Danıştay · Danıştay
Danıştay 2025/1 E. 2025/1434 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2025/1
- Karar No
- 2025/1434
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2025/1 Karar No : 2025/1434
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1-... Başkanlığı VEKİLİ: Av. ...
2- ... Üniversitesi Rektörlüğü VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU: Danıştay Sekizinci Dairesinin 05/09/2024 tarih ve E:2022/4921, K:2024/4320 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı tarafından, klinik psikoloji doktora diploması verilmesi talebinin reddine ilişkin İstanbul Arel Üniversitesi işlemi ile bu işlemin dayanağı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 05/09/2024 tarih ve E:2022/4921, K:2024/4320 sayılı kararıyla; Anayasa'nın 130 ve 131/1; 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı San'atlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun'un ek 13/(a) ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 1, 7/(a),(b),(d)-2 maddelerine yer verilerek; Dava konusu Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Yürütme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı yönünden; İdarelerin düzenleyici işlem yapma yetkisinin, yasama organının çizdiği sınırlar içinde, başta Anayasa olmak üzere, kanun, yönetmelik gibi üst hukuk normlarına aykırı olmamak kayıt ve şartına bağlı olarak gerçekleşebileceği, Davalı idarece, bazı üniversitelerin psikoloji/uygulamalı psikoloji alanlarındaki lisansüstü programlarında, spesifik uygulama alanı belirtilmeksizin verilen hatalı diplomalara ilişkin sorunları önlemek ve kamu yararını sağlamak amacıyla kendisine verilen yasal yetkiler çerçevesinde düzenleme yapıldığı ve yapılan düzenlemede mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı, Dava konusu klinik psikoloji doktora diploması verilmesi talebinin reddine ilişkin İstanbul Arel Üniversitesi işlemi yönünden; Uyuşmazlıkta, ... tarih ve ... sayılı Yükseköğretim Genel Kurul kararıyla, davacının mezun olduğu İstanbul Arel Üniversitesinde psikoloji doktora programı açılmasına izin verildiği, ... tarih ve ... sayılı Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı kararında, adı geçen üniversiteye psikoloji doktora programı açılmasına karar verildiğinden bahisle mezuniyeti hak edenlere sadece psikoloji olarak diploma düzenlenebileceği hususuna yer verildiği, İstanbul Arel Üniversitesi tarafından, Lisansüstü Eğitim Enstitüsü bünyesindeki psikoloji doktora programı adının klinik psikoloji doktora programı olarak değiştirilmesi yönünde getirilen ... tarih ve ... sayılı teklifin ise, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısıyla reddedildiğinin anlaşıldığı, Bu durumda, ilgili mevzuat hükümleri uyarınca yükseköğretim kurumlarından mezun olan öğrencilere verilecek diplomalarda, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığından izin alınan program adına yer verileceği hususunun tartışmasız olduğu, davacının eğitim aldığı doktora programının davalı idarece onaylanmış adının psikoloji doktora programı olduğu, bu program çerçevesinde verilen belli derslerin klinik psikoloji alanında verilmesinin diplomada bu hususun belirtilmesini gerektirmeyeceği, aksi durumun kabulünün hem mevzuata hem de kamu yararına aykırılık oluşturacağı anlaşıldığından, tesis edilen dava konusu işlemde mevzuata ve hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 18/09/2013 tarihinde İstanbul Arel Üniversitesinin Klinik Psikoloji Doktora Programı'na kayıt yaptırdığı, klinik psikoloji alanına ait dersler gördüğü, klinik psikoloji alanında tez çalışması yaparak savunmasını başarıyla geçtiği, doktora anabilim dalı eğitimini Psikoloji-Klinik Psikololi Doktora Anabilim Dalında alarak başarıyla mezun olduğu, hukuka aykırı olarak Psikoloji Doktora diplomasının düzenlendiği, haklı beklenti, hukuki güvenlik ve idari istikrar ilkelerinin ihlal edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idarelerden Yükseköğretim Kurulu tarafından, İstanbul Arel Üniversitesi Rektörlüğünün lisansüstü eğitim enstitüsü bünyesinde Yükseköğretim Yürütme Kurulunun 05/05/2011 tarihli Genel Kurul Kararı ile açılması uygun görülen psikoloji doktora programına ilişkin 18/07/2018 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu toplantısında alınan kararda, klinik psikolojisi diploması verilmesinin şartları daha açık bir şekilde belirlenerek bu isim altında izin alınmadığı sürece klinik psikoloji diplomasının verilmeyeceğinin hüküm altına alındığı, 12/08/2020 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu toplantısında da adı geçen üniversiteye psikoloji doktora programı açılmasına izin verildiği dikkate alınarak mezuniyeti hak edenlere sadece psikoloji olarak diploma düzenlenebileceğinin bildirilmesinin uygun görüldüğü, İstanbul Arel Üniversitesi Rektörlüğünce İdarelerinden yasal izin alınmaksızın açılan programda, davacının talep ettiği şekilde diploma düzenlenemeyeceğinin açık olduğu, davacının kazanılmış hakkının bulunmadığı savunulmaktadır. Davalı idarelerden İstanbul Arel Üniversitesi Rektörlüğü tarafından, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı kararıyla bünyelerinde Psikoloji Programının açılmasının uygun görüldüğü, böylelikle psikoloji doktora programının açıldığı, anılan program içinde klinik psikolojinin de bilim dalı olarak yer aldığı, 06/05/2014 tarihli Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı yazısına istinaden diplomalarda anabilim dalı adı yanında bilim dalı adına da yer verildiği, ancak dava konusu 18/07/2018 tarihli kararla klinik psikoloji olarak tescil edilebilecek diplomaların yalnızca klinik psikoloji programı mezunlarına özgü olabileceğine karar verildiği, taraflarınca program isminin 'Klinik Psikoloji Doktora Programı' olarak değiştirilmesi talebiyle yapılan başvurunun Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı tarafından reddedildiği, dolayısıyla yalnızca psikoloji doktora programı akademik isminin kullanılmak zorunda kalındığı, davacının kayıtlı olduğu programın isminin 2011 yılından bu yana psikoloji doktora programı olduğu, dava konusu işlemin iptal edilmesi halinde dahi Üniversitelerince tesis edilebilecek bir işlem olmadığı, bağlı yetki kurallarına riayet edilerek işlem tesis edildiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 05/09/2024 tarih ve E:2022/4921, K:2024/4320 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kesin olarak, 26/06/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.