçe gösterilerek davanın reddedilen bölümü üzerinden müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ve yargılama giderlerinin de kabul ret oranına göre belirlenmesi gerektiği, hesap raporunda kazaya sebep olan şahısların ödeme tarihindeki verilere göre hesaplama yapılmadığı, davaya konu kazaya ilişkin ifade tutanaklarında sürücü olarak ifadesi alınan kişinin aracı müteveffanın kullandığını beyan ettiği, kazaya karışan aracı kimin kullandığının tespit edilmesi gerektiği, aracın kullanan müteveffa ise davacıların tazminat talep etme hakkı bulunmadığı, yapılan ödemelerin tenzilinin gerektiği, sigorta şirketi tarafından anne için ödenen fazla bedelin baba için yapılan hesaptan tenzili gerektiği, bu nedenlerle mahkemece verilen kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesi gerektiğine yöneliktir.
Dava; trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.
(1) Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; eldeki davada uygulanması gereken uzamış ceza zamanaşımı süresinin 15 yıl olduğu ve belirsiz alacak davasında, zamanaşımı süresinin, tüm alacak için davanın açılması ile kesilmiş olduğu dikkate alındığında, dava tarihi olan 2015 tarihinde ve ıslah tarihi olan 20/05/2024 tarihi itibariyle 15 yıllık zamanaşımı süresinin geçirilmiş olmasının mümkün olmamasına; eldeki davanın HMK 107. Maddesi gereğince belirsiz alacak davası olarak açıldığı belirgin olduğundan davacının aynı davada 1 kez bedel artırımı ve 1 kez ıslah imkanı bulunuyor olmasına, müteveffanın sürücünün ehliyeti bulunup bulunmadığına dair bilgisinin bulunduğuna ya da sürücünün ehliyetinin bulunmadığına ilişkin hususun kaza tespit tutanağı ile belirsiz olması nedeniyle Mahkemece bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılmamış olmasında isabetsizlik bulunmamasına kaldı ki birden fazla müterafik kusur halinin bulunduğu durumlarda tek indirim yapılabileceği gözetildiğinde bu hususta hata olmamasına, dava dışı sigorta şirketi ... Sigorta Şirketi tarafından yapılan ödemenin düşük kusur oranı esas alınarak ödenmiş olduğu dolayısıyla aktüer bilirkişi raporu ile davalı sigorta şirketi tarafından dava açılmadan önce yapılan ödemenin yetersiz olduğunun tespit edilmiş olmasına, davalı sigorta şirketi yalnızca kendi kusur oranı ve poliçe limiti ile sorumlu tutulduğundan dava dışı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin tenzil edilmemiş olmasında hata bulunmamasına, , tazminat hesabının yargıtay içtihatlarında belirtildiği şekilde TRH 2010 yaşam tablosu kullanılarak ve progresif rant yöntemi uygulanarak yapılmış olmasına, Mahkemece hatır taşıması indirimi yapılmış olmasına ve takdiri indirim nedeniyle davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasında hukuka aykırılık bulunmamasına, meydana gelen trafik kazası iş kazası niteliğinde olmayıp ... tarafından rücuya tabi bir ödeme yapılmadığının belirgin olmasına, Acıpayam Asliye Ceza Mahkemesi 2007/209 Esas 2009/30 Karar sayılı dosyası ile ... plaka sayılı traktör sürücüsü ...'in traktör sürücüsü olduğu kabul edilerek cezalandırılmasına karar verildiği, kararın ... bakımından derecattan geçerek 12/12/2012 tarihinde kesinleştiği, bu haliyle kazanın ne şekilde gerçekleştiğine ilişkin maddi vakıanın kesinleştiği ve kesinleşen durumun hukuk hakimini bağlayacağı dikkate alındığında Mahkemenin de bu yönde kabulünde isabetsizlik bulunmamasına, haksız fiilden kaynaklanan davada kaza tarihinde muaccel olan tazminat alacağı nedeniyle davalı aleyhinde dava tarihi itibariyle yasal faize hükmedilmiş olmasında hata olmamasına göre davalı vekilinin bu hususlara temas eden istinaf taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
(2)Mahkemece kusura ilişkin aldırılan 14/11/2016 tarihli bilirkişi raporunda, "traktör sürücüsü ...'in %70 oranında, davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsü ...'in %20 oranında kusurlu olduğu, davacılar yakını müteveffa ...'nın ise, yolcu taşımasına uygun olmayan bir araca binip çamurluk üzerinde yolculuk yapmakla kendi can güvenliğini tehlikeye atmakla %10 oranında kusurlu olduğu" değerlendirilmesinin yapıldığı, hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda bu kusur raporu doğrultusunda tazminat hesabı yapıldığı, Yerel Mahkeme tarafından da 14/11/2016 tarihli kusur raporu hükme esas alınarak hüküm kurulduğu görülmekle, müteveffa traktörde yolcu olan ...'nın yolcu taşımasına uygun olmayan bir araca binip çamurluk üzerinde yolculuk yapmakla kendi can güvenliğini tehlikeye atmış olmasına ilişkin verilen kusurun trafik kazasının meydana gelmesinde etkili bir unsur olmadığı bu haliyle çamurluk üzerinde yolculuk yaptığından bahisle kusur verilemeyeceği, Mahkemece müteveffanın can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde yolculuk yapmasının meydana gelen zararı artırma noktasında etkili olup olmadığı değerlendirilerek müterafik kusur değerlendirmesinde etkili olabileceği gözetilmeden kazanın meydana gelmesinde kusur olarak kabul edilerek hüküm kurulması doğru değil ise de, davalı tarafın kusura ilişkin istinaf talebi bulunmadığından ve aleyhine bozma yapılamayacağından bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir.
(3)Yerel mahkemece müteveffanın can güvenliğini tehlikeye atacak şekilde yolculuk yapmasının meydana gelen ölüm olayında müterafik kusuru bulunduğu kabul edilerek maddi tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekmekte ise de, kusur değerlendirilmesi yapılırken müterafik kusura ilişkin husus %10 oranında kusur kabul edilerek indirime konu edildiğinden, kesinleşen kusur oranlarına dokunmadan %10 oranında müterafik kusur indirimi yapılmadan karar verilmesi doğru görülmemiştir. Davalı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerindedir.
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf nedenlerinin HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince esastan reddine, (3) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, ne var ki Dairemizce tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, taraflar yararına oluşan usuli kazanılmış haklara dokunulmaksızın, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davacılar lehine hükmedilecek tazminattan %10 müterafik kusur indirimi yapılarak, takdiri indirim nedeniyle reddedilen miktar yönünden davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına dair yeniden esas hakkında karar vermek gerektiği, sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,
1/İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/09/2024 tarih ve 2023/333 Esas - 2024/634 Karar sayılı kararına karşı davalı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜNE,
a/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından yatırıldığı anlaşılan 819,72-TL nispi istinaf karar ve ilam harcının talep halinde davalıya iadesine,
b//İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,
c/İstinaf yasa yoluna başvuran taraflar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin takdiren yapan üzerinde bırakılmasına,
2/İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17/09/2024 tarih ve 2023/333 Esas - 2024/634 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
a/Yargılama sırasında vefat eden davacı ... yönünden davacının talebinin KISMEN KABULÜ İLE, ... lehine 4.730,85 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 07.08.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte anılan davalıdan tahsili ile Acıpayam Noterliğinin 31/10/2023 tarihli, ... yevmiye nolu Mirasçılık Belgesindeki payları oranında ilgili davacılara ödenmesine, Acıpayam Noterliğinin 31/10/2023 tarihli, ... yevmiye nolu Mirasçılık Belgelerinin işbu kararın eki sayılmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
b/Davacı ... yönünden davacının talebinin KISMEN KABULÜ İLE, ... lehine 38.469,15 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 07.08.2015 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte anılan davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
c/Karar harcı 2.950,99-TL 'nin davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
ç/Davacı tarafından yatırılan 120,00- TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine
d/Davacı tarafından yapılan 730,00- TL tebligat ve müzekkere gideri, 1.000,00- TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.730,00-TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
e/Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
f/Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3/Taraflarca yatırılan gider avanslarından arta kalanının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; HMK'nın 361. madde hükmü uyarınca; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.06/05/2026