Danıştay · Danıştay
Danıştay 2025/1494 E. 2025/1575 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2025/1494
- Karar No
- 2025/1575
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2025/1494 Karar No : 2025/1575
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Hizmetleri AŞ VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 14/10/2024 tarih ve E:2022/2007, K:2024/3940 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun ... tarih ve E... sayılı işlemiyle bildirilen Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulunun (Kurul) ... tarih ve ... sayılı kararının (4.a) numaralı maddesinin, bu karara istinaden düzenlenen İdari Para Cezası Karar Tutanağı ve ekindeki 2022/17 numaralı "Tahakkuk Fişi" ile 25/02/2022 tarihli başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddine dair işlemin ve 3N Mobil Haberleşme Hizmetlerinde Hizmet Kalitesi Ölçütlerinin Elde Edilmesine İlişkin Tebliğ'in Kurul kararına dayanak gösterilen "Yerleşim Alanları" başlıklı 5. maddesinin 2. fıkrasının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 14/10/2024 tarih ve E:2022/2007, K:2024/3940 sayılı kararıyla; 5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun 4. maddesinin 1. fıkrasının (b) ve (ğ) bentlerine, 6. maddesine, 12. maddesinin 1. fıkrasına ve 2. fıkrasının (k) bendine; 52. maddesine, 60. maddesinin birinci fıkrasına; Elektronik Haberleşme Sektöründe Hizmet Kalitesi Yönetmeliği'nin 1., 2., 4., 5., 7. ve 10. maddelerine; 3N Mobil Haberleşme Hizmetlerinde Hizmet Kalitesi Ölçütlerinin Elde Edilmesine İlişkin Tebliğ'in 1., 2., 3. ve 5. maddeleri ile 12. maddesinin birinci fıkrasına; Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırım Yönetmeliği'nin 15., 41. ve 44. maddelerine; IMT-2000/UMTS Altyapılarının Kurulması ve İşletilmesi ile Hizmetlerinin Sunulmasına İlişkin İmtiyaz Sözleşmesi'nin 6. maddesine yer verildikten sonra, 3N Mobil Haberleşme Hizmetlerinde Hizmet Kalitesi Ölçütlerinin Elde Edilmesine İlişkin Tebliğ'in 5. maddesinin ikinci fıkrası yönünden; 5809 sayılı Kanun uyarınca, Kurumun ilgili kanun hükümleri dahilinde, evrensel hizmetlere ilişkin hizmet kalitesi ve standartları da dahil olmak üzere, gerektiğinde her türlü elektronik haberleşme hizmetine yönelik hizmet kalitesi ve standartlarını belirleme, denetleme, denetlettirme ve buna ilişkin usul ve esasları belirleme görev ve yetkisinin olduğunun, ayrıca Kurumun hizmet kalite seviyesine ilişkin olarak tüketici ve son kullanıcıların kapsamlı, yeterli ve anlaşılabilir bilgiye ulaşmasını sağlamak amacıyla, hizmet kalitesinin seviyesine ilişkin ölçütleri, işletmeciler tarafından yayınlanacak bilgilerin içeriğini, şeklini ve hizmet kalite seviyesine ilişkin diğer hususları belirleyebileceğinin, bu kapsamda bu Kanun'la verilen görevlere ilişkin yönetmelik, tebliğ ve diğer ikincil düzenlemeleri çıkarmanın Kurumun görevleri arasında bulunduğunun anlaşıldığı, 5809 sayılı Kanun'da belirtilen görev kapsamında çıkarılan Elektronik Haberleşme Sektöründe Hizmet Kalitesi Yönetmeliği'nde, işletmecilerin ulusal ve uluslararası hizmet kalitesi standartlarında hizmet sunmalarına ve/veya altyapı işletmelerine ilişkin usul ve esasları belirlenmesinin amaçlandığı, işletmecilerin yetkilendirme kapsamında ve ilgili mevzuatta belirtilen hizmet kalitesine ilişkin hükümlere uymakla ve hizmetin kesintisiz olarak sunulması için gereken özeni göstermekle yükümlü olduğu ve IMT-2000/UMTS mobil telefon hizmeti sunan işletmecilerin Ek-5’teki ölçütlere ilişkin hedeflere uymakla ve verileri Kuruma göndermekle yükümlü olduğu, ayrıca Kurum tarafından gerekli görülmesi halinde bu Yönetmeliğin uygulanmasına ilişkin olarak alt düzenleyici işlem yapılabileceği; IMT-2000/UMTS Altyapılarının Kurulması ve İşletilmesi ile Hizmetlerinin Sunulmasına İlişkin İmtiyaz Sözleşmesi'nde de kapsama alanına ve hizmet kalitesine yönelik düzenlemelere yer verildiği, 3N Mobil Haberleşme Hizmetlerinde Hizmet Kalitesi Ölçütlerinin Elde Edilmesine İlişkin Tebliğ'in "Genel Gerekçesi" incelendiğinde, 5809 sayılı Kanun'un 6. maddesinin (u) bendi ve 52. maddesi uyarınca elektronik haberleşme hizmetine yönelik hizmet kalitesi konusunda düzenleme görevinin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna verildiği, bu maddelere istinaden hazırlanan Elektronik Haberleşme Sektöründe Hizmet Kalitesi Yönetmeliği'nin 5. maddesinin ikinci fıkrası ve 10. maddesi kapsamında hazırlanan 3N Mobil Haberleşme Hizmetlerinde Hizmet Kalitesi Ölçütlerinin Elde Edilmesine İlişkin Tebliğ'in taslağında işletmecilere Yönetmelik ile getirilen hizmet kalitesi ölçütlerinin elde edilme usul ve esaslarının tanımlandığı, Bu kapsamda hazırlanan 3N Mobil Haberleşme Hizmetlerinde Hizmet Kalitesi Ölçütlerinin Elde Edilmesine İlişkin Tebliğ'de, IMT-2000/UMTS Altyapılarının Kurulması ve İşletilmesi ile Hizmetlerinin Sunulmasına İllişkin İmtiyaz Sözleşmesi'nin kapsama alanı yükümlülüğü hükümlerinde belirlenen yerleşim alanlarında hizmet kalitesi ölçütlerine ilişkin ve saha test yöntemlerinin belirlemesine yönelik usul ve esasların düzenlendiği; IMT-2000/UMTS Altyapılarının Kurulması ve İşletilmesi ile Hizmetlerinin Sunulmasına İlişkin İmtiyaz Sözleşmesi'nin 6. maddesinde, işletmecinin sözleşmenin imzalanmasını müteakip üç yıl içinde Büyükşehir Belediye sınırları içinde kalan nüfusu, altı yıl içinde tüm il ve ilçe belediyeleri sınırları içinde kalan nüfusu, sekiz yıl içinde nüfusu 5000’in üzerinde olan tüm yerleşim alanları içinde kalan nüfusu, on yıl içinde nüfusu 1000’in üzerinde olan tüm yerleşim alanları içinde kalan nüfusu kapsama alanı içine alma yükümlülüğüne; anılan Tebliğ'in 5. maddesinin birinci fıkrasında, işletmecilerin hizmet kalitesi yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin denetlenebilmesi için yapılması gereken ölçüm ve saha testlerinin imtiyaz sözleşmesi hükümlerine istinaden kapsama alanı yükümlülüğü bulunan yerleşim alanları üzerinden yapılacağına, dava konusu ikinci fıkrasında ise, birinci fıkranın uygulanmasında, TÜİK’in en son resmi nüfus sayımı sonuçlarının esas alınacağına yer verildiği, Bu itibarla, Elektronik Haberleşme Sektöründe Hizmet Kalitesi Yönetmeliği'nin 10. maddesi uyarınca, Kurum tarafından uygulamaya ilişkin alt düzenleyici işlemler yapılabileceği, Ek-5’teki ölçütlere ilişkin hedeflere uymakla ve verileri Kuruma göndermekle yükümlü olan IMT-2000/UMTS mobil telefon hizmeti sunan işletmecilerin ölçüm ve saha testlerinin imtiyaz sözleşmesi hükümlerine istinaden kapsama alanı yükümlülüğü bulunan "yerleşim alanları" üzerinden yapılacağı, kapsama alanı yükümlülüğü bulunan yerleşim yerlerinin "nüfusa dayalı" kriterler kapsamında belirlendiği, yerleşim alanlarının nüfuslarına ilişkin resmi verilerin ise TÜİK tarafından her yıl yayınlandığı, imtiyaz sözleşmesine yönelik olarak kapsama alanı yükümlülüğü bulunan yerleşim alanlarının tespitinde somut kriter olarak TÜİK’in en son resmi nüfus sayımı sonuçlarının esas alınmasının davacı şirkete imtiyaz sözleşmesi ile getirilen yükümlülüklerin sınırını aşar nitelikte olmadığı, davacının iddiasının aksine dava konusu kuralın imtiyaz sözleşmesi ve Yönetmeliğe aykırı veya bunları değiştirir nitelikte bir hüküm getirmediği, Yönetmeliği detaylandırma ve İmtiyaz Sözleşmelerinin kapsama alanı yükümlülüğü belirlenen yerleşim alanlarının belirlenmesi amacıyla getirildiği, 5809 sayılı Kanun ile Yönetmelik maddelerine uygun olduğu anlaşılan dava konu kuralda üst hukuk kurallarına aykırılık görülmediği, Dairelerinin 14/11/2023 tarihli ara kararına ilişkin UYAP üzerinden 28/02/2024 tarihinde gönderilen davalı idarenin cevabı da dikkate alındığında, ilk defa bu yükümlülük kapsamına giren yerleşim yerleri raporlamasının TÜİK'in en son resmi nüfus sayımı sonuçlarını yayımladığı tarihten sonraki süreçte hangi üçer aylık döneme ait ise o dönem için yapılmasının gerektiğinin, ayrıca önceki yıllara ait harita bilgisinin bulunduğunun, hizmet kalitesi analizlerinde konumdan bağımsız olarak ilgili yerleşim alanına hizmet götüren baz istasyonlarının hangileri olduğunun işletmecinin bilgisi ve kontrolü altında olduğunun, yükümlülük altına girilen yerleşim alanları için hizmet kalitesine yönelik bir istatistiki analiz yapılmasına engel bir durumun olmadığının, nüfustaki değişkenlikten kaynaklı olarak yükümlülüğe yeni dahil olan yerleşim yeri sayılarının kısıtlı olduğunun, bu bağlamda, anılan Tebliğ'in 12. maddesinin birinci fıkrası uyarınca işletmeciler tarafından hizmet kalitesi yükümlülüklerinin yerine getirilip getirilmediğinin denetlenebilmesini teminen davalı idareye her yılın Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim aylarında raporlamaların yapılması gerektiğinden, aylık olarak tasnif edilmesi gereken hizmet kalitesi bildirimleri nedeniyle davacı şirket nezdinde gerçekleşen herhangi bir fiili imkansızlığın bulunmadığının görüldüğü, Kurumun ... tarih ve E-... sayılı işlemiyle bildirilen ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının (4.a) numaralı maddesinin, bu karara istinaden düzenlenen İdari Para Cezası Karar Tutanağı ve ekindeki 2022/17 numaralı "Tahakkuk Fişi" ile 25/02/2022 tarihli başvurunun cevap verilmemek suretiyle reddine dair işlem yönünden; Davalı idare tarafından, IMT hizmeti kapsamındaki hizmet kalitesi ölçütlerine ilişkin yükümlülüklerin yerine getirilip getirilmediği çerçevesinde yapılan denetim sonucunda; Elektronik Haberleşme Sektöründe Hizmet Kalitesi Yönetmeliği'nin 5. maddesinin ikinci fıkrası, 3N Mobil Haberleşme Hizmetlerinde Hizmet Kalitesi Ölçütlerinin Elde Edilmesine İlişkin Tebliğ'in 5. maddesi ile aynı Tebliğ'in 12. maddesinin birinci fıkrasına aykırı olarak Kuruma yapılan 3N hizmet kalitesi bildirimlerinde TÜİK'in en son resmi nüfus sayımı sonuçlarının esas alınmadığından bahisle 4 adet yerleşim yerlerine ilişkin 3N hizmet kalitesi bildirimlerinin yapılmamış olması nedeniyle 2018 yılı dördüncü çeyrek bildirimleri için 2018 yılı net satış tutarının %0,0026'sı oranında davacı şirket hakkında dava konusu idari para cezasının tesis edildiği, 3N mobil haberleşme şebekeleri için kapsama yükümlülüğünün davacı şirket ile imzalanan IMT-2000/UMTS Altyapılarının Kurulması ve İşletilmesi ile Hizmetlerinin Sunulmasına İlişkin İmtiyaz Sözleşmesi'nin 6. maddesine göre sözleşmenin imzalandığı 30/04/2009 tarih itibarıyla kademeli olarak büyükşehir, il, ilçe, nüfusu 5.000'in üzerinde ve nüfusu 1.000'in üzerinde olacak şekilde geçiş sürecinin kabul edildiği, Aktarılan mevzuat ve somut olayın birlikte değerlendirilmesinden, 2019 yılı üçüncü çeyrek döneminde İmtiyaz Sözleşmesi'nin 6. maddesi uyarınca güncel TÜİK nüfus verisine göre hizmet kalitesi bildirim yükümlülüğü kapsamına giren 4 adet belde yerleşim yerine ilişkin davacının bildirimde bulunmadığının açık olduğu, Dairelerinin ara kararına verilen davalı idarenin cevabi yazısı ve kararda yer verilen açıklamalar doğrultusunda davacı tarafından iddia edilen fiili imkansızlık durumunun somut olayda gerçekleşmediği, davacının hizmet kalitesine ilişkin yükümlülükleri ihlal ettiği anlaşıldığından, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırım Yönetmeliği'nin 15. maddesinin birinci fıkrasına uyarınca verilen dava konusu idari para cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı, Davalı idare tarafından ortada 5 ayrı eyleme 5 ayrı ihlal varmış gibi 5 ayrı idari para cezası uygulandığı, bu durumun "non bis in idem" ilkesine aykırılık teşkil ettiği iddia edildiğinden, Kurul kararına konu olan fiillerin tek bir fiil olup olmadığının incelenmesi gerektiği, Dosyanın incelenmesinden, Kurul kararının dava konusu (4.a) maddesi ile 2018 yılı dördüncü çeyrek bildirimleri için 2018 yılı net satış tutarının %0,0026’sı oranında idari para cezası verildiği, (4.b) maddesi ile 2019 yılı birinci çeyrek dönem bildirimleri için 2018 yılı net satış tutarının %0,0026’sı, (4.c) ve (4.ç) maddeleri ile aynı yıl ikinci ve üçüncü çeyrek dönem bildirimleri için 2018 yılı net satış tutarının %0,007'si, (4.d) maddesi ile 2019 yılı dördüncü çeyrek dönem bildirimleri için 2019 yılı net satış tutarının %0,006'sı oranında idari para cezası verildiğinin görüldüğü, Bu durumda, Tebliğ'in 12. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, yerleşim alanları bazında EK-1’de yer alan tablonun aylık olarak tasnif edilmek suretiyle geriye dönük üç aylık dönemlere ilişkin bilgileri içerecek şekilde doldurularak her yılın Ocak, Nisan, Temmuz ve Ekim ayları sonuna kadar bildirilmesi gerektiğinden ve her bir dönem için bildirimde bulunulması ayrı fiil olarak nitelendirildiğinden, her bir fiil için ayrı ayrı idari para cezası verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, Ayrıca dava konusu Kurul kararında ... tarih ve ... sayılı Kurul kararına atıf yapılmış ise de, dava konusu işleme dayanak 30/11/2020 tarihli denetim raporu incelendiğinde, anılan Kurul kararının Dairelerinin 27/11/2018 tarih ve E:2014/4996, K:2018/3354 sayılı kararıyla iptal edildiğinin belirtildiği ve işletmecilerin kapsama alanı yükümlülüklerine bağlı olarak hizmet kalitesi bildirimlerinin de yerleşim yeri bazında yeniden belirlenmesi gerektiği değerlendirilerek, inceleme kapsamındaki değerlendirmelerin iptal kararı öncesindeki duruma göre belirlenen mevcut uygulama doğrultusunda yapılan bildirimler üzerinden ve TÜİK verilerindeki değişiklik dikkate alınarak yürütüldüğünün belirtildiği; dolayısıyla, Dairelerinin 27/11/2018 tarih ve E:2014/4996, K:2018/3354 sayılı iptal kararı dikkate alınarak dava konusu işlemin tesis edildiği, denetimin İmtiyaz Sözleşmesi'nin imzalandığı dönemde yürürlükte olan 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu uyarınca gerçekleştirildiğinin anlaşıldığı, Diğer taraftan, uyuşmazlığa konu fiile ilişkin olarak Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırım Yönetmeliği'nin 15. maddesinin birinci fıkrasında, işletmecinin bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzde ikisine (%2) kadar idari para cezası uygulanacağının belirtildiği, dava konusu Kurul kararının (4.a) maddesi ile EK-4'te yer alan 4 adet yerleşim yerine (belde) yönelik 2018 yılı dördüncü çeyrek bildirimleri için 2018 yılı net satış tutarının %0,0026’sı oranında idari para cezası verildiği, (4.b) maddesi ile EK-4'te yer alan 4 adet yerleşim yerine (belde) yönelik 2019 yılı birinci çeyrek dönem bildirimleri için 2018 yılı net satış tutarının %0,0026’sı, (4.c) maddesi ile EK-4'te yer alan 46 adet yerleşim yerine (belde ve köy) yönelik 2019 yılı ikinci çeyrek dönemi bildirimleri için 2018 yılı net satış tutarının %0,007'si, (4.ç) maddeleri ile EK-4'te yer alan 47 adet yerleşim yerine (belde ve köy) yönelik 2019 yılı üçüncü çeyrek dönem bildirimleri için 2018 yılı net satış tutarının %0,007'si, (4.d) maddesi ile EK-4'te yer alan 43 adet yerleşim yerine (belde ve köy) yönelik 2019 yılı dördüncü çeyrek dönem bildirimleri için 2019 yılı net satış tutarının %0,006'sı oranında idari para cezası verildiği, dönemler içerisinde ihlal edilen yerleşim yeri sayısı da dikkate alındığında, dava konusu Kurul kararında Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 44. maddesinde belirtilen ölçütlere yer verilmek suretiyle karar verildiği, idari para cezası tesis edilirken idarece mevzuat kapsamında verilen sınırlar içerisinde takdir yetkisine uygun olarak ölçülülük ilkesi çerçevesinde idari para cezası oranının belirlendiği, Davacı şirketin diğer iddialarının ise, dava konusu düzenlemeleri kusurlandırıcı mahiyette görülmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, dava konusu idari para cezasına dayanak gösterilen Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırım Yönetmeliği hükmünün işletmecinin yükümlülüklerine "uymaması" halinde yaptırım uygulanabileceğini öngördüğü ancak, şirketin elinden gelen tüm gayreti göstermesine rağmen objektif bir fiili imkânsızlık nedeniyle yükümlülüklerine uyamadığı; anılan Yönetmelik hükmünün uygulanmasının hukuken mümkün olmadığı gibi, kast, ihmal veya kusur olarak nitelendirilebilecek hiçbir eylemi bulunmayan şirket hakkında yaptırım uygulanmasının hukuka aykırı olduğu; dava konusu Kurul kararının Ek-4ünde yer alan "3N Hizmet Kalitesi Bildirimlerinin Güncel Nüfus Verisine Göre Yapılmamasına İlişkin Yerleşim Yerleri" başlıklı 51 adet yerleşim yerinden (144 adet kayıt) oluşan liste incelendiğinde; 46 adet yerleşim yerinin (134 adet kayıt) TÜİK'in en son resmi nüfus sayımı sonuçlarının esas alınmamış olması gerekçesiyle idari para cezasına konu olduğu ancak, söz konusu listenin başlığı her ne kadar "3N Hizmet Kalitesi Bildirimlerinin Güncel Nüfus Verisine Göre Yapılmamasına İlişkin Yerleşim Yerleri" olsa da listede yer alan 1 adet yerleşim yerinin sehven, 4 adet yerleşim yerinin ise bölgenin coğrafi koşullarından dolayı ilgili dönemlerde 3N hizmet kalitesi bildirimlerinde yer almadığı; her ne kadar kapsama ve hizmet kalitesi yükümlülüklerini önceki yılın nüfuslarına göre takip etmek durumunda kalsa da, esasen bu durumun olumsuz herhangi bir sonuç da yaratmadığı, bu yerleşim alanları bir sonraki yıl içinde raporlamalara dâhil olmakta hatta nüfusu azaldığı için yükümlülük kapsamından çıkan yerleşim yerlerine bile yatırıma devam edildiği; davalı idarenin ortada 5 ayrı eylem, 5 ayrı ihlal varmış gibi 5 ayrı idari para cezası uyguladığı, bu durumun "non bis in idem" ilkesine aykırılık teşkil ettiği; dava konusu Kurul kararı ve idari para cezasına dayanak gösterilen ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının yargı kararıyla iptal edildiği ve anılan kararın kesinleştiği; hukuken ortadan kalkmış bir düzenlemeye dayanılarak yaptırım uygulanmasının mümkün olmadığı gibi, bu durumun dava konusu idari para cezasının dayanaktan yoksun olduğunu ortaya koyduğu; dava konusu idari para cezasının mevzuat uyarınca gözetilmesi gereken hususlara aykırı şekilde belirlilikten uzak, son derece fahiş ve orantısız bir şekilde uygulandığı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 14/10/2024 tarih ve E:2022/2007, K:2024/3940 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 08/09/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.