Danıştay · Danıştay
Danıştay 2024/932 E. 2024/2427 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2024/932
- Karar No
- 2024/2427
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/932 Karar No : 2024/2427
TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACI): ... VEKİLİ : Av. ... II - DAVACI YANINDA MÜDAHİLLER: 1- ... VEKİLİ : Av. ... 2-... Yapı Yönetimi VEKİLİ : Av. ...
DAVACI YANINDA DİĞER MÜDAHİLLER : 1- ...Konfederasyonu VEKİLİ : Av. ... 2- ... VEKİLİ : Av. ... 3- İ... VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF : 1- (DAVALI): ...Kurumu VEKİLİ : Av. ... 2- DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ...
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 11/12/2023 tarih ve E:2018/3827, K:2023/5402 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Ortaklığı AŞ (...) tarafından sistemde kullanılmakta olan mevcut ön ödemeli sayaçlara uygulanacak Türk Lirası düzeltme işlemlerine yönelik uygulama yönteminin onaylanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu (Kurul) kararı ile anılan kararın dayanağı olan 29/07/2018 tarih ve 30493 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 1. ve 2. maddelerinin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 11/12/2023 tarih ve E:2018/3827, K:2023/5402 sayılı kararıyla; Davalı idarenin usule ilişkin itirazları yerinde görülmemiş, 4628 sayılı Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un "Kurulun doğal gaz piyasası ile ilgili görevleri" başlıklı 5/A maddesinin (c) bendi, aynı Kanun'un 2. Ek maddesinin birinci fıkrası ve 4646 sayılı Doğal Gaz Piyasası Kanunu'nun "Amaç" başlıklı 1. maddesine yer verilerek, Dava konusu Yönetmelik açısından; Düzenleyici kurumların, ilgili bulundukları piyasada düzenleme ve denetleme görevini üstlendikleri, bu kuruluşların temel işlevinin, toplumsal ve ekonomik hayatın temel hak ve özgürlükler ile yakından ilişkili alanlarındaki kamusal ve özel kesim etkinliklerini, birtakım kurallar koyarak düzenlemek, konulan kurallara uyulup uyulmadığını izlemek ve denetlemek olduğu, doğal gaz piyasası ile ilgili olarak düzenlemeler yapma yetkisine sahip olan davalı Kurumun, 4628 sayılı Kanun'la kendisine tanınan bu yetkiyi dava konusu Yönetmeliği yürürlüğe koymak suretiyle kullandığı, Dava konusu düzenlemeler incelendiğinde, Yönetmelik değişikliği ile, ön ödemeli sayaç tanımında değişiklik yapıldığı, “tutar...” ifadesinin tanıma eklendiği, Yönetmeliğin 40. maddesinin dördüncü fıkrasından sonra gelmek üzere ise “Sistemde kullanılmakta olan mevcut ön ödemeli sayaçlara Türk Lirası yükleme/Türk Lirası düzeltme/Türk Lirası satış yöntemleri uygulanabilir. Dağıtım şirketi uygulayacağı yöntemi Kurul onayına sunar. Kurul gerekli görmesi halinde sunulan uygulama yönteminde değişiklik yapar ve uygulama yöntemi Kurul onayı ile yürürlüğe girer. Uygulama yönteminde Kurul onayı olmaksızın değişiklik yapılamaz. Bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla satın alması tamamlanmış olan doğal gaz alımları için bu fikra hükmü uygulanmaz.” kuralının eklendiği, Ön ödemeli sayaçların piyasanın işleyişini olumsuz yönde etkileyen mali risklerinin bulunduğu ve Kanun kapsamında hedeflenen piyasa yapısında aksaklıklara neden olduğundan bahisle tesis edilen Yönetmelik değişiklikleri ile tüketiciler arasında ayrıma neden olan ve doğal gaz stoklanmasına yol açabilen ön ödemeli sayaç kullanımı yerine aylık faturalandırma kurgusuna uygun bir tüketim faturalandırma yönteminin belirlenmesinin, ön ödemeli sayaçların piyasanın işleyişini olumsuz yönde etkileyen mali risklerinin minimuma indirilmesinin, tüm tüketicilerin tükettiği gazın reel maliyetine katlanması gereğinin sağlanmasının ve mekanik sayaç kullanan aboneler ile ön ödemeli sayaç kullanan aboneler arasındaki fiyat farkının ortadan kaldırılmasının amaçlandığı, Faturalandırmaya esas doğal gaz satış miktarının tespitinde üst ısıl düzeltmesinin yanı sıra hacim düzeltmesinin yapılmasının da gerektiği, faturalandırmada 1,01325 bar basınç ve 15 *C sıcaklıkta doğal gazın müşterilere teslim edilmesi durumundaki fiyatların kullanıldığı, ancak tüketiciler her zaman 1,01325 bar basınç ve 15 *C sıcaklıkta doğal gaz kullanmadıklarından, sayaçlardan ölçülen hacim değerinin, düzeltme katsayısı (K) ile çarpılarak düzeltilmiş hacme çevrilmesi gerektiği, ön ödemeli sayaç kullanımı hâlinde, doğal gazın ısıl değerlerinin ve günlük hacimsel çekiş miktarının belirtilen hesaplamalar karta gaz yüklemesi esnasında yapıldığından, yüklenen gazın tüketim tarihinin bilinemediği, ön ödemeli sayaçlarda tüketilen doğal gazın doğru ölçülmesi amacıyla gerçekleştirilen “K katsayısı” ve “üst ısıl” değer düzeltmelerinin tüketim döneminde yapılması gerekirken, karta yükleme anında yapılması nedeniyle sistemde gerek balans gerekse doğru değerler ile tüketimin oluşmamasına ve dağıtım-satım dengesizliklerinin piyasada aksaklıklara yol açabildiği, ayrıca, düzeltme katsayısının 30 günlük tüketim varsayımıyla yapılması, ileri tarihli ısıl değer bilgisinin alınmasının mümkün olmaması ve dönem içerisinde olası fiyat değişimlerinin öngörülememesi nedenleriyle tüketicilerin dönem sonunda ödemekle yükümlü olacakları gerçek bedeller yerine farazi değerler üzerinden belirlenmiş bedelleri ödediklerinin görüldüğü, Dava konusu düzenleme ile, tüketicilerin, Yönetmeliğin yayım tarihi olan 29/07/2018 tarihinden önce bedelini ödedikleri miktarlara herhangi bir düzeltme yapılmasının önüne geçilerek kazanılmış hakların korunmasının amaçlandığı, Yönetmelik değişikliğinin yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılan alımlara ilişkin olarak ise, alım yapılan sayaca yüklü olan miktar için güncelleme yapılmadığı, aylık yapılan okumalar sonucunda tespit edilen kullanım miktarına düzeltme uygulandığı, böylece müşterilerin tüketimlerinin, tüketilen dönemdeki doğal gaz perakende satış fiyatı üzerinden yani gerçek fiyatından faturalandırıldığı, bu nedenle Yönetmelik değişikliği ile getirilen "TL" düzeltme uygulaması ile değiştirilen tarifelerin geçmişe yürütülmesinden söz edilemeyeceği, tükettikleri doğal gazın bedelini, tüketim gerçekleştikten sonra son ödeme tarihine kadar ödemekle yükümlü olan mekanik (faturalı) sayaç kullanan doğal gaz aboneleri gelen zam ve indirimlere tabi iken, ön ödemeli sayaç kullanan abonelerin söz konusu fiyat değişikliğinden etkilenmemelerinin her iki abone grubu arasında fiyat adaletsizliğinine neden olduğu, fiyat değişikliklerinin tüketiciye sadece artış şeklinde değil indirim şeklinde ikili bir mekanizma ile yansıtıldığının anlaşıldığı, Doğal gaz piyasasında menfaatleri birbiriyle çelişen tarafların menfaatlerinin gözetilmesi ve bunların dengelenmesinin amaçlandığı göz önüne alındığında, doğal gaz piyasası faaliyetlerinin uyum içinde yürütülmesini düzenlemek ve denetlemekle görevli Kurum'un, piyasanın işleyişini etkileyebilecek birtakım hususları fark etmesi durumunda gerekli düzenlemeleri yapabileceğinin kabulü gerektiği, aksi durumda ise doğal gaz piyasası faaliyetlerinin, arz güvenliği ve kamu hizmeti gerekliliklerini sağlayacak bir uyum içinde yürütülmesi için görevli Kurum'un, kanun tarafından kendisine verilen görevleri yerine getirmesinin engellenmesi ve kimi zaman tüketicilerin kimi zaman ise dağıtım şirketlerinin kanun koyucu tarafından amaçlanmayan bir şekilde yük altında kalmasına sebep olunarak piyasa yapısı bozulması durumunun ortaya çıkacağı, Öte yandan, dava konusu düzenlemelerin haklı nedene dayanması, Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten sonra yapılacak alımlara uygulanması, yetki saptırmasının bulunmaması ve tüm piyasa paydaşlarına eşit şekilde uygulanması nedeniyle kazanılmış hakların korunduğu ve hukuki güvenlik ilkesinin ihlâl edilmediği anlaşıldığından dava konusu Yönetmelik düzenlemelerinde hukuka aykırılık bulunmadığı, Dava konusu ... tarih ve ... sayılı Kurul kararı açısından; İptali istenen Kurul kararı ile kabul edilen yöntemde, tüm sayaçların dönemsel olarak okunmasına, sahadan alınan bilgilerin dağıtım şirketlerinin merkezindeki yazılıma anlık olarak aktarılmasına, fiili tüketimin gün bazlı ağırlıklı ortalamasının bulunmasına, fiili tüketim miktarlarına ait dönemsel birim fiyatların bulunmasına, ilk giren ilk çıkar stok değerleme yöntemine göre kullanılan tüketimin satın alınan miktarlar ile eşleştirilmesine, birim fiyat farklarının tüketiciye yansıtılarak işlenmesine, K (düzeltme) katsayısı ve ısıl değer düzeltmesine, okuma anında fiili tüketimi gerçekleştiren tüketicinin bilgilendirilmesine, tüketicinin okuma süreci sonrası Türk Lirası Düzeltme sonucuna, Türk Lirası düzeltmesinin muhasebe kayıtları ve mali takibine, fesih sürecinde sistemin nasıl çalışacağına, arızalanan sayaçların değişimine, tüketim farkı yansıtması olan tüketicinin borcundan dolayı gaz alımına, sahada okunamayan sayaçlarda Türk Lirası düzeltmesine, sistem ve Yönetmelik değişikliğine yönelik olarak tüketicilerin bilgilendirilmesine ilişkin kurallara yer verildiği, Dava konusu Yönetmelik değişiklikleri hukuka uygun bulunduğundan, anılan Yönetmelik değişikliklerine uygun olarak alınan Kurul kararının, davalı idarenin piyasayı düzenleme yetkisi kapsamında, kazanılmış hakların korunması ilkesine uygun olarak tesis edildiği, ayrıca anılan Kurul kararında tüketicilerin 29/07/2018 tarihinden önceki alımları için bir hesaplama ve düzeltme yapılmadığı, bu tarihten sonraki alımlar esas alınarak düzeltme işlemi yapıldığı görüldüğünden, hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacı tarafından, 13/09/2018 tarihli Kurul kararı ile onaylanan Türk Lirası düzeltme işlemlerine yönelik uygulama yöntemi ile metreküp yükleme uygulamasının kaldırılarak "TL" yükleme uygulamasının getirildiği, ön ödemeli sayaç ile kullanılacak doğal gaz miktar olarak satın alındığı hâlde, yapılan değişiklik ile kazanılmış hak ilkesine ve idarenin belirliliği ilkelerine aykırı işlem yapılarak mülkiyet hakkının ihlâl edildiği, kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı davranıldığı, yapılan düzenleme ile ön ödemeli sayaç kullanan tüketicilerin mağdur edildiği, nitekim dağıtım şirketi ile ... arasında kurulu olan bu iletim boru hattının uzunluğunun, satın alınan doğal gazın stoklanmasına imkan tanıdığı, sonradan yapılacak artışlardan, ön ödemeli sayaç kullanıcılarının sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğu, bu kapsamda dava konusu düzenleme ile dağıtım şirketinin ...'tan sabit maliyetle stokladığı doğal gazın adeta farklı bedellerle birden fazla defa satılması durumunun ortaya çıktığı, yapılan düzenlemenin aboneler arasındaki eşitsizliği gidermeye yönelik değil tam aksine eşitliğin ön ödemeli sayaç kullananların aleyhine bozulmasına neden olduğu, nitekim mevcut düzenleme ile birlikte ön ödemeli sayaç kullanıcıları da mekanik sayaç kullanıcıları gibi zamlara maruz bırakılırken, mekanik sayaç sahiplerinden farklı olarak henüz kullanmadıkları doğal gazın bedelini peşin ödeme yükümlülüklerinin de devam ettiği, ayrıca yapılan düzenleme ile mekanik sayaç kullananların lehine düzenleme yapıldığı iddia edilmekte ise de yapılanın sadece dağıtım şirketinin lehine sonuçlarının olduğu, dağıtım şirketinin böylelikle sebepsiz zenginleştiği ileri sürülmektedir. Temyiz isteminde bulunan davacı yanında müdahiller tarafından, ön ödemeli sayaç kullanıcılarının ücretini peşin ödemek suretiyle satın almış oldukları doğal gaz miktarının, alacak hakkı yani mülkiyet hakkı kapsamında olduğu, bu kapsamda dağıtım şirketinin tüketicilerin mülkiyetinde olan doğal gaz miktarı bakımından ek bedel tahakkuk ettirebilmesine imkan tanıyan dava konusu düzenlemelerin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davalı yanında müdahil tarafından, savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının ve davacı yanında müdahil ...'ın duruşma istemi yerinde görülmeyerek ve dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1.Davacının ve davacı yanında müdahillerden temyiz isteminde bulunanların temyiz istemlerinin reddine, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 11/12/2023 tarih ve E:2018/3827, K:2023/5402 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 4. Kesin olarak, 21/10/2024 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY X- 03/11/2002 tarih ve 24925 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliği'nin "Tanımlar ve kısaltmalar" başlıklı 4. maddesinin (27) nolu bendinde "Ön ödemeli sayaç"ın, abonenin bedelini daha önceden ödediği miktarda doğal gaz kullanımına imkan veren, Ölçü ve Ölçü Aletleri Muayene Yönetmeliği'ne tabi ve dağıtım şirketinin sistemine uyum sağlayan sayacı ifade ettiği, (28) nolu bendinde ise; "Sayaç"ın, müşterilerin doğal gaz tüketimini ölçen Ölçü ve Ölçü Aletleri Muayene Yönetmeliği'ne tabi cihazı ifade ettiği düzenlenmiştir. Aynı Yönetmeliğin sayaçlara ilişkin temel kuralları düzenleyen 40. maddesinin üçüncü fıkrasında; bağımsız bölüm maliki, binanın veya tesisin sahibi ya da bunların yetkili temsilcilerinin yazılı talebi ve dağıtım şirketinin onayı ile, dağıtım şirketi tarafından mevcut mekanik sayaçın ön ödemeli sayaç ile değiştirilebileceği; dağıtım şirketinin, mevcut mekanik sayacın ön ödemeli sayaç ile değişimi hususunda müşterilerine hiçbir şekilde zorlamada bulunamayacağı ve sayacın değiştirilmesi durumunda alınacak bedelin Kurul kararıyla belirleneceği hükmü, dördüncü fıkrasında; dağıtım şirketinin, ön ödemeli sayaç kullanan müşterilere, benzer müşterilerin son iki yılın aynı çeyrek dönemlerine rastlayan doğal gaz kullanım miktarlarının ortalamasını esas alarak, bir ay içerisinde, en fazla ortalama iki aylık doğal gaz tüketim miktarı kadar doğal gaz satışı yapabileceği şeklindeki sınırlayıcı hüküm, beşinci fıkrasında ise; dağıtım şirketinin, sayaçların ölçüm toleranslarına ilişkin müşteriye bilgi vereceği ve müşterinin istemesi halinde, aradaki farkın müşteri tarafından karşılanmak koşuluyla, ölçüm hassasiyeti daha yüksek olan sayaçları temin ederek, sistemine dahil edeceği hükmü yer almaktadır. Dava konusu edilen 29/07/2018 tarih ve 30493 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Doğal Gaz Piyasası Dağıtım ve Müşteri Hizmetleri Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 1. maddesi ile yukarıda yer verilen Yönetmeliğin 4. maddesinin birinci fıkrasının (27) numaralı bendi; "Ön ödemeli sayaç: Müşterinin bedelini daha önceden ödediği miktarda veya tutarda doğal gaz kullanımına imkan veren, 24/07/1994 tarihli ve 22000 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Ölçü ve Ölçü Aletleri Muayene Yönetmeliğine tabi ve dağıtım şirketinin sistemine uyum sağlayan sayacı,” şeklinde değiştirilmiş; 2. maddesiyle de Yönetmeliğin 40. maddesinin dördüncü fıkrasından sonra gelmek üzere "Sistemde kullanılmakta olan mevcut ön ödemeli sayaçlara Türk Lirası yükleme/Türk Lirası düzeltme/Türk Lirası satış yöntemleri uygulanabilir. Dağıtım şirketi uygulayacağı yöntemi Kurul onayına sunar. Kurul gerekli görmesi halinde sunulan uygulama yönteminde değişiklik yapar ve uygulama yöntemi Kurul onayı ile yürürlüğe girer. Uygulama yönteminde Kurul onayı olmaksızın değişiklik yapılamaz. Bu fıkranın yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla satın alması tamamlanmış olan doğal gaz alımları için bu fıkra hükmü uygulanmaz.” şeklinde hüküm içeren fıkra, beşinci fıkra olacak şekilde eklenerek diğer fıkralar buna göre teselsül ettirilmiştir. Konuyla ilgili mevzuat hükümlerinden biri olan Enerji Piyasası Düzenleme Kurulunun 26/12/2016 tarihli toplantısında almış olduğu 6807 sayılı karar ile uygulanmasına karar verilen “Doğal Gaz Dağıtım Sektörü Bağlantı ve Hizmet Bedellerine İlişkin Usul ve Esaslar”ın "Sayaçların değişimi" başlıklı 11. maddesinin ilk iki fıkrasında; bağlantı bedeli 5. madde uyarınca tahakkuk ettirilen müşterilerin yazılı talepte bulunması ve dağıtım şirketinin bu talebi onaylaması koşuluyla mevcut mekanik sayacın ön ödemeli sayaç ile değiştirilebileceği ya da mevcut mekanik sayaca ön ödemeli sayaç dönüşüm kiti takılabileceği; bu kapsamda dağıtım şirketi tarafından ilgili müşterilere sadece Kurulca belirlenen ön ödemeli sayaç değişim bedelinin tahakkuk ettirileceği; müşterilerin yazılı talepte bulunması ve dağıtım şirketinin bu talebi onaylaması koşuluyla mevcut ön ödemeli sayacın, mekanik sayaç ile değiştirilebileceği, bu durumda dağıtım şirketi tarafından ilgili müşterilerden sayaç ve sayaç değişim bedeli alınamayacağı kurala bağlanmış, maddenin üçüncü fıkrasında ise; dağıtım şirketi tarafından müşteri talebi olmaksızın; teknik arıza sebebiyle kullanılamaz durumda olan sayaçlar için 14 (ondört) yılını doldurmuş olmak, diğer hallerde ise 20 (yirmi) yılını doldurmuş olmak kaydıyla; mekanik sayacın ön ödemeli veya mekanik sayaçla ya da ön ödemeli sayacın mekanik veya ön ödemeli sayaçla değiştirilebileceği; bu kapsamda dağıtım şirketi tarafından ilgili müşterilerden sayaç ve sayaç değişim bedeli alınmayacağı kurala bağlanmıştır. Dosyanın incelenmesinden; ön ödemeli sayaç ile doğal gaz abonesi olan davacı tarafından, adına düzeltme faturası düzenlenmesi üzerine bu faturanın dayanağı olan Yönetmelik hükümleri ile bu Yönetmelik doğrultusunda ... tarafından sistemde kullanılmakta olan mevcut ön ödemeli sayaçlara uygulanacak Türk Lirası düzeltme işlemlerine yönelik uygulama yönteminin onaylanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı Kurul kararının; ön ödemeli sayaç ile kulanılacak doğal gaz miktar olarak satın alındığı halde, yapılan değişiklik ile kazanılmış hak ilkesine ve idarenin belirliliği ilkelerine aykırı işlem yapılarak mülkiyet hakkının ihlal edildiği ileri sürülerek iptalleri istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Davalı idare tarafından söz konusu düzenlemenin gerekçesi olarak; dava konusu düzenlemeler ile mekanik sayaç sahipleri ile ön ödemeli sayaç sahipleri arasında zamlardan kaynaklanan fiyat adaletsizliğinin ortadan kaldırılarak eşitliğin sağlanmaya çalışıldığı, ön ödemeli sayaç kullanan tüketicilerce aşırı stok yapılmasının doğal gaz piyasasının düzenlenmesinde problemlere yol açtığı, kullanılan doğal gazın ısıl değeri ile birlikte özel bir hesaplama yöntemi olduğu bu yöntemin de güncel tüketim değerlerine uygulanmasının daha sağlıklı olduğu, doğal gaza ilişkin olarak abonelerle yapılan sözleşmede ön ödemeli sayaç sahiplerine miktar olarak satış yapılacağına ilişkin bir hükmün-taahhüdün yer almadığı ileri sürülmektedir. Yukarıda yer verilen Yönetmeliğin dava konusu Yönetmelik hükümleri ile değiştirilmeden önceki hükümleri incelendiğinde, ön ödemeli sayacın müşterinin önceden bedelini ödediği miktardaki doğal gazı kullanmasına imkan veren sayaç olduğu açıkça hükme bağlanmıştır. Dolayısıyla bu Yönetmelik hükmünün geçerli olduğu 29/07/2018 tarihine kadar, yürürlükteki kurallar doğrultusunda farklı abonelik şekilleri arasında değerlendirme yaparak, ön ödemeli sayaç aboneliğini tercih eden ve idarece de bu aboneliği onaylanarak ön ödemeli sayaç abonesi olan kişiler bakımından (m3) olarak satın alınan miktarın abone tarafından kullanılmasına imkan verilmesi zorunlu olup, kazanılmış hak niteliği taşımaktadır. Nitekim ön ödemeli sayaç tercihi, kişilerin fatura ödemede sorun yaşamak istememesi, evsahibi- kiracılık ilişkileri,... gibi pek çok farklı durum dikkate alınarak oluşmaktadır. Bu tercih sonucu abone, daha kullanmadığı ve belki de çok uzun süre kullanmayacağı gazın bedelini dağıtım şirketine peşinen ödemekte, idare ise henüz satışını gerçekleştirmediği malın bedelini alıp işletme imkanına kavuşmaktadır. Bu şekilde abone sağladığı kolaylıkları ve belirliliği önemseyerek parasını kullanma hakkından vazgeçerken, idare de oluşabilecek fiyat farklarına karşılık abonenin henüz karşılığını almadığı halde ödediği parayı işletme hakkına kavuşmaktadır. Sonuç itibarıyla taraflar arasında makul bir denge kurulmaktadır. Dolayısıyla burada ön ödemeli sayaç aboneleri ile mekanik sayaç aboneleri arasında bir eşitlikten bahsedilmesi mümkün değildir. Mekanik sayaç sahipleri kullandıkları doğalgazın bedelini öderken zamlardan etkilenebilmekte, ancak doğalgaz bedelini ödeyinceye kadar bu meblağı tasarrufunda tutabilmekte; ön ödemeli sayaç aboneleri ise kimi zamlardan etkilenmeyebilirken paralarını tasarruf etme hakkından yoksun kalmaktadırlar. Bu nedenle davalı idarece mekanik sayaç sahipleri zamlardan etkilenirken ön ödemeli sayaç sahiplerinin etkilenmemesi şeklinde tanımlanan farklı uygulamanın dava konusu düzenleme ile önlenerek eşitlik ve adaletin sağlandığı iddia edilirken bu husus dikkate alınmadığından eşitlik yerine tam tersine bu kez ön ödemeli sayaç sahipleri aleyhine adaletsiz bir duruma yol açılmaktadır. Mekanik sayaç kullananlar ile ön ödemeli sayaç kullananlar arasında var olduğu iddia edilen eşitsizliğin giderilmesi amacıyla tesis edildiği iddia edilen düzenlemeler ile esas itibarıyla doğal gaz satışını gerçekleştiren şirketin haksız zenginleşmesine yol açılmaktadır. Her ne kadar davalı idarece ön ödemeli sayaç abonelerinin aşırı stok yapması nedeniyle doğalgaz piyasasının düzenli işletilmesinde sorunlar doğduğu iddia edilmekte ise de; Yönetmeliğin anılan 40. maddesinin dördüncü fıkrasında; dağıtım şirketinin, ön ödemeli sayaç kullanan müşterilere, benzer müşterilerin son iki yılın aynı çeyrek dönemlerine rastlayan doğal gaz kullanım miktarlarının ortalamasını esas alarak, bir ay içerisinde, en fazla ortalama iki aylık doğal gaz tüketim miktarı kadar doğal gaz satışı yapabileceği şeklinde kota getirdiği görüldüğünden, bu iddia geçerli görülmemiş olup, aşırı stok yapılmasını önleyici bu önlemin yetersiz kaldığı somut durumların oluşması halinde benzeri önlemlerin her zaman alınabileceği de açıktır. Bu nedenle davacının ön ödemeli sayaç aboneliği esnasında yürürlükte olan ve abonelik türünü tercihinde birincil etken olan, peşin olarak satın aldığı miktarda doğal gaz kullanımına izin veren Yönetmelik hükümlerini değiştiren dava konusu Yönetmelik hükümleri ile bu doğrultuda alınan Kurul kararında, kazanılmış hak ve idareye güven ilkelerine uyarlık olmadığı, abonesi olunan doğal gaz şirketinin henüz satışını yapmadığı halde peşin olarak aldığı bedeli kullanmak suretiyle haksız zenginleşmesine, böylelikle şirket ile abone arasında kurulu dengenin aboneler aleyhine bozulmasına yol açıldığı sonucuna varılmıştır. Bu durumda, dava konusu Kurul kararı ile dayanağı Yönetmelik hükümlerinin hukuka aykırı olduğu anlaşıldığından temyiz istemlerinin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.