Danıştay · Danıştay
Danıştay 2025/170 E. 2025/437 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2025/170
- Karar No
- 2025/437
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2025/170 Karar No : 2025/437
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR): 1- ... 2- ... Başkanlığı VEKİLİ: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Odası (... Şubesi) VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesinin 01/10/2024 tarih ve E:2022/967, K:2024/5092 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Ankara ili, Mamak ilçesi, ... Mahallesi, ... parsel, ... Mahallesi, ... parsel ve ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlara yönelik Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanan ve 23/10/2020 tarih ve 31283 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 22/10/2020 tarih ve 3133 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararı ile kabul edilen 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planına askıda yapılan itirazlar sonucu alınan 21/06/2021 tarih ve 4101 sayılı Cumhurbaşkanı kararına askıda yapılan itirazların sonucunda hazırlanan 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği, 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planı değişikliklerinin onayına ilişkin 03/12/2021 tarih ve 31678 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 02/12/2021 tarih ve 4882 sayılı Cumhurbaşkanı Kararının iptali istenilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 01/10/2024 tarih ve E:2022/967, K:2024/5092 sayılı kararıyla; dosyadaki bilgi ve belgeler ile yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, Usul yönünden; Uyuşmazlık konusu çevre düzeni planı ve imar planlarının Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığının ilan panosunda 16/12/2021-14/01/2022 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, davacı tarafından son askı tarihini izleyen 30 günlük süre içinde 11/02/2022 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu, İmar planlarına karşı açılan davalarda ifa ettikleri meslek ve sanat açısından şehirleşme ve dolayısıyla imar faaliyetleriyle çok yakından ilgileri bulunan mimarların oluşturduğu oda ve şubelerin de birlikler gibi doğrudan dava açabileceğinin kabul edildiği, bu bakımdan, TMMOB Mimarlar Odası Ankara Şubesinin; imar planlarının mevzuata, planlama esaslarına, şehircilik ilkelerine ve kamu yararına aykırı olduğu iddiasına dayalı olarak kendi kuruluş amacı doğrultusunda dava açma ehliyetine sahip olduğu, Esas yönünden; İmar planlarının, planlanan yörenin bugünkü durumunun, olanaklarının ve ilerideki gelişmesinin gerçeğe en yakın şekilde saptanabilmesi için coğrafi veriler, beldenin kullanılışı, donatımı ve mali bilgiler gibi konularda yapılacak araştırma ve anket çalışmaları sonucu elde edilecek bilgiler ışığında, çeşitli kentsel işlevler arasında var olan ya da sağlanabilecek olanaklar ölçüsünde en iyi çözüm yollarını bulmak, belde halkına iyi yaşama düzeni ve koşulları sağlamak amacıyla kentin kendine özgü yaşayış biçimi ve karakteri, nüfus, alan ve yapı ilişkileri, yörenin gerek çevresiyle ve gerekse çeşitli alanları arasında olan bağlantıları, halkın sosyal ve kültürel gereksinimleri, güvenlik ve sağlık ile ilgili konular bir bütün halinde dikkate alınarak hazırlanması gerektiği, Özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerde ilgili kuruluşlardan gerekli görüş alınmak suretiyle her ölçekteki imar planı değişiklikleri yapmak Özelleştirme İdaresi Başkanlığının yetkisi dahilinde olmakla beraber, bu plan ve plan değişikliklerinin çevre ve imar bütünlüğünü bozmayacak şekilde yapılması gerektiği, Uyuşmazlık konusu alanın 4.822.086,90 m2 büyüklüğünde, hali hazırda herhangi bir ulaşım sistemine bağlantısı olmayan boş bir alan olduğu, alanın yaklaşık 1/4'ünün üniversite alanı olarak planlandığı ve imar planlarında baskın biçimde üniversite alanı ve etrafında konut ve sosyal donatı alanları öngörüldüğü, üniversite alanı planlamasının stratejik öneme sahip bir plan kararı olduğu, ancak alanın üniversite alanı olarak planlanmasında esas alınan tek ölçütün Mamak Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planı kararı olduğu, bölgenin 'üniversite alanı' olarak planlanmasına yönelik Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının herhangi bir talebinin olmadığı, buna ilişkin Kuruldan görüş alınmadığı, ayrıca dava dışı Mamak Belediye Başkanlığı tarafından alanın uygulama imar planında üniversite alanı ayrılma gerekçesinin sorulması ve bu hususa ilişkin bilgi ve belgelerin istenilmesi üzerine herhangi bir bilgi ve belgenin dosyaya sunulmadığı, Bu durumda, üniversitenin sadece kente değil tüm ülkeye hizmet edecek kamusal nitelikte bir kullanım olması nedeniyle, bir yerin ''üniversite alanı'' olarak planlanabilmesi için; öncelikle bu yerin büyüklüğü, yerleşim yerlerine göre konumu, ulaşım imkanları, bu alana bölge ve ülke genelindeki ihtiyaç durumu gibi birçok hususta çok yönlü ve geniş çaplı analiz, etüt ve araştırma yapılması, yükseköğretim planlamasını yapan Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'ndan da bu hususta görüş alınması gerektiği halde plan açıklama raporunda, söz konusu analiz, etüt ve araştırmaların yapıldığını ortaya koyan hususlara yer verilmediği, anılan Kurul'un görüşünün alınmadığı, ilçe belediyesinin bu talebinin dayanağının ne olduğunun ve bu yerin hangi ölçütlere göre ''üniversite alanı'' olarak seçildiğinin açıklanmadığı, plan değişikliğinin hazırlanması sırasında yeni bir araştırma yapılmadığı, ''eskimiş'' verilere dayanılarak plan kararları üretildiği, güncel verilerin toplanmadığı, çevre düzeni planından başlayarak yapılan dava konusu plan değişiklikleri ile alana getirilen hakim kullanım kararı olan üniversite alanının dayanağının bulunmadığı, Öte yandan yapılaşmamış ve kentten kopuk, erişim koşulları son derece sınırlı bir alanın meskun konut alanı olarak planlandığı, kentin bu noktasında yeşil alanların kaldırılarak yapılaşmaya açılmasının gerekçelerinin plan açıklama raporlarında ortaya konulmadığı, planlanan alanın kentin iki büyük ana arteri arasında kaldığı ve kentten kopuk olduğu, bu ana arterlerin davaya konu alanın yakın çevresiyle bütünleşmesini engelleyen bariyerler olduğu, bu alana ulaşımın nasıl sağlanacağı ve kent merkezi ile nasıl bütünleştirileceğine yönelik plan raporlarında bir açıklama olmadığı, bu durumun da dava konusu planlar için büyük bir eksiklik olduğu, Ayrıca dava konusu 1/25.000 ölçekli nazım imar planında kentsel meskun alan üzerine bir tarama yapılarak meskun alan ile iç içe bir madencilik faaliyet sahası tanımlandığı, bu alanın yerleşik alan olmadığı, bu durumda madencilik faaliyetlerinin devam edeceği yerler belirlenerek imar planlarında yaşam alanlarıyla madencilik alanları arasında belli mesafeler planlanarak koruma kuşakları ve geçiş tampon bölgeler oluşturulmadığı, dolayısıyla bir yaşam alanıyla madencilik sahasının iç içe planlanması sonucu sağlıksız yaşam alanları yaratılmasının uygun olmadığı, Bu itibarla, dava konusu planların şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, uyuşmazlık konusu parsellerin özelleştirme kapsam ve programına alınmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Özelleştirme Yüksek Kurulu kararına karşı açılmış bir davanın bulunmadığı, önceki imar planları yargı kararıyla iptal edildiğinden, plansız kalan alana ilişkin plan yapma zorunluluğunun doğduğu, Mamak Belediye Başkanlığı ile toplantılar yapılarak alana ilişkin fonksiyon ve yapılaşma şartlarının belirlendiği, dava konusu çevre düzeni planı değişikliğinin hazırlık ve onaylanma sürecinde 2017 onay tarihli 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planının yürürlükte olduğu, tüm ölçeklerde planlar arası bütünlüğün ve kademeli birlikteliğin sağlandığı, 2017 onay tarihli 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında da alanın üniversite alanı olarak planlandığı, dava konusu çevre düzeni planı değişikliğinde de mevcut çevre düzeni planında bölgeye getirilen üniversite alanı kullanımının dikkate alındığı, çeşitli üniversitelerden bu alanda üniversite yerleşkesi yapılmasına ilişkin taleplerin olduğu, şehrin içerisinde kampüs niteliğinin sağlanabileceği alanların bulunmadığı, Cumhurbaşkanlığının plan onaylama yetkisi sadece özelleştirme kapsam ve programına alınan taşınmazlarla sınırlı olduğundan, bu kapsamda olmayan taşınmazların plan sınırına dahil edilemediği, alanın sadece %18,14'lük bölümün konut ve ticaret kullanımına ayrıldığı, planların çevre ile uyumlu, ulaşım sistemini bozmayacak şekilde hazırlandığı, temyize konu kararın bozulmasına ve davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 20/A maddesi uyarınca gereği görüşüldü: Üye ...'in; Anayasa'nın 135. maddesine göre kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve üst kuruluşlarının, belli bir mesleğe mensup olanların müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetlerini kolaylaştırmak, mesleğin genel menfaatlere uygun olarak gelişmesini sağlamak, meslek mensuplarının birbirleri ile ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini ve ahlakını korumak maksadı ile kanunla kurulan kamu tüzel kişilikleri olduğu ve bu meslek kuruluşlarının, kuruluş amaçları dışında faaliyette bulunamayacağı esasları göz önünde bulundurulduğunda, davacı Oda'nın, dava konusu işlemlerin iptalini istemekte hukuken korunması gereken bir menfaatinin bulunmadığı yönündeki usule ilişkin oyuna karşılık, davacı Oda'nın ehliyetli olduğuna oyçokluğu ile karar verilerek işin esasına geçildi.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddine, 2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin Danıştay Altıncı Dairesinin temyize konu 01/10/2024 tarih ve E:2022/967, K:2024/5092 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 26/02/2025 tarihinde esasta ve usulde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY X- 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 5. maddesinde nazım imar planı; varsa bölge planlarının mekâna ilişkin genel ilkelerine ve varsa çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklüklerini, nüfus yoğunlukları ve eşiklerini, ulaşım sistemlerini göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, plan hükümleri ve raporuyla beraber bütün olan plan olarak, uygulama imar planı ise; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmış, 6. maddesinde, mekânsal planların, kapsadıkları alan ve amaçları açısından mekânsal strateji planlarına uygun olarak; “çevre düzeni planları” ve “imar planları” kademelerinden oluşacağı, imar planlarının ise nazım imar planı ve uygulama imar planı olarak hazırlanacağı, her planın bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanacağı hüküm altına alınmıştır. Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği'nin 4. maddesinin "Tanımlar" başlıklı 1. fıkrasının (c) bendinde, "Çevre düzeni planı: Varsa mekânsal strateji planlarının hedef ve strateji kararlarına uygun olarak orman, akarsu, göl ve tarım arazileri gibi temel coğrafi verilerin gösterildiği, kentsel ve kırsal yerleşim, gelişme alanları, sanayi, tarım, turizm, ulaşım, enerji gibi sektörlere ilişkin genel arazi kullanım kararlarını belirleyen, yerleşme ve sektörler arasında ilişkiler ile koruma-kullanma dengesini sağlayan 1/50.000 veya 1/100.000 ölçekteki haritalar üzerinde ölçeğine uygun gösterim kullanılarak bölge, havza veya il düzeyinde hazırlanabilen, plan notları ve raporuyla bir bütün olarak yapılan planı, (...) ifade eder." kuralına, 26. maddesinde, "İmar planı değişikliği; plan ana kararlarını, sürekliliğini, bütünlüğünü, sosyal ve teknik altyapı dengesini bozmayacak nitelikte, kamu yaran amaçlı, teknik ve nesnel gerekçelere dayanılarak yapılır." kuralına yer verilmiştir. 3194 sayılı Kanun'un 9. maddesinin 2. fıkrasında, "Belediye hudutları ve mücavir alanlar içerisinde bulunan ve özelleştirme programına alınmış kuruluşlara ait arsa ve arazilerin, ilgili kuruluşlardan gerekli görüş, (Belediye) alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak imar tadilatları ve mevzi imar planlarının ve buna uygun imar durumlarının Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca hazırlanarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak suretiyle yürürlüğe girer ve ilgili Belediyeler bu arsa ve arazilerin imar fonksiyonlarını 5 yıl değiştiremezler. İlgili belediyeler görüşlerini onbeş gün içinde bildirir." hükmüne, ek 3. maddesinde, "Özelleştirme programındaki kuruluşlara ait veya kuruluş lehine irtifak ve/veya kullanım hakkı alınmış arsa ve araziler ile özel kanunları uyarınca özelleştirilmek üzere özelleştirme programına alınan arsa ve arazilerin, 3621 sayılı Kıyı Kanunu veya 2634 sayılı Turizmi Teşvik Kanunu kapsamında kalan yerler dahil olmak üzere genel ve özel kanun hükümleri kapsamında yer alan tüm alanlarda imar planlarını yapmaya ve onaylamaya yetkili olan kurum veya kuruluşlardan görüş alınarak çevre imar bütünlüğünü bozmayacak her tür ve ölçekte plan, imar planı ile değişiklik ve revizyonları müellifi şehir plancısı olmak üzere Başbakanlık Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca yapılarak veya yaptırılarak Özelleştirme Yüksek Kurulunca onaylanmak ve Resmi Gazetede yayımlanmak suretiyle kesinleşir (…) yürürlüğe girer. İlgili kuruluşlar bu madde kapsamında yapılan planları devir tarihinden itibaren beş yıl süreyle değiştiremezler. Bu süre içerisinde imar planlarına ilişkin olarak, verilecek mahkeme kararlarının gereklerinin yerine getirilmesini teminen yapılacak imar planı değişikliğine ilişkin iş ve işlemler Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca bu maddede belirtilen usul ve esaslara göre gerçekleştirilir. İlgili kuruluşlar görüşlerini onbeş gün içinde bildirirler. Bu madde kapsamında yapılan her ölçekteki plan ve imar planlarında 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 17 nci maddesinin (a) bendinin ikinci ve sekizinci paragrafındaki hükümler uygulanmaz. Özelleştirme sürecinde ihtiyaç duyulması halinde, bu planlara göre yapılacak imar uygulamasına ilişkin parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından yapılır veya yaptırılır. Bu parselasyon planları Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca onaylanır (…) Bu planlara göre yapılacak yapılarda her türlü ruhsat ve diğer belgeler ile izinler, ilgili mevzuat çerçevesinde yetkili kurum ve kuruluşlarca verilir." hükmüne yer verilmiştir. 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun'un 1. maddesinde; "Bu Kanunun amacı; A) Bu maddede belirtilen ve Kanunun uygulanmasında "kuruluş" adı ile anılacak olan; a) İktisadi devlet teşekküllerinin, bunların müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ile varlıklarının ve iştiraklerindeki kamu paylarının, b) Kamu iktisadi teşebbüsleri statüsü dışında kalmakla beraber sermayesinin tamamı veya yarısından fazlası devlete ve/veya diğer kamu tüzelkişilerine ait olan ticari amaçlı kuruluşlardaki kamu payları ile bu kuruluşlara ait müessese, bağlı ortaklık, işletme, işletme birimleri ve varlıklarının, iştiraklerindeki kamu paylarının, c) Devletin diğer iştiraklerindeki kamu payları ile Hazineye ait payların, d) Genel ve katma bütçeli idareler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların ve kamu iktisadi teşebbüslerinden kamu iktisadi kuruluşlarının gördükleri kamu hizmetleri ile doğrudan doğruya ilgili olmayan varlıklarının ve iştiraklerindeki paylarının, e) Belediye ve il özel idarelerine ait ticari amaçlı kuruluşlar ile pay oranlarına bakılmaksızın her türlü iştiraklerindeki paylarının, f) Genel ve katma bütçeli idarelerle bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşların, mal ve hizmet üretim birimleri ve varlıkları (baraj, gölet, otoyol, yataklı tedavi kurumları, limanlar ve benzeri diğer mal ve hizmet üretim birimleri) ile bu Kanunun 35 inci maddesinin (B) fıkrasında belirtilen kamu iktisadi kuruluşlarının temel kuruluş amaçlarına uygun mal ve hizmet üretim birimlerinin işletilmesi haklarının, ekonomide verimlilik artışı, kamu giderlerinde azalma sağlamak, Hazineye ait taşınmazları değerlendirmek suretiyle kamuya gelir elde etmek gerekçelerinden birisi ile özelleştirilmelerine ilişkin esasları düzenlemektir." kuralına yer verilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Yükseköğretim kurumları" başlıklı 130. maddesinde; "Çağdaş eğitim-öğretim esaslarına dayanan bir düzen içinde milletin ve ülkenin ihtiyaçlarına uygun insan gücü yetiştirmek amacı ile; ortaöğretime dayalı çeşitli düzeylerde eğitim öğretim, bilimsel araştırma, yayın ve danışmanlık yapmak, ülkeye ve insanlığa hizmet etmek üzere çeşitli birimlerden oluşan kamu tüzelkişiliğine ve bilimsel özerkliğe sahip üniversiteler Devlet tarafından kanunla kurulur..." hükmü, "Yükseköğretim üst kuruluşları" başlıklı 131. maddesinin 1. fıkrasında; "Yükseköğretim kurumlarının öğretimini planlamak, düzenlemek, yönetmek, denetlemek, yükseköğretim kurumlarındaki eğitim-öğretim ve bilimsel araştırma faaliyetlerini yönlendirmek bu kurumların kanunda belirtilen amaç ve ilkeler doğrultusunda kurulmasını, geliştirilmesini ve üniversitelere tahsis edilen kaynakların etkili bir biçimde kullanılmasını sağlamak ve öğretim elemanlarının yetiştirilmesi için planlama yapmak maksadı ile Yükseköğretim Kurulu kurulur." hükmü yer almıştır. 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 5. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendinde; üniversiteler ile yüksek teknoloji enstitüleri ve bunlar içindeki fakülte, enstitü ve yüksekokulların, Cumhurbaşkanınca yapılan yükseköğretim planlaması çerçevesinde kanunla kurulacağı belirtilmiş, 7. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; "Yükseköğretim kurumlarının bu Kanunda belirlenen amaç, hedef ve ilkeler doğrultusunda kurulması, geliştirilmesi, eğitim - öğretim faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi ve yükseköğretim alanlarının ihtiyaç duyduğu öğretim elemanlarının yurt içinde ve yurt dışında yetiştirilmesi için kısa ve uzun vadeli planlar hazırlamak, üniversitelere tahsis edilen kaynakların, bu plan ve programlar çerçevesinde etkili bir biçimde kullanılmasını gözetim ve denetim altında bulundurmak" hükmüne yer verilmiş, (d) bendinde; Devlet Kalkınma Planlarının ilke ve hedefleri doğrultusunda ve yükseköğretim planlaması çerçevesi içinde, bir üniversite içinde fakülte, enstitü ve yüksekokul açılmasına, birleştirilmesi veya kapatılması ile ilgili olarak doğrudan veya üniversitelerden gelecek önerilere dayalı kararlar almak ve gereği için Milli Eğitim Bakanlığına sunmak, yükseköğretim kurumları içinde bölüm, anabilim ve anasanat dalları ile uygulama ve araştırma merkezi açılması, birleştirilmesi veya kapatılması, konservatuvar, meslek yüksekokulu veya destek, hazırlık okul veya birimleri kurulması ile ilgili olarak doğrudan veya üniversitelerden gelecek öneriler üzerine karar vermek Yükseköğretim Kurulunun görevleri arasında sayılmıştır. Mülkiyeti Hazineye ait Ankara ili, Mamak ilçesi, ... Mahallesi, ... parsel, ... Mahallesi, ... parsel ve ... Mahallesi, ... ada, ... parsel sayılı taşınmazlar 2007 yılında Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi tarafından onaylanan 1/25.000 ölçekli 2023 Başkent Ankara Nazım İmar Planında yeşil kuşak öngörüsü içinde büyük kısmı orman ve ağaçlandırılacak alan, bir kısmı da sanayi ve lojistik alan olarak planlanmıştır. Dava konusu alanın büyük bir kısmına yönelik 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile tavsiye niteliğinde 1/5000 ölçekli nazım imar planı Mamak Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile kabul edilmiş, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ... tarih ve ... sayılı kararı ile, üst 1/25.000 ölçekli planda alanın büyük kısmının orman alanı, ağaçlandırılacak alan, sanayi alanı ve lojistik merkez kullanımında kalması nedeniyle 1/25.000 ölçekli nazım imar planında da değişiklik yapılması gerektiği belirtilerek, 1/1000 ölçekli uygulama imar planı teklifi 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile birlikte tadilen onaylanmıştır. 1/25.000 ölçekli nazım imar planı değişikliği ile yaklaşık 554 ha büyüklüğündeki alana orta yoğunluklu gelişme konut alanı, 82,8 ha büyüklüğündeki alana ticaret+konut alanı, 43,2 ha büyüklüğündeki alana ticaret alanı, 150 ha büyüklüğündeki alana üniversite alanı, 35 ha büyüklüğündeki alana eğitim alanı, 20 ha büyüklüğündeki alana özel proje alanı, ayrıca konut dışı kentsel çalışma alanı ve kamu hizmet alanı kullanımları ile ağaçlandırılacak alan ve park alanı kullanımları getirilmiş, plan notlarında, gelişme konut alanlarında yoğunluğun 180 ki/ha olduğu düzenlenmiştir. Bu doğrultuda alt ölçekli 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında da aynı işlevler getirilerek, alanın %32,26'sı konut alanı, %5,2'si konut+ticaret alanı, %1,35'i özel proje alanı, %2,71'i ticaret alanı olmak üzere yaklaşık %41,51'i faydalı alan kullanımlarına, %13,39'u üniversite alanı, %18,64'ü park alanı kullanımlarına, kalan kısmı da kentsel çalışma alanları ile diğer donatı alanlarına ayrılmış, konut alanlarında "E:1.60, hmaks:serbest" yapılaşma koşulu belirlenmiş, alanda 64.213 adet konut, 256.852 kişilik ek nüfus ve 214 k/ha brüt yoğunluk öngörülmüş, anılan 1/1000 ölçekli uygulama, 1/5000 ölçekli ve 1/25.000 ölçekli nazım imar planlarının iptali istemiyle Şehir Plancıları Odası tarafından dava açılmış, .... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı karar ile kentsel gelişim öngörülmeyen alanda oldukça büyük bir nüfus öngörüsüyle yeni yerleşim alanları planlandığı, planların bilimsel teknik araştırmalara, analiz ve sentezlere dayanmadığı, öngörülen yapılaşma koşullarının bölgenin dokusu ve çevre imar koşullarıyla uyumlu olmadığı gerekçesiyle planların iptaline karar verilmiş, anılan karara yapılan istinaf başvurusu ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesinin...tarih ve E:... K:... sayılı kararı ile reddedilmiş, bu kararın, Danıştay Altıncı Dairesinin 29/06/2022 tarih ve E:2018/3042, K:2022/3519 sayılı kararıyla eksik inceleme sonucu verildiği gerekçesiyle bozulmasına karar verilmesi üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla istinaf başvurusunun gerekçeli reddine karar verilmiş, bu kararın temyizi üzerine Danıştay Altıncı Dairesinin E:2024/7608 sayılı dosyasında henüz karar verilmemiştir. Uyuşmazlık konusu taşınmazlar Ankara Büyükşehir Belediye Meclisinin ...tarih ve ... sayılı kararıyla onaylanan 1/100.000 ölçekli 2038 Ankara Çevre Düzeni Planında kentsel yerleşik alan, üniversite alanı, orman alanı, madencilik faaliyet alanı ve kentsel ve bölgesel sosyal alt yapı alanı olarak belirlenmiş, .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla anılan çevre düzeni planının iptaline karar verilmiş ve bu karar temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Uyuşmazlık konusu taşınmazlar Özelleştirme Yüksek Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla özelleştirme programına alınmış, Hazine ve Maliye Bakanlığı Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı değişikliği, 1/25.000 ölçekli nazım imar planı, 1/5000 ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planı hazırlanarak 22/10/2020 tarih ve 3133 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylanmış, bu değişikler ile taşınmazlar 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında meskun yerleşme alanı, madencilik faaliyet sahası, üniversite alanı, birinci derece yol, enerji nakil hattı; 1/25.000 ölçekli nazım imar planında meskun konut alanı, yüksek öğrenim alanı, madencilik faaliyet sahası, birinci derece yol, enerji nakil hattı; 1/5000 ölçekli nazım imar planında ticaret, konut, resmi kurum, eğitim, yüksek öğrenim, madencilik, sağlık tesis, sosyal tesis ve park alanları, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ticaret alanı (E:1.00, Yençok:6 kat), konut alanı (E:1.00, Yençok:6 kat), resmi konut alanı (E:0.50, Yençok:3 kat), anaokulu alanı (E:0.50, Yençok:2 kat), ilkokul alanı (E:0.50, Yençok:5 kat), lise alanı (E:0.50 Yençok:5 kat), eğitim alanı (E:1.00, Yençok:serbest), yüksek öğretim tesis alanı (E:1.00, Yençok:6 kat), sağlık tesis alanı (E:0.50, Yençok: 2 kat), sosyal tesis alanı (E:0.50, Yençok:3 kat), kültürel tesis alanı (E:0.50, Yençok: 3 kat), cami (E:0.50, Yençok: serbest), maden sahası, park ve yol alanı olarak ayrılmış, bu planların askıya çıkarılması üzerine yapılan itirazların bir kısmı kabul edilerek, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni ve 1/25.000 ölçekli nazım imar planına doğal gaz boru hattı gösterimi eklenmiş, 1/5000 ölçekli nazım imar planında plan paftasının doğu kısmında yer alan konut alanlarının ve kuzeybatı kısmında yer alan bazı konut ve yeşil alanların formu ve büyüklüğü değiştirilmiş, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında nazım imar planında yapılan değişikler uyarınca düzenlemeler yapılarak eğitim tesis alanında yapılaşma koşulları 6 kat olarak belirlenmiş, anılan değişikler 21/06/2021 tarih ve 4101 sayılı Cumhurbaşkanı kararı ile onaylanmış, bu planlara askı süresinde yapılan itirazların bir kısmı kabul edilerek, 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planına altlık oluşturan 1/100.000 ölçekli 2038 yılı Ankara ili çevre düzeni planı mahkeme kararı ile iptal edildiği için plan açıklama raporuna "altlık olarak iptal edilen plan yerine halihazır haritalar üzerine çevre düzeni planı olarak işlenmiştir." ifadesi ve doğalgaz boru hattı işlenmiş, 1/25.000 ölçekli nazım imar planına doğalgaz boru hattı ve ilave enerji nakil hattı eklenmiş, 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planına ticaret alanı formunda değişiklik yapılmış, üniversite alanının güneydoğu tarafını çevreleyen taşıt yolu ve bazı düşük kademeli yol güzergahlarında değişiklik yapılmış, anılan değişiklikler 02/12/2021 tarih ve 4882 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile onaylanmıştır. Danıştay Altıncı Dairesince, yükseköğretim planlamasını yapan Yükseköğretim Kurulu Başkanlığından uyuşmazlık konusu alana getirilen üniversite kullanımına yönelik görüş alınması gerektiği halde plan açıklama raporunda, söz konusu analiz, etüt ve araştırmaların yapıldığını ortaya koyan hususlara yer verilmediği, anılan Kurul'un görüşünün alınmadığı gerekçesiyle alana getirilen üniversite kullanımı uygun bulunmamış ise de; mevzuatta bir alana çevre düzeni ve imar planı kararlarıyla üniversite kullanımı getirilmesi için Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'ndan olumlu görüş alınması zorunluluğun bulunmadığı açık olup, davalı idarelerce de çeşitli üniversitelerden bu alanda üniversite yerleşimi yapılmasına ilişkin taleplerin olduğunun belirtildiği görülmüştür. Ankara ilinde yeni bir üniversitenin ihtiyaç duyacağı kampüs alanlarının ya da şehrin içine sıkışmış, kampüs niteliğinden uzak, birbirinden kopuk, parça parça binalarda eğitim faaliyetlerini sürdüren, bu nedenle öğrencileri yoğun ulaşım sorunları yaşayan mevcut üniversitelerin bu sorunlarının çözümü amacıyla kampüs niteliğine sahip alanlara taşınmasının şehir merkezi içerisinde sağlanamayacağı açıktır. Bu itibarla, davalı idarelerce de çeşitli üniversitelerden uyuşmazlık konusu alanda üniversite yerleşimi yapılmasına ilişkin taleplerin olduğunun belirtildiği göz önünde bulundurulduğunda, şehir merkezinin dışında bulunan uyuşmazlık konusu alanın, yeni kurulacak ya da mevcut üniversitelerin kampüs alanı ihtiyacını sağlayacak büyüklükte ve konumda olduğu, dolayısıyla bu alana yönelik üniversite ve bu kullanımın doğuracağı yeni yerleşme ihtiyacını karşılamaya yönelik olarak hazırlanan dava konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planında şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Dava konusu 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planı ile uyumlu olacak şekilde uyuşmazlık konusu alana üniversite ve bu kullanımın ihtiyacı olan yeni yerleşme ihtiyacını karşılamaya yönelik meskun konut alanı ve yol kullanım kararları getirilmesine ilişkin hazırlanan dava konusu 1/25.000 ölçekli nazım imar planında da planların kademeli birlikteliği ilkesine ve hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Üst ölçekli planlarla öngörülen üniversite ve yerleşme alanı kullanımlarının ihtiyaç duyacağı eğitim, sağlık, sosyal tesis, kültürel tesis, park alanı ve yolların dava konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planında yeterli miktarda ayrıldığı, bu planlarla getirilen kullanımların, üst ölçekli 1/25.000 ölçekli nazım imar planı ve 1/100.000 ölçekli çevre düzeni planına uygun olduğu anlaşıldığından, bu planlarda da hukuka aykırılık görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, temyiz istemlerinin kabulü ile temyize konu kararın bozulması ve davanın reddi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.