Danıştay · Danıştay

Danıştay 2025/167 E. 2025/1023 K.

Mahkeme
Danıştay
Daire
Danıştay
Esas No
2025/167
Karar No
2025/1023
Karar Tarihi

T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2025/167 Karar No : 2025/1023

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) :... Kurulu VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU: Danıştay Beşinci Dairesinin 17/09/2024 tarih ve E:2024/11592, K:2024/12302 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı tarafından, 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle müvekkilinin meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun...tarih ve ... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin aynı Kurulun... tarih ve ... sayılı kararının iptaline, bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal hakların yasal faiziyle birlikte iadesine karar verilmesi istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Beşinci Dairesinin 17/09/2024 tarih ve E:2024/11592, K:2024/12302 sayılı kararıyla; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 05/03/2024 tarih ve E:2022/2402, K:2024/453 sayılı kararıyla bozulması üzerine, 2577 sayılı Kanun'un 49/4 maddesi uyarınca bozma kararına uyularak ve davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmeyerek, işin esasına geçilmiş, "Maddi Olay ve Hukuki Süreç" ile "İlgili Mevzuat"a yer verilmiş; "Yargılamada İzlenen Usul ve Süreç", "FETÖ'ye İlişkin Tespit ve Değerlendirmeler", "Demokratik Anayasal Düzene Sadakat Yükümlülüğü", "Dava Konusu Edilen Kararın Hukuki Niteliği" başlıkları altında genel; "Kişiselleştirme ve Delillerin Değerlendirilmesi" başlığı altında hem genel hem de davacıya özel değerlendirmelerde bulunularak, Davacı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; ... Ağır Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacı hakkında silahlı terör örgütüne üyelik suçundan, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (CMK) 223/2-e maddesi uyarınca anılan suçu işlediğinin sabit olmadığı (delil yetersizliği) gerekçesiyle beraat kararı verildiği görülmüş ise de, davacının terör örgütüne üyelik suçundan beraat etmiş olmasının, FETÖ/PDY ile iltisak ve irtibatının bulunup bulunmadığı yönünden farklı bir değerlendirme yapılmasına hukuki engel oluşturmayacağı gibi idari yargılama yönünden bağlayıcılığının da bulunmadığı, Yargı mensubu olarak görev yapan ve ifadesine başvurulan B.Ü.'nün ... Cumhuriyet Başsavcılığında düzenlenen 10/04/2017 tarihli tanık ifade tutanağında:“..Daha sonra yine Nevşehir’e atanan İ.G.’nin aynı zaman da hemşerim olması nedeniyle ve bu şahsın evine hoş geldin ziyaretine gittiğimde cemaatten bahsederken “hizmet “ gibi kelimeler kullanması, sergilediği diğer tavırlarından cemaat mensubu olduğunu anlamıştım. ...’u da hakimlik stajındaki eğitim merkezi dönemimizden kendisinin birlikte gezdiği arkadaşlarından ve tavırlarından cemaat mensubu olduğunu biliyorum..” aynı şahsın ... Cumhuriyet Başsavcılığında düzenlenen 12/04/2017 tarihli tanık ifade tutanağında ise “..Ben ordayken bizden sonra gelen hakimler İ.K. ve ...’un da bu yapı ile bağlantılı olduğunu öğrendim. Şahıslar beni tekrar yapıya kazandıramadıkları için bu defa husumet beslemeye, sağda solda özel yaşamım ile ilgili konuşmaya ve beni yıpratmaya çalıştılar..” şeklinde beyanlarda bulunduğu, Davacının FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibat ve iltisaklı yargı mensuplarını destekler nitelikte sosyal medya paylaşımları yaptığı, bu paylaşımların davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile irtibat ve/veya iltisaklı olduğunu gösterir delil niteliğinde olduğu yolunda dosyaya sunulan belgenin incelenmesinden, davacının "www.adalet.org" isimli forum sitesinde FETÖ/PDY terör örgütüyle iltisak ve irtibatı nedeniyle görevden uzaklaştırılan hakim N.C.'nin yazdığı eleştirel yazının altına gül emojisi koyduğu, Davacı hakkında düzenlenmiş olan iddianamede yer alan; ... GSM numaralı M.T. isimli kullanıcı ile yaptığı yazışma içeriklerinin incelenmesinden; "15/03/2016 tarihinde; M.T.: "Amerikanın daha önce Türkiye'de büyükelçilik yapmış iki ismi makale yayınladı Washington Postta Fetönün de sürekli makale yazdığı gazete diyorlar ki bu iki eski büyükelçi" ... : "Türkiye'deki projeleri mi anlattılar" M.T.:" ... ya istifa etmeli veya darbeyle indirilmeli bunu iki eski büyükelçi Türkiye'nin hayrı için söylemiyordur herhalde" ...: "Olanı ikrar" şeklinde 06/04/2016 tarihinde; M.T.:" bir ara sen de ADAM DEVLETİN ARSASINA KAÇAK SARAY YAPMIŞ diyordun" ...: "He" M.T. :"inşallah sana da bir gün bu satılmış riyakarların gerçek yüzünü görmek nasip olur" ...: "olur olur" şeklinde 16/07/2016 tarihinde M.T.: "Şükürler olsun Rabbime, başaramadı hainler. ... olarak senin fikrin değişmez senin ama fetö ve sol konusundaki tavrıma TAKINTILI demek senin tercihin. Umarım devletin yetkisini kullanan bir hakim olarak açık ve kripto fetöcülerin nasıl bir ihanet içinde olduklarını bari bu sefer anlarsın", ...: "Anlıyorum. Hainlerin allah belasını versin veriyor da. İdam gelmeli artık....." şeklinde, 16/07/2016 tarihinde; M.T.: "Yalvardım, anlattım defalarca, bu it sürüsüne bu kadar yakın durma, yanlış tarafta duruyorsun dedim, seni uydurma belge ve mağduriyet hikayeleriyle ikna ediyorlar dedin, inanmadın." şeklinde yazışmaların olduğu, Davacı hakkında düzenlenmiş olan iddianamede; davacının evinde yapılan aramada FETÖ/PDY silahlı terör örgütü lideri Fetullah Gülen tarafından yazılan ve darbe girişimi sonrasında hakkında toplatma kararı verilen "Gurbetteki Öğretmen" isimli kitabın ele geçirildiği, Netice itibarıyla, davacı hakkındaki tanık beyanı, davacının sosyal medya paylaşımları, Whatsapp yazışmaları ve evinde yapılan aramada örgüt liderine ait kitap bulunması hususlarının birlikte değerlendirilmesinden davacının, FETÖ/PDY terör örgütüyle irtibatlı ve iltisaklı olduğu sonucuna ulaşıldığı belirtilerek, Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile kararda yer verilen açıklamalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacının, FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu ve bu nedenle demokratik anayasal düzene sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, dava konusu kararla özel hayatına saygı hakkına yapılan müdahalenin AİHS ve Anayasa anlamında durumun gerektirdiği ölçüde bir tedbir niteliğinde olduğu anlaşıldığından dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediği, Dava konusu kararda hukuka aykırılık görülmediğinden davacının bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesine yönelik isteminin de reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI :Davacı tarafından, sadece ceza dosyasına delil olarak sunulan ve esasen delil niteliğinde olmayan hususlar sıralanarak hukuka ve hakkaniyete aykırı olarak hüküm tesis edildiği, dava dosyasında terör örgütüyle irtbat veya iltisakına dayanak teşkil edecek herhangi bir bilgi veya belge bulunmadığı, tanık M.T. ile arasındaki mesajların hukuka aykırı yollarla ele geçirildiği ve mesajların tümünün değil aleyhte olabileceği düşünülen bir kısmının dosyaya delil olarak sunulduğu, mesajların tamamı ve tanık M.T.'nin beyanları incelendiğinde kendisinin aleyhinde herhangi bir beyan bulunmadığının anlaşılacağı, tanık B.Ü.'nün bilgiye ve görgüye dayalı bir beyanının olmadığı, kendisine ait olmayan ve dershaneye giden yeğenine ait olan bir çocuk kitabının, Adalet.org sitesindeki mesleki bir konuda yazılan bir yazıya gönderilen bir gül emojisinin delil olarak kararda belirtilmesinin ve bunların iltisak veya irtibat için yeterli sayılmasının hukuka, hakkaniyete ve adalete aykırı olduğu belirtilerek Daire kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a)Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b)Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; 4. fıkrasında, "Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır." denilmiş; 50. maddesinin 4. fıkrasında ise Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır. Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu kararı; Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 05/03/2024 tarih ve E:2022/2402, K:2024/453 sayılı bozma kararında belirtilen gerekçeler göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.

KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Beşinci Dairesinin temyize konu 17/09/2024 tarih ve E:2024/11592, K:2024/12302 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kullanılmayan ...-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 4. Kesin olarak, 08/05/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Danıştay Danıştay, E. 2025/167, K. 2025/1023, T. 08.05.2025, www.arakarar.com/karar/danistay-danistay-2025-167-e-2025-1023-k-2e43dfe354cd