Diğer ·
2023/179 E. 2026/75 K.
- Mahkeme
- Diğer
- Esas No
- 2023/179
- Karar No
- 2026/75
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 4. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/179 Esas KARAR NO :2026/75
DAVA:Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini DAVA TARİHİ: 22/09/2021 KARAR TARİHİ:17/06/2026
Mahkememizde görülmekte bulunan Fikir Ve Sanat Sanat Eseri Sahipliğinden Kaynaklanan Haklara Tecavüzün Ref'i, Önlenmesi Ve Tazmini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; müvekkilinin 1949 yılından bu yana sinema sektöründe faaliyet gösterdiğini, davaya konu "..." isimli filmin ise 1968 yılında sahibi bulunduğunu, ... ... isimli şirketi ile yapımcılığını üstlendiğini, bu sebeple söz konusu filme ait tüm hakların sahibinin müvekkili olduğunu, söz konusu filmin negatif kopyasının, arşivlenmek ve muhafaza edilmesi bakımından davalı kuruma teslim edildiğini ve halen davalı bünyesinde olduğunu, müvekkilinin davalı kurumdan filmin negatif kopyasını talep ettiğini, hak sahipliğine ilişkin tüm belgelerin davalı kuruma ibraz edilmesine rağmen negatif kopyaların verilmediğini belirterek, 1968 yılı yapımı "..." isimli filmin negatif kopyasının müvekkiline iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, ... ... mirasçısı ...'nun ... ... Prof. ... ... Müdürlüğüne vermiş olduğu dilekçede ve .... Noterliğinin 20/04/2021 tarihli ... numaralı İhtarnamesinde özetle filmin negatif kayıtlarının rızası ve bilgisi dahilinde filmin arşivden çıkartılması durumunda kurum yetkililerini sorumlu tutacağını belirttiklerini, müvekkili Üniversite tarafından yapılan iş ve işlemlerin usul ve mevzuata uygun olarak yapıldığını belirterek, davanın ...'ya ihbarına, davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafından verilen cevap dilekçesinde, görevli mahkemenin Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi olmadığından bahisle davanın esastan reddi talep edilmişse de davalı tarafından ileri sürülen görevsizlik iddialarının haksız ve hukuka aykırı olduğunu ve dava konusu "..." isimli filmin bir sanat eseri olduğunu, işbu dava ile talep edilen hususun aslında müvekkillerinin "..." filmi üzerindeki hak sahipliğine dayandığı göz önüne alındığında Mahkemenizin görevli mahkeme olduğu açıkça görüleceğini, bu bakımdan, davalının usule ilişkin itirazlarının reddi gerektiğini, davalı vekili tarafından, dava dışı ... ... mirasçısı ...'nun başvuru dilekçesine nazaran, filmin %50 kısmında hak iddiasına karşılık bu hususta yasal bir yola başvurmadığını, keza Kültür ve Turizm Bakanlığı nezdinde de söz konusu filmin müvekkillerine ait yönünde sahiplik belgesinin bulunduğu açıkça belli olmakla; davalı Kurumun bu hususta muarıza yaratacak şekilde bu olayda taraf olmasının gerekmediğini, zira Kültür ve Turizm Bakanlığı nezdinde hak sahibi olan müvekkillerine evvelce verilen yazı çerçevesinde filmin verilmesi gerektiği halde müvekkillerinin filmin hak sahibi olduğu konusunda kendisini ispata davet etmesi dahi yasal olmadığını, davanın kabulü ile, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin ikinci cevap dilekçesinde özetle; davanın görevli mahkeme açılmamış olduğunu, bu husustaki itirazımız tekrar ettiklerini, davanın görevsizlik sebebiyle reddini talep ettiklerini, öncelikle davanın ... ... mirasçısı olan ...'ya ihbar edilmesini talep ettiklerini, öncelikle davanın üçüncü şahıs ... ... mirasçısı ...'ya ihbar edilmesini, davanın hem usuli hem de esasa ilişkin sebeplerden reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını karar verilmesini talep etmiştir. 03.02.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle, Rapor içerisinde yapılan açıklamalar çerçevesinde Sayın Mahkemenin ... ... Rektörlüğü'nden filmin negatif kopyasının dijital ortama aktarılması ve bilirkişi heyetemizin incelenmesine izin verilmesi veya negatif kopyanın Üniversite imkanları dahilinde projeksiyon vb. araçlarla bilirkişi heyetimiz tarafından izlenmesine imkan sağlanmasına karar vermesi halinde, internetteki dijital kopyasında düşük ve bozuk çözünürlük nedeniyle okunamayan ... jeneriğindeki "Yapımcı" unvanının kime ait olduğu tespit edilerek hak sahipliğine ilişkin değerlendirme yapılması mümkün olduğu yönünde görüş ve kanaatlerini sunmuşlardır. 01.09.2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle, Rapor içeriğinde ayrıntıları açıklanan tespit ve değerlendirmeler sonucunda nihai takdir Sayın mahkemenize ait olmak üzere; dava konusu ... jeneriğinde yapımcı olarak davacının isminin yer aldığının tespiti karşısında, FSEK m. 81/2 paragraf 3 hükmü uyarınca davacının dava konusu filmin yapımcısı olduğunu, dava dosyasında rapor içeriğinde irdelenen delillerin bir bütün olarak birlikte değerlendirilerek ihbar olunan tarafından kök rapora itiraz dilekçesinin ekinde sunulan “Anlaşma” başlıklı belgenin FSEK m. 81/2 paragraf 3’teki davacının ... filminin yapımcısı olduğu yönündeki karinenin aksini, bir diğer ifadeyle, müteveffa ... ...’ın da davacıyla birlikte ... filminin yapımcısı olduğunu ispat etmeye elverişli olup olmadığının hukuki değerlendirmesinin Sayın Mahkemenize ait olduğu yönünde görüş ve kanaatlerini sunmuşlardır. KANAAT VE GEREKÇE Dava, 1968 yılında meydana getirilen “...” isimli sinema filmine ait, davalı ... ... bünyesinde bulunan negatif ... materyalinin davacıya teslimi istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık; dava konusu filmin yapımcısı ve filmin meydana getirildiği tarihte yürürlükte bulunan 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu hükümleri anlamında “imal ettireni”nin kim olduğu, davacının ... ve dava konusu negatif materyal üzerindeki hak sahipliğinin bulunup bulunmadığı, ... ... ile davacı arasında düzenlendiği ileri sürülen 24.08.1968 tarihli “Anlaşma”nın bu hak sahipliğine etkisi ve davalı kurum nezdinde muhafaza edilen negatif materyalin davacıya tesliminin gerekip gerekmediği noktalarında toplanmaktadır. Dava konusu “...” isimli sinema filminin 1968 yılında meydana getirildiği konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sinema eserlerinde eser sahipliği sistemi 5846 sayılı FSEK'te zaman içerisinde değiştirilmiş olup, 4110 sayılı Kanun ile yapılan ve 12.06.1995 tarihinde yürürlüğe giren değişiklikten önce meydana getirilen sinema eserleri yönünden sonraki tarihli birlikte eser sahipliği sisteminin geçmişe etkili şekilde uygulanması mümkün değildir. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 20.06.2017 tarihli, 2016/5052 Esas ve 2017/3883 Karar sayılı kararında, 12.06.1995 tarihinden önce yapımına başlanan sinema filmleri yönünden 5846 sayılı Kanun'un değişiklikten önceki 8. maddesi uyarınca sinema eserinin sahibinin onu imal ettiren kişi olduğu, 1995 yılında yönetmen, özgün müzik bestecisi, senaryo ve diyalog yazarlarının eser sahibi sayılmasına ilişkin olarak getirilen sistemin FSEK Ek 2. maddesi karşısında önceki filmlere uygulanamayacağı kabul edilmiştir. Bu nedenle somut uyuşmazlıkta ... ... “...” filminin yönetmeni ve senaryo yazarı olmasının, tek başına ve doğrudan doğruya, 1968 yılında meydana getirilen ... üzerinde günümüzdeki FSEK m.8/3 anlamında birlikte eser sahipliği veya dava konusu negatif materyal üzerinde yarı oranında mülkiyet hakkı doğurduğunun kabulü mümkün değildir. Çözülmesi gereken öncelikli husus, filmi ekonomik ve organizasyonel olarak imal ettiren/yapımcı sıfatının kime ait olduğudur. Dosya kapsamındaki deliller ayrı ayrı değil, HMK'nın 198. maddesi gereğince bir bütün hâlinde değerlendirildiğinde, davacı ... Sarıcıoğlu'nun “...” filminin yapımcısı ve yapıldığı dönem itibarıyla filmi imal ettiren kişi olduğunun yeterli ve birbirini doğrulayan delillerle ispatlandığı kanaatine varılmıştır. Mahkemece alınan 03.02.2025 tarihli bilirkişi raporunda, uyuşmazlığın çözümü bakımından ... jeneriğindeki yapımcı bilgisinin tespit edilmesinin gerektiği belirtilmiş; internet ortamındaki nüshanın görüntü kalitesinin yetersiz olması nedeniyle davalı kurumda bulunan ... materyalinin doğrudan incelenmesi gerektiği bildirilmiştir. Bu doğrultuda 03.06.2025 tarihinde davalı Üniversite bünyesinde yapılan yerinde incelemede, dava konusu filmin jeneriğinde açıkça “... ... – ...oğlu” ibaresinin bulunduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi heyeti, filmin meydana getirildiği 1968 yılında yapımcının jenerikte mutlaka “yapımcı” veya “prodüktör” sözcüğüyle gösterilmesinin mutat olmaması da gözetildiğinde, bu ibarenin filmin yapımcısının ... ... ve bunun arkasındaki kişinin ...oğlu olduğunu gösterdiği sonucuna ulaşmıştır. Söz konusu jenerik kaydı tek başına bırakılmış bir delil olmayıp, dosyadaki dönemsel ve resmî belgelerle de doğrulanmaktadır. ... ... Arşivi tarafından düzenlenen ve ... ... ... ilişkin katılma belgesinde, “...” filminin yönetmeni ve senaryocusu ... ... olarak gösterilirken “Yapımcısı: ...oğlu” kaydına açıkça yer verilmiştir. Aynı belgenin alt bölümünde ...oğlu'nun “yukarıda adı geçen filmin yapımcısı olarak” ... materyalini ... ... Arşivi/Festival Komitesine teslim ettiği anlaşılmaktadır. Bu belgenin filmin meydana getirildiği döneme son derece yakın tarihli olması, taraflar arasındaki güncel uyuşmazlıktan onlarca yıl önce düzenlenmiş bulunması ve davacının sıfatının yönetmen ve diğer ... çalışanlarından ayrı olarak açıkça “yapımcı” şeklinde belirtilmesi karşısında, belgenin yüksek ispat değerine sahip olduğu kabul edilmiştir. Nihayet Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğünün Mahkememize gönderdiği 13.02.2026 tarihli yazıda, Telif Hakları Otomasyon Sistemi'nde yapılan sorgulama sonucunda davacı ...'nın “...” isimli filmin son hak sahibi olduğu belirtilerek kayıt-tescil belgesi ve devir sözleşmesi dosyaya gönderilmiştir. Tüm bu delillerin birbirinden bağımsız kaynaklardan gelmesine rağmen aynı kişiyi işaret etmesi karşısında, davacının “...” filmini imal ettiren/yapımcı kişi olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
İhbar olunan tarafından dosyaya sunulan .... Noterliğinin 24.08.1968 tarih ve ... yevmiye numarasını taşıdığı belirtilen “Anlaşma” başlıklı belgede; ...oğlu ile ... ... “... ...” adıyla bir ortaklık kurdukları, 500 TL olarak belirlenen sermayenin tamamının ...oğlu tarafından karşılandığı, ... ... ise ortaklığa emek, bilgi ve tecrübesini koyduğu, kâr ve zararın eşit olarak paylaşılacağı ve ortaklığın ilk filminin “...” olduğu hususlarının yer aldığı görülmektedir. Öncelikle, anılan belgeden hareketle ... ... ... filmi üzerindeki yapımcılık veya imal ettiren sıfatının davacıyla yarı yarıya paylaşıldığı sonucuna varılamaz. Sözleşmede taraflar arasındaki ekonomik ilişkinin, sermaye ve emek katkısının ve elde edilecek kâr ile zararın nasıl paylaştırılacağının düzenlenmiş olması ile FSEK anlamındaki eser sahibi/yapımcı sıfatı aynı hukuki kavramlar değildir. Her ne kadar bir eser üzerindeki fikrî hak sahipliği ile eserin somutlaştığı maddi nüshanın mülkiyeti hukuken birbirinden farklı ise de, bu ayrım somut olayın özellikleri dikkate alınmaksızın, yapımcı tarafından meydana getirilen filmin üretim sürecinin asli ... materyali üzerindeki hak sahipliğinin davacıdan bağımsız olduğu sonucunu doğurmaz. Somut olayda davacı yalnızca soyut olarak “...” isimli eser üzerindeki mali haklara dayanmış değildir. Davacının filmi imal ettiren ve yapımcısı olduğu; filmin kendi jeneriği, filmin meydana getirildiği döneme yakın ... ... Arşivi belgesi, 1969 tarihli ceza yargılaması, 1993 tarihli Bakanlık kayıtları, sonraki kayıt ve devir belgeleri ve 2026 tarihli Bakanlık yazısı ile birbirini tamamlayan biçimde ortaya konulmuştur. Davalı tarafça ise dava konusu negatif materyalin mülkiyetinin Üniversiteye geçtiğini gösteren satış, bağış, devir, terk veya sair bir ayni hak kazandırıcı hukuki işlem ortaya konulamamıştır. Aynı şekilde, negatifin ... ... tarafından meydana getirildiği, satın alındığı, arşive kendisi tarafından malik sıfatıyla teslim edildiği veya mirasçılarına intikal eden bağımsız bir mülkiyet hakkının konusu olduğu yönünde somut bir belge bulunmamaktadır. ... ... mirasçısının daha sonraki tarihte davalı kuruma ihtar göndermiş olması da tek başına ayni hak doğurmayacağı gibi, mevcut dönemsel deliller karşısında üstün hak sahipliğinin kanıtı olarak kabul edilemez. Dava konusu ... materyalinin uzun yıllar boyunca bir ... arşivinde bulunması da tek başına arşiv kurumuna mülkiyet kazandırmaz. Bir ... materyalinin koruma, saklama ve arşivleme amacıyla bir kuruma bırakılması ile o materyalin mülkiyetinin kuruma devri farklı hukuki işlemlerdir. Somut olayda davalı Üniversite, elindeki materyalin mülkiyetini hangi hukuki işlemle kazandığını ortaya koyamamış; buna karşılık davacı, filmin meydana getirilmesinden itibaren kendisini yapımcı ve imal ettiren olarak gösteren, yaklaşık altmış yıllık döneme yayılan ve birbirini teyit eden bir delil zinciri sunmuştur. Dosyamızda yapılan yargılama sırasında alınan ek bilirkişi raporunda da söz konusu jenerik kaydı ve diğer dosya delilleri birlikte değerlendirilerek davacının filmin yapımcısı olduğu kanaatine varılmıştır. Bu deliller karşısında, davalı veya ihbar olunan tarafından davacının yapımcılık ve imal ettiren sıfatını ortadan kaldıran yahut dava konusu negatif üzerinde davacıdan üstün bir ayni hak bulunduğunu gösteren yeterli karşı delil sunulamamıştır. Açıklanan tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile davalı ... ... bünyesinde bulunan “...” isimli filme ait dava konusu negatif ... materyalinin davacıya teslimine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere, 1-Davanın KABULÜ ile, 2- Davalı tarafın davacı tarafa ait eseri izinsiz kullanmak suretiyle FSEK'ten kaynaklı haklarını ihlal ettiğinin TESPİTİ ile, 1968 yılı yapımı "..." isimli filmin negatif kopyasının davacıya verilmesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca hesap olunan 732,00-TL karar harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacı yararına hesap olunan 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan: 5.939,55-TL posta gideri, 14.000,00-TL bilirkişi ücreti ve 118.60-TL harç (peşin+başvuru) olmak üzere toplam 20.058,15-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Yatırılan gider avanslarından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair davacı ve davalı ve ihbar olunan vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/06/2026
Katip ...
Hakim ...